DOLAR 16,7647 0.39%
EURO 17,5258 -0.22%
ALTIN 974,950,54
BITCOIN 3254822,92%
Afyonkarahisar
24°

AÇIK

02:00

YATSI'YA KALAN SÜRE

“AKP’den seçilen milletvekillerinde  maalesef Afyon milliyetçiliği yok”

“AKP’den seçilen milletvekillerinde maalesef Afyon milliyetçiliği yok”

ABONE OL
4 Eylül 2020 01:06
“AKP’den seçilen milletvekillerinde  maalesef Afyon milliyetçiliği yok”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

CHP Afyonkarahisar Milletvekili Av. Burcu Köksal, il genelindeki çalışmalarını anlattı. İktidar partisinden seçilen mevkidaşları hakkında konuşan Köksal, “Bizim AKP’den seçilen milletvekillerinde maalesef Afyonkarahisar milliyetçiliği yok” dedi

 

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Afyonkarahisar Milletvekili Av. Burcu Köksal, gazeteniz Kocatepe muhabirinin gündeme yönelik sorularını cevaplandırdı.
“EMİRDAĞ YAYLALARINDA ALTIN BULUNURSA SİYANÜRLE ÇIKARILACAK, ÖNCELİK İNSAN SAĞLIĞININ VE DOĞANIN KORUNMASI OLMALI”
Burcu Aydın: Sayın Vekilim sürekli sahada her kesimden vatandaşla iç içesiniz. Son olarak Emirdağ İlçesi’nde temaslarda bulundunuz. Emirdağ’a yönelik ne gibi tespitleriniz var? Altın arama ruhsatı alan şirkete yörede tepkiler vardı durum nedir?
Burcu Köksal: CHP Emirde İlçe Başkanımız ve İlçe Yönetim Kurulu Üyelerimizle beraber Emirdağ Pazar esnafını ziyaret ettik. Bu ziyaretimizi zaman zaman yaparız. Hem esnafla hem de vatandaşlarımızla görüştük. Emirdağ’da ekonomik sıkıntıların yanı sıra orada Emirdağ yaylalarında bir maden arama şirketine altın arama ruhsatı verilmiş. Şirket bu ruhsata binaen şu anda orada sondaj çalışması yaparak numune alıyor. Bu numunelere bakılacak. Eğer Emirdağ yaylalarında altın madenine rastlanırsa oradan siyanürle altın çıkarılacak. Bununla ilgili olarak Türkiye de yaşanan çok acı olaylar var. Firmanın menşeini bilemiyorum. Yerli de olabilir yabancı ortakları da olabilir. Ama burada yerli yabancı firmadan ziyade sıkıntı siyanürle altın çıkarılacak olmasıdır. Çünkü daha önce siyanürle altın çıkarılan maden ocakları ve bir takım yerlerde yaşanan doğa olayları, doğa felaketleri vardı. İnsan sağlığına olumsuz etkiler. Eğer bu iş doğru dürüst yapılmazsa doğaya zarar vereceği ortadadır. Bir kere insan sağlığını olumsuz etkisi var. Bölge de kanser vakalarının artışı söz konusu olabilir. Endemik bitki türlerine zarar verilebilir ki o bölgede yaşayan Yılkı Atlarını bizzat gördük. Çok güzel bir manzaraydı. Bir kere o atların yaşam alanı sona erecek. Yaylada yaşayan belli dönemlerde yaylaya çıkan Emirdağlılar var. Yörük kültürünü halen yaşatmaya çalışanlar var. Koyunlarıyla, keçileriyle oraya belli dönemlerde çıkıyorlar. Onlar için bir hayvancılık sona erecek. Böyle bir kaygı var. Yani orada doğaya zarar gelmesi, insan sağlığının olumsuz etkilenmesi yönünde halk ciddi kaygılar taşıyor. Bu noktada haklılar kimse bir şey söylemiyor. Bir açıklamada yapmıyor. Bizde endişeliyiz çünkü bu konudan Afyon’da olumsuz etkilenir. Sivrihisar’a kadar Çay, Bolvadin çevre ilçelerde dâhil olmak üzere siyanürün olumsuz etkilerini hep beraber yaşayabiliriz. Biz bu noktada halk sağlığının, insan sağlığının doğanın korunmasının öncelikle olmasını istiyoruz. Halkın talebi de budur. Bu noktada elimizden gelen mücadeleyi vereceğiz. Bizim için önce insan sağlığı, doğanın, çevrenin korunması, hayvanların korunması bizim önceliğimizdir. İnsan sağlığına doğaya ve çevreye zararlı olan şeylere bilindiği üzere CHP karşı çıkmaktadır.
“OKUL YAPIM YERİ KONUSUNDA AKP’Lİ VEKİLLER VERDİKLERİ SÖZDEN DÖNMÜŞLER…”
Burcu Aydın: Köprülü Köyü’nde sosyal medya da gündeme gelen okul yapımı konusunun detayları nedir?
Burcu Köksal: Köprülü Köyü’nde vatandaşların aramasıyla Merkez İlçe Başkanımız ve yönetim kurulu üyelerimizle birlikte köye gittik. Orada yıllar önce bir okul yapılmış. Okul çok tepe bir yerde. Tabiri caiz ise yerleşim yerinin dışına kalmış. Okul şu anda kullanım açısından çok eski, dayanıklılık bakımından da sıkıntılı, yetersiz halde. Okul yıkım noktasına gelmiş. Okul eskidiğinden demişler ki yeni bir okul yapılsın. Bu yönde mücadele etmişler, bir hayırsever bulmuşlar. Hayırsever valilik makamı ile protokol imzalamış. Köylülerde şunu söylemişler; Madem yeni bir okul yapılacak, eski okulun yerine yapılmasın. Orası çok tepede kalıyor. Yerleşim yeri dışında, yerleşim daha aşağıda kalıyor. Merkezi bir yere yapalım herkes için ulaşım daha kolay olsun. Bütün öğrenciler rahatlıkla ulaşsınlar demişler. Bir arazi satın almışlar. Bu araziyi okul yapımı için tahsis etmek istemişler. Arazi ile ilgili 1999 yılında verilen zemin etüt raporunda arazinin sağlam olduğu bildiriliyor. Bu rapor bana whatsapp aracılığıyla gönderildi. Rapora baktığımda hakikaten zemin sağlam görünüyor. Gösterilen arazi etrafından da bir sürü ev yapılmış yerleşim yeri var. Köyün içinde kalan bir yer. Fakat İl Özel İdaresi bu duruma karşı çıkmış, ‘Hayır burası bataklıktır. Buranın zemin etüdü okul yapımına uygun değil. Biz okulu eski yerine yapacağız.’ ısrarında bulunmuşlar. Köylülerle bu noktada bir itilaf çıkmış. Köylüler okul yapımına tahsis ettikleri köy içerisindeki araziye okulun yapılmasını istiyor. Merkezi ve ulaşımı kolay olduğu için bunu istiyorlar. İl Özel İdaresi de ısrarla eski okulun yerine yapmak istiyor. Eski okul biraz daha üst tarafta ve ulaşımı sıkıntılı bir yerde. Vatandaşın talebi bizim için öncelikli. Vatandaşın belirttiği yere okul yapımı konusunda da AKP Milletvekilleri tarafından söz verildiğini söylüyorlar. Fakat daha sonra kendilerine verilen sözden dönüldüğü, mağdur oldukları yönünde bir şikâyetleri var.
“AFYONKARAHİSAR’DA ÜRETİLEN 500 BİN TON PATATESTEN 15-20 BİN TONUNUN
ALIMI YAPILACAKMIŞ”
Burcu Aydın: Sandıklı İlçesi’nde patates üreticileri ile ilgili inceleme ve çalışmalar yaptınız. Bu konuda neler söylersiniz?
Burcu Köksal: Patates üreticileri çok uzun süredir sıkıntılı. Sadece Sandıklı İlçemiz de değil Afyon, Şuhut, Dinar, Sinanpaşa ilçelerimiz ile merkeze bağlı Nuribey Beldesi’nde tüm patates üreticilerimiz ciddi sıkıntıdalar. Patates üreticileri patatesleri maliyetin altında satıp alıcı bulamamaktan şikâyetçiler. Meclis kapanmadan önce konuyu meclis gündemine de taşımıştım. Meclis kapandıktan sonra da alanda bir sürü patates üreticisini ziyaret edip sıkıntıları yerinde tespit ettik. Bu konuda benim vermiş olduğum rapor üzerine Genel Başkanımız tarafından Tarım Politikalarından Sorumlu Parti Meclisi Üyemiz Ziraat Mühendisi Bursa Milletvekilimiz Orhan Sarıbal ilimize geldi. Birlikte de bir çalışma yaptık. Patates üreticilerinin feryadı ve çözüm önerileriyle ilgili Tarım Kredi Kooperatiflerinin patates üreticilerinin derdine çare olmasını, bu patates üreticilerinin patatesleri satın alması noktasında biz çağrıda bulunduk. Onların feryadını basında dillendirip, sorunun çözümü noktasında mücadele edince dediler ki, Atatürk Orman Çiftliği ve Türk Şeker bu patatesleri 90 kuruşa alacaklar denildi. Tabii biz sevindik, iyi dedik. Hiç olmazsa patates üreticisi maliyetini kurtaracak. Hani sonuç hasıl olacak. Ama görünen noktada gördük ki Afyon’da 500 bin ton patates üretiliyor, Afyon patates üretiminde Türkiye de 3. sırada olan bir il. Ege bölgesinde birinci il. Fakat 500 bin ton patatesin maalesef belki 15-20 bin tonu ancak alınabilmiş. Yine üreticinin elinde patates kalmış. Doğru dürüst bir alım yapılmamış. Çok cüzi bir miktar alımlar yapılmış. Ne kadar olduğu da belli değil. Çünkü üreticinin elinde halen patatesler var satamamışlar. Sandıklı’nın köylerini dolaştık maalesef alıcı yok diyorlar. 35-40 kuruşa satıyoruz diyorlar. Hatta patatesleri hayvanlarına dökmüşler. Biz onun videosunu da yayınladık. Üreticiler yem pahalı olduğu için büyük ve küçükbaş hayvanlara yem alamıyoruz diyorlar. Alıcı olmadığından patatesi de satamıyoruz hiç olmazsa hayvanlar yesin diye patatesleri şu anda hayvanlara döküyorlar. Yani bir çözüm bulunabilmiş değil. Biz istiyoruz ki bir an önce çözülsün. Çünkü bu yazlık patates dayanmaz. Bir hafta 10 gün içerisinde bu patateslerin elden çıkarılması lazımdır. Bir an önce bu patateslerin Tarım Kredi Kooperatifleri tarafından çiftçiden alınması gerekiyor. Başka türlü bu iş çözülmez.
“KÖYLÜ DE, ÇİFTÇİ DE, ZİRAAT ODALARI DA PATATESİN NEYE GÖRE ALIMININ YAPILDIĞINI BİLMİYOR!”
Burcu Aydın: Peki bu cüzi miktarda patates alımı neye göre yapılmış?
Burcu Köksal: Neye göre alım yapıldığını köylü de çiftçi de Ziraat Odaları kimden neye göre ne kadar alım yapıldığı bilinmiyor. Ama net olan bir şey var. Patates üreticilerinin yüzü gülmedi. Maalesef doğru dürüst tatminkâr bir alım yapılmadı.
“YUMURTA ÜRETİCİLERİMİZİN SORUNLARI HAKKINDA RAPOR HAZIRLAYIP GENEL BAŞKANIMIZA SUNDUM, KONUNUN TAKİPÇİSİYİZ…!
Burcu Aydın: Yakın tarihlerde yumurta üreticilerinin sıkıntılarıyla ilgili bir haber hazırlamıştım. Yumurta üreticilerine yönelik düşünceniz nedir?
Burcu Köksal: Tabii ki yumurta üreticilerinden de talep geldiği takdirde seve seve biz toplumun her kesimine yönelik çalışma yapmaya hazırız. Her yerde bu konunun mücadelesini veriyoruz. Daha önceki dönemlerde de hatırlanırsa yumurta üreticilerinin yaşadıkları özellikle dış ilişkilerle ilgili sorun yaşanıldığında sınır kapıları kapandı ve onların yumurtaları oralarda kalmış Suriye ve Irak’a gönderememişlerdi. O zaman Genel Başkanımız hatta benim hazırladığım yumurta üreticileriyle ilgili rapordan Grup Toplantısında bahsetmişti. Afyon’dan, Başmakçı’dan yumurta üreticilerinden. Çözüm noktasında da öneride bulunmuştu. Aynı şekilde geçmişte onlar için ne kadar mücadele ettiysek bugünde, yarında milletvekili olduğumuz müddetçe her kesimin sorunlarının gündeme taşınması noktasında ve çözümü için mücadele de elimizden geleni yapacağız. İş insanı da, esnafta, çiftçi de, emekli de, gazeteci de bizim için her kesimin sorunları önemlidir. Sorunların çözümü noktasında elimizden geleni her zaman yapmaya çalışıyoruz.
“EĞİTİMDE TÜRKİYE GENELİNDE ÇOK GERİLERDE YER ALIYORUZ”
Burcu Aydın: Afyonkarahisar özelinde Sayın Vekilimizin gündeminde acil ve öncelik sıralamasında ilk sırada ne ya da neler var?
Burcu Köksal: O kadar çok sorun var ki. Acil ve öncelik sıralamasında işin açıkçası ilk sırada Emirdağ’da ki altın madeni konusu var. Son derece hassas, çevresel Afyon’un sağlığını tehdit eden bir konudur. Çünkü sağlık olmadan hiçbir şey olmaz ve toplum sağlığının tamamını etkileyecek bir konu var. Hemen ardından patates üreticileri var. Bu üreticiler bir hafta 10 gün içerisinde ellerinde ki yazlık patatesi satamamaları halinde külli zarara uğrayacaklar. Yazlık patates kışlık patates gibi değildir. Koronavirüs (Covid-19) pandemi süreci var. Pandemiden kaynaklanan ekonomik kayıplar var. Sağlığımızın yanında ekonomik kayıplar ve eğitimde çok ciddi kayıplarımız var. Zaten Afyon eğitimde başarı sıralamasında çok gerilerde yer alıyor. Afyon hem YKS’de hem LGS’de 60. sıralarda yer alıyor. Eğitim bakımından son derece geriyiz. Pandemi de bunu son derece olumsuz biçimde etkiledi. Okulların açılıp açılmayacağı muallâk durumdadır. Uzaktan eğitimin bir takım sıkıntıları var. Bunu yaşıyoruz. Okullar açıldığı zaman çocuklarımızla ilgili koruyucu tedbirler, hijyen ne kadar sağlanabilecek? Sosyal mesafe ne kadar korunabilecek? Çocuklarımızın hastalık kapma riski var. Öğretmenlere seminerler yapıldı. Seminerlerde bile öğretmenler Covid-19 kaptı. Mesela Bolvadin Fen Lisesi’nde seminer esnasında bir öğretmenin virüs kaptığını öğrendik. Bu sıkıntıların yaşanıp yaşanmayacağı noktası var. Bunlar hep bizim önceliklerimizdir. Aslında her konunun öncelikli olarak çözülmesi gerekiyor. Çünkü hepsinin kendine göre aciliyeti vardır. Kime dokunsanız sorunu var. Esnaf diyor ki, ‘Benim bir an önce kredi sicil affına ihtiyacım var. Kredi çekemiyorum. Eğer bana destek sağlanmazsa 1 ay içerisinde iflas ederim.’ diyor. İş insanı konkordato ilan edeceğini söylüyor. ‘Bana ihale verilmiyor.’ diyor. En basitinden KYK Yurtlarının yemek ihalesinin Ankaralı şirketlere verildiğini öğreniyoruz. Afyon’da yemek işi yapan bir sürü yemek şirketi var. Ama onlara ihale verilmiyor. Niye bize verilmiyor deniliyor. Onlar için bu konu öncelikli. Çünkü o devranı döndürebilmesi, o fabrikayı işletebilmesi için üretmesi ve ürettiğini satması gerekiyor. Patatesçi için de o an ürettiği patatesi satması önemli. Patatesini satarsa geçimini sağlayacak ve seneye ekim yapabilecek. Öbür tarafta özel okullar var. ‘Biz bittik battık.’ diyorlar. Veliler de KDV iadesi istiyor. Veli açısından sıkıntılı durum var. Servisçiler 16 Mart 2020 tarihinden itibaren sıkıntı başlamış durumda. Onlar da ‘Biz ekmeğimizi bundan kazanıyorduk. Biz bittik, hiçbir destek alamadık acilen destek lazım.’ diyorlar. İşçiler ücretsiz izine çıkartılmış bunlar için bin 500-2 bin TL vereceğiz dediler. En yüksek alan bin 170 lira para aldı. ‘Biz nasıl geçineceğiz, bize böyle söylenmemişti. Biz resmen işsiz gibi olduk.’ diyorlar. Onların sıkıntısı ayrıdır.
“ÇOKLU BARO FETÖ PROJESİDİR, MECLİSTEN AKP-MHP ÇOĞUNLUĞU İLE GEÇİRİLDİ”
Burcu Aydın: Yeni adli yıl başladı. Sizde bir hukukçu siyasetçisiniz. Afyonkarahisar Baro Başkanlığında yeni adli yıl başlangıcında düzenlenen basın toplantısında ilimiz Barosunun öncülük ettiği pandemi de sıkıntıda olan avukatlara özel bir kefalet kooperatifi kurulması çoklu baro tartışmaları sürecinde geride kaldığı vurgulandı.
Burcu Köksal: Biz çoklu baro düzenlemesine karşıydık. Karşı olduğumuzdan dolayı bu düzenlemede şu yapılsın bu yapılsın diye bir fikir sunmadık. Çünkü bir şeye karşıysanız karşı olduğunuz bir şeye de buna karşıyız şu yapılsın denilmez. Dolayısıyla biz o düzenleme ve kanunun geçmemesi için elimizden geleni yaptık. Çoklu Baro FETÖ projesidir. Tamamen FETÖ projesi olan bu düzenleme bugün getirildi ve Meclisten AKP-MHP çoğunluğuyla geçirildi. Karşı olduğumuz bir şeyde de şu yapılsın bu yapılsın demeyiz. Ama şunu söyledik; Çoklu Baro hiçbir ihtiyaca binaen getirilmemiştir. Buna avukatlar karşı, 80 Baro Başkanlığı karşı, o gün Türkiye Barolar Birliği de (TBB) karşıydı. Sonradan Barolar Birliği bir “u” dönüşü yaparak yanlarında yer aldı. Avukatların tüm dernekleri, sivil toplum örgütleri, akademisyenler karşı, milletvekilleri olarak bizler karşıyız. Halk istemiyor halkın gündemine yok. Hangi ihtiyaca binaen bunu getiriyorsunuz dedik. FETÖ projesi, saray istiyor, getirdiler. Bu düzenlemeyi TBMM’den geçirdiler. Hâlbuki özellikle maddi zorluklar çeken, işi olmayıp iş kaygısı yaşayan, mesleğe yeni atılmış veya sağlık sıkıntısından çalışamaz hale gelen avukat meslektaşlarımızla ilgili bir düzenleme Çoklu Baro’dan önce yapılabilirdi. Stajla ilgili stajyer avukatlarla ilgili özlük haklarıyla ilgili bir düzenleme getirebilirdi. Adliyeler de, duruşmalarda yaşadığımız bir sürü sıkıntılar var. Bunlara ilişkin bir şeyler yapılabilirdi. Ama bu yapılmadı. Sanki ülkenin çok ihtiyacı varmış gibi hangi ihtiyaca binaen de yapıldığı belli olmayan 2013 yılındaki FETÖ Projesi olan Çoklu Baro ile ülkeyi bölmeye götürecek bir yasal düzenleme Meclis’ten geçirildi. Biz bununla ilgili Anayasa Mahkemesine de başvurduk. Çünkü üniter yapıya zarar verecek bir düzenlemedir. Her şeye ‘tekçiyiz’ deyip de bir kamu kurumu niteliğinde hizmet veren bir meslek örgütü olan Barolar için çokluluğu savunmak Türkiye’yi bölünmeye götürür. Bu yüzden karşı çıktık. Bu konuda da elimizden gelen mücadeleyi sürdürdük.
“MİLLİ EMLAK MÜDÜRLÜĞÜ’NE ERKMEN’DE HAYVANCILIK YAPILMADIĞI NOKTASINDA BİLGİ VERİLMİŞ”
Burcu Aydın: Erkmen Beldesi’nde Milli Emlak’a ait arazinin satışı ile ilgili bir değerlendirmeniz olmuştu? Neler söylersiniz?
Burcu Köksal: Merkez İlçe Başkanımızla beraber Erkmen Beldemizi ziyaret ettik. Orada da hayvan otlatılıp mera olarak kullanılan bir alanın Milli Emlak’tan satışı istenilmiş. Vatandaşın ifadesine göre bir kısmı satılırken bir kısmı ihaleye çıkartılmış. Burada da yani Erkmen Beldesi’nde hayvancılığın olmadığı oranın atıl durumda olduğu, Erkmen göletinin üzerinde bulunan gölet manzaralı bir arazinin satışı söz konusu olmuş. Hayvancılıkla uğraşan vatandaşlarda yıllardır hayvancılık yaptıklarını, sözü edilen alanda hayvanlarını otlattıklarını burayı niçin satıyorlar? Satıyorlarsa da bize hayvanlarımızı otlatacak hayvanımızı barındırabilecek bir yer tahsis etsinler öyle satsınlar gibi bir talepleri oldu. Bizde onları dinlemek için orada bulunduk. Bize Erkmen Belediye Başkanı Memduh Kuş’un orada hayvancılık yapılmasını istemediğini Milli Emlak Müdürlüğüne de Erkmen’de hayvancılık yapılmadığı noktasında bilgi verdiğini belirttiler.
“AFYONKARAHİSAR BELEDİYESİ’NDE PARTİ İÇİ HESAPLAŞMA İDDİALARI AYYUKA ÇIKMIŞ DURUMDA, AKP’DE PARTİ İÇİ HESAPLAŞMA HERŞEYİN ÖNÜNE GEÇMİŞ”
Burcu Aydın: Afyonkarahisar Belediyesi yönetiminin kadın çalışanlarına yönelik mobing iddialarını ulusal basına taşımıştınız. Bu konuda ve yerel yönetimin izlediği politikalar noktasında düşünceleriniz nedir?
Burcu Köksal: İş konusunda liyakat esas alınmalıdır. Mobing ve sürgün asla olmamalı. Kadın çalışanlarla ilgili ortaya atılan iddiaların devam ettiği bilgisini edindik. Afyonkarahisar Belediyesi’nde şu anda liyakatten ziyade ‘ekibe sadakat’ anlayışı hâkimdir. Afyon’da ilk kez aynı partiden bir Belediye Başkanı tekrar aday gösterilmedi. Yine Afyon’da parti içi hesaplaşma iddialarının ayyuka çıktığı ve bu nedenle Belediye eski Başkanı Burhanettin Çoban’ın ekiplerinin tasfiyesi ile çalışanlara kıyım süreci yaşanıldığı iddiaları var. AKP’de dava anlayışı yerine ‘Ekip-Grup’ anlayışı hâkim olmuştur. Tekrar ediyorum parti içi hesaplaşma her şeyin önüne geçmiştir. Bizim AKP’den seçilen milletvekillerinde maalesef Afyonkarahisar milliyetçiliği yoktur.” >> Burcu AYDIN’ın Özel Röportajı

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.