• Haberler
  • Gündem
  • Arif Ahmet Denizolgun'un Ölüm Soruşturmasında Yeni Perde

Arif Ahmet Denizolgun'un Ölüm Soruşturmasında Yeni Perde

Süleymancılar Cemaati'nin eski lideri ve eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un 2016 yılında hayatını kaybetmesine ilişkin yürütülen soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı

Soruşturma kapsamında Denizolgun’un özel doktoru, bazı Adli Tıp Kurumu görevlileri ile Alihan Kuriş’in annesi ve kardeşi hakkında farklı suçlamalar yöneltilerek kamu davaları açıldı.
Denizolgun’un ölümüne ilişkin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 2 Ekim 2026 tarihinde, özel doktor Nurettin Demirkol hakkında “yalan tanıklık”, Adli Tıp Kurumu görevlileri İ.Ç., Ç.K. ve S.Ç. hakkında “belgede sahtecilik” suçlamasıyla ayrı ayrı kamu davaları açıldığı belirtildi.

Soruşturma kapsamında, başka bir suçtan tutuklu bulunan Alihan Kuriş’in annesi Ayşe Gülderen Denizolgun Kuriş ile kardeşi Hilmi Tuna Kuriş hakkında da “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” suçundan dava açıldı. İki isim hakkında 5’er yıla kadar hapis cezası talep edildi.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Arif Ahmet Denizolgun’un 7 Eylül 2016’da Beykoz’daki çiftliğinde ölü bulunduğu ve ölüm olayıyla ilgili “kasten öldürme” suçundan soruşturma yürütüldüğü aktarıldı.

İddianamede yer alan bilgilere göre Denizolgun’un telefonu olay yerinden alındı ve üzerinde parmak izi incelemesi yapıldı. Telefonun daha sonra Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği belirtildi.

Denizolgun’un ölümünün ardından tereke kapsamında bulunan eşyaların Ayşe Gülderen Denizolgun Kuriş’e teslim edilmesine karar verildiği, eşyaların Kuriş’in avukatı A.Ç.’ye teslim edildiğine ilişkin belgelerin de soruşturma dosyasına girdiği kaydedildi.

Tanık olarak ifadesine başvurulan A.Ç., eşyaları çuval içerisinde teslim aldığını, çuvalın içeriğine bakmadığını ve Hilmi Tuna Kuriş’in yönlendirmesi doğrultusunda çuvalı Kısıklı’daki eve götürerek burada çalışan bir kişiye teslim ettiğini söyledi.

Soruşturma dosyasına giren belgelerde, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Hilmi Tuna Kuriş’in ikametinde yapılan aramaya ilişkin evrakların da yer aldığı belirtildi.

Denizolgun’a ait telefonun IMEI bilgileri ve fotoğrafları Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüne gönderilerek cihazın ele geçirilen telefonlar arasında bulunup bulunmadığının araştırılması istendi.
30 Eylül tarihli tutanağa göre yapılan incelemede ise Denizolgun’a ait telefonun ele geçirilemediği kaydedildi.
Denizolgun’un ölümüne ilişkin soruşturmanın farklı suçlamalar ve deliller üzerinden sürdüğü bildirildi.

Kocatepe Gazetesi - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme