'Devletimiz Terörsüz Türkiye İçin Kararlı Ve Azimlidir'
Afyonkarahisar Valisi Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı, devletin 'Terörsüz Türkiye' hedefi için bugün her zamankinden daha kararlı ve azimli olduğunu belirtti.
Afyonkarahisar Valisi Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı, 2026 yılı Ramazan ayının ilk iftarında şehit aileleri, gaziler ve aileleriyle bir araya geldi.

“Büyük Aile Sofrası” başlıklı iftar programı Korel Termal Otel’de gerçekleştirildi. İftar programında; Afyonkarahisar AK Parti Milletvekili Av. Ali Özkaya, MHP Afyonkarahisar Milletvekili Mehmet Taytak, Afyonkarahisar Valisi Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı ve eşi Dr. Burhan Selim Yiğitbaşı, İkmal ve Garnizon Komutanı Tuğgeneral Dr. Yalçın Tecimer, Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Patlak, 17'nci Hava ve Füze Savunma Üs Komutanı Tuğgeneral Cüneyt Güven, Afyonkarahisar Adli Yargı Adalet Komisyonu Başkanı Afyonkarahisar 2. ACM Başkanı Mehmet Keskin, Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal, AKÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karakaş, AFSÜ Rektörü Prof. Dr. Adem Aslan, İl Genel Meclisi Başkanı Mehmet Siper, İl Emniyet Müdürü Ahmet Birtan Erol, İl Jandarma Komutanı Jandarma Albay Murat Kaya, Afyonkarahisar İl Müftüsü Lütfü İmamoğlu, Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Afyonkarahisar Şube Başkanı İsmail Kumartaşlı, kurum müdürleri, şehit aileleri, gaziler ve aileleri katıldı.

Paşa Camii İmam Hatibi Yavuz Selim Yasan tarafından Kur'an-ı Kerim tilavetinde bulunuldu. İftarın ardından Afyonkarahisar İl Müftüsü Lütfü İmamoğlu öncülüğünde topluca dua edildi.

Programda Güzel Sanatlar Lisesi öğretmenleri ve öğrencileri tarafından müzik dinletisi gerçekleştirildi.
“RAMAZANI VE İLK İFTARI BİRLİKTE KARŞILADIK”
2026 yılı Ramazan ayının ilk iftarına özel olarak düzenlenen programda konuşan Afyonkarahisar Valisi Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı, Ramazan-ı Şerif’in mübarek olmasını dileyerek, bu yılın ilk iftarında davetlerine icabet eden şehit aileleri ve gazilere katılımları dolayısıyla teşekkür etti.
Vali Yiğitbaşı, “Başı rahmet, ortası mağfiret sonu ise ebedi azaptan kurtuluş olan mübarek Ramazan’ı Şerif’in bu akşam bereketini paylaşmanın, kardeşliğin sofrasında hep beraber birlikte olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Tüm katılımcılarımız bu gönül soframıza, bu kardeşlik meclisimize hoş geldiler ve şerefler verdiler. Türkiye’mizin dört bir yanında 81 ilimizde bugün şehit yakınlarımız ve gazilerimizle her ilde ayrı ayrı Sayın Cumhurbaşkanımız da dahil olmak üzere güzel bir manevi iklimde Ramazan’ı Şerif’e birlikte girmiş bulunuyoruz. Ramazan’ı şerif bizler için sadece aç kalmak değil, nefis terbiyesiyle arınmak komşusu açken tok yatmayan bir medeniyetin evlatları olarak birbirimize daha sıkı sarılmak anlamına geliyor. Ancak bu akşam bizler için çok daha anlamlı çok daha mukaddes. Çünkü biraz az önce ifade ettiğim gibi bu yılın ilk iftar lokmasını, ilk günümüzü bu toprakları bize vatan kılan, bayrağımızı semalarda özgürce dalgalandıran, ezanlarınızın susmasına izin vermeyen kahramanlarımızın emanetleriyle karşılamış ve paylaşmış oluyoruz. Sizler şehit ailelerimiz ve gazilerimiz; Bu aziz milletin en büyük gurur kaynağısınız. Bizler için şehit yakınlarımız ve gazilerimiz sabrın ve vakarın en yüce timsali, feragat ve cesaretin yaşayan şahitleridir. Devletimiz her kademesi ile bizler de her türlü imkanlarımızla sizlerin hizmetinizdeyiz her daim zira biz biliyoruz ki devlet yalnızca bir idari teşkilatlanma değil aynı zamanda kudret, saadet, şefkat ve merhameti de göstermektedir. Sizlerin hüznü bizim hüznümüz sizlerin huzuru bizim en büyük mutluluk kaynağımızdır. Biliyoruz ki üzerinde yaşadığımız bu topraklar sıradan yerleşim yerleri, sıradan mekanlar değil. İstiklal Marşı şairimizin o güzel ifadesiyle, ‘Toprağı sıksak şüheda fışkıracak kadar’ her bir zerresinin şehit kanıyla sulandığı ve yedi düvele karşı, hak uğruna en çetin mücadeleleri verdiğimiz her bir karış için binlerce canımız olsa yine feda edebileceğimiz mukaddes vatan parçasıdır.” dedi.
“BU SÜREÇ YARIM ASIRLIK KANLI PRANGALARI PARÇALAYACAK”
“Gerek bölgemizde gerek dünyamızda ekonomik siyasi belirsizliklerin, risklerin dalga dalga yayıldığı bir dönemde ülkemiz tüm bu zorluklara rağmen başarılarının güçlü ilerleyişini sürdürmektedir.” diyen Vali Yiğitbaşı, “Asrın felaketi olarak nitelenen depremlerin ardından dünyaya örnek olacak bir seferberlikte saatte 23 konut üreterek iki yılda 500 bin konutu teslim etme noktasına gelmemiz devletimizin gücünü iradesini ve milletine olan sevdasını da aslında birer göstergesidir. Devletimizin vizyonu milletimizin arkasında dağ misali dimdik durması ve güvenli yuvalar inşa etmek olarak göstermiştir kendini. Gücümüzü sadece elbetteki inşa edilen konutlardan değil milletimizin sarsılmaz imanından, milli irade ve köklü devlet geleneğinden alan ülkemiz Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde iç cepheyi tahkim etmek amacıyla başlatılan tarihi bir adımında meyvelerini şu an inşAllah toplayacak böyle bir yürüyüşe başlamış bulunuyoruz. Devletimiz ‘Terörsüz Türkiye’ hedefi için bugün her zamankinden daha kararlı ve azimlidir. Bu süreç milletimizin ayağına vurulan yarım asırlık kanlı prangaları sınırlarımız dahilinde değil ve tüm coğrafyamızda bu prangaları parçalayıp atmayı amaçlayan mukaddes bir yolculuğu da işaret etmektedir. Tüm coğrafyamızda az önce ifade ettiğim gibi terörün izini tamamen silerek silahların ebediyen sustuğu ve terör örgütünün tamamen tasfiye edildiği bir dönemin kapısı Allah’ın izniyle inşAllah aralamaktadır.” diye konuştu.
“TEMEL SORUMLULUĞUMUZ PROVAKASYONA GEÇİT VERMEMEKTİR”
Afyonkarahisar Valisi Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı, şu anda Milli Savunma Sanayi’nde 2026 yılı itibariyle hedeflenen yüzde 83 yerlilik oranının siber güvenlikten, kuantum teknolojilerine kadar her alandaki teknolojik üstünlüğün mevcut huzur ikliminin en büyük teminatı ve garantisi olduğunu söyledi.
Vali Yiğitbaşı, “Bizlerin en temel sorumluluğu da bu süreçte hiçbir güvenlik zafiyetine ve provokasyona geçit vermemek vatanımızın her bir köşesinde ayrı ayrı huzur ve kardeşliği en güçlü şekilde sizlerle birlikte tesis etmektir. İnşAllah bu salonda gördüğüm güçlü muhabbet ve gönül bağı ile bu manevi iklimi çok daha güçlü kılacağımız ortadadır. Afyonkarahisar’ımız milli mücadelenin kilidinin açıldığı Kocatepe‘den yükselen İstiklal Ateşi’nin tüm Anadolu’yu sardığı asil bir şehirdir. Şehitler diyarı bu kadim şehirde tıpkı vatanımızın her bir karışı gibi ecdadımızın izi, şehitlerimizin kanı, gazilerimizin teri vardır. Bizler bugün bu sofralarda huzur içerisinde oturabiliyorsak, orucumuzu hep birlikte gönül birliği ile açabiliyorsak ‘vatan sağ’ olsun diyerek peygamber ocağına evlatlarını uğurlayan sabır, metanet ve cesaret örneği olan değerli ailelerimize, asker ocağına uğurladığı oğlunun eline kına yakan analara, evladına vatan uğruna can vermeyi en büyük şeref olarak öğreten kıymetli babalarımıza, büyüklerimize bunu borçluyuz. Bunu Sayın Cumhurbaşkanımızın ifadeleriyle; ‘Eğer bayrağımız 780 bin kilometrekare üzerinde özgürce dalgalanıyorsa, bu ülkenin insanı onuruyla şerefiyle hayatını sürdürebiliyorsa şüphesiz bunda en büyük pay şehit ve gazilerimizin ve onların kıymetli emaneti olan ailelerimizindir. Ne yaparsak yapalım göğüslerini vatanları milletleri bayrakları ezanları için siper etmiş evlatlarımıza olan minnet borcumuzu tam manasıyla ödeyemeyiz. Bunun bilincindeyiz.” şeklinde konuştu.
“BİZLER HACET KAPISIYIZ, TÜM MÜDÜRLERİMİZE TALİMATLARIMIZI YİNELİYORUZ”
Vali Yiğitbaşı, sözlerini şöyle tamamladı: “Ramazan’ı Şerif millet olarak aramızdaki bağları kuvvetlendirmek için aslında adeta planlanmış tasarlanmış çok müstesna bir zaman dilimidir. Bu mübarek ay boyunca Afyonkarahisar’ımızın her mahallesinde, her sokağında mutlaka dayanışma ruhunu yaşatarak kimsesizlerin kimsesi olmaya bizler gayret edeceğiz. Eğer bir evde iftar yemeği pişmiyor, bir hanede tencere kaynamıyorsa biz mutlaka gidip o gariplerin elinden tutarak, devletimizin şefkatli elini onlara uzatmak durumundayız. Biz bilindiği üzere aslında valiler, devlet kapısı hacet kapısı olarak ifade ediliyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın da her daim bizlere ifade ettiği gibi. Dolayısıyla bu anlamlı atmosferde bizim garip gurebamızın her daim yanında çok daha fazla durmamız gerekiyor. Bu vesileyle buradan tüm müdürlerimize de tekrar bu talimatları da ifade etmiş olalım. Bu anlamlı akşam vesilesiyle vatanımızın bölünmez bütünlüğü, milletimizin huzur ve güvenliği için canlarını feda eden tüm aziz şehitlerimizi rahmetle, minnetle ve saygıyla yâd ediyorum. Kahraman gazilerimize şükranlarımı sunuyor, kıymetli aileleri ile birlikte onlara hayırlı sağlıklı uzun ömürler diliyorum. Rabbim tuttuğumuz oruçları yaptığımız tüm ibadetleri duaları inşAllah kabul eylesin. Bu ay vesilesiyle sofralarımızı bereketlendirsin inşallah ve kendi sevgisini de kalplerimizden eksik etmesin diyorum. Tekrar aramızda bulunduğunuz için davetimize icabet ettiğiniz için her birinize ayrı ayrı sevgilerimi, saygılarımı, muhabbetlerimi iletiyorum. Allah yar ve yardımcımız olsun hayırla inşAllah Ramazan Bayramı’nıza hep birlikte gönül gönüle erişmeyi nasip etsin. Allah’a emanet olun. Sağ olun, var olun. Hayırlı Ramazanlar.”
Bakmadan Geçme













