“Eber Gölü’nü kaçak avcılar yakıyor olabilir”

“Eber Gölü’nü kaçak avcılar yakıyor olabilir”

YASAL UYARI

Kocatepe Gazetesi’ne ait haberlerin alınıp/kopyalanıp başka yayın organlarında kullanılması halinde yasal yollara başvurulacaktır. Telif hakkı davası açılacaktır. Haberlerin belirli bir kısmını alarak yada başlığını değiştirerek veyahut alt üst edilerek de (gazeteci tabiri ile takla attırıp) alınıp/kopyalanıp başka yayın organlarında kullanılması halinde de yasal yollara başvurulacaktır. Telif hakkı davası açılacaktır.

 

AKÜ Doğa Koruma ve Bioizlem Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Cengiz Erişmiş, yangınların sebeplerine
ilişkin ihtimalleri değerlendirerek, “Eber Gölü’nü kaçak avcılar yakıyor olabilir” dedi

 

Yangında çok geniş bir alanda kamışlar küle dönerken, içerisindeki çok sayıda hayvan da yanarak telef oldu. Bunlar arasında nesli tehlike altında olan bir tatlı su kaplumbağası türü olan ‘Emys orbicularis’ler de yer aldı. İki tatlı su kaplumbağası alevlerden kaçamayınca yanarak can verdi.
“BUNUN BİR TESADÜF OLMADIĞINI DÜŞÜYORUM”
Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Doğa Koruma ve Bioizlem Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Uğur Cengiz Erişmiş, Eber Gölü’ndeki yangınların sebeplerine ilişkin ihtimalleri değerlendirdi. Prof. Dr. Erişmiş, şöyle konuştu: “Doğal sebeplerden diye düşünürsek; aslında bu mevsim içerisinde yıldırım, şimşek gibi alternatif şeylerin olması lazım. Yıldırım olmadı; demek ki bu neden olamaz. İkinci bir neden, metan gazının birikmesinden desek ağır bir kokunun olması lazım ama o da yok. Ben muhtemelen bu işin biraz insan kaynaklı olduğu tarafındayım. Çünkü bir ay içerisinde 3 kez böyle büyük çaplı sizin de söylediğiniz gibi 16 kilometrekarelik alan içerisindeki bir alanda 3 sefer, böyle büyük çaplı yangın çıkıyorsa bunun bir tesadüf olmadığını düşüyorum.”
“BİYOENERJİ ELDE ETMEK İÇİN SAZLIKLAR KESİLİP KULLANILIYOR”
Son bir ayda çıkan yangınların tarihinin dikkatini çektiğini vurgulayan Prof. Dr. Erişmiş, “8 Aralık, 13 Aralık ve 12 Ocak. Avcılarla ilgili hipotezi şöyle kurdum; şimdi çarşamba günleri avlanmak serbest, çarşamba günleri avlanma serbest olduğu için gölün içerisine girilip ben kimseyi zan altında bırakmak da istemiyorum ama hani orada bekleyip, kuşların bu tarafa gelmesini sağlamak; yani avcılıkla ilgili olabilir. Biyoenerji elde etmek için sazlıklar kesilip kullanılıyor. Fakat enerji amacıyla kullanmak için değil; izolasyon amaçlı. Bu ihtimali de göz ardı etmemek lazım” dedi.
Eber Gölü çevresindeki alan içerisinde ekosistemin ciddi anlamda tehlikeye girdiğini kaydeden Prof. Dr. Uğur Cengiz Erişmiş, şöyle devam etti:
“Var olan biyo çeşitliliğimiz ciddi anlamda tehlikeye giriyor. Dünyada hiçbir yerde olmayan kurbağa türümüz var. Buraya fotoğraflarını çekmek veya araştırma için gelen yabancı insanlarımız var, bilim insanlarımız geliyor. Yine bir çift burada saz kedisi var; izlemeye devam ediyoruz biz üniversite olarak. Yine su samurunun kayıtlarımız da var. Özellikle nesli tehlike altında olan bir kaplumbağa türümüz var, o da bu tehlike içerisinde yer alıyor. Eber Sarısı var bunu hep birlikte biliyoruz. Bir ay içerisinde 3 yangının çıkması bana tesadüf gibi gelmiyor. Bir de yangınların genellikle salıya gelmesi çok enteresan.”
Yangının çıktığı alandaki bir tesiste görevli olarak çalışan Hasan Öztürk de, “İtfaiye de geldi. Söndürmeye çalıştı, yangın çok büyüktü, tam söndüremedi. Büyüdü gitti. Yakanları göremedim. Sadece ateşi gördüm, dumanları gördüm yetkililere haber ettik.” dedi.
>> Ş. Cüneyt BURSALIOĞLU’nun Haberi

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi