'Eğitim müfredatımıza Kerkük Katliamı konulmalı'
Kadınanalar Kültür Derneği Başkanı Fatma Gülşen Koçak, 14 Temmuz 1959 Kerkük Katliamı'nın yıl dönümü dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada, Kerkük'te yaşanan katliamın Türk milletinin ortak hafızasında derin izler bıraktığını belirtti
Kadınanalar Kültür Derneği Başkanı Fatma Gülşen Koçak "Bugün Kerkük'te akıtılan her damla kan, bizim yüreğimize düşmüştür. 14 Temmuz 1959'da Kerkük sokaklarında katledilen her Türkmen anası, benim anamdır; her Türkmen evladı, benim evladımdır. Biz Kadınanalar olarak, tarihin karanlık sayfalarına gömülmek istenen bu katliamı asla unutmayacak, asla unutturmayacağız" dedi.
Kerkük'ün yalnızca bir şehir olmadığını vurgulayan Koçak, "Kerkük, sadece bir şehir değildir; Kerkük, Türklüğün Ortadoğu'daki nöbetçi kalesidir. Fuzulî'nin dizelerinin, Nesimî'nin sesinin, Türkmen hoyratlarının yankılandığı bu kutlu topraklarda dökülen her damla kan, yalnızca Kerkük'ün değil; Anadolu'nun, Turan'ın, tüm Türk dünyasının ortak acısıdır" ifadelerini kullandı.
Katliamın sorumlularının unutulmayacağını dile getiren Koçak, "Katilleri unutmadık, unutmayacağız. Failleri, azmettiricileri ve o gün susan uluslararası vicdanı tarih önünde bir kez daha lanetliyoruz. Bir milletin çocuklarını, sadece dillerini konuştukları için katledenler; tarihin en karanlık sayfasına, en kirli mürekkeple yazılmıştır." diye konuştu.
Koçak, Kerkük'te Türkmenlere yönelik baskıların devam ettiğini öne sürerek, "Bugün de Kerkük'te Türkmen milletvekillerinin evleri kurşunlanıyor, Türkmen halkı demografik baskı altında eritilmeye çalışılıyor, kimlikleri, toprakları ve gelecekleri gasp edilmek isteniyorsa; bilinsin ki 1959'un zihniyeti hâlâ diridir ve hâlâ tehdittir." dedi.
Uluslararası kamuoyuna çağrıda bulunan Koçak, "Biz Türk kadınları, Kadınanalar olarak sesleniyoruz: Kerkük yalnız değildir. Türkmen anasının döktüğü göz yaşı kurumadan, biz de rahat uyumayacağız. Uluslararası toplumu, Birleşmiş Milletler'i, İnsan Hakları örgütlerini ve tüm insanlık vicdanını göreve çağırıyoruz. Kerkük Katliamı bir insanlık suçudur ve soykırım olarak tanınmalıdır." ifadelerini kullandı.
Türkiye ve Irak yönetimine de çağrıda bulunan Koçak, "Türkiye Cumhuriyeti Devletimizden, Kerkük Türkmenlerinin haklarının uluslararası platformlarda kararlılıkla savunulmasını, Irak merkezi hükümetinden ise Türkmenlerin can, mal ve kimlik güvenliğinin anayasal teminat altına alınmasını talep ediyoruz." dedi.

Koçak, açıklamasında taleplerini de sıralayarak, 14 Temmuz 1959 Kerkük Katliamı'nın, Türkiye Büyük Millet Meclisi ve uluslararası kuruluşlar tarafından resmî olarak 'soykırım' kabul edilmesini, Kerkük'te süregelen demografik değişiklik girişimlerinin durdurulmasını ve Türkmenlerin anayasal statüsünün güvence altına alınmasını, Türkmen milletvekillerine, sivil toplum temsilcilerine ve halka yönelik son dönemdeki silahlı saldırıların faillerinin derhal yargı önüne çıkarılmasını, 14 Temmuz'un tüm Türk dünyasında 'Kerkük Şehitlerini Anma Günü' olarak resmî takvimlere işlenmesini ve eğitim müfredatlarında Kerkük Katliamı'nın gerçek yüzüyle yer alarak genç nesillere aktarılmasını talep ettiklerini belirtti.
Koçak, açıklamasını "Ruhları şad olsun. Kerkük Türk'tür, Türk kalacaktır." sözleriyle tamamladı.
Bakmadan Geçme
