• Haberler
  • Siyaset
  • Hasan Karadeniz: Belediye Başkanı, Muhalefete Tahammül Edemiyor

Hasan Karadeniz: Belediye Başkanı, Muhalefete Tahammül Edemiyor

Yeni Partili Hasan Karadeniz, Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal'ın AK Parti'ye transfer olmasının ardından muhalefete tahammül edemediğini söyledi.

Afyonkarahisar Belediye Meclisinin Yeni Partili üyeleri bugün öğleden sonra Belediye önünde basın açıklaması gerçekleştirdi.

“MUHALEFETE TAHAMMÜL EDEMİYORLAR”

Yeni Parti Afyonkarahisar Belediye Meclisi Üyelerinden önce söz alan Hasan Karadeniz, 3 Ağustos 2026 Pazartesi günü Afyonkarahisar Belediye Meclisi Ağustos ayı toplantısında Yeni Partili Belediye Meclisi üyelerine söz hakkı verilmeyip konuşmalarının engellendiğini söyledi. Karadeniz, “Belediye Meclis Toplantısında Yeni Parti olarak grubumuza söz hakkı verilmemesi, üyelerimizin konuşturulmamaları muhalefete tahammül edilememesinin en büyük örneğidir. Bu kadar otoriter bir, baskıcı bir meclis yönetimi maalesef 3 aydır devam ediyor. Belediye meclis üyelerimiz, maddeler üzerindeki görüşlerini açıklamak istemiş. Sonrasında da grup sözcümüz genel konularda görüşlerini açıklamak istemiş. Ancak maalesef ne maddeler üzerinde söz verilmiş ne de sonrasında söz verilmemiştir. Yaşanan olayları herkes gördü. Sadece Belediye Meclis Üyelerimizin katıldığı bir basın açıklamasını Belediye binası önünde yapmayı hedefledik. Belediye ile ilgili bir basın açıklaması belediye binasının önünde yapılmasından daha doğal ne olabilir? Ama buna bile tahammül edemediler. Belediye binasının önünde basın açıklaması yapmamıza izin vermediler. Biz de Zafer Meydanında açıklamamızı yapacağız” dedi.

“BU KOLTUKLAR KİMSE İÇİN EBEDİ DEĞİL”

Afyonkarahisar Belediyesi Yeni Parti Grup Başkanvekili Dr. M. Kemal Demirkırkan, açıklamada şu ifadelere yer verdi: “Malumdur 3 Ağustos 2026 Pazartesi akşamı mecliste yaşanan olaylar nahoştu ve bu ilk defa yaşanmadı. Biz belediye meclisi üyeleri olarak halkın oylarıyla seçilmiş insanlarız. Nasıl ki Burcu Köksal bu seçimde 68 bin oy alarak Belediye Başkanı seçildiyse biz o zamanki Cumhuriyet Halk Partisi üyeleri olarak 56 bin oyla bu meclise üye olarak seçildi. Vatandaşlarımızın bize verdiği görev de mecliste vatandaşlarımızın hakkını savunmaktır. Her meclis üyesinin en doğal hakkı meclis içinde söz hakkı almasıdır, söz hakkı kullanmasıdır. Bu bizim en temel hakkımızdır. Hiç kimsenin bunu engellemeye hakkı yoktur. Meclis Başkanı ise meclisteki toplantıyı belirli bir düzen içinde götürmek ve programlamakla yetkilidir, bununla sorumludur. Ancak toplantıyı yönetmekle görevli olan başkan bu yetkiyi muhalefetin sesini kısmak, mikrofonunu kesmek veya tahammül edemeyip salonu terk etmek şeklinde kullanamaz. Bu hem bize hem vatandaşlarımıza karşı bir saygısızlıktır. Önceki gün yaşananlar başkanlık makamının adeta bir egemenlik alanı gibi algılandığının en güzel göstergesidir. Söz vermemek, görüşmeleri engellemek ya da toplantıyı terk etmek ne yönetmenliklerde ne de demokratik teamüllerde yeri yoktur. Bu tutum aynı zamanda sandıktan çıkan iradeye, meclis üyelerinin onuruna da ciddi bir saygısızlıktır. Başkanlık makamı kürsüden kaçmak yerine eleştirilere tahammül etmeyi, hesap vermeyi ve meclisi yönetmeyi öğrenmelidir. Bu koltuklar kimse için ebedi değildir. Millete ve meclise emanettir. Bugün kürsüyü kapatabilir. Mikrofonun sesini kısabilir hatta utanmadan toplantıyı terk edebilir ancak milletin iradesini ve gerçeğin sesini asla susturamazlar, susturamayacaklar. 3 Ağustos Pazartesi akşamı yaşananlar sadece bizlerin değil aslında bütün Afyonkarahisar halkının diğer siyasi partilerin de dikkatini çekmiştir. Çünkü vicdan siyaset üstüdür. Dün belediye meclisinde yaşanan tahammülsüzlüğe sadece bizler değil, adalet duygusunu kaybetmemiş her vicdan sahibi isyan etmiştir. Partisi ne olursa olsun bu kentin hak ettiği yönetim anlayışı bu olmamıştır, olmamalıdır. Sayın Başkan kaçarak değil, dinleyerek başkan olabilirsiniz. Ben o günkü toplantıya katılamadım. Ancak bugün AKP'li Belediye Başkanı Burcu Köksal'ı bu davranışlarından dolayı kınıyorum.” 

Hasan Karadeniz: Belediye Başkanı, Muhalefete Tahammül Edemiyor

“BELEDİYE MECLİSİ MÜTALA YERİDİR YANLIŞLIĞA BOYUN EĞMEĞİZ”

Afyonkarahisar Belediye Meclisi Yeni Parti Sözcüsü Av. Ramazan Akgöz, şöyle konuştu: “Pazartesi günü yapılan meclis toplantısında partinin sözcüsü olarak bulunmaktaydım. Görevim buydu. Gündem maddeleriyle ilgili olarak Sayın Mehmet Argadal’ın yerinde uzun bir çalışma mesajı sonunda neleri savunacağımızı, neleri savunmayacağımızı, milletimizin adına nasıl karar aldırılması konusunda nasıl gayret göstereceğimizi hep birlikte planlamıştık. Ancak toplantı başladıktan sonra SayınBelediye Başkanı Burcu Köksal'ın AKP'nin anlayışında olduğu gibi tek adamlık pozisyonlarına bürünerek bizleri ilgili maddeler konusunda biraz sonra onları söyleyeceğim. İgili maddeler konusunda ne tür yaklaşım sağladığını defalarca talep etmemize rağmen söz hakkı vermemiş olması demokrasiyle bağdaşı bir tüm değildir. Demokratik olmayan toplumlarda bir kişi ağzını kapatır, konuşur, her emri verir, herkes ona itaat eder. Ama demokrasilerde böyle bir şey yoktur. Demokrasilerde muhalefet vardır. Muhalefetini vurduğu yerde de demokrasi vardır. Arkadaşlar biz bu memlekete meclis üyesi olarak seçilirken hepimizin verdiği bir söz var. Milletin, yetimin, dulun hakkını savunmak bizim asil görevimizdir. Şehri emin olarak bizler halkımızın zarar edinmemesi konusunda hangi tasarrufların alınması gerekirse hiç düşünmeden onun üzerine yürüyerek hakkı ve adaleti tesis etme gibi bir görevimiz var bizim. Bu görevi hiç kimse bizim elimizden alamaz. Çünkü biz halkımıza söz vererek buraya geldik. Nedir bizim şikayetimiz? Biz niye mecliste konuşturulmadık? Gündem maddeleri içerisinde ikinci madde diye bir madde vardı. Gastronomiyle ilgili görevlendirilen arkadaşlarla ilgili bir maddedir. Ben 5 kuruşta olsa 15 kuruşta olsa Afyonkarahisarlı hemşehrilerimizin cebinden çıkan bu paranın hesabını sormak ve onun maliyetinin bize ağır geldiği noktada dur demek durumundayım. O maliyet bana ağır geldi. Çünkü gastronomi branşıyla ilgili iki arkadaşımızın gitmesiyle çözülebilecek olan bir durumu birkaç arkadaşla beraber maliyet yükselterek Afyonkarahisar'ın giderini arttırarak zarar verilmesine gönlümüz razı olmadı. Ve buna karşı çıktık. Dedik ki işe yarayacak branştan olan arkadaşlar gitsinler yurt dışına. Bunlar bunları söyleyecektik. Gereken bilgilerini doneleri toplasınlar, getirsinler bizlere. Biz de bunları değerlendirelim. Ha sen orada Yüntaş Genel Müdür Yardımcısının veya bir başkasının gitmesinin Afyonkarahisar'ın o heyette hiçbir katısı olmayacağını bildiğimiz için bunu söyledik. Bu yanlışsa eğer bizim görüşümüz doğru değilse burası bir müteala yeridir. Burası bir tartışma yeridir. Burası meclistir. Ne yaparız? Eğer siz de gerekçelerinizi izah ettiğiniz zaman doğru gerekçeleri karşımıza gelirseniz biz bunu kabul edeceğiz. Aksi takdirde yanlışlığa boyun eğmeyiz.”

“ŞOV YAPACAK OLSAN 40 YILDIR SİYASETTE BİR YERE GELİRDİM”

Afyonkarahisar Belediye Meclisi Yeni Parti Sözcüsü Av. Ramazan Akgöz, sözlerini şöyle sürdürdü: “Karaaslan civarında 6 tane gayrimenkulün satışıyla ilgili bir madde vardı. Biz babamızın malını satmıyoruz. Biz burada dulun, yetimin, şehidin, gazinin hakkını bir yerde satmak durumunda kalıyoruz. Evet, bu bir ihtiyaçtır. Bunlar bir yedek akçedir, satılır ama soracağım, diyeceğim ki sen Karaaslan’daki bu gayrimenkulleri satıyorsun ama ne yapmak istiyorsun? Bununla amacın ne senin? Bana bunun hesabını vermesi lazım. Ben bunu halk adına sormak zorundayım. Bu cevabı bana aklı başında, makul bir cevap verirse ben o maddeyi de kabul ederim. Ben oraya peşin hükümle gelmedim zaten. Biz kentsel dönüşümün teknik yöntemini anlayacak kişiler değiliz. Ben avukatım kendim. Ama teknik olarak orta izah edilmiş olan bir takım bilgiler var. Ben de diyorum ki dört yüz milyon lira devasa bir bütçe ortaya koyuyorsunuz. Şirketi ortaya çıkarıyorsunuz. Dört yüz milyon lira bir devasa bütçe var. Siz bu bütçeyi hangi kalemlerden sağlayacaksınız? Ayni diyor, nakdi diyor ama bana söyleyeceksin. Ben ikna olacağım. Milletin adına ikna olacağım burada ben. Şimdi bunlar yokken sadece soyut bir şekilde dört bin milyonluk efendime söyleyeyim bir bütçe oluşturdu. Bu bütçeyle Mısri Cami ve İmaret Cami çevresinde kentsel dönüşüm yapılacağını söyledi. Biz kentsel dönüşümle karşı değiliz. Biz kentsel dönüşümün sağlıklı bir şekilde halkın zararına meydan verilmeden ve onların altyapısını, tabanlarını altını doldurarak bana anlatacaksınız bunu. Millet bunu benden istiyor. Ben millete bunu cevabını vermek zorundayım. Ve o gün millet meclis grubunun sözcüsü olarak bunları söyleyecektim. Şimdi Sayın Başkan Milletvekilli olduğu dönemlerde dahi bu bisiklet yolu meselesi vardı. Ama ben şunu söylüyorum. Sayın Başkan, Mehmet Zeybek döneminde bu bisiklet yolu yapılırken siz milletvekili idiniz ve siz buna karşı çıkıyordunuz. Neden acaba bu tamiratla tadilatın yanı sıra bir de Uydukent’te bir bisiklet yolu açmak istiyoruz? Bunu sormak benim hakkımdır. Milletin hakkı bu. Karşı çıktınız hatta parlamentodayken Afyonkarahisar’ın paralarını çar çur edip çöpe atıyorlar diyordunuz. Bir noktada gelip 180 derece bir dönüş yapmanızı ben anlamak isterim. Bunlar benim en doğal hakkımdır. Ondan sonra kreşlerle ilgili bir madde vardı. Kreş olayı çok acil ve temel bir ihtiyaçtır. Ben de bir aynı zamanda bir öğretmen olarak bunu kabul ediyorum. Ama kreş olaylarında vatandaşın bugün çekmiş olduğu ekonomik sıkıntılarının karşısında sessiz kalmak anlamına gelen fiyat artışlarını kontrollü bir şekilde götüremezsiniz, vatandaşı mağdur edersiniz. Ben Afyonkarahisar’ın meclis üyesi olarak halkımın mağduriyetini asla kabul etmem. Bana söyleyeceksiniz. Tepe tüfe oranında artırım yapılacağı söyleniyor. Fakat bir gerçek daha var. Ekonomik sıkıntıdan milletin anası alıyor. Millet sıkıntı içinde. Çocuğunu oraya göndermek istiyor ama o öyle bir artış var ki burada yüzde yüz oranında bir artış var. Bu artışı vatandaşın karşılanması mümkün değil. Bunu söylemeyecek miyim ben arkadaşım? Gözü kapalı mı kabul edeyim bu maddeleri? Bu adillik midir, adalet midir? Doğru bir şey midir, vicdani midir bu? Şimdi her ne hikmetse bizim sayın genel, bizim belediye başkanımız AKP'ye geçtikten sonra tek adamlık konusunda en güzel şekilde oynanmaya başlayan bir kişilik haline gelişti. Asla kabul etmiyoruz. Bizde demokrasi var, bizde insan hakkında saygı var, bizde savunmaya saygı var, bizde halkın menfaatlerini gözetmek için kutsiyet var. Bu nedenle ayrıca şunu da söyleyeyim. Artışta tefe tüfe oranında artış yapılıyor. Kabul ediyorum ben. Enflasyon Türkiye'de gerçekten insanları çok rahatsız eden bir boyuttadır. Böyle bir durumda, böyle bir durumda vatandaşı düşünmek zorundayız. Ben bunu anlatacaklarım. Bunu izah edecektir. Fakat bize ne yaptı Belediye Başkanı? Sen şov yapıyorsun dedi. Kusura bakmayın. Ben şov yapmasını becermiş olsaydım 40 yıldır siyasi hayatta bir yerlere gelirdim. İşte en son geldiğim, en çok sevdiğim milletimizindir, Belediyemizdir. Arkadaşlar yine de niyetimiz halistir. Niyetimiz Afyon halkına hizmettir. Kavga ve gürültümüzün sebebi hiçbir zaman için kişisel menfaat değildir. Ben Afyon için varım. Afyonun sevdalısıyım. Afyon'da yaşıyorum. Afyon'da yiyorum, içiyorum. Ben Afyon'u en iyi şekilde tecrübe ediyorum.”

Kocatepe Gazetesi - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme