“İŞİMİZİ SIKI TUTUYORUZ,  gıda denetiminde kimsenin gözünün yaşına bakmıyoruz”

“İŞİMİZİ SIKI TUTUYORUZ, gıda denetiminde kimsenin gözünün yaşına bakmıyoruz”

Afyonkarahisar’ın gastronomi şehri olarak ifşa olaylarında yer almaması gerektiğinin altını çizen İl Tarım ve Orman Müdürü İbrahim Acar, şehrin isminin korunması gerektiğini söyleyerek, “İşimizi sıkı tutuyoruz. Özellikle gıda denetimleri konusunda tabiri caizse kusura bakılmasın kimsenin gözünün yaşına bakmıyoruz” dedi

 

Afyonkarahisar İl Tarım ve Orman Müdürü İbrahim Acar, gazeteniz Kocatepe muhabirinin sorularını cevapladı.
GIDA DENETİM SAYILARINI ARTTIRDIK
Burcu Aydın: Gıda denetimleri aralıksız hız kesmeden devam ediyor. Gıda güvenliği milli güvenlik kadar mühim bir konu haline geldi. Pandemi sürecinde bu daha net idrak edildi. Bu minvalde neler söylersiniz?
İbrahim Acar: Afyonkarahisar’da 2018 yılının başında göreve başladım. O dönem ki bizim gıda denetimlerimiz yıllık 9 bin civarındaydı. Özellikle gıda güvenliği açısından gıda denetimlerine ben çok önem veriyorum. Arkadaşlarımıza özellikle gıda denetim sayılarını artırmalarını rica ettim. 2018 yılında 9 bin olan gıda denetim sayısını 12 bine çıkardık. Denetim rakamı 12 bine çıktığında yazdığımız ceza sayısı, yapılan işlem sayısı da denetim sayısıyla doğru orantılı olarak arttı. 2019 yılında bu baskıyı özellikle üreticilerimizin üzerinde biraz daha artırdık. 2019 yılında ki denetim sayımız 15 bine yaklaştı. 2018 yılında denetimleri artırmamızdan kaynaklanan sebeplerden dolayı yazdığımız ceza sayısı, aldığımız numunelerin veya olumsuz numunelerin sayısı düştü. Buda bizim gıda denetimlerimizin etkinliğini göstermiş oldu. Farklı rakamlarda var. Alo 174 hattımıza şikâyetlerde azalma meydana geldi. Bu senede şu anda pandemiden kaynaklı farklı sebeplerden dolayı gıda denetim sayımız 12 bin civarında yılsonuna kadar bu rakamı biz 15 bine çıkarmayı düşünüyoruz. Hedefimiz yine 15 bindir. Söylediğim gibi gıda denetçisi arkadaşlarımızın pandemiden dolayı farklı görevleri var. Özellikle pandemi ile ilgili denetimlere çıkıyorlar ve aynı zamanda arkadaşlarımızın bir kısmı kronik rahatsızlıklarından dolayı gelemiyor veya dikkatli davranmaları gerekiyor. Geçen yıllara göre bu yıl çok yoğun bir denetim yapamadık. Ama yılsonuna kadar ifade ettiğim şekilde bu rakamı 15 bine çıkarmak niyetindeyiz.
KİMSENİN GÖZÜNÜN
YAŞINA BAKMIYORUZ
Burcu Aydın: Gıda denetimleri son derece ciddi ve sıkı tutularak yapılıyor diye biliyoruz. Denetimlerde hassasiyetler neler?
İbrahim Acar: Malum olduğu üzere Afyonkarahisar gastonomi şehridir. Bu adı da korumamız lazım. Özellikle ifşa olaylarında Afyon’un isminin çıkmaması lazımdır. Bu sadece ismi çıkan firmalar için değil Afyon’da ki tüm firmalar için olumsuz bir etki yapıyor. Yani ‘Afyonkarahisar’da şu çıkmış’ algısı oluşuyor. İşte bu algının önüne geçmek için bizde işimizi sıkı tutuyoruz. Özellikle denetimler konusunda tabiri caizse kusura bakılmasın kimsenin gözünün yaşına bakmıyoruz. Sıkı bir şekilde denetimlerimizi yapıyoruz. Denetimler konusunda da bizim gıda güvenliğinin kayıtlı olduğu bir sistem var. Bu sisteme yapılan denetimler ve alınan numuneler giriliyor. Hangi denetim yapılmış, hangi işletme kaç kez denetlenmiş burada riske dayalı bir sistem oluşturuluyor. Riske dayalı olarak örneğin A işletmesinin numunesi bozuk çıktıysa veya hijyeninde sıkıntı varsa sistem ona daha erken denetime gönderiyor. B işlemesi gayet güzel rutinde hiçbir sıkıntısı yoksa numunesi sağlam çıktıysa sistem onu yılda 2 defa denetlettiriyor. Ama sıkıntılı işletmeleri yılda 4-5 belki daha fazla denetlediğimiz de oluyor.
ÖNCELİĞİMİZ HİJYEN
Burcu Aydın: Gıda denetimlerinde ki ana kriterler nelerdir?
İbrahim Acar: Biz öncelikli olarak hijyen konusuna dikkat ediyoruz. İşletmeye yapılan üretime göre farklı kontroller yapıyoruz ama işletmelerimizin tamamında bizim önceliğimiz hijyendir. Hijyen derken orada çalışan işçilerin kişisel bakımlarından, bulundukları ortamın temizliğinden, kullandıkları aletlerin, makinelerin temizliğine kadar her şeye dikkat ediyoruz. Bone takması gerekiyorsa bone takacak, herkesin maskesi olacak, tırnak temizliğine bakılacak, el temizliğine bakılacak. Dediğim gibi kişisel bakımdan ortam temizliğine kadar veya kullanılan alet makinelerin temizliğine kadar bizim ilk önceliğimiz hijyendir. Hijyenle ilgili elhamdülillah Afyon’da çoğu sıkıntıları aştık. Şu anda hijyenle ilgili çok bir sıkıntımız artık yok.
AŞILAMA ÇALIŞMALARI DEVAM EDİYOR
Burcu Aydın: Kış mevsimine has öncelikleriniz tarım teşkilatları ve saha anlamında ne olacak?
İbrahim Acar: Tarım ve Orman İl Müdürlüğünün malum olduğu üzere iş sahası çok geniştir. Tarım denilince sadece bitkisel üretimden ibaret değil. İşin içerisinde hayvancılıkta var. Şu anda tarla ziraatı veya bitkisel üretim artık pasif döneme girdi. Ama şu anda hayvancılık bizim için çok daha önemli ve aşılama çalışmalarımız devam ediyor. Özellikle kış dönemlerinde bulaşıcı hayvan hastalıklarının yayılma riski daha fazladır. Bunun için arkadaşlarımız şu an sahadalar ve çalışmalarına devam ediyorlar.
KUŞ GRİBİNE KARŞI
ÇALIŞMALARIMIZ SÜRÜYOR
Burcu Aydın: Yumurtacılık ve kümes hayvanları ile ilgili olarak ne tür çalışmalar yürütülüyor?
İbrahim Acar: Malum yine Afyonkarahisar Türkiye’de yumurta sektöründe bir numara. İlimiz en fazla yumurta tavuğunun olduğu ildir. Şu anda yaklaşık 17-18 milyon civarında bir yumurta tavuğumuz var. Bununla ilgili olarak özellikle kuş gribine yönelik çalışmalarımız ve yazışmalarımız devam ediyor. Arkadaşlarımızın tamamı şu anda sahadalar. Her ne kadar pandemi olsa da yarı zamanlı çalışmaya geçilse de özellikle veteriner hekim arkadaşlarımız geçtiğimiz Mart ayı döneminde de şu anda hiçbir şekilde izin kullanan veya yarı zamanlı çalışan olmadı. Hepsi sahada bilfiil aşılama çalışmaları v.d işlerin tamamının takibini yapmaktadır.
JEOTERMAL SERALARIMIZIN
ARTMASINI İSTİYORUZ, BU YÖNDE
ÇALŞIMALARIMIZ SÜRÜYOR
Burcu Aydın: Jeotermal alanda seracılık faaliyetleri hangi aşamada?
İbrahim Acar: Tarımla ilgili olarak yine Afyonkarahisar’ın bir farklı özelliği de jeotermal bir bölge olduğu için jeotermal seralarımızda çok fazladır. Geçtiğimiz günlerde Türk Şeker A.Ş.’den bir yetkiliyi ilimize çağırdık. Türk Şeker A.Ş. özellikle jeotermal seralarda sözleşmeli domates üretimiyle ilgili seracılarımıza bir teklifte bulundu. Oldukça fazla olan jeotermal alanlarımızda jeotermal seralarımızın artmasını istiyoruz. Jeotermal seralarda üretim yapan seracılarımızın daha fazla kazanmaları için Türk Şeker A.Ş. yetkilisini buraya davet ettik. Toplantı yaparak şartlarını anlattılar. İlk aldığımız izlenimlerde seracıların bu teklife sıcak baktıkları yönünde oldu. Bu şekilde bir sözleşmeli üretim modeline gireceklerini söylediler.
PANDEMİ SÜRECİNDE
TÜKETİMDE DARALMA OLDU
Burcu Aydın: Üreticinin ilk etapta elinde ki yazlık patatesin alımına yönelik yaşanılan sorun aşıldı. Süreç içerisinde ne gibi çalışmalar yapıldı?
İbrahim Acar: Malum olduğu gibi pandemi sürecinde tüketimde bir daralma oldu. Özellikle tüketim yerleri, otellerin kapalı olmasıyla, turist gelmemesi sonucu tüketim dengesi değişti. Tüketimde ki kısıtlama nedenli arz fazlası oluştu. Türkiye’nin yıllık toplam patates tüketimi 5 milyon ton civarındadır. Bu oranın onda biri olan 500 yüz bin tonunu bile tüketmesek bile bu piyasaya otomatikman olumsuz yansıyor ve iyatların taban yapmasına sebep oluyor. Pandemiden ve tüketimin az olmasından dolayı bu yıl böyle bir süreç yaşadık. Arz fazlası oluştu ve çiftçilerimizin patates fiyatları oldukça düştü. Bununla ilgili olarak Milletvekilimiz Sayın Ali Özkaya ile görüşmüştük. Kendileri Bakan beyle görüştü. Sayın Bakanımız Atatürk Orman Çiftliği yetkililerini patates alımı yapmaları için Afyonkarahisar’da görevlendirdi. Bunun dışında Hazine ve Maliye Bakanlığından Türk Şeker A.Ş. patates alımı yapmak için bölgeye geldi. Biz bu firmaları bire bir çiftçilerimize yönlendirdik. Firmalar alım yaptılar. Özellikle Atatürk Orman Çiftliği Dinar ve Sandıklı bölgesinden alımlar yapıldı. Türk Şeker A.Ş.’de özellikle İhsaniye, Şuhut ve Çobanlar bu bölgeden alım yaptılar. Bu bölgeden yapılan alımlarla da ilk başta 40 kuruş olan patates fiyatlarının yukarı çıktığını bizzat gördük. Bu alımların piyasaya olumlu etkisi oldu. Belki çiftçilerimizin çok kar etmelerini sağlayamadık ama zarar etmelerinin de önüne geçmiş olduk diye düşünüyorum. >> Burcu AYDIN’ın Özel Röportajı

 

VETERİNER HEKİM ARKADAŞLARIMIN TAMAMINA TEŞEKKÜR ETMEK
İSTİYORUM, AFYONKARAHİSAR’DA
HAYVAN HASTALIKLARIYLA
İLGİLİ BİR SIKINTI YOK…
Burcu Aydın: Büyükbaş hayvancılıkta ilimizde ön planda olan işlerden. Bu noktada hayvan hastalıklarıyla ilgili mücadelede durum nedir?
İbrahim Acar: Afyonkarahsar’da 400 bin civarında büyük baş hayvanımız var. Et sektöründe de Türkiye’nin önde gelen illerindeniz. Türkiye de en fazla kesimhanenin olduğu iliz. Her zaman söylüyoruz İstanbul’un et ihtiyacının büyük bir kısmını yüzde 20’nin üzerinde bir oranla Afyonkarahisar’dan karşılıyoruz. Afyonkarahisar hayvancılıkta Türkiye’nin sayılı illerinden birisi ve hayvan hastalıklarıyla mücadele konusunda özellikle medya aracılığıyla veteriner hekim arkadaşlarımızın tamamına teşekkür etmek istiyorum. Pandemi sürecinin ilk başladığı Nisan-Mayıs aylarında kamu kurumlarında ki personelin yarıdan fazlası izinliydi. Bir şekilde yarı zamanlı çalışma yaptılar. Ama bizim veteriner hekim arkadaşlarımızın hiçbirisi izin kullanmadılar. O dönemde bire bir sahadaydılar, aşılama çalışmalarının tamamını gerçekleştirdiler. Yüzde yüze yakın bir rakamla aşılama çalışmalarını tamamladılar. Şu anda Afyonkarahisar’da hayvan hastalıklarıyla ilgili bir konuda herhangi bir sıkıntı olmamasının tek sebebi bizim veteriner hekim arkadaşlarımızın o gün sahada olmalarıdır. Bu nedenle sizin huzurunda bir kez daha veteriner hekimlerimze teşekkür etmeyi bir borç biliyorum. Şu anda hayvan sağlığı ile ilgili herhangi bir sıkıntımız yok. Şapta ikinci dönem aşılamalar devam ediyor. İnşallah aşılamalarımızı da yaptıktan sonra özellikle dışarıdan gelen hayvanlarda da bir sıkıntı olmazsa şapla ilgili bir sıkıntıyla karşılaşmayacağız diye tahmin ediyorum.

 

 

VATANDAŞLARIMIZ GÖRDÜKLERİ HER
SIKINTILI DURUMU ALO 174’E BİLDİRSİNLER

 

Burcu Aydın: Gıda ihbar hattı Alo 174’de bu denetmelerde etkin rol oynuyor mu?
İbrahim Acar: Alo 174’den gelen şikâyetlere göre yaptığımız denetimlerde var. Bizim için önemli olan da Alo 174 şikâyetleridir. Çünkü biz her ne kadar denetime çıksak da sonuçta durum insanın vicdanıyla alakalıdır. İnsanlarımızın kendi denetimlerini kendilerinin yapması lazımdır. Vatandaşlarımız burada işletmelerde veya gıdalarda gördükleri olumsuzlukları Alo 174’e şikâyet ederlerse zaten şikâyetten bir saat sonrası o şikâyet bize düşmektedir. İşin aciliyetine göre genelde o gün gidip gerekli denetimler yapılıyor. Alo 174 konusunda halkımızdan, vatandaşlarımızdan rica ediyorum. Gördükleri her türlü sıkıntıyı konuyu Alo 174’ü arayarak şikâyet ederlerse isimleri gizli kalacaktır. İsimleri bizler dahi görmüyoruz. Kimin şikâyet ettiğini biz dahi bilmeyiz. Böyle bir sıkıntıları da yok. İhbar mekanizmasını kullanarak vatandaşlar denetimlere ciddi katkıda bulunabilirler.

 

İŞLETMELER ÇEVRE TEMİZLİĞİ
KONUSUNA ÇOK DİKKAT ETMİYORLAR

 

Burcu Aydın: Gıda denetimleri konusunda gelinen noktada göze çarpan neler var?
İbrahim Acar: Şu aşamada çevre temizliği konusunda işletmelerimiz çok dikkat etmiyorlar. Bununla ilgili yazdığımız birkaç ceza da var zaten. Geçen hafta bir tane işletmemize gittik. İlk uyarımızı yaptık. İkinci uyarıdan sonra böyle görürsek cezasını yazacağımızı bildirdik. Sağ olsun işletme yetkilileri de davranarak bizim uyarılarımıza harfiyen uydular. Şu anda hijyenle ilgili o işletmemizde de bir sorun yoktur. Söylediğim gibi Afyonkarahisar bir gastronomi şehri bir adı var. Bu ada leke getirmemek için özellikle gıda üreten işletmelerimizden rica ediyorum hijyen konusuna dikkat etsinler. Zaten numunelerde çıkan farklı bakterilerde özellikle bu hijyenin kötü olmasından kaynaklanıyor. Buna dikkat ederlerse böyle bir sıkıntıyla karşılaşmazlar. Biz numune gönderdiğimizde numunelerin bozuk çıkması halinde cezalarımızda ağırdır. Belki büyük işletmeler için çok bir şey fark etmiyor ama Afyon’daki işletmelerimizin bir kısmı da küçük işletmelerdir. 30 bin TL’ye yakın bir cezada bir işletmeyi zorlayabilir. O yüzden mümkünse hijyene dikkat etsinler. Onun dışında üretimle ilgili diğer proseslerde ben çok sorun olduğunu görmüyorum. Onları bir şekilde işletmelerimiz yapıyorlar. Ama hijyen konusunda çok daha fazla dikkat ederlerse kendileri açısından da iyi olur. Ceza yemek zorunda kalmazlar.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi