- Haberler
- Gündem
- Jandarma İstihbaratçılarına Şok Saldırı Davası: Asker Olduklarını Sonradan Öğrendik!
Jandarma İstihbaratçılarına Şok Saldırı Davası: Asker Olduklarını Sonradan Öğrendik!
Afyonkarahisar İl Jandarma Komutanlığı istihbarat biriminde uyuşturucu takip görevi yürüten iki istihbarat görevlisine saldırarak yağma yaptıkları iddiası ile 7 sanığın yargılandığı davanın ilk duruşması Afyonkarahisar 4. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü.
Sanıklar; T.G., Y.D., M.C.A, İ.A, H.Ş., A.S.H, avukatlarıyla birlikte duruşma salonunda hazır bulunurken sanık A.Ç. duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) bağlantısı ile katıldı. Kaportacı, boyacı, şekerlemeci, tır şoförü, tesisatçı, lastikçi gibi mesleklerden olan sanıklardan biri jandarma astsubayı diğer silah arkadaşı iki istihbarat görevlisi şikâyetçi olarak davaya katılım taleplerini bildirdiler.
“KULLANACAĞIMIZ UYUŞTURUCU SAHTE ÇIKINCA DEĞİŞTİRMEK İSTEDİK”
Duruşmaya SEGBİS ile bağlanan sanık A.Ç., ifadesinde şunları söyledi:
“Olay günü sanık T.G.’den, ben ve diğer sanık M.C.’yi temin ettiğimiz uyuşturucu maddeyi kullanmak için bizi araçla alarak bir yere bırakmasını istedik. Uyuşturucunun sahte olduğunu anlayınca aldığımız kişiye sahte malı teslim edip paramızı almaya karar verdik. Daha sonra yanımıza sanıklardan H.Ş.’de geldi. Araçla ilerlerken yanımızdan siyah renkte Opel marka bir araç geçti. Bir süre takipleşme oldu. Diğer arkadaşlarımızla birkaç araçla ilerliyorduk. Sonra diğer arkadaşlarımız gözden kayboldu. Biz olay yerine geldiğimizde kavga arbede bitmişti. Şikâyetçi kişilerin jandarma mensubu olduklarını bilmiyorduk. Biz olayı görmedik.” dedi.
“SİLAHI DA TELEFONU DA TESLİM ETTİK”
Mahkeme Başkanı sanığa yere düştüğü ifade edilen telefonları kimin aldığı sorusunu yöneltti. Sanık A.Ç. arbede esnasında telefonların yere düşmesi sonucu sanıklardan M.C.’nin telefonları toplayarak herkese dağıttığını, yerde bir tek jandarma mensubu iki kişiden birine ait olan telefonun kaldığını ifade etti. Jandarma astsubayı istihbaratçının silahının yerde bulduklarını, silahı ve diğer jandarma mensubuna ait olan telefonu ağaçlık alanda bir ağaç altına bırakıp üzerine siyah poşet örttüklerini söyleyen A.Ç., jandarmadan arandıktan sonra hem silahı hem de telefonu şikayetçi askerlere teslim ettiklerini söyledi.
“BİZ OLAYIN BAŞINDA YER ALMADIK”
Jandarma görevlilerinin kendilerini şehir çöp alanına götürerek kemerlerle küfür ederek dövüp bu durumu videoya alarak alay ettiklerini ileri süren A.Ç., iki şikayetçinin jandarma mensubu olmadıklarını, kendilerinin olayın başında yer almadıklarını, şikayetçilerin jandarma mensubu olduklarını daha sonra öğrendiklerini anlattı. Sanık A.Ç., jandarma mensuplarının kendilerini tanıtıp tanıtmadıklarını sorusunu hatırlamadığı şeklinde yanıtladı. Jandarma görevlilerinin olaydan sonra kendilerini şehir çöplüğüne kelepçeleyip götürdüklerini ve burada darp edildiklerini tekrarlayan A.Ç. hakkındaki suçlamaları kabul etmedi.
“KENDİLERİNİ TANITIP TANITMADIKLARINI HATIRLAMIYORUM”
Sanık H.Ş. olay yerine M.D. adlı kişiden uyuşturucu madde alma amacıyla gittiklerini söyledi. Uyuşturucu maddenin sahte çıkması sonucu M.D. ile konuşup sahte malı verip paralarını almak istediklerini aktaran H.Ş., “Malın sahte olduğunu anladık. Sonrasında bizi takip eden siyah renkli Opel marka araçtan silahlarını doldurarak indiler. Biz jandarmadanız demediler ama biz narkotikteniz dediler. Aslında kendilerini net tanıtıp tanıtmadıklarını hatırlamıyorum. Her iki kişi de sivil giyimli idi. Ellerimize kelepçe takip şehir çöplüğüne götürerek bizi darp ettiler. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum” diye konuştu.
Mahkeme Başkanı sanığa karakol ifadesi ile mahkeme de verdiği ifade arasındaki çelişkiyi hatırlattı. Sanık diğer sanık arkadaşlarının olay yerine ne şekilde geldiklerini tam olarak hatırlayamadığını söyledi.
“BÜYÜKLERİMDEN OLUP BİTENLER İÇİN ÖZÜR DİLİYORUM”
Diğer sanıklar M.C.A., babası İ.A, A.S.H’de benzer yönde ifade vererek jandarma mensubu şikayetçilerin kendilerini asker olarak tanıtmadıklarını, kötü muamelede bulunulduğu şeklinde benzer ifadeler verdiler. Hatta jandarmadan kendilerine gelen telefonda evlerinin önünde beklendiğini silah ve telefon teslimi yapılmaz ise ailelerine zarar vereceklerini iddia ettiler. Sanık M.C.A. uyuşturucu kullanımı ve yaşananlar dolayısıyla tüm büyüklerinden özür dilediğini belirterek, “Babamla birlikte A.S.H. bizi almaya geldiler. Olay kapandı. Arbede sırasında herkesin telefonu düşmüştü. Ben kaybolmasın diye tüm telefonları topladım. Jandarma mensubuna ait olduğunu sonradan öğrendiğimiz telefon ve silahı bir ağaç altına bırakıp üzerine siyah poşet örttük” şeklinde konuştu.
Mahkeme Başkanı sanık M.C.A.’ya asıl babası sanık İ.A.’nın olay yerine gelişiyle olayın büyüdüğünü hatırlatarak bazı sanıkların karakolda verdikleri ifadenin gerçeği yansıtmadığı yönündeki iddialarına karşı duruşmadaki beyanlarla karakolda alınan ifadenin örtüştüğüne dikkat çekti.
“KARAKOL İFADELERİ GAYET NET”
Sanık T.D., olay günü sanayide ki işinde çalışırken arkadaşlarının araması ile izin alarak yanlarına gittiğini, kendisinin çıkan kavgayı ayırmaya çalıştığını, uzun boylu olan jandarma mensubunun arbede sırasında yere düştüğünü, ağabeyinin de askeri personel olduğunu şahısların asker olduklarını bilmesi halinde olay yerinden dahi geçmeyeceğini tek amacının ne olup bittiğini anlamak ve kavgayı ayırmak olduğunu, olay büyüyünce olay yerinden kaçtığını dile getirdi.
T.D.’nin, “Benim kalp rahatsızlığım var. Olay günü 1,5 saat boyunca beni dövdüler. Karakolda olayın şoku ile ifade verirken ne dediysem tam tersini yazdılar” sözleri üzerine Mahkeme Başkanı sanığa karakol ifadesinin gayet net olduğunu dile getirdi.
“BEN KİMSE ZARAR GÖRMEDEN OLAYI DAĞITMAYA GAYRET ETTİM”
Sanık M.C.A.’nın babası İ.A. olay yerine geldiğine kavgayı ayırıp olayın büyümesini önlemeyi amaçladığını hatta kendi çocuğuyla birlikte arkadaşlarına da böylesi bir olaya karışmalarından dolayı kızgınlıkla vurduğunu söyledi.
İ.A., “İki kişi olay anında sivil kıyafetliydi. Zaten asker ve görevli oldukları netleşse bunların hiçbiri yaşanmazdı. Ben tamamen olayı kavgayı ayırmayı amaçladım. Olay sonrası birkaç kişi yerde yatıyordu. Hemen 112’yi arayarak ambulans çağırdım. İyi niyetle kimse zarar görmeden olayı dağıtmaya gayret ettim.
“SİLAHIMI KİMİN ALDIĞINI GÖRMEDİM”
Jandarma astsubayı istihbarat birimi görevlisi şikayetçi ile diğer silah arkadaşı sanıklardan şikayetçi olduklarını belirterek duruşmada ifade verdiler. Olay günü sivil olduklarını, sözlü duyum üzerine 39 plakalı bir aracı takip ettiklerini takip esnasında söz konusu şahısların olay yerinde olduklarını belirterek, “Olay patlak verince hemen amirimi arayarak takviye kuvvet istedim. Biz iki kişi şahıslar 7 kişi idiler. Sanıklar son ses müzik açtıkları araçla ilerliyorlardı. Sağa çekmelerini söyledik. İlk etapta tıra ellerini yaslayıp, bacaklarını açmalarını üst araması yapacağımızı söyledik. Takip yaptığımız alanda oldukları için durumları şüpheliydi. Kendimizin jandarma mensubu olduğumuzu belirterek kimlik gösterdik. Jandarma falan siz kimsiniz diyerek galiz küfürler ettiler. Olay yerinin polis mıntıkası olduğunu söylediler. Olay büyüyünce bunların anasını avradını …. edin kırılmadık kemik bırakmayın üzerlerinde ne varsa alın dediler. Bana arkamdan saldırdılar. Yüzüme darbe alıp yere düştüm. Başımı tekmeleyerek ezmeye başladılar. Sonrasında bayıldım. Geçici bilinç kaybı yaşadım. Devlet Hastanesinde tedavi gördüm iki kere tomografim çekildi. Bayılmadan önce silahımı gördüler. Olay büyümesin diye hemen cebime koydum. Sakin olmalarını söyledim. Biz narkotik ağırlıklı çalıştığımız için sentetik ecza hapı olduğundan emin olduğum üzerindeki uyuşturucu maddeyi uzağa fırlattı. Bana ait olan silahı kimin aldığını görmedim. Arkadaşımın telefonunu kimin aldığını da görmedim. Birkaç hafta sonra polis incelemesi sonrası benim silahım arkadaşımın telefonu iade edildi.”
Olay öncesi jandarma istihbarat biriminde çalıştıkları öğrenilen iki askerin olayın ardından görev birimlerinin değiştirildiği, Afyonkarahisar İl Jandarma Komutanlığı tarafından iki asker hakkında idari soruşturma yürütüldüğü öğrenildi. Duruşmayı sivil jandarma personeli de takip etti.
Duruşma sonunda ara kararda sanıklara yurt dışı çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına ve duruşma takip zorunluluğuna karar verildi. Sanık M.C.A. adli kontrol tedbiri ile tahliye edildi.
Bakmadan Geçme