Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Kazım Koyuncu, Ne Kanserinden Öldü

Laz kökenli müzisyen, söz yazarı, oyuncu ve aktivist olan merhum Kazım Koyuncu, hangi kanser türü nedeniyle hayatını kaybetti?

Laz kökenli müzisyen, söz

Sevilen müzisyen Kazım Koyuncu, neden genç yaşta vefat etti?

34 YAŞINDA HAYATINI KAYBETTİ

Kâzım Koyuncu 7 Kasım 1971 tarihinde Artvin’in, Hopa İlçesinde dünyaya geldi. Koyuncu, 25 Haziran 2005 tarihinde İstanbul’da hayata gözlerini kapattı. Kazım Koyuncu, Doğu Karadeniz ve Laz müziğini rock müziği ile sentezleyerek kendi tarzını oluşturan bir müzisyendir. Koyuncu, küçük yaşlarda müzikle tanıştı. 1980’li yılların sonunda İstanbul’a taşınan Kazım Koyuncu, ilk olarak amatör rock müzik yapmaya başladı. 1990’lı yılların başında arkadaşları ile çeşitli yerlerde küçük çaplı konserler vermeye başlayan Koyuncu, 1994 yılında Laz müziğini rock müziği ile birleştirerek kendi tarzını oluşturdu. Aynı yıl arkadaşları ile birlikte Zuğaşi Berepe adında bir grup kurma kararı aldı. 1995 yılında grup Va Mişkunan adlı ilk albümlerini yayımladı. İlk defa duyulan bir tarz olduğu için albüm olumlu tepkiler aldı. 1998 yılında ikinci albümleri İgzas’ı çıkardılar. Albüm ilk albüme göre daha çok ses getirdi. Bu albümden sonra grup dağıldı. 2000’li yılların başında Kâzım Koyuncu askere gitti. Askerden geldikten sonra ilk solo albümünün çalışmalarına başladı. 2001 yılında, Viya! adlı ilk solo albümünü yayımladı.

GÜLBEYAZ DİZİSİNİN MÜZİKLERİNİ YAPTI

Kazım Koyuncu, 2002 yılında Gökhan Birben ile birlikte Gülbeyaz adlı televizyon dizisinin müziklerini yapmaya başladı. Aynı zamanda dizinin bazı bölümlerinde oynadı. Dizi müzikleri büyük ilgi gördü. Daha sonra Kâzım Koyuncu, Türkiye çapında tanınmaya başladı. Kazım Koyuncu’nun konserleri büyük kitlelerce izlendi. 2003 yılında ikinci solo albümünün kayıtlarına başladı. 2004 yılında Hayde adlı ikinci albümünü çıkardı. İkinci albüm ilkine göre büyük bir satış rakamına ulaştı. Yılın en çok satan albümlerinden birisi oldu. 2004 yılının sonunda kanser olduğu haberini aldı. Haberi alan ailesi ve sevenleri çok üzüldü. Doktorlar kendisini çok fazla yormamasını söylese de Kâzım Koyuncu konserler vermeye devam etti. 2005 yılında son konserini Karadeniz Teknik Üniversitesinde verdi.

KAZIM KOYUNCU NE KANSERİNDEN ÖLDÜ?

2004 yılının Aralık ayında Kâzım Koyuncu’ya testis kanseri teşhisi konuldu ve kısa bir süre sonra tüm dostları, dinleyicileri kötü haberi aldı. Kâzım Koyuncu, hastalığıyla büyük bir mücadeleye girerken etrafındaki sevgi çemberiyle bu zor zamanların geçeceğine inanıyordu. Kanserin yarattığı zorluğa rağmen müziğinden vazgeçmedi ve kemoterapi tedavisi sırasında 4 Şubat 2005 tarihinde İstanbul, Taksim’deki Yeni Melek Gösteri Merkezi’nde izleyicileriyle kucaklaştı, sevenlerine bir konser daha verdi. İçinde bulunduğu durum için “Ha kanser ha konser” diyerek esprili bir dil de kullandığı ifade edilir. Gördüğü ilaç tedavisinden çok sevdiği saçlarının tamamen dökülmesini beklemeden kendisi kestirmiş ve grubundaki bütün dostları da aynı şekilde saçlarını kestirmiştir. Bu konserde gruba nefesli sazlarıyla müzisyen dostu Kemal Sahir Gürel de katılmıştı. 23 Nisan 2005 günü Trabzon Dernekler Birliği’nin İstanbul Ticaret Odası’nda düzenlediği “Çernobil’in etkileri ve Hasta Hakları” panelinde yaşam, hastalık, bilimi sorguladığı acı ve isyanı bir arada hissettiren bir konuşma yaptı. Konuşmasında yerleşik düzenin kuralları dışında kalmasına karşın nasıl geniş izleyici kitlesini edindiğini net şekilde gösterdi. Kâzım Koyuncu, 30 Nisan 2005 tarihinde Trabzon Gazeteciler Cemiyetinin ödülünü almak için Trabzon’a gittiğinde hastalığı ilerlemişti ve ağrılarına karşın ayaktaydı. Son kez Karadeniz Teknik Üniversitesinde gençlerle bir kez daha buluştu ve çok sevdiği gibi horonlar tepildi, bir ağızdan şarkılar söylendi.

CENAZESİNE ÇOK SAYIDA SEVENİ KATILDI

25 Haziran 2005 günü tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdiğinde gerçek bir yürüyüş başlattı. Kâzım Koyuncu’yu İstanbul’dan uğurlamak üzere Harbiye Açıkhava Tiyatrosu’nda bir tören düzenlenmiş ve çok kısa sürede duyurusu da yapılamamasına rağmen 26 Haziran 2005 günü binlerce kişi gözyaşları içerisinde gelmişti. Genç yaşlı, iş insanı, işçi, öğrenci, sanatçı, toplumun tüm kesimlerinden gelip Harbiye Açıkhava Tiyatrosu’nu dolduranları acılarını isyana dönüştürmüş Çernobil kazasından sonra kayıtsız kalan yetkililerin tutumları sorgulamıştı. Binlerce kişi Kâzım Koyuncu’yu taşıyan aracın arkasından Taksim’e kadar yürüdü, sloganlar attı. Aynı akşam Trabzon Havaalanında olan Karadenizliler doğduğu Hopa’ya doğru arkasından büyük bir konvoy oluşturdular. Yağmur altında Trabzon’un, Rize’nin ilçelerinden geçerken otoban kenarlarından, balkonlardan, pencerelerden isyankâr çocuklarına el salladılar bağırlarına bastılar.

KÖYÜ PANÇOL’DA DEFNEDİLDİ

Kâzım Koyuncu, 27 Haziran 2005 günü artık adı Sugören olarak değiştirilen yaklaşık 3 kilometre uzaklıktaki K’ise’deki evinden binlerce seveni tarafından tulum sesleri arasında Hopa Meydanı’na getirildi. Ailesi, grup arkadaşları, sanatçı dostları, sevenleri, nişanlısı Gönül Bozoğlu duygularını Hopalılarla ve Türkiye’nin dört bir yanından gelenlerle paylaştılar. Kâzım Koyuncu, doğduğu Pançol’a doğru giderken arkasında binlerce kişi vardı. Koyuncu, 27 Haziran 2005’te, doğduğu köy olan Pançol’da fındık ağaçlarının çevrelediği köy mezarlığında defnedildi.