“Kentsel dönüşüm Afyon’a lazım. Hak kaybı olmayacak. Yargı yolu açık”

“Kentsel dönüşüm Afyon’a lazım. Hak kaybı olmayacak. Yargı yolu açık”

Kocatepe TV’nin canlı yayın konuğu olan Afyonkarahisar Belediye Başkan Yardımcısı Murat Öner, tüm Afyonkarahisarlılar’ı Belediye’ye davet ederek,
“Bizler vatandaşımız için buradayız. Hemşehrilerimizi Belediyemiz’de ağırlamaktan büyük memnuniyet duyarız” dedi

 

VALİLİK VE BELEDİYE ARASINDA
MÜKEMMEL UYUM VAR
Afyonkarahisar Valiliği ve Afyonkarahisar Belediyesi arasındaki işbirliğinin son yılların zirve noktasında olduğunu, Vali Gökmen Çiçek ile Belediye Başkanı Mehmet Zeybek’in mükemmel bir uyum içerisinde çalıştıklarını belirterek sözlerine başlayan Belediye Başkan Yardımcısı Murat Öner, “Özellikle Belediye Başkanımızın Valimiz Sayın Gökmen Çiçek beyefendi ile olan gerek ikili ilişkileri, istişare ortamlarında sıkça konuları, şehrimizi istişare etmeleri şehrimize ciddi manada katkı sağlıyor. Hatta sadece şehir merkezi olarak meseleye bakılmıyor. Afyonkarahisar il sınırları dâhilinde ilçesinden, beldelerine, köylerine kadar şehrimize hizmet etmeye çalışıyorlar. Onların birlikteliği enerji ve sinerji olarak bizlere yansıyor. Biz siyaseten Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın temposuna ayak uydurmaya çalışırken yerelde de Valimizin temposu da bizlere gerçekten güç veriyor” dedi.
KENTSEL DÖNÜŞÜM YASASI
AFYON İÇİN ÖNEMLİ BİR FIRSAT
Kentsel Dönüşüm çalışmaları konusunda gelinen son noktayı özetleyen Belediye Başkan Yardımcısı Murat Öner bu konuda şunları söyledi:
“Kentsel dönüşümle ilgili kısaca vatandaşlarımıza bilgi vermek istiyorum. Ben Tapu Sicil Müdürlüğü ve Kadastro’da çalışmış birisi olaraktan mülkiyetle ilgili konulara birazcık daha vakıfım. Bunun yanına Belediyecilik tecrübesini, imarı bunları da kattığımızda vatandaşlarımıza samimi olarak şunu söylemek istiyorum. Eğer ki böyle bir kentsel dönüşüm kanunu olmasa Mısri bölgesi, İmaret Camii arkası gibi veya geçen İzmir’de Bayraklı’da yaşanan depremde olduğu gibi ülkemizin neresinde olursa olsun bu tür alanların çözümüne yönelik herhangi bir kanunumuz yoktu. Bunun en uç çözüm yolu 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18. maddesidir. Vatandaşlarımızın da imar uygulaması, 18 uygulaması diye bildikleri kanunumuzdur. Bu kanunla belirli bir bölge alınıp tamamen içerisindeki park ve yeşil alanları, okulları, ibadet yerlerini bu tür yerleri çıkarttıktan sonra geriye kalan kısımların oradaki parsel sahiplerine metrekareleri, hisseleri oranında gerisin geri vermeye yönelik bir kanundu bu. Aynen Mısri bölgemizin karşısındaki Karaman Mahallesinde yapılan bir uygulama gibi.
Hükümetimiz, devletimiz bunun bir eksiklik olduğunu bazı olaylar var ki anında çözüm bulunması zaman kaybını çok daha sıkıntılara, sorunlara yer açtığından dolayı kentsel dönüşümde şu anda bizim faydalandığımız 6-A dediğimiz kanun karşımıza çıktı. Bu kanunla devletimiz kentsel dönüşüm olarak ilan ettiği bölgeyi tamamen değerlendiriyor. Üzerinde vatandaşın, hak sahiplerinin lehine iğneden, ipliğine ne varsa yapısından mülkiyetine kadar tamamının piyasa şartlarında o günkü rayiç bedeller dâhilinde değerlendirmesini yapıyor ve bu değerlendirmelerin akabinde vatandaşa seçeneklerini sunuyor. Birincisi benim değerlendirmiş olduğum bedeli alabilirsin, ikincisi ben bu bölgede işyeri veya konut hangisi varsa konut olaraktan yapmış olduğum, üretmiş olduğum işyeri veya konutu gerisin geriye vermeyi vaat ediyor. Bu vaadi kendisine olan maliyetin en az yüzde 30 civarında indirimle veriyor ve siz orayı boşalttıktan yerinize geçinceye kadar kira bedeli ödemeyi taahhüt ediyor. Bunun yanında aynı zamanda da eğer ki sizin buradaki hak edişiniz alacağınız yere yetmiyorsa aradaki farkı 15 yıl gibi uzun sürede gerisin geriye borçlanma imkânı tanıyor. Bu borçlanmaya faiz uygulamadan sadece TÜFE oranında borçlanma imkânı tanıyor. Bunların hepsini bir kenara bırakalım esas kentsel dönüşüm bizim hukuki sorun olan mülkiyet problemlerimizi çözüyor. Bazen bizim miras meselelerinden dolayı kardeş kardeşe çözemediğimiz yapamadığımız şeyleri aslında bu kanun kendisi çözüyor. Temiz bir şekilde buranın tüm sorunlarını, üzerinde ki tahribatların hepsinin muhatabı benim diyor buna çözüm üretiyor. Bu genel bir bilgilendirmedir.”
ELEŞTİRİDEN GOCUNMUYORUZ AMA DOZUNU AŞAN ELEŞTİRİ İŞİ ENGELLER
Mısri Camii çevresinin 2013 yılı içerisinde Bakanlar Kurulu kararıyla kentsel dönüşüm bölgesi ilan edildiğini, 2020 yılı içerisinde kaç konut üretileceğine yönelik planların, projelerin hazırlandığını hatırlatan Belediye Başkan Yardımcısı Murat Öner bu bölge ile ilgili yapılan çalışmaları şöyle özetledi:
“Geçmiş yıllarda 2015’de yapılmış bir rayiç değer çalışması vardı. Bu değer çalışmasını yaptığımız toplantıda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan gelen yetkililerimizin bir örnekleme olarak anlatırken maalesef ki konu bir anda karıştı ve olumsuz noktalara gitti. Bu konu bazen meclisimizde de gündeme geliyor. Orada söylediğim cümleyi bu vesile ile ifade etmek istiyorum; Hani Afyon’da bazı şeyler mutlaka eleştirilecektir. Veyahutta farklı fikirler ortaya atılacaktır. Bunların tamamına amenna çünkü bizim Başkanımızın yönetim anlayışında şu var; eleştiriden hiçbir şekilde gocunmuyoruz. Eleştiriler şehrimizin faydasına olduğu sürece hep beraber bizler şehrimizde yaşayan insanlar nemalanacak. Yok, eğer bu eleştiri dozunu aşıp işi olmazı noktasına getirdiğinde bu iş yapılacak olan bu yapı şehrimize gelmeyecek.
MAĞDUR OLAN DEVLETİMİZ, UYGULAMA VATANDAŞIMIZIN LEHİNEDİR
Bizler Belediyeci olarak devletimizden bakanlıklardan hibeler almak için sürekli proje yapıyoruz. Bir milyona 2 milyon, 5 milyona on milyon lira hibe gelsin diye yaptığımız projeler var. Biz bu kentsel dönüşümle devletimizden devasa şekilde en az 150 milyonluk bir hibe alıyoruz. Özür dileyerek söylüyorum burada mağdur olan kesinlikle hak sahipleri olmayacak. Mağdur olan varsa vatandaşımızın lehine devletimizdir. Mağduriyeti başından kabul ederek bu projeye girmiş durumdadır.”
PROJE EKSİKLİĞİNDE ANA NEDEN
KÜLTÜR TAİBAT VARLIKLARI
Programın devamında sorulan sorular ve verilen cevaplardan bazıları şu şekilde gerçekleşti:
Sezer Küçükkurt: Afyonkarahisarlı hemşehrilerimizin çoğu kentsel dönüşümün yapılması gerektiğini belirtilirken anladığımız kadarıyla ilk açıklanan projeye itirazlar yükseldi. Bu itirazlar üzerine projede revizyona gitmeye başladınız. Projede nasıl çalışmalar ve revizyonlar yapıldı?
Murat Öner: Kentsel Dönüşüm Projemizin esas sahibi Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Kentsel Dönüşüm Genel Müdürlüğümüzdür. Bunun altında TOKİ ihalesini yapan kurumu ya da gayrimenkul değerleme şirketidir. Bunlar Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın bir anlamda işbirliği yaptığı kurum ve kuruluşlardır. Biz de Belediye olarak yerelinde bu projemizi hem vatandaşımız adına hem takipçi hem de sekreterya hizmetini sunmakla mükellef olan kurumuz. Projedeki eksiklerin ana nedenleri aslına bakarsanız Kültür ve Tabiat Varlıkları’nın burada fazla olması, buradan başlanmasının ana nedeni oradaki Alaca Hamam’ın tarihi yeri olması yine Mısri Camimizin etrafı bu alan içerisindedir. Cumhurbaşkanımızın en son şehirlerde dikey mimariden yatay mimariye geçişle ilgili Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na yaklaşık 7 yıldır direk talimatları vardır. Vatandaşın böylece topraktan uzaklaşmaması, toprağa ne kadar yakın olursa ruh mana kimliğimizi de yitirmede Cumhurbaşkanımızın kuralları var.
MISRİ SAKİNLERİ KARAMAN
MAHALLESİNİ ÖRNEK ALDI
Murat Öner: Bizim sıkıntılarımız karşıda Karaman Mahallesindeki bodrum, zemin, asma artı yedi kat yapılaşmanın olmasıydı. Bu durum karşısındaki Mısri Mahallesi’ndeki hak sahiplerini ister istemez bu düşünceye itiyordu. Şimdi biz Belediye Başkanımız ve Milletvekillerimizle beraber Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızdan 2-3 defa randevu alındı. Toplantılar yapıldı, bu işin içerisinden nasıl vatandaşın lehine çıkılabilir şeklinde olaya yaklaşıldı. En son gelinen noktada ön caddemizde kat artırımı yapmadan Cumhurbaşkanımızın bu konuda bir duruşu olduğundan arka caddelerde kat artırımı yapılarak yaklaşık bağımsız bölüm sayısı 500-550 arasına yükseltildi. İşyeri de yeterli olacak şekilde bir planlama yapıldı. Hak sahipleri yine bu bölgede karşılayacak şekilde projede revizeler yapıldı. Bazı konular vardı. Orada biz olsun bakanlık olsun ikili ilişkiler çerçevesinde konuyu bu projenin Afyon için ne kadar önemli olduğun anlattık. O da olumlu yönde seyretti.
BAKAN PROJEYİ BİZZAT ANLATACAK, KESİNLİKLE HAK KAYBI YOK
Murat Öner: Büyük ihtimalle önümüzdeki haftalarda Belediye Başkanımız Mehmet Zeybek, Çevre ve Şehircilik Bakanımız Murat Kurum’u Afyon’a davet etmişti. Birinci ağızdan vatandaşımızın bilgilendirilmesini istemişti. Bakanımızda bu talebi uygun gördü. İnşallah bir aksilik olmazsa önümüzdeki haftalarda Çevre ve Şehircilik Bakanımız Murat Kurum beyefendi bunu mahallinde bunu hak sahiplerine anlatacaklar. Özetle şunu demek istiyorum; Buradaki hak sahibi vatandaşlarımızın en ufak bir metrekaresi olanından en büyük metrekaresi olanına kadar kesinlikle ve kesinlikle herhangi bir hak kayıpları yok.
Şunu özür dileyerek belirtmek istiyorum; Burada ilk önce devlet, Çevre Şehircilik Bakanlığı, TOKİ vatandaşın elindeki arsayı, evini çarpacak, çırpacak algısı yaratıldı. Bunu sadece bir Belediye Başkan Yardımcısı olarak değil siyasi anlamda bir Belediye Meclis Üyesi Belediye Başkan Yardımcısı olarak cevap vermek istiyorum. Cumhurbaşkanlığımızın Başkanlığı’ndaki AK Parti hükümeti yaklaşık 18 yılı aşkın bir süredir Türkiye Cumhuriyetini yönetiyor. Üzülerek söyleyeyim; Bizim bakmadığımız yaşlılarımıza, annelerimize, babalarımıza bakın diye bize para ödeyen bir devlet var. Sosyal devlet anlayışı yönüyle, karanlık odalarda baktığımız engelli kardeşlerimize devlet öylesine haklar, maaşlar getirdi ki biz onları gerçekten bir can sahibi olarak bakar hale geldik. Bizim eksik bıraktığımız ama devletimizin es geçmediği bu kadar sosyal hakların yanında kalkıp da Türkiye Cumhuriyeti Devletinden veyahutta AK Parti’nin Kentsel dönüşüm bölgesinde 7-30 metre yerden dolayı rant elde edip vatandaşların üzerinden rant kazanacak algısı çok yanlış bir algıdır. Bunu Belediye Meclisimiz de muhalif meclis üyelerimize de konuşup istişare ettiğimiz zamanlarda da dile getirdik. Bize tabii ki muhaliftlik yapacaksınız hakkınızdır. Ama kentsel dönüşümde burada yapılmaması tam tersine buna destek verilip bu sorunun çözülmesi bu etap çözüldüğü takdirde arkasından geriye kalan alanlar, imaret, belki de değişik alanlar, vatandaşlar yan yana gelip belki sivil toplum kuruluşları kurup o bölgenin kentsel dönüşüme alınmasını bize talep edecekler.
Sezer Küçükkurt: Mısrı bölgesinde küçük metrekareler üzerinde 3-5 kardeş hissedar olan insanlar var. Mağduriyeti en çok bu insanların yaşanacağına inanılıyor. Örneğin 50 metrekare üzerinde üç kardeş hissedarsa kentsel dönüşüm uygulamasından sonra bu durum ne olacak?
BAKANLIK BİR B PLANI DA HAZIRLIYOR VATANDAŞ MAĞDUR OLMAYACAK
Murat Öner: Gelinen noktada üretilen konut sayısı ve işyerine baktığımızda biz büyük ihtimalle buradaki hak sahiplerinin tamamını burada karşılayabileceğiz diye. Fakat bu şu anlama gelmesin. Sizin ve benim mesela 50 metrekarelik ortak tek katlı bir evimiz varsa. Biz ikimiz bu iki daireden ayrı ayrı iki daire talep etmeyeceğiz. İkimiz birlikte bir daireye talip olacağız. Bize burada biçilen hak ediş değer ne ise o hak ediş yarı yarıya ikimize bölünecek. Buradan bize bir konut tahsis edilecekse o konutun yarısı sizin yarısı benim olacak. Veyahutta burası hissedarlıysa atıyorum müstakil 3 bağımsız bölüm var. İkisi konut bir tanesi işyeri ise vatandaşımız yine mağdur olmadan hem işyeri için müracaat edebilecek hem de daire için müracaat edebilecek. Kaldı ki şu anda burada rezerv alanında bakanlığımız bir çalışma yapmaya başladı. Yani Bakanlığımız bir B planı da var. Hiçbir vatandaşımız konut ve işyeri bakımından mağdur olmayacak.
HAKEDİŞ NEYSE VATANDAŞIN
O BEDELİ KORUNACAK
Sezer Küçükkurt: Hemşehrilerimizin ortak bir beklentisini size sormak istiyorum. 15 metrekareye mi bir daire verilecek yoksa 100 metrekaye mi bir daire verilecek? Bugün için bunu söyleyebilecek misiniz?
Murat Öner: Öncelik hak sahiplerinindir kesinlikle mağduriyete izin verilmeyecek. Bunu söyleyebiliriz ki şöyle; Sizin oradaki hak edişiniz çıktıktan sonra hak ediş listesinde diyelim ki 250 bin liralık hak ediş bedeliniz var. Kapıdaki fidandan bahçe içerisideki kümese kadar, kömürlüğe kadar. Buradaki Kentsel Dönüşüm Ofisinin ana gayesi buydu. Vatandaşlarımız bazen haklı olarak her soruya cevap alamıyoruz diyorlar ama buradaki yerin askı ilan cetvelleri asılarak ben senin yerini doğru tarif etmiş miyim. Metrekaresinde düşüklük varsa içinde bahçesinde üç tane ceviz ağacı varda iki tanesi yazıldıysa ve kömürlüğü görmediysem bunun gibi bedele yansıyacak eksiklikler hatalar varsa bunların düzeltilmesi için oradan sözlü veya yazılı talepte bulunması gerekiyordu. Ana vazifesi şu an için buydu. Fakat biz direk ne alacağım karşılığındaki direk sorularla başladığımızdan birazcık tam vazifesini tam yerine getiremedi. O listelerde bizim hak edişimiz ne ise mahsuplaşmaya esas bedelimdir. Karşı tarafta da orada devlet Çevre ve Şehircilik Bakanlığı konutu işyeri ürettikten sonra oranın maliyetini çıkardı. Düşülmesi gerekeni de düştü. Benim bedelimle ikisini mahsuplaştıracağız. Olay budur, burada metrekare, bedel üzerinden gitmemizin bir şeyi yok. Mantık belli. Ne hak edişim varsa bu hak edişim kadar karşı tarafın muhatabı olacağım.
VATANDAŞIN YARGIYA GİTME
HAKKI VAR VE ÖNEMLİDİR
Sezer Küçükkurt: Kentsel dönüşümle ilgili kurulan dernek projeyi yargıya taşıdı. Size yargıyla ilgili birşey ulaştı mı?
Murat Öner: Ben sadece söylenti olarak böyle bir şeyi duydum. Tabi yargıya ulaşan bir konu varsa yapılacak yorum yoktur. Onu ilgili mahkemeler kararını verdikten sonra oradan gelecek şeylerin gereği yapılır. Şu anda öyle bir durum yoktur. İnşallah halkımızın zararına bir şey çıkmaz. Dediğim gibi bu bir hak. Ciddi güzel bir haktır. Yani bu alanı benim devlet eliyle kentsel dönüşüme tabi tutalım bu haklardan faydalanalım diye bizim gidip proje, dosya yapıp vermekten başka çaremiz yok.
ANA NEDEN OLASI BİR
DEPREME KARŞI HAZIRLIKTIR
Sezer Küçükkurt: İşin temelinde de zaten afete hazır var değil mi? Asıl mantık afete hazırlık mantığıdır.
Murat Öner: Kentsel Dönüşüm Genel Müdürlüğü’nün kurulması, bu kanunun hazırlanmasının ana nedeni devletin işte bir deprem olduğunda ‘Devlet nerede bu nerede şu nerede’ denilinceye kadar hemen hızlı bir şekilde bürokratik engelleri aşarak kanun ve kamu gücüyle bu problemlerin çözümlenmesi amaçlandığı için bu projeler yürürlükte. Allah korusun yarın farklı bir yerde ciddi bir şey olsa devlet buradaki ödeneği bir başka yere kaydırmış olsa biz Mısri Mahallesi sakinleri olarak bizim şeyimizi ötelemeyin diyeceğiz.
VATANDAŞ İSTEMEZSE VAZGEÇERİZ
AMA İNŞALLAH BU OLMAZ
Sezer Küçükkurt: Vatandaşla kentsel dönüşüm bölgesinde görüşmeye başladınız mı?
Murat Öner: En son görüşmemizde Başkanımız bunun bakanımızdan anlatılmasını, eğer ki orada vatandaşlarımız istemiyorsa biz de vazgeçebiliriz şeklinde bir söylem oldu ama bu inşallah olmaz. Yani bunu ben şehrimizin adına konuşulmasını dahi uygun görmediğim için inşallah böyle bir şey olmaz biz bunu şehre kazandırırız. Benim tek temennim budur. Kentin geleceği açısından bu kesinlikle önemlidir. Yüzde 90 eğer ki böyle bir proje olmazsa en en fazla 2 ile 4 yıllık zaman içerisinde bir ‘çöküntü bölgesi” gibi kalır. Orada öndeki bloklarımız her ne kadar zaten var oturuyoruz deseler de bir balkona çıktığınız gibi içinizin açılacağı bir ortamı görmek var. Bir de maalesef yıkıntı bölgelerini görmeniz vardır.
KANUN VE HUKUK YOLLARI AÇIK
Sezer Küçükkurt: Burada vatandaşa da hak vermek gerekiyor, evim veya dükkânım var. Evime karşı ev dükkânıma karşı dükkân alayım ama borçlanmayım diye düşünüyor. Sanki bu pek mümkün görünmüyor mu?
Murat Öner: Adalet herkese eşit vermek değil, herkes ne kadarı isteme hakkına sahipse onu vermektir. Yani burada herkesin hak edişi bellidir. Siz orada 2013 yılında bir tane yapılmış daire var. Atıyorum 80 metrekaredir. Bir de 60 yıl önce yapılan 80 metrekarelik bir daire var. Siz ikisini de aynı kefeye koyarsanız haksızlık olur. Burada asıl olan piyasa rayiçlerine göre oranın arsası üzerindeki binanın bedele dönüşecek her şeyini doğru şekilde değerlendirilmesi adil bir yöntemdir. Mesela orada bir teyzemizin 19 metrekare bir parseli varken misal başkasının 400 metrekarelik bir yeri var. Çalışmalara baktığımızda; Gazlıgöl, Milli Birlik Caddeleri, iç sokaklar bunların her biri doğru bir şekilde değerlendirip tüm bunlara rağmen biz burada ki bedeli beğenmediğimiz zaman zaten kanun ve hukuk yolları açıktır. Zaten devletimiz haksızlık yapmayacağı gibi mağdur olduğumuza inandığımız bir konuda da bizleri hukuk yollarından hiç kimse alı koyamaz.
BİR MAĞDURİYET OLURSA ONUN
TAKİPÇİSİ MEHMET ZEYBEK OLUR
Sezer Küçükkurt: Böyle bir durumda Belediye inisiyatif alabilir mi? Diyelim ki gerçekten mağduriyetine inanılan 20 metrekarelik arsası olan ve imkanları olmayan bir vatandaş var. Toplum menfaati için şehrin geleceği için bu vatandaş yerinden feragat etti. Belediye ve devlet imkânları böylesi bir mağduriyette vatandaş için kullanılabilir mi?
Murat Öner: Belediye Başkanımız bunu her seferinde önce bunu söylüyor. Şehr-ül Emin olarak görevimiz vatandaşlarımızın hak ve hukuklarını sağlamaktır. Bakanımızla yapılan toplantılarda bire bir sahada ne söylediyse bakanımızın yanında da söyledi, dile getirdi. Kesinlikle bir mağduriyet oluşacağını düşünmüyorum. Olaka ki bir bağduriyet olursa o mağduriyetin takipçisinin direk Mehmet Zeybek Başkanımızın olacağını düşünüyorum. Bununla ilgili bizim Belediyemize bir tek kişi bile gelsin oturup 30 dakika, 1 saat anlatıyoruz. Eğer gündüz yoğun olursak gündüz 17.30’da gelsinler biz sabaha kadar ister blok apartman sakinleri olarak gelsinler ister pandemi koşullarında sağlıklarını düşünerek 5’li- 8’li gruplar olarak gelsinler. Gelirken de bir mühendis, bir avukatla birlikte istişare edersek doğru noktaya geleceğini düşünüyorum. Nisan ayı sonlarına doğru gelir diye düşünüyorum.
SORU İŞARETLİ PARSELLER VAR
Sezer Küçükkurt: Projede Afyonkarahisarlı müteahhitlerin devreyi girmesi gündeme geldi. Siz ne düşünüyorsunuz? Burada müteahhitler iş yapabilirler mi? Bu iş müteahhit gücüyle çözülebilir mi?
Murat Öner: Yapılacak TOKİ ihalesine bizim Afyonlu müteahhitlerimiz de girebilirler. Ben imar uygulamasıyla düzeltilebileceğini kesinlikle taşımıyorum. Bizim orada yaptığımız mülkiyet çalışmalarında her ada da her parselde çoğunda mülkiyeti soru işaretli parsellerimiz var. Mesela Hayriye diye sadece bir kayıt var. Peki Hayriye kim? Yeni oluşturduğum imar parseline bu ismi taşımak zorundayım. Bu ismi o parsele taşıdığım zaman bu burada biz imar uygulaması yaptığımız zaman 400-500 yüz metrekarelik kim olduğunu çözemediğimiz T.C kimlik numarasına ulaşamadığımız vatandaşlar tapu kütüğünde yazıyor. O ismi alıp ben yeni kuracağım parsele götürüp yazacağım. Kanun bunu emrediyor. Sizin müstakil yeriniz vardı yüz metrekare. Yüzde 40’nı kestim, düzenleme, ortaklık payı, yol bu tür şeylere. 60 metrekarenizi de götürdüm 400 metrekarelik bir parselin içerisine koydum. O andan itibaren siz Hayriye ile muhatap oldunuz. Siz Hayriye isimli şahsın hissedarısınız.
MUAMMA DURUMLAR VAR BELEDİYE SEKRETERYA GÖREVİNİ ÜSTLENDİ
Sezer Küçükkurt: Özel sektör bu işi çözemez mi? Bir müteahhit bu işi kovalayamaz mı?
Murat Öner: Mesela Karaman Mahallesinde bu çok daha düşük olmasına rağmen 30 yılın sonunda daha bitmeyen parseller var. Bir 30 yıl Mısri bölgesinde inşaattır gürültülerini dinlemek mi gerekir? Şu tür haksızlıklarda oluyor; Metrekareniz büyük olduğu 60 metrekare olduğu için pazarlık gücünüz daha farklı. Diyelim 4 metrekare önemsenmiyor. Veya izaleyi şuyu ile ortaklığın giderilmesiyle dava açılmak zorunda kalıyor. Açılan davalarda hak sahiplerinin temyiz kudreti olmayabiliyor. Akıl ve ruh sağlığıyla ilgili olarak veyahutta bulunamıyor. Gaipliğine karar verilmesi için bir kişiden 15 yıl haber alınamaması, mirasçılarının bulunması alt soyu yoksa üst soyuna anne baba mirasının gitmesi gerekiyor. Sağ insanlar arasında bizler ortaklıkları gideremiyoruz. Birkaç kuşak üzerinden geçmiş durumlar, tedbirler, hacizler, tahkikatlar. Bunların tamamını düşündüğünüzde çözülemez mi çözülür. Ama kim kaybeder şehir kaybeder. Trafikle ilgili şehir merkezinde ciddi sıkıntılar çekiyoruz. İnşaatların sürdüğünü düşündüğümüz zaman ben o yolun çözüm olduğunu düşünmüyorum. Biz Afyonkarahisar Belediyesi olarak bu işin sekreteryasını üstleniyoruz. İnsanlarımızın kalan ömürlerinde lüks güzel konutlarda oturmaları ve Allah razı olsun diyebilmeleri için uğraşıyoruz. >> Haberin devamı yarın gazeteniz Kocatepe’de

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi