Marmara Denizi'nde Deprem Hareketliliği Gözlemlendi
Marmara Denizi'nde deprem hareketliliği devam ediyor. İstanbul Adalar açıklarında son iki günde çok sayıda küçük ve orta büyüklükte sarsıntı kaydedilirken, 20 Ağustos sabah saatlerinde 2,9 ve 2,8 büyüklüğündeki depremler dikkat çekti. Uzmanların Marmara'daki mikro deprem hareketliliğine ilişkin değerlendirmeleri de yeniden gündeme geldi.
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’nın (AFAD) son deprem verilerine göre, 19 Ağustos’ta başlayan hareketlilik 20 Ağustos sabahında da devam etti. Depremlerin önemli bölümü İstanbul Adalar açıklarında meydana gelirken, Çınarcık ve Tuzla açıklarında da sarsıntılar kaydedildi.
AFAD kayıtlarına göre 19 Ağustos’ta Adalar açıklarında saat 17.33’te 2,3, saat 17.43’te ise 3,2 büyüklüğünde iki deprem meydana geldi. Aynı bölgede 18.13’te 2,3, 19.17’de 2,6 ve 20.58’de 2,5 büyüklüğünde sarsıntılar kaydedildi.
Hareketlilik gece boyunca da devam etti. Adalar açıklarında 1,5, 1,9 ve 1,4 büyüklüğündeki çok sayıda mikro deprem AFAD kayıtlarına yansıdı.
20 Ağustos’un ilk saatlerinden itibaren ise sarsıntıların sayısında dikkat çeken bir yoğunluk görüldü. Adalar açıklarında 00.41’de 2,6, 02.49’da 2,5, 03.33’te 2,5 ve 03.45’te 2,5 büyüklüğünde depremler meydana geldi.
Sabah saatlerinde ise 04.31’de 2,8, 05.40’ta 2,9, 07.18’de 2,5 büyüklüğünde sarsıntılar kaydedildi. Aynı saat diliminde çok sayıda 1 ve 2 büyüklüğü arasında mikro deprem de meydana geldi.
Marmara’daki hareketlilik Adalar açıklarıyla sınırlı kalmadı. AFAD verilerinde Çınarcık-Yalova açıklarında da depremler kaydedildi.
19 Ağustos’ta saat 17.03’te 2,6 büyüklüğünde bir deprem meydana gelirken, 20 Ağustos sabahı 06.16’da 2,2 büyüklüğünde başka bir sarsıntı kayıtlara geçti. Tuzla açıklarında da 1,7 ve 1,5 büyüklüğünde depremler meydana geldi.
Marmara’daki son hareketlilik, uzmanların daha önce yaptığı değerlendirmeleri de yeniden gündeme taşıdı.
Prof. Dr. Osman Bektaş, Adalar Fayı çevresindeki mikro deprem hareketliliğinin fayın derin kesimlerindeki hareketlerle bağlantılı olabileceğini belirtiyor. Bektaş, yaklaşık 10 kilometre derinlikte meydana gelen küçük depremlerin “creep” olarak adlandırılan yavaş fay hareketiyle ilişkili olabileceği ihtimaline dikkat çekiyor.
“Creep”, fayın iki tarafındaki blokların büyük ve ani bir kırılma yerine uzun zaman içerisinde yavaş biçimde hareket etmesi olarak tanımlanıyor. Ancak bu tür bir hareketin bulunması, büyük deprem riskinin tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmiyor.
Prof. Dr. Okan Tüysüz ise Marmara’da meydana gelen mikro depremlerin Adalar Fayı’nın aktif olduğuna ilişkin önemli veriler sunduğunu belirtiyor.
Tüysüz, özellikle Adalar ile Avcılar arasındaki fay segmentinin deprem açısından dikkatle izlenmesi gerektiğine işaret ediyor. Uzman değerlendirmelerine göre küçük depremler Marmara’daki fay sisteminin hareketli olduğunu gösterse de bu sarsıntıların tek başına büyük bir depremin ne zaman meydana geleceğini ortaya koyması mümkün değil.
Prof. Dr. Naci Görür de Marmara’daki küçük depremlerin tamamının tek bir fay üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekiyor. Görür, Marmara’nın farklı bölgelerinde meydana gelen bazı küçük sarsıntıların farklı jeolojik süreçlerle ilişkili olabileceğini belirtiyor.
Bakmadan Geçme
