- Haberler
- Siyaset
- MHP Afyonkarahisar İl Başkanı Kahveci Açıkladı: 'Terör Örgütünün Hiçbir Yöneticisi Bu Yasadan Faydalanmayacak'
MHP Afyonkarahisar İl Başkanı Kahveci Açıkladı: 'Terör Örgütünün Hiçbir Yöneticisi Bu Yasadan Faydalanmayacak'
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Afyonkarahisar İl Başkanı Ahmet Kahveci, 18 ilçede gerçekleştirilen kongreler sonucunda yönetimlerinin yüzde 70'inin değiştiğini söyledi. Kahveci '18 ilçede çift liste çıkartmak isteyen arkadaşlarımızın yüzde 80'i birleşti herhangi bir kırgınlık ve dargınlık yaşamadan ilçe kongrelerimizi tamamladık' dedi.
TV3 Televizyonunda Kadir Kaplanın hazırlayıp sunduğu ‘Diskur’ programına konuk olan Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Afyonkarahisar İl Başkanı Başkan Kahveci, Milliyetçi Hareket Partisi'nin tüzüğü açısından ya da Milliyetçi Hareket Partisi'nin dünyaya bakış açısından yönetime gelen arkadaşlarının bir farklılık olmadığını ifade etti.
“ŞU ANA KADAR YENİ BİR ADAY YOK”
Afyonkarahisar’ın merkez ilçesi de dahil olmak üzere tüm ilçelerin kongrelerinin tamamlandığını hatırlatan Başkan Kahveci, İl kongresi için hazırlıklarının devam ettiğini söyledi.
İlçe kongrelerini değerlendiren Kahveci, “İlçe başkanlarımızın yüzde 90'ı üniversite mezunu. Yaş ortalaması 35-37. Yani 60 yaş üzerinde de ilçe başkanımız var. 25 yaş olan ilçe başkanlarımız da var. Ortalamamız 40-45. Geçmez diye düşünüyorum” dedi.
Eylül ayında yapılacak il kongresine yeniden aday olduğunu dile getiren Başkan Kahveci, kendisinden başka aday çıkıp çıkmayacağını zaman göstereceğini söyledi.
Şu ana kadar bir aday ismi duymadığını ifade eden Kahveci, “Milliyetçi Hareket Partisi il başkanlığını ben ne kadar yapabiliyorsam ne kadar hak ediyorsam ya da hak ettiğimi düşünüyorsam, benim kadar yapabilecek bu davanın içerisine yetişmiş birçok arkadaşımız var. Tabi onların da il başkanı olmak ya da il başkanlığı yapabilmek gibi bir becerileri mutlaka var. Ve hakları da vardır. Ama şu anda mevcut bir adaylığını açıklayan ya da aday olmak isteyenin benim duyduğum kimse yok. Olursa da arkadaşımızın takdiridir. Ben tebrik ederim. Hayırlısı olur” diye konuştu.
“İL BAŞKANLARININ OLMAYIŞI DEZAVANTAJDIR”
Afyonkarahisar’da bazı siyasi partilerin halen il başkanlıklarının boş olmasının bir avantaj değil dezavantaj olduğunu belirten MHP Afyonkarahisar İl Başkanı Ahmet Kahveci, “Bizim teşkilatımız açısından bizim için bunun hiçbir önemi yok aslında. Diğer siyasi partilerin, il başkanlarının olup olmaması bizim açımızdan bir artıya dek sorarak değerlendirmiyoruz. Ama Afyon açısından bütün siyasi partilerin il başkanları olmalı ve kendi partilerinin dünya görüşlerini mutlaka vatandaşa iletmeliler. Çünkü Türkiye son zamanlarda hızlı bir siyasi değişim yaşıyor. Türkiye son zamanlarda partilerin bölündüğü, partilerden yeni partilerin çıktığı, siyasi gündemin çok hızlı değiştiği bir ortamda mutlaka bütün siyasi partilerin il başkanları en kısa sürede atanmalı. Ve Afyon için, Türkiye için, memleketimiz için söylemeleri gereken bir fikirleri varsa burada dile getirmeleri lazım” şeklinde konuştu.
YASAYA KARŞI ÇIKANLAR MADDELERİ OKUMAMIŞ
TBMM Genel Kurulunda kabul edilen Çerçeve Yasa konusunda eleştiride bulunanların yasanın maddelerini okumadıklarını ileri süren Başkan Kahveci, şunları söyledi:
“Öncelikle şuna bakmak lazım. Bu çerçeve yasaya karşı çıkan arkadaşlar muhtemelen 12 maddelik çerçeve yasayı okumamışlar. Yani 12 maddelik çerçeve yasayı okusalardı, kesinlikle bunun bir ülkeyi bölünmeye götüreceğini iddia edemezlerdi. Şimdi seçim bölgesinde tepkilere göre kendini şekillendirmek yerine arkadaşlar, seçim bölgelerinde seçmenin ne istediğini ve seçmenin kendilerini şekillendirmesi yerine, seçmene devletin ve milletin yararına olacak şeyi anlatabilmeleri gerekir aslında. Siyaset bu değil midir? Biz seçmeni manipüle etmeye çalışan bir grup var. Kesinlikle burada şu bilinmeli, ilk zamanlar bu terörsüz Türkiye açıklandığında ne söyleniyordu Kadir Bey? Terörist başı Abdullah Öcalan çıkacak, anayasanın ilk dört maddesi değişecek, vatandaşlık tanımı değişecek, ana dilde Kürtçe eğitim hakkı verilecek, özerklik verilecek gibi bir sürü mümkün olmayan, olması da ihtimali dahi olmayan konularla vatandaşın kafasını karıştırıldı öncelikle. Herkes biliyor, Abdullah Öcalan'ın o meclise gelemeyeceğini hepimiz biliyoruz. Ama bir konuyu anlatmak için ciddi bir ciddiyetini ortaya koymak ve konunun vahametinin vatandaş tarafından anlaşılması için söylenmiş bir sözle gerçekleşmemiş bir sözü aynı kefeye koyup da insanları manipüle etmeye çalışmak bu ülkeye en büyük ihanettir. Şimdi bakıyoruz, anayasanın ilk dört maddesi değişmiş mi? Sonuçta değişmedi. Özerklik geldi mi? Hayır. Toprak verdik mi? Ezanı mı indirdik? Ezanı mı dindirdik? Bayrağı mı indirdik? Toprak mı böldük verdik? Hiçbir şey. Abdullah Öcalan çıkmıyor. Abdullah Öcalan değil, Kandil'deki bu işi terör örgütünü yöneten, emir veren, teröre karışmış hiçbir üst düzey yönetici, 2005 öncesindeki hiçbir ceza almış hiçbir yönetici bu çerçeve yasadan faydalanamayacak. Buraya kadar hem fikir miyiz? Faydalanmayacak. 2005 yılında Türk Ceza Kanunu değiştiği için 2005 yılı burada dikkate alındı. Şimdi eğer bu ülkede şehit ve gazilerin hakları var, hukukları var, onlardan Allah razı olsun. Biz ve şehit ve gaziler ailemizi kesinlikle onları üzecek, kıracak hiçbir hareketin içinde olmayacağımızı söyledik. Bu şehitlerimizi biz niçin verdik? Ülke bölünmesin, ezan dinmesin, bayrak inmesin, ülkenin birliği, bütünlüğü için şehit verdik. Bugün 50 yıldır savaştığımız ve 50 yıldır ciddi mücadeleler verdiğimiz, şehitler verdiğimiz bir ülkemiz var. 50 yıldır bu terörle mücadele devam ediyor. 50 yılın sonunda terör örgütü ülke dışında hala Kuzey Irak'ta ve İran'ın bir kısmında, Suriye'de varlığını devam ettiriyor. Yani PKK terör örgütü burada var. Bitmiş değil. Şimdi PKK terör örgütünü biz tamamen ülkenin gündeminden çıkartalım. Bu memlekette şehit vermeyelim, analar ağlamasın, ülkemizin ekonomisi dağlara atılan bombalarla boşa gitmesin ve ülkede yeni bir kalkınma muamelesi başlasın, 50 yıllık ülkenin ayağındaki prangalardan kurtulalım diye böyle bir yola girildi. Ama bunun başlangıcında yine söylüyorum, kesinlikle o dönemde söylenen muhalefet ya da bu açılıma karşı çıkan siyasi partilerin söyledikleri hiçbir şey gerçekleşmedi. Öcalan serbest kalmayacak. Kandil'deki yöneticiler bu çerçeve yasadan faydalanamayacaklar. Bunların denetimli serbestlik var bunlara, sadece bu gruba bir denetimli serbestlik var. Burada bir af yok. Şimdi affedildiği zaman insanın sicili de temizlenir, serbest bir şekilde dolaşırlar.
Buradaki insanların ömrü boyunca sicilleri devam edecek. Bu teröre karışmamış, oradaki PKK'nın sempatizanı ya da yetiştirdiği ama hiçbir terör eylemine katılmamış insanların sicillerinde terör örgütü üyesi oldukları devam edecek. Bu 10 yıl içerisinde eğer yeniden bir herhangi bir kalkışma ya da herhangi bir terör örgütüyle bağlantılı, iltisaklı bir olaya karıştıkları zaman ceza çekmeye devam edecekler. Şimdi bunu karıştırmamak lazım. Burada terör örgütüne af yok. Terör örgütünün başındaki Abdullah Öcalan, İmralı'da yatmaya devam edecek. Kandil Dağı'ndakiler de cezasını çekecekler Türkiye'ye gelirlerse. 12 maddenin içerisinde üniter devlet yapısını bozacak, ülkemizin geleceğini, birliğini, dirliğini bozacak herhangi bir madde varsa onu söylesinler. Vatandaşın kafasını karıştırmamak lazım. Vatandaşın kafasına gelip terör örgütüne af çıkarttılar. Madde madde bu işi söyleyen arkadaşlar tek tek açıklasınlar. Vatandaşın karşısına çıkıp bak bu maddede bunu kastettiler. Bununla bunu yapılacak, bununla bu yapılacak gibi vatandaşı uyarmak zorundalar. Devlet zamanın akışına okuyabilen, tehlikeyi önceden görebilen ve bu fırsat varsa bu fırsatı da değerlendirebilen, milletin kaderini etkileyecek herhangi bir kötü durum varsa buna da önlem alabilen bir yapıda olmak zorunda değil midir?”
Bakmadan Geçme


