“On mahalle tekrar köy  statüsüne dönüştürülmeli”

“On mahalle tekrar köy statüsüne dönüştürülmeli”

İYİ Parti İl Başkanı Muhammed Mısırlıoğlu, köy statüsünden mahalleye dönüşen 10 yerleşim biriminin tekrar köy statüsüne dönüştürülmesi gerektiğini belirtti. Mısırlıoğlu, söz konusu yerleşim birimlerinin hiçbir yerden gerekli hizmeti alamadığını ileri sürdü

 

İYİ Parti Afyonkarahisar İl Başkanı Muhammed Mısırlıoğlu, dün öğlen partide basın toplantısı düzenledi.
“TERÖRİSTLERLE GÖRÜNTÜ
VERENLERİN VEKİLLİĞİ DÜŞÜRÜLMELİ”
Muhammed Mısırlıoğlu, önceki gün şehit olan asker Ayberk Soyutemiz ile vefat eden Afyonkarahisarlı MP Genel Başkanı Aykut Edibali’yi rahmetle andığını ifade etti. Teröristlerle görüntü veren tüm milletvekillerinin yargılanmaları gerektiğini söyleyen Mısırlıoğlu, “Terör örgütü PKK militanları ile fotoğraf çektiren HDP Milletvekili bayan olmak üzere hangi partinin Milletvekili olursa olsun terör örgütü militanları ile görüntü verenlerin tezkereleri TBMM’ne getirilmeli ve acilen Milletvekillikleri düşürülmelidir. Daha sonrada yüce Türk Mahkemelerinde yargılanmaları sağlanmalıdır. Bu kişi İYİ Parti Milletvekili dahi olsa Gazi Meclisimiz gereğini yapmalıdır. Genel Başkanımız Meral Akşener HDP Milletvekili Semra Güzel’in fezlekesine İYİ Partinin ‘evet’ oyu vereceğini açıklamıştır. İYİ Parti’nin tutumu her zaman terör, teröre yataklık, terörle, teröristle iltisak konularında açık ve nettir. ‘PKK ile masaya oturanların’ hakkında da fezleke hazırlanması gerekir. PKK ile masaya oturanlar, dün olumlu görünen her şey bugün olumsuz ise o zaman bu talimatları verenlerin de her birinin bir fezlekesi olması gerekiyor. O günün şartları öyleydi diye konu geçiştirilemez. Çadır mahkemeleri kurup, ‘megri’ şarkıları söyleyip, lahmacun ısmarlayan valiler, hemde tam 29 Ekim’de ABD bayraklarıyla geçen peşmergeler, şimdi gelelim bugüne Semra Güzel milletvekilinin fezlekesi Gazi Meclise gelecek. Bir kez daha altını çizerek söylüyorum. Partimin tutumu teröre yataklık konularında açık ve nettir. PKK ile masaya oturanların her birinin fezlekesinin TBMM’ye gelmesi gerekiyor. Onlar getirmezse İYİ Parti getirecektir.” dedi.
“MESELE TÜRKİYE MESELESİDİR”
Ekonomi hakkında görüşlerini açıklayan Mısırlıoğlu, “Ülke yangın yeri. Mesele ben meselesi değil, mesele Türkiye. Bu gün yorulmuş ve ömrünü tamamlamış bir hükümet var. Türkiye’nin acilen normalleşmesi lazımdır. Bunu; kırıp dökmeden güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçirecek bir Cumhurbaşkanı adayı ile gerçekleştirebiliriz. Bu gün ülkemizde yaşanan ekonomik kriz, yaşanan derin yoksulluk ve hayat pahalılığı maalesef acı bir gerçektir. 2022 yılında milletimiz ekmek kuyruklarında beklerken, Ankara’daki saraya 470 milyon TL, diğer şehirlerdeki saraylara 220 milyon TL ödendi. Yazıktır, günahtır. Çiftçi artan fiyatlar yüzünden tarlasına gübre atamasın; devlet de gitsin zenginin parasına kur garantisi versin. Kur koruma maliyeti en az 12,5 milyar. Yaşadığımız enflasyonun sadece dörtte biri dış dünyadan kaynaklanıyor. Kalan dörtte üçü AKP iktidarının beceriksiz yönetimin sonucudur. Çocuğundan aldığı 50 lirayla geçinen adamı ‘açım’ dedi diye polisle sustur. Devletin ajansının kamerasını açtır, iki büklüm konuştur. Videonun işine gelen kısmını paylaş, adamı suçla, takibe al. Kırdığınız, ezdiğiniz, incittiğiniz herkes için sandık hesap vereceksiniz.” diye konuştu.
“SORUNLARI MİLLET İTTİFAKI ÇÖZECEK”
“Tutarsız, şaşkın ne yaptığını bilmeyen, ülkede neler olduğundan habersiz olan ‘topal ördek’ AK Parti iktidarı, 24 saat geçmeden havayolu seyahatlerinde PCR kararını değiştirdi.” diyen Mısırlıoğlu, “İktidar aşısız vatandaşların PCR testi yaptırma zorunluluğunu kaldırdı. 24 saat geçmeden geri koydu. IBAN yolu ile alamadıkları parayı elektrik ve doğal gaz faturaları ile tahsil ediyorlar. Sorunları yaratanlar sorunları çözemezler, sorunları çözecek olan İYİ Parti’dir. Millet İttifakıdır.” şeklinde konuştu.
“İYİ PARTİ SIKINTILARI ÇÖZMEYE KADROLARIYLA HAZIR”
İYİ Parti’nin iktidara gelmesiyle birlikte yapacaklarını anlatan Mısırlıoğlu, “İYİ Parti olarak en başta hakkı tesis edeceğiz. Mazluma huzur veren, hırsıza zalime korku salan devlet oluşturacağız. Hiçbir haksızlık kimsenin yanına kar kalmayacak. Adaletin elindeki, ayağındaki prangayı söküp atacağız. Gecikmeden şaşmaz şekilde uygulayacağız. Zenginlikte eşitlenen, mutlulukta birleşen, huzurla güçlenen Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz. 20 yıldır yönetip sıkıntıların sebebi olanlar, sıkıntı çözmekten söz ediyor. Çözmenin tek yolu var, getirin sandığı. İYİ parti projeleriyle, kadrolarıyla hazırdır.” ifadelerine yer verdi.
“İNSANLIK DIŞI OLAYLARLA
AFYON’UN ADI ANILMASIN”
Afyonkarahisar Belediye görevlileri tarafından Saadet Köyü yakınlarında sokak köpeklerinin ölüme terk edildiği iddiasına değinen Mısırlıoğlu şu ifadeleri kullandı: “Saadet Köyü’nde ve yakın çevrede oturanlar tarafından, Afyon Belediyesi görevlileri tarafından bırakıldığı bilgisi bize gelmiştir. Vatandaşlarımız ‘Köpekler bırakıldıktan bir süre sonra tuhaf bir şekilde çırpınarak hayatlarını yitirdiler.’ demişlerdir. Bu söylem üzerine bizde bölgede inceleme yaptık. Köpeklerin durumu içler acısıydı. Bu durumu geçtiğimiz hafta basın toplantısında sizlerle paylaştık. Biz doğal olarak köpekler oraya bırakılırken orada değildik. Biz vatandaşımızın bize aktardığını sizlere anlattık. Vatandaşlarımız köpeklerin Afyon Belediyesi tarafından bırakıldığını söylüyor. Biz bize anlatılan olayları, Sayın Mehmet Zeybek’in konuyu araştırıp, sorumlularından bu yapılanın hesabının sorulmasını istedik. Bunlar çirkin ve insanlık dışı olaylar. Biz bu insanlık dışı olaylarla Afyonkarahisar’ın adının anılmasını istemiyoruz. Karıncaya bile can veremediğimiz ortamda bir yığın köpeği ölüme terk etmek bir insanlık dışı olaydır. Bizim basın toplantısındaki ifadelerimiz Belediyemizi kötülemek karalamak değil olayın sorumluları hakkında gereğinin yapılmasını istemektir. Fakat Sayın Mehmet Zeybek olayı tamamen saptırarak efendim ‘ispat edin’ diyerek kendisini ve yetkilileri savunur bir tutum içerisine girmiştir. Bu tutum bir Belediye Başkanına yakışmayacak bir tutumdur. Kendisi olayın sorumlularından hesap sormakla mükelleftir. Afyonkarahisar’ın Şehr-ül Emin’i olarak canlı cansız her türlü mahlûkattan kendisi sorumludur. Biz ona bunu hatırlatmak istedik.”
“VAHİM İDDİALAR VAR”
Sokak hayvanlarına yönelik kısırlaştırma işleminin layıkıyla yapılmadığı iddiasına değinen Mısırlıoğlu şunları kaydetti: “Şehrimizde mobil bir araçla Belediye adına veterinerlik hizmeti veren ev sokak hayvanlarını kısırlaştırmak görevinin layıkıyla yerine getirilmediği iddiasıda bulunmaktadır. Bazı hayvanların kısırlaştırma yapılmadan kısırlaştırma yapılmış gibi bırakıldığı söylenmektedir. Bu konuda vatandaşlarımızdan gelen video ve resimler mevcut. Siz değerli basınımıza bu görüntüleri vereceğiz. Bunlar çok vahim olaylardır. Bu konuda Belediyemizin dikkatini çekmek istiyoruz. Biz bu bilgileri hatırlatmakla mükellefiz.”
“KÜÇÜKÇOBANLI MAHALLE Mİ KÖY MÜ?”
2014 yılında il merkezine bağlı 10 köyün, mahalle statüsüne dönüştürüldüğünü hatırlatan Mısırlıoğlu şunları söyledi: “Bu süreçte köy muhtarlıklarının varlıkları da Afyonkarahisar Belediyesi’ne devredilmişti. Vatandaşlar tarafından Yargıtay’a yapılan itirazda köylerin köy niteliklerinin sürmesi gerektiği belirtilerek yürütmenin durdurulması talep edildi. Yargıtay vatandaşın itirazını haklı bularak ‘mahalleye dönüşme kararı’nın yürütmesinin durdurulmasına karar verdi. Danıştay köylerimizin mahalle olması karanının hukuksuz olduğunu açıkladı ve bu yönde karar verdi. Köylerin mahalleye dönüştürülmesiyle birlikte köy tüzel kişiliğinin ortak mallarının, meralarının mülkiyeti Belediye’ye geçti. Belediye bazı taşınmazları sattı. Emlak vergisi muafiyeti kaldırıldı. Çevre temizlik vergisi köylüleri de kapsar hale geldi. Bu uygulanmayan karar tam bir hukuksuzluk örneğidir ve İçişleri Bakanlığında bekletilmekte ve engellenmektedir. Bu hukuk tanımaz durum vatandaşlarımızın Küçükçobanlı’nın köy mü mahallemi olduğu konusunda ikilemde kalmasına neden olmuştur. Köy olduklarını dikkate alsalar ellerinde köy tüzel kişiliğinin olmadığı, mahalle adına yapmak istedikleri her hangi bir şey, örneğin inşaattı, evdi, ahırdı ve benzeri yapmak istedikleri işlerinde mahalle statüsünde olmaları nedeniyle nereye başvursalar ortada kalmaktadırlar. Bir karasızlık bir yetkisizlikle karşılaştıkları ve sonucunun ne olacağı bilinmeyen bir hukuksuzluk yaşanmaktadır. Bunun derhal ivedilikle giderilmesi ve buna bağlı olarak ta dokuz tane daha aynı durumda olan mahallelerin köye dönüştürülmesi talepleri dikkate alınmamaktadır.”
“KÖY HALKININ
KADERİYLE OYNADILAR”
Mısırlıoğlu mahalle statüsünden tekrar köy statüsüne dönen köylerle ilgili değerlendirmesinde şöyle konuştu: “Bu yerlerde de ciddi yatırımlar yapılmaktadır. Yarın bu mahallerin köy statüsüne dönmesiyle yapılanların sonucunun ne olacağı meçhuldür. Afyonkarahisar Belediye seçimlerinin sırf AKP’nin kazanmasıyla ilgili bu köyleri mahalleye dönüştürüp şehrin mahallesine dönüştürenler, kazanmış olmalarına rağmen seçimin şaibeli bir seçim olduğu 2018 yılında bu Küçükçobanlı köyünün itirazını dikkate alarak mahkemenin yürütmeyi durdurma kararını vermesine rağmen bu yürütmeyi durdurma kararının uygulanmadığı görülmüştür. 2019 yerel seçimlerinde yapılan seçmen oyları hangi partiye verilirse verilsin sonucu etkileyecek niteliktedir. Bu on yerleşim yeri mahalle statüsünden köy statüsüne dönüştürüldüğünde Afyon Belediye seçimleri resmiyetini yitirmiş olmakla kalmaz. Seçim iptaline kadar giden bir süreç başlar. Bu hukuksuzluğu yaşatanlar kendi menfaat ve çıkarlarını seçim meydanlarında seçimi kazanmak adına o köylerde yaşayan insanlarımızın kaderiyle oynamışlardır.”
“VATANDAŞ YETERİNCE HİZMET ALAMIYOR”
Muhammed Mısırlıoğlu sözlerini şöyle devam etti: “Bir diğer konu köylerimiz mahalle olmasına rağmen yeteri hizmeti alamamaktır. Vatandaşlarımız ne Belediye’den nede İl Özel İdaresi’nden yeterince hizmet alamamaktadır. Bu mahallelerin muhtarları dışlanmakta ve talepleri görmezden gelinmektedir. Acilen mahkeme kararı uygulanmalı ve mahallelerimiz yeniden köy statüsüne dönüştürülmelidir. Vatandaşlarımızın bu sesine başta İçişleri Bakanımız, Sayın Valimiz hassasiyet gösterip gereğini yapmalıdır. Küçükçobanlı 2014 yılında köy halkı bir araya gelerek köylerine bir ortaokul yapmaya karar verdiler. Kaba inşaatını vatandaşlarımız yaptırdı ve Milli Eğitime verdiler. Okulun kaba inşaatı için yaklaşık 300 milyar borçlanıldı. Köy statüsünden mahalle statüsüne dönülmesiyle bu borç ortada kaldı. Vatandaşlar dönemin Belediyesi tarafından bu borcu ödemek amacıyla bir tarla ve iki arsanın satıldığını ifade ediyorlar. Tarlanın yaklaşık bir milyon iki yüz, arsaların ise 200 bin lirayı aşan bir bedelle satılmasına rağmen okulu yapan firmaya ödenmesi gereken miktarın ödenmemiştir. Borç ortada kaldı. Firma alacağı için mahkemeye başvurdu. Mahkeme süreci işliyor. Köyümüzü daha iyi hizmet gelecek diye mahalleye dönüştürenler, köyümüzün arazilerine kondular. Bu okulda onlarca yavrumuz okuyor. Bu borcu Belediye bir an önce ödemelidir.” >> Ş. Cüneyt BURSALIOĞLU’nun Haberi

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi