Yeni Parti Afyon Heyetinden Gündem Oluşturacak Açıklamalar
Özgür Özel'in liderliğinde kurulan Yeni Parti'nin Afyonkarahisar kadrosunun öncüleri, Gazeteniz Kocatepe'yi ziyaret etti. Yeni Parti heyeti, partinin durumundan, Belediye Başkanı Burcu Köksal'ın tutumuna kadar pek çok konuda görüşlerini dile getirdi
Cumhuriyet Halk Partisi’ndeki ‘mutlak butlan’ kararının ardından Özgür Özel liderliğinde kurulan Yeni Parti’ye geçen CHP’nin son Afyonkarahisar İl Başkanı Hasan Karadeniz, Afyonkarahisar Belediye Meclisi Yeni Parti Grup Başkanı Dr. M. Kemal Demirkırkan, CHP’nin son Afyonkarahisar Merkez İlçe Başkanı Av. Betül Kayabaşı ile İl Sekreteri Nurullah Önder, Gazeteniz Kocatepe’yi ziyaret etti.
“PARTİ İÇİ TOPLANTILARDA DİLE GETİRDİK”
Kocatepe Gazetesi Sahibi Sezer Küçükkurt, Yazı İşleri Müdürü Burak Aydın, İdari İşler Müdürü Ş. Cüneyt Bursalıoğlu; www.kocatepegazetesi com Yazı İşleri Müdürü Burcu Aydın ve muhabir Murat Arısoy ile sohbet eden Yeni Parti heyeti, Kocatepe Gazetesi’nin tarafsız yayın politikasını önemli bulduklarını belirterek Kocatepe Gazetesi’nin geçmişte yaşadığı haksızlıkları da parti içi toplantılarda dile getirdiklerini kaydetti.
“YENİ PARTİ İLE YOLUMUZA DEVAM EDECEĞİZ”
Yeni Parti Afyonkarahisar İl Başkanı olmasına kesin gözüyle bakılan Hasan Karadeniz, Yeni Parti’nin Afyonkarahisar’daki çalışmaları hakkında bilgi verdi. Karadeniz, şu ayrıntıları anlattı:
“Geçen hafta salı günü grup toplantısında Genel Başkanımız Özgür Özel, Yeni Parti'nin kuruluşunu açıkladı. Çok duygusal, güzel bir konuşmaydı; bence tarihî bir konuşmaydı. O sürece nasıl gelindiğini de anlattı. Butlan kararı çıktıktan sonra Genel Başkanımız, parti içinde mücadele edip Cumhuriyet Halk Partisi'ni tekrar kazanmak için gerçekten büyük bir mücadele verdi. Vatandaştan gelen tepkilere rağmen, ‘olağanüstü kurultaya gitmeyecek, niçin ısrar ediyorsunuz, yeni partinizi kurun’ diye halktan gelen talepleri çok net gördük. Nerede mi gördük? Denizli mitinginde, Burdur'da, Niğde'de, Adana'da, Antep'te, Karadeniz tarafında… Bu süreçte Genel Başkanımız, vatandaşın nabzını tutmak için bölge bölge illeri gezdi. Sadece otobüsün üzerinden miting yapmadı; çarşıyı, pazarı, kahveyi, esnafı, tarlayı, her tarafı dolaştı. Bunların ikisine ben de bizzat katıldım; hakikaten vatandaşta çok yoğun bir talep var. Hep denir ya, ‘Cumhuriyet Halk Partisi kırsalda zayıftır, oy oranı düşüktür’ diye. Ama o görüntüler bize şunu gösterdi: Halktan, tabandan bu yeni parti kuruluşu için aşırı bir talep var. Bu süreç yaklaşık iki ay sürdü. Olağanüstü kurultaya gidebilmek için kurultay delegelerinden noter dilekçeleri alındı; geriye 1250 civarı delege kalmıştı, istifalar, ölümler, ayrılışlar yaşandı. Olağanüstü kurultay başvurusu yapıldı; ama tüzüğümüze göre kırk beş günlük bir süre vardı, ne yazık ki atanan yönetim tüzüğü dinlemedi. Ardından Yargıtay'a tedbir kararının kaldırılması için bir başvuru yapılmıştı; en azından adli tatilden önce bir karar çıkma ihtimaline karşı onun sonucu beklendi. Parti meclisimiz 60 kişilik. Tüzük gereği bu sayı üçte birin altına düştüğünde olağanüstü kurultaya gidilmesi gerekiyor. 28 kişiye düşmesine rağmen ne yazık ki atanan yönetim bunu da tanımadı. Gelinen son noktada bize başka bir yol bırakılmadı ve Yeni Parti'nin kuruluşu açıklandı. 3-5 gün içinde başvurusu yapıldı, şu anda illerde atamalar aşamasındayız. Şu ana kadar 40-44 ile yakın kurucu il başkanı atandı; onlar da iki üç gün içinde ilçe başkanlarını ve ilçe yönetimlerini hazırlayıp genel merkeze sundu. Şu anda parti kuruluşuna Yargıtay onayı beklendiği için resmî üye kayıtları henüz başlayamadı. Hedefimiz üç ay içinde kurultaya gitmek; kurultaydan sonra da altı ay geçince normal seçimlere katılma hakkını parti olarak kazanacağız. Şu anda bulunduğumuz nokta bu. Afyonkarahisar için şu ana kadar atama yapılmadı; biz ilk ataması yapılacak illerden biri olacağımızı düşünüyorduk. Genel Başkanımızın kamuoyuna yansıyan açıklamalarını sizler de takip ettiniz: butlan kararı çıktıktan bugüne kadar hiçbir zaman zikzak yapmadan, her aşamada yanımızda durdu ve bu sürece destek verdi. Biz de yetmiş dört ildeki mevcut il ve ilçe yönetimlerimizle birlikte Yeni Parti'de yolumuza devam edeceğiz. Özel sebeplerden veya bazı yerlerin kendine has durumundan dolayı yönetimlerde ufak tefek değişiklikler olabilir; onun dışında bu şekilde devam edilecek.”
“YENİ PARTİ İÇİN TELEFONLARIMIZ SUSMUYOR”
Hasan Karadeniz, Afyonkarahisar’da Yeni Parti’ye halkın büyük ilgisinin olduğunu belirterek “Telefonlarımız susmuyor. Partiden istifa etmek isteyenler, özellikle yaşlı üyelerimiz, yeni partiye ne zaman üye kayıtlarının başlayacağını sormak için hem partiye gelip gidiyor hem de sürekli telefonla arıyor. Resmî üye kayıtları henüz başlayamadığı için biz de o noktada bekliyoruz. Özellikle şunu belirtmek isterim: Geçen hafta çarşamba günü, tüm Türkiye'de görevden alınmamış olan il başkanları, il yönetimleri, ilçe başkanları, ilçe yönetimleri ve ilgilenen belediye meclis üyeleri toplu olarak istifa edip Yeni Parti'ye geçiş takvimlerini açıklayacaklardı. Afyonkarahisar olarak şunu net söyleyebilirim: İl başkanlığımız ve merkez ilçe başkanlığımız zaten bir ay önce atanan yönetim tarafından görevden alınmıştı, ama diğer ilçe başkanlarımızın tamamı görevdeydi. O çarşamba günü biz toplu olarak, firesiz istifa ettik: On yedi ilçe başkanımız ve ilçe yönetimlerimiz, dokuz il genel meclis üyemizin tamamı, dört belediye başkanımız ve belediye meclis üyelerimiz — özellikle Afyonkarahisar belediye meclis üyelerimiz — o gün toplu olarak istifa açıklamalarını yaptı ve Yeni Parti'ye toplu geçişimizi duyurduk. Bu konuda Afyonkarahisar'ın diğer illere göre daha avantajlı olduğunu düşünüyorum. Çünkü bazı illerde belediye başkanlarının istifa etmemesi yönünde Genel Başkanımızın ‘acele etmeyin, meclisteki çoğunluk-azınlık dengesini bozmadan, dengeli bir şekilde götürün’ yönünde bir yaklaşımı vardı. Ayrıca Afyonkarahisar olarak şu yönden de şanslıyız: Butlan kararı çıktıktan sonra tüm örgütümüzle, önceki dönem ve görevdeki ilçe başkanlarımızla geniş kapsamlı toplantılar yaptık. Bugüne kadar atanan yönetimi kabul edebilecek tek bir kişi çıkmadı; herkes net biçimde tavrını koydu ve bu butlan kararını tanımayacaklarını, görev teklif edilse dahi kabul etmeyeceklerini beyan etti. Bizim görevden alınmamızın üzerinden aşağı yukarı bir ay geçti; atanan yönetim hâlâ yerimize bir isim bulamadı. Birçok kişiye, hiç tahmin etmediğimiz isimlere bile teklif götürülüyor ama kimse kabul etmiyor. Bu durumdan da onur duyuyorum” ifadelerini kullandı.
“CHP’NİN HANGİ İMKANINI KULLANMIŞIZ?”
“CHP'nin imkânlarını kullanarak Yeni Parti'nin propagandasını yaptığınız yönündeki eleştirilere ne dersiniz” sorusuna da yanıt veren Hasan Karadeniz, “Açıkçası bunu çok dikkate almıyorum. Hangi imkânı kullanmışız? İstifa ettiğimiz gün, evet biz zaten görevden alınmıştık ama orada on sekiz ilçe başkanımız hâlâ CHP'nin ilçe başkanıydı, yönetimleri hâlâ ilçe yönetimiydi; belediye meclis üyelerimiz de hâlâ CHP üyesiydi. O gün orada toplanıp "istifa ediyoruz, farklı bir yere geçiyoruz" demekten daha doğal ne olabilir? Yani neyimizi kullanmışız, anlamıyorum” dedi.
“İL BİNASI ŞEHİR MERKEZİNDE”
Hasan Karadeniz, “İl başkanlığı için bir bina çalışması var mı?” sorusuna da şöyle cevap verdi:
“Evet, biz aşağı yukarı 15-20 gündür, parti resmen kurulmadan önce bu aramaya başlamıştık; süreç biraz daha uzasaydı "özel bir iletişim ofisi" adıyla açacaktık. Parti kuruluşu açıklandıktan sonra artık resmî olarak il ve ilçe başkanlığı için uygun bir yer arıyoruz, birçok yere baktık. Merkezde olacak. Yeni kurulan bir parti olarak hiçbir hazine yardımı almıyoruz, gelirimiz yok. Bunu tamamen Afyonkarahisar'daki üyelerimizin imkânlarıyla, seçimlere kadar kendi imkânlarımızla karşılayacağız. Yer yine şehir merkezine yakın bir bölgede olacak. Aslında toplu istifadan on gün kadar önce yerimizi tutup istifanın ardından oraya bir yürüyüş planlıyorduk; ama partinin resmî kuruluş süreci tam tamamlanmadığı için kontratı yapamadık, bu yüzden bir gecikme oldu; atamaların gecikmesi de bu aksaklıktan kaynaklandı” dedi.
“EN AZ ÜÇ MİLLETVEKİLİ İSTİYORUZ”
Yeni Parti İl Başkanlığı ve Afyonkarahisar’daki milletvekilliği sayısı hakkındaki soruları da yanıtlayan Hasan Karadeniz, şöyle konuştu:
“En az üç milletvekili hedefliyoruz. Şu anda parti daha kurulmadan yapılan anketlerde bile, ‘Özgür Özel'in kuracağı partiye ne kadar oy verirsiniz’, ‘Kılıçdaroğlu yönetimindeki CHP ne kadar oy alır’ sorularına verilen cevaplarda, yansız ve tarafsız yapılan pek çok ankette, parti ismi daha açıklanmadan bile AKP'nin altı-yedi puan önünde, yüzde otuz dört civarında oy çıkıyor. Süreç tamamlanıp parti resmen kurulduğunda ve yola çıkıldığında bu oranın rahatlıkla yüzde kırklara çıkabileceğini düşünüyoruz. Afyonkarahisar'da da üç milletvekili hedefimizi yakalayacağımıza inanıyorum. Yeter ki parti içindeki birlik ve beraberliği bozmayalım, birbirimize düşmeyelim ve herkes kişisel hesaplar için değil, parti için çalışmaya devam etsin.
İl Başkanlığı konusu biraz önce söylediğim gibi, bu tamamen Genel Merkezimizin ve Genel Başkanımızın takdirinde. Aksi bir şey olur mu bilemem tabii; bir iki gün içinde bir görevlendirme açıklanacağını da düşünmüyorum. Ama böyle bir ihtimale de vermiyorum; öyle bir şey olursa da ben parti için çalışmaya devam edeceğim.”
“BELEDİYE KREŞİNE YÜZDE 100 ZAM”
Afyonkarahisar Belediye Meclisi Yeni Parti Grup Başkanı Dr. M. Kemal Demirkırkan ise Belediye Meclisi’nin çalışma usulü ile ilgili itirazlarını gündeme getirdi. “Özellikle son dönemde belediye meclisinin çalışma usulüyle ilgili tartışmalar gündeme geldi; 2024'ten bu yana neredeyse her meclis toplantısında bir olay, bir kavga, bir gerginlik yaşanıyor. Bunun sebebi nedir? Özellikle usul konusunda Ramazan Bey'in, ‘her maddede lehte ve aleyhte konuşma hakkı istiyoruz’ yönünde bir itirazı olmuştu. Bu konuda sıkıntı mı yaşanıyor?” sorusuna şöyle cevap verdi:
“Elbette sıkıntı yaşanıyor; bu bugünün meselesi de değil, yerleşmiş içtihatlar var. Belediye Meclisleri ve İl Genel Meclisleri bu konuda çok hassas davranmıyor; bizim dönemimizden beri de aslında biraz bu şekilde gidiyor. Ama sanki Burcu Köksal'ın yönetim tarzı da bunu biraz daha getiriyor: Ben dedim, oldu, böyle olacak anlayışı. Çoğunluğun her istediğinin doğru olduğu anlayışı aslında doğru değil; demokrasiyi biz nasıl tanımlıyoruz? Azınlığın haklarını koruma rejimi olarak, çoğunluğun söylediği değil. O yüzden aslında çok fazla bir şey de istenmiyor. Mecliste zaten 40-50 madde oluyor; bunların üzerinde tartışılması gereken belki 5-7 tanesi var, geri kalanı plaka işleri, rutin imar işleri, belediyenin rutin işleri; onlarda zaten tartışılacak bir şey yok, orada sıkıntı da olmuyor. Ama bazı maddeler var ki üzerine gerçekten düşmek, olur ya da olmaz tartışmak ve vatandaşı da bilgilendirmek gerekiyor. Bu fırsat verilmediğinde vatandaş da bilgilenemiyor. Örneğin Ramazan Başkanımız o gün şunu söyleyecekti: Bizim bir kreşimiz var; Aralık ayında ücreti 7.500 liraydı, ardından 10.500 liraya zam yapıldı. Burcu Başkan bir de ‘10.500 çok’ deyip 500 lirasını kendisi indirerek 10.000 liraya çekti ve bu kabul edildi. Şimdi Ağustos meclisinde yeniden 150 lira daha zam yapılıp 15.000 liraya çıkarılıyor. Yani Aralık'ta 7.500 lira olan ücret Ağustos'ta 15.000 liraya çıktı; bu yüzde yüzlük bir zam demek. Biz iktidara gelirken ne demiştik? Cumhuriyet Halk Partisi sosyal belediyecilik yapacak, kadınlara ve çocuklara sahip çıkacak, çalışan kadınların haklarını koruyacak, demiştik; kreş de bunun bir parçası. Altı ayda TEFE-TÜFE oranına göre zam yapılabilir, gider arttı, enflasyon var, bunu anlarız; ama en azından bunu vatandaşımıza duyurmamız, anlatmamız lazım. Bunu söyleyemedik. Bu tür konuların tartışılması lazım ki biz belediye meclisi üyeleri olarak doğrusunu yapalım; bu olmadı. İlk toplantıda meclisi, bizden bağımsıza geçen arkadaşımız Gökhan Günal yönetti. O gün bana karşı da "şimdi konuşmayın" tavırları oluyordu; Burcu Başkan'dan mesaj geliyor, ona bakılarak yönlendiriliyor, kâğıt götürülüp ‘sonra konuşun, sonra konuşacaksınız’ deniyor. Şimdi düşünün: Cumhuriyet tarihinde Afyonkarahisar'da yetmiş yıl sonra ilk kez bir kadın belediye başkanı, Cumhuriyet Halk Partisi'nden seçilmişken istifa edip AKP'ye geçti. Biz CHP'li bir üye olarak, CHP'liler olarak bunu eleştirmeyecek miyiz? Orada bir iki söz söyleyeceğiz, bunda bir mahzur yok; ama ‘konuşamazsınız’ deniyor. Biz demokratik açılımdan yanayız; güzelce konuşup derdimizi anlatmaya, insanların derdine çare bulmaya çalışıyoruz. Bir kavganın, dövüşün içinde değiliz. Burcu Başkan istifa ettiğinde belediyenin önünde otobüslerle mitingler yapıldı, defalarca basın açıklaması yapıldı; alkolle ilgili bir dernek dahi orada miting düzenledi, onlara serbest. Biz belediye meclis üyeleriyiz, seçilmiş elli altı bin oy almış üyeler olarak; vatandaşları bile çağırmadan sadece belediye meclis üyelerimiz, il başkanımız ve başkan yardımcımızla, on beş-on altı kişilik bir grupla yukarıda söyleyemediklerimizi aşağıda söylemek istedik, buna dahi emniyet izin vermedi; belediye zabıtası arkadaşlarımız orada bizi gözetledi. Dün kardeş dediğimiz insanlar bugün bizi izliyor; hoş şeyler değil, bunların yaşanmasını istemiyoruz. Ama şunu da net söyledim: Buna pabuç bırakmayacağız. Bu ülkede demokrasi ve gerçek bir belediye meclisi isteniyorsa, bunun bir bedeli varsa, biz bu bedeli ödemeye hazırız. İstediğimiz çok fazla bir şey değil: İki çift laf edelim, derdimizi anlatalım; beğenirsiniz ya da beğenmezsiniz, ama buna saygı göstermek zorundasınız. Bundan sonrasını birlikte göreceğiz; daha güzel günlerde, kavgasız dövüşsüz meclislerde Afyonkarahisar'ı daha ileriye götürelim istiyoruz. Şu anda oturup kentsel dönüşümle ilgili neler önerebileceğimizi çalışıyoruz; bunu meclis kürsüsünde, bütün basın mensupları oradayken anlatamayacaksak, nerede anlatalım — Zafer Meydanı'nda mı? Vatandaş nezdinde ‘Bu Belediye Meclisi ne işe yarıyor’ sorusunun muhatabı oluyoruz. Biz bunun için elimizden geleni yapıyoruz; belediyemizdeki arkadaşlarımız da daha sıkı çalışmaya başladı. İnşallah bundan sonra farkımızı göstereceğiz; Yeni Parti'de, yeni bir siyaset anlayışıyla daha güzel politikalar üreteceğimizi düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
KÖKSAL’A TOTALİTER REJİM ELEŞTİRİSİ
Yeni Parti heyeti, ziyaretin son bölümünde ise Afyonkarahisar Belediye Başkanı Av. Burcu Köksal ile ilgili görüşlerini Kocatepe Gazetesi aracılığıyla kamuoyu ile paylaştı. Yeni Parti Afyonkarahisar Kurucu İl Başkanı olmasına kesin gözüyle bakılan Hasan Karadeniz, şöyle konuştu:
“Maalesef totaliter bir rejime doğru giden uygulamaları kabul etmemiz mümkün değil. ‘CHP'deyken de tarz aynıydı, şimdi AKP'ye geçince mi eleştirmeye başladınız’ denilebilir; ama şimdi bir tık daha fazla sertleşmeye başladı. Burcu Başkan'ın, o seçimi kazanmasında oradaki on altı belediye meclis üyesinin katkısını unutmaması lazım; insanda ahde vefa olması gerekir. O gün söz alan grup sözcümüz Ramazan Bey, Allah uzun ömür versin, kendisinin babası yaşında ve yanında staj yapmış, üstadı olan bir kişi; biraz daha saygılı, biraz daha mütevazı bir yaklaşım göstermesi lazım. Maalesef Burcu Başkan, AKP'ye geçtikten sonra eski partisine acımasızca yüklenmeye başladı; özellikle çalışanlar üzerinden çok ağır bir baskı uyguluyor. Afyonkarahisar İradesi'ne sahip çıkıp eylemlere katılan insanlar kayda alınıp sonrasında işten çıkarmayla tehdit edildi. Geldiğimiz noktada, yönetim kurulumuzdan iki kişi Afyonkarahisar Belediyesi'nde çalışıyordu; maalesef tazminatsız şekilde işlerine son verildi. Yine yönetimimizde bir arkadaşımızın kızı orada çalışıyordu, onun da işine son verildi. Belediye meclis üyelerimize yakın iki üç kişinin daha işine son verildi. Bir de emekli hobi bahçeleri konusu var. Emekli olan herkes hobi bahçesi alabiliyor; ama görünen o ki, belediye meclis üyesi olduğu için sözleşmesi ya da tahsisi iptal edildi. İki kez sözleşme imzalanmış bir arkadaşımızın hobi bahçesinin bu şekilde iptal edilmesi bizi gerçekten üzüyor, acı veriyor. Son olarak, belediyede çalışan bir arkadaşımızın kızı, babası apartman görevlisi olan biri, partimize gelen misafirler arasında tesadüfen bulundu; kızı partiyle hiçbir ilgisi olmadığı hâlde, sırf babası orada görüldü diye ertesi gün işine son verildi. Bir kişinin anlattığına göre, insan kaynaklarından arandığını, işine son verildiğini, ertesi gün imza atması gerektiğini söylediklerini ve ‘Özgür Özel size iş bulur’ dendiğini iddia ediyor; tabii ki bunu ben duymadım, doğrulayamam. Ama bu noktaya gelinmemesi lazım; bu kadar acımasız, bu kadar vicdansız olunmamalı. Afyonkarahisar halkının, hatta AKP seçmeninin dahi bunu olumlu karşılayacağını sanmıyorum. Çok etkili görevlerdeki insanların görev yeri değiştirilebilir, daha pasif bir göreve alınabilir denebilir; ama benim bahsettiğim kişilerin hepsi park-bahçelerde, kafelerde emeğiyle çalışan sıradan insanlar.”
İŞTEN ÇIKARILANLAR HAKKINDA DEĞERLENDİRME
Kocatepe Gazetesi mensuplarının “31 Mart 2024 seçimlerinden sonra da benzer bir tablo yaşanmıştı; Burcu Köksal'ın CHP'li olarak kadrolaşıp AK Parti'ye yakın yaklaşık 300 personelin işine son verdiği yönünde iddialar vardı. Sanki bir devir-daim yaşanıyor gibi…” hatırlatması üzerine Hasan Karadeniz, “Hayır, o dönemde durum farklıydı. Belediye üç dönem AKP tarafından yönetilmişti; sadece Afyonkarahisar Belediyesi'nde değil, diğer belediyelerde de iktidar değiştiğinde benzer haberler basına yansırdı. Kimi bankamatik memuru konumundaki çalışanlar ya da farklı bir partiden bir belediye başkanıyla çalışmak istemeyenler kendileri ayrılmış olabilir. O dönemde işten ayrılanların sayısını bilmiyorum; belki işten çıkarılanlar da olmuştur, ama bunun genelinin, mevcut pozisyonunu beğenmeyip kendi isteğiyle ayrılanlardan kaynaklandığını düşünüyorum” dedi.
Afyonkarahisar Belediye Meclisi Yeni Parti Grup Başkanı Dr. M. Kemal Demirkırkan da “Orada şöyle bir durum vardı: Park ve Bahçeler Müdürlüğü’nde daha önce İŞKUR üzerinden dokuz ay süreyle sözleşmeli personel alınıyordu. Dokuz ay dolduğunda sözleşme bitiyor, kişi işten ayrılıyor, yerine yenisi alınıyordu. O dönemde işten çıkan arkadaşlar oldu; bunların hangi partiden olduğunu bilmiyoruz, zaten sözleşmeleri sona ermişti. Yerlerine alınanlar da ilk etapta kura ile belirleniyordu; bu biraz da İŞKUR'un çalışma prensipleriyle ilgiliydi. Sonradan bu uygulama değiştirildi ve sürekli sözleşmeli istihdama geçildi” ifadelerini kullandı.
“KÖKSAL’A YENİ PARTİ KAPISI KAPALI”
“Afyonkarahisar sevdası ve memleket için, Sayın Köksal'a Yeni Parti olarak yeniden kapı açar mısınız?” sorusuna ise Hasan Karadeniz şöyle cevap verdi:
“Örgütümüz adına söylüyorum: Hiçbir partilimiz, hiçbir üyemiz o geri dönüşü kabul etmez. Çünkü onun AKP'ye geçişi üyelerimizde gerçekten büyük bir travma yarattı. Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı da parti değiştirmişti, ama Burcu Başkan'ın geçişi daha farklıydı; çünkü kendisi dokuz-on yıllık milletvekilliği döneminde AKP'ye en sert eleştirileri yapan, hatta hakarete varan açıklamalarda bulunan, özellikle grup başkan vekili olduktan sonra söylediği sözlerle Türkiye'ye mal olmuş bir isimdi. O sözleri söylediği partiye nasıl geçebilir? Travma dediğim bu; biz bunu asla kabullenemez ve affedemeyiz. Bunun gerekçesi ne olabilir diye düşünüyorum. Kendisi açıklamasında "genel başkanla anlaşamıyorum, genel merkezle sorunlarım var" dedi. Ben bunu o günden beri defalarca kamuoyunda dile getirdim: İl başkanı olmadan önce il başkan yardımcısıydım ve Burcu Başkan'ın belediye başkan adaylığından bugüne kadarki genel merkez ilişkilerine şahidim. Genel Başkanımız Özgür Özel ile Burcu Başkan arasında, bir genel başkan-belediye başkanı ya da genel başkan-milletvekili ilişkisinin çok ötesinde, abi-kardeş denilebilecek bir diyalog vardı. Her belediye başkanı genel başkana her an ulaşamayabilir; ama Burcu Başkan gece gündüz, yirmi dört saat ulaşabilecek bir konumdaydı. Genel Başkanımız ona karşı gerçekten hoşgörülü ve çok yakın davrandı; bunu bahane ederek parti değiştirmesini kesinlikle açıklayamaz. Sanırım hazmedemediği şu: Özgür Özel'in genel başkan seçildiği kurultayda Burcu Başkan, Kılıçdaroğlu'nun aşırı militan düzeyde destekçisiydi; bunu hepimiz kamuoyu önünde gördük. Sanırım o zamandan beri içten içe süren bir hazmedememe hâli var. Ama Özgür Özel ona hiçbir zaman bu yüzden mesafe koymadı; grup başkan vekilliği görevine devam etti, sonrasında kendi isteği üzerine Afyonkarahisar'da belediye başkan adayı gösterildi ve süreç boyunca her türlü destek verildi. Genel başkan daha ne yapsın?”
“GENEL BAŞKANIMIZ SİNEYE ÇEKTİ”
Kemal Demirkırkan ise bu soruyu şöyle yanıtladı
“Şunu da ekleyeyim: Seçim döneminde Burcu Başkan ile Özgür Bey arasında bir ters düşme yaşanmıştı; adaylarla ilgili Özgür Bey'in söylediği bir sözü Burcu Başkan ertesi gün yalanladı. Siyasette pek sık rastlanan bir durum değildir bu; ama Özgür Bey sineye çekti, bir şey demedi. O süreçte, geçişten bir-iki ay önce, Özgür Bey Denizli'de bir mitinge gitti. Bilirsiniz, böyle mitinglerde bölgenin il başkanları ve belediye başkanları mutlaka bulunur; o mitingde bölgedeki bütün belediye başkanları vardı, tek istisna Burcu Köksal'dı. Buna rağmen Özgür Bey nezaketini bozmadı; dönüş yolunda Burcu Hanım'ı evinde ziyaret etti, birlikte yemek yediler. Böyle bir ilgisizlik karşısında sen gelmedin, ben de gelmem deyip gidebilirdi; ama tam tersine, rahatsızlığı varmış diyerek yine de ziyaret etti, gönlünü aldı. Bunlar bir siyasi parti genel başkanının her zaman yapacağı şeyler değil bence.”
Bakmadan Geçme



