Afyon'da NATO Protestosu!
Afyonkarahisar Direniş Çadırı Sözcüsü Enes Karakurt, Türkiye'de toplanacak NATO Zirvesi öncesinde Zafer Meydanı'nda yaptığı basın açıklamasında 'NATO, Gazze'ye ihanettir' dedi.
Afyonkarahisar Direniş Çadırı Sözcüsü Enes Karakurt, Türkiye’de düzenlenecek NATO Zirvesi’ni, Zirve hakkında gösteri yasakları başlamadan önce Zafer Meydanı’nda protesto etti.
Karakurt, “Son derece kritik ve bir o kadar da utanç verici günlerden geçiyoruz. Önümüzdeki ay, Temmuz 2026’da Ankara, ellerinden kan damlayan küresel terör ve işgal şebekesi NATO’nun zirvesine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor! Daha da vahimi, Gazze’de yaşanan tarihin en vahşi soykırımında ve İran’a yönelik saldırılarda binlerce insanın kanına giren, Minab’ta tek bir füzeyle yaşları 7 ila 12 arasında 200 kız çocuğunun katleden, Siyonist İsrail ile ortaklığını açıkça, küstahça ilan eden küresel emperyalist şef Trump da bu zirve için Türkiye’ye geliyor. İşlediği insanlık suçlarıyla bütün bir İslam coğrafyasını kan gölüne çeviren katil Trump’ın Ankara’da ağırlanacak olması, bu memleket adına kabul edilemez bir skandaldır.” dedi.
“İSRAİL’İN LEHİNE KARAR VERDİLER”
Afyonkarahisar Direniş Çadırı Sözcüsü Enes Karakurt, açıklamasına şöyle devam etti:
“NATO, asla Türkiye’yi veya bölge halklarını korumayı amaçlayan bir güvenlik örgütü değildir. NATO; Batı'nın, Emperyalist ABD’nin ve Siyonist İsrail’in kendi hegemonyalarını ve sömürü düzenlerini korumak için kurdukları bir savaş makinesidir. Bu terör şebekesinin en büyük paydaşı ABD'dir ve NATO'nun tüm adımlarını ABD'nin emperyalist güvenlik politikaları şekillendirmektedir. Yakın zamanda şahit olduğumuz gerçekler ortadadır: Gazze soykırımında, NATO ve başını çeken Trump yönetimi, doğrudan ve kayıtsız şartsız İsrail’in lehine tavır almıştır. Lübnan’dan İran’a uzanan Siyonist-Amerikan saldırganlığında NATO, eksiksiz bir biçimde ABD’nin yanında saf tutmuştur. NATO'nun İran-ABD savaşında sözde çekimser kalması, asla ABD’den ayrı hareket ettiği anlamına gelmemektedir. Unutulmamalıdır ki NATO, İsrail’i müttefik olarak görmektedir. Kurumsal olarak NATO ve üyesi olan birçok ülke, Gazze'deki katliamlar boyunca Siyonistleri açıkça desteklemiş, bu ülkelerin silah sanayileri İsrail'in ölüm kusabilmesi için ona hayati destek sağlamaya devam etmiştir. Bugün hala İngiltere’den Almanya’ya ve İtalya’ya kadar Elbit Systems, BAE Systems ve Leonardo gibi şirketler aralıksız İsrail için silah, mühimmat ve teknolojik ürün üretmektedirler. Tarihsel ve güncel gerçekler bu kadar netken, Türkiye’nin bu emperyalist cendere içinde tutulması neyle açıklanabilir? İsrail, 2016 yılından beri NATO içinde resmi olarak temsil edilmektedir ve üstelik bu durumu mümkün kılan 2016 yılında AKP iktidarının İsrail’i veto etmemesi sebep olmuştur. Bu emperyalist ittifakların tek amacı, Türkiye’nin askerî kapasitesini ve insan gücünü sahada kendi çıkarları için kullanmak, hepimizi Batı'nın paralı askerlerine ve sömürgesine dönüştürmektir.”
“KRİZLERİN ASIL KAYNAĞI”
NATO ve Batı zihniyetiyle “müttefik” olunmaması gerektiğini belirten Enes Karakurt, “Batı ittifakının uluslararası hukuku ve sözde kurallarını nasıl ayaklar altına aldığını çok uzağa gitmeden, Eylül 2025’te Katar’da gördük. Hamas, barış görüşmeleri için masadayken, hiçbir hukuk tanımayan Siyonist İsrail tarafından kalleşçe bombalandı. Üstelik bu katliam girişiminde, Katar’da konuşlu bulunan İngiliz ve ABD güçleri İsrail’i engellemek bir yana, bu alçak saldırıya bizzat destek verdiler! İşte üyesi olmakla övündükleri, müttefik dedikleri NATO ve Batı aklı budur! Bizler, yıllardır meydanlarda bu gerçekleri hiçbir siyasi kliğin mensubu olmadan, sadece Allah’ın rızasını ve mazlumların hakkını gözeterek haykırıyoruz. Biliyoruz ki ülkemiz derin bir yoksulluk, adaletsizlik ve siyasi krizlerle boğuşuyor. Fakat Gazze’deki soykırımı, Siyonistlerle ve emperyalistlerle kurulan kirli ortaklıkları asla görmezden gelemeyiz. Zira Türkiye dahil bölgemizdeki yoksulluğun, krizlerin ve istikrarsızlığın asıl kaynağı; NATO gibi emperyalist uzantıların ve ABD gibi küresel egemenlerin, küresel sermaye ve yerli işbirlikçileri aracılığıyla kurdukları bu sömürü düzenidir! Türkiye’deki siyasi otorite, yıllardır Filistin meselesini ve Gazze direnişini iç siyasette ucuz bir istismar aracı olarak kullanmaktan öteye gidememiştir. Meydanlarda dökülen timsah gözyaşları ve atılan nutuklar, iş somut bir adım atmaya, ticareti ve diplomatik ilişkileri kesmeye gelince yerini derin bir eylemsizliğe bırakmaktadır. İktidarın bu ikiyüzlü tavrı ve somut adım atmaktan köşe bucak kaçması; aslında emperyalistlerle kurulan kirli ittifakların bozulmak istenmediğinin ve mazlum halkların kanının küresel masalarda iğrenç bir pazarlık konusu yapıldığının en açık göstergesidir!” ifadelerine yer verdi.
“NATO’YA EV SAHİPLİĞİ YAPMAYIN”
Enes Karakurt, basın açıklamasını şu sözlerle bitirdi:
“Türkiye; Gazze'deki soykırıma aktif olarak katılan, destek veren ABD ve NATO gibi şebekelerden geleceğini derhal ayırmalı, bu zalimlerden uzaklaşmalıdır. Bizim NATO'ya da ABD'ye de ihtiyacımız yoktur! Siyonist çeteye giden ticaret ve petrol yolları derhal gibi kesilmelidir! Özellikle Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattı üzerinden İsrail’in savaş makinelerine aktarılan petrol sevkiyatı derhal durdurulmalı, siyonistlere her türlü tedariği sağlayan sermaye grupları engellenmelidir. Yerli ve milli ambalajıyla pazarlanan, ancak ABD ordusuna ve İsrail’e mühimmat üreten Repkon gibi savunma sanayi markalarının faaliyetleri derhal durdurulmalıdır. İsrail'i silahlandıran BAE Systems ve Leonardo gibi emperyalist markalara alan açılması utancından derhal dönülmeli, bu markalarla ortaklık yapan yerli firmalar engellenmeli, siyonistlerle ve destekçileriyle tüm paydaşlıklar bitirilmelidir! Aynı anda hem küresel şeytanlara hem de Allah'a boyun eğilmez! Katillerle, Siyonist aşığı emperyalistlerle aynı masaya oturup, ardından meydanlarda mazlum edebiyatı yapılamaz! Bizler, yeryüzünde fitne çıkarıp halkları katledenlerden ve onlarla iş tutan işbirlikçi iki yüzlülerden fersah fersah uzağız. Rabbimizin ayetini tekrar hatırlatıyoruz: Öyleyse Allah’tan başka bir dost aramayın; aksi halde O’nun yardımından da mahrum kalırsınız. Bu onursuzluğa, bu işgalci sürüsüne, katil NATO’ya ve Trump’a ev sahipliği yapmayın! Tarihe, halklara ve en önemlisi Allah’a vereceğiniz hesap sandığınızdan çok daha çetin olacaktır! Katil Trump, Defol! Katil NATO, Defol! Emperyalizme ve Siyonizme Direnenlere Selam Olsun! Yaşasın Küresel İntifada!”
Enes Karakurt’un ardından Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Psikolojik Danışma ve Rehberlik Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Mücahit Gültekin ile Milli Gençlik Vakfı Afyonkarahisar İl Temsilcisi Muharrem Coşkun da değerlendirmelerde bulundu.
Bakmadan Geçme






