Afyonkarahisar'da Şok Eden Dava!
Afyonkarahisar 4. Ağır Ceza Mahkemesinde şantaj, yağma, çok sayıda uygunsuz görüntülerle şantaj, tehdit ve yağma olmak üzere zincirleme iddiaların yargılaması başladı.
Afyonkarahisar merkezde Erenler mahallesinde bir apart oda ile Bolvadin ilçesinde bir sitede bulunan konutta arka arkaya yaşandığı iddia edilen “Birden fazla kişi ile konuta yağma, özel hayatın ihlali, cebir ve şiddet kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma, rıza dışı alı konulma” gibi çeşitli suç isnatlarıyla Afyonkarahisar 4. Ağır Ceza Mahkemesinde açılan davanın ilk duruşması görüldü.
Sanıklar; Y.D., N.A., S.Ç. ile şikayetçi sanık A.D. ilk duruşmada ifade verdi. Sanık O.A. duruşmaya katılmadı.
“SIKINTI OLMASIN DİYE EV ANAHTARINI RIZA İLE ALDIĞIMA DAİR VİDEO ÇEKTİM”
Sanık N.D. şikâyetçi sanık A.D.’yi “Deniz” ismi ile tanıdığını, hapis cezasının infazı için teslim olmadan önce sanıklardan akrabası olan S.Ç. diğer sanık Y.D. ile görüşmek istediğini, Y.D.’nin kendisini il merkezinde Erenler Mahallesinde bir eve çağırdığını anlattı.
Sanık N.D., “Eve geldiğimde S.Ç., kendisini Deniz olarak bildiğim şikayetçi sanık A.D. ve Y.D. vardı. Oturuyorlardı, muhabbet sırasında söz sanık S.Ç.’ye ait bir video çekimi olduğuna geldi. S.Ç. görüntüyü Deniz ismi ile tanıdığım kişinin çektiğini söylüyordu. Video içeriğinin ne üzerine ve şantaj amaçlı olup olmadığını bilmiyorum. İlk başta Deniz video çekimini kabul etti. Sonrasında onun rızası ile evine gidip görüntünün olduğu bilgisayar kasasını almam üzere bana ikametinin anahtarını verdi. Sonrasında sıkıntı yaşamamak için rızasının olduğuna dair bir video çekerek evinin anahtarını aldım. Ticari taksi ile tek başıma Deniz olarak tanıdığım kişinin evine gidip bilgisayar kasasını alarak geri döndüm. Evinin anahtarını rızası ile aldığıma dair görüntü telefonumda var. Sonra hep birlikte sanık S.Ç.’ye ait olan araçla yola çıktık. Araç şehir merkezindeki bir AVM’nin orada araçtaki valizi bağaya koymak üzere durduğunda şikâyetçi sanık araçtan inerek o anda oraya gelen polislerin bulunduğu yere ilerledi. Arkasından nereye gidiyorsun diye bağırdık. Ama ben firari pozisyonda olduğum için polisleri görünce arkasından gidemedim. Dolayısıyla aramızda bir kovalamaca yaşanmadı. Biz bir süre sonra yakalandık. Polislere bilgisayar kasasını teslim ettik. Şikâyetçi sanığın kredi kartları, sırt çantası ve saatinden haberim yok.” dedi.
“2 ERKEĞİN UYGUNSUZ GÖRÜNTÜLERİ KORKUTTU, BİNLERCE KİŞİNİN UYGUNSUZ GÖRÜNTÜSÜ VARMIŞ”
Sanık Y.D. duruşmada verdiği ifade de şunları söyledi:
“Bu kişilerle sözü geçen tarihlerde görüşmedim. Şikâyetçi sanık A.D.’yi bende ‘Deniz” ismi ile tanırım. Deniz diye bildiğim bu kişi beni ayın 12’de gece yarısından sonra arayarak mutlaka Bolvadin İlçesine gelmem gerektiğini ısrarla söyledi. Aracımın olmadığını vaktin geç olduğunu söylediğimde soy isim benzerliği olan M.D. adlı şoförü beni aldırması için göndereceğini söyledi. Bolvadin İlçesine sanık S.Ç.’nin evine gittim. S.Ç. benim eski kız arkadaşımdır. Ancak benim olaylarla hiçbir alakam yoktur. Sanık N.A. ile Deniz olarak tanıdığımız sanık ve müşterinin arasında bir gönül ilişkisi olduğunu öğrendim. Bana kavga ederek ayrıldıkların 12 Ocak 2026 tarihinde ben S.Ç.’nin Bolvadin İlçesinde bir sitede bulunan ikametine gittim. Buna ilişkin telefon mesajları mevcuttur. Evde N.A. ile şikâyetçi sanık Deniz hakkında konuştuk. Aralarında bir ilişkinin olduğunu, kavga ettikten sonra N.A.’nın gittiğini, pişman olduğunu, onu sevdiğini söyleyen Deniz onu bulmamızı istedi. Kendisine sabahın 3.00’de kimseyi bulamayacağımızı belirterek sabah olsun hayr olsun dedim. Daha sonra şikayetçi Deniz’in arkadaşı Ü.B.’nin şehir merkezindeki evine ben, Deniz ve sanık S.Ç. gittik. Deniz ile Ü.B. dışarı çıktılar. Deniz ismi ile tanıdığımız kişinin eve uyuşturucu getirdiğini gördüm. Nedenini sorduğumda moralinin bozuk olduğu için uyuşturucu aldığını söyledi. Ben uyuyan sanık S.Ç.’yi uyandırarak gitmemiz gerektiğini söyledim. Deniz arkamızdan gelerek yanlış yaptığını söyleyip özür diledi. Sanıklardan O.A. beni görmeye gelmişti, olayla hiçbir ilgisi yoktur. Görüşmek için kendisine bu adresi vermiştim. Sanık N.A.’da firari idi teslim olmadan önce beni ve ailesini görmek istediğini belirttiği bir mesaj attı. N.A. ile görüştük, Deniz’in kendisi ile görüşmek istediğini anlattık. S.Ç.’ye ait olduğunu bildiğimiz videonun cinsel içerikli bir video olup N.A. ile Deniz arasında geçtiğini sonradan öğrendik. Gerçeği öğrenince iki erkeğin uygunsuz görüntülerinin olduğu video beni korkuttu. O nedenle kollukta ifade verirken bunu söyleyemedim. Mahkeme huzurunda verdiğim ifadem geçerlidir. Ancak sadece sanık N.A.’nın uygunsuz görüntüleri değil binlerce kişinin şantaj amaçlı kullandığı uygunsuz görüntülerinin olduğunu da öğrendik. Bu videolarla kişileri tehdit ederek şantajla para temin ediyormuş. N.A. ile olan görüntülerini silmesi için kendi rızası ile evinin anahtarını alan N.A. bilgisayar kasasını getirmek üzere verdi. Daha sonra olayla ilgisi olmayan sadece beni görmeye gelen O.A.’nın eşi acil gelmesi gerektiğini çocuklarının hastalandığını telefonla bildirdi. Bunun üzerine hep birlikte S.Ç.’nin aracına bindik. Yolda Deniz’in eve yasaklı madde getirmesi nedeniyle Deniz ve N.A. ile tartışmaya başladılar. Rahat ilerlemek için valizi bağaya koymak için aracı durduğumuzda Deniz araç içinden fırladı. Polisi gördük, N.A. firari olduğundan arkasından gidemedik. Sadece nereye gidiyorsun diye seslendi. Deniz’in söylediği saat, telefon, sırt çantası gibi malzemeleri ben görmedim. Üzerimizdeki eşyaları Erenler Mahallesinde kolluk kuvvetine teslim ettik.”
Sanık S.Ç. olay sırasında rahatsız olduğunu, savcılık aşamasında verdiği ifadenin yoğun bakım tedavisi sonrası sedye üzerinde gerçekleştiğini daha sonra hatırlaması halinde olayı anlatacağını bildirdiğini aktardı.
S.Ç. duruşmada verdiği ifade de şöyle konuştu:
“Ben başından beri şikayetçi sanık A.D.’yi ‘Deniz’ ismi ile tanırım. Sanık N.A. eski eşimin yeğenidir. Anne ve babası ayrı olduğu için ben büyüttüm. N.A. bana bu kişiyi Deniz ismi ile tanıştırmıştı. Deniz isimli bu kişiyi ne zaman görsem sürekli elinde telefonla birilerini tehdit eder dururdu. Deniz ile N.A. arasında iki hem cins arasında makul bir arkadaşlık ilişkisi olmadığını fark ettim. Deniz, N.A.’ya ‘Aşkım, kocacım’ diye hitap ediyordu. Ona aşık olduğunu söylüyordu. Sürekli sarılıp öpüyordu. N.A.’nın bu ilişkisini onaylamadığım için tepki verdim. Deniz ismiyle tanıdığım bu kişinin birçok erkekle diyalogu olup geçimini bu şekilde ve şantajla sağladığı da ortaya çıktı. Aynı zamanda N.A.’nın eşi ile birleşmesini ailesini dağıtmamasını istiyordum. Bunun için çabalıyordum. Tepki vererek N.A.’yı evime almadım. Deniz adlı kişi beni arayarak sürekli ısrar ederek, ağlayarak N.A. ile bir araya gelmesinde yardımcı olmamı istedi. Kapıma dayandı. Ben hiçbiri ile tepkili olduğumdan görüşmüyordum. Ağladı özür diledi. N.A.’yı çağırmamı istedi. Çağıramayacağımı söyledim. N.A. ile kafaları güzelken uygunsuz videolar çekmişler. Cinsel içerikli videolar olduğunu öğrendim. Sanık Y.D. ile Deniz oturuyorlardı. Rahatsız olduğum için ben yattım. Y.D.’de benim valimiz vardı. Onu almak için onlarla yola çıktım. Ben valimizi alıp geri dönecektim. Rahatsız olduğum için istirahat halindeydim. Ü.B’nin ikametine gittik. Deniz’in yasaklı madde ile geldiğini gören Y.D. gitmemiz gerektiğini söyleyerek beni uyandırdı. Deniz çok öfkeli idi, sonra Y.D.’nin arkadaşı O.A. görüşmek üzere geldi. Onu ilk kez orada gördüm. Hep birlikte araca bindik. N.A. ile Deniz araçta yüksek sesle tartışmaya başladılar. Sesler yükselince aracı kullanan Y.D. aracı durdurdu. Araçtan indiler. Sonra olup biteni bilmiyorum ben ailemin evine döndüm.”
“İKAMETİMİN ANAHTARI ZORLA ALINDI, HEP BİRLİKTE DARP ETTİLER”
Hem sanık hem şikayetçi konumda olan “Deniz” takma adı ile tanınan A.D. kendisi ile ilgili iddiaları kabul etmezken sanıklar S.Ç. ile N.A. arasında ilişki olduğunu ve uyuşturucu alım satımı yaptıklarını ileri sürdü. Mahkeme Başkanı sanığı yargılamanın konusunun sözünü ettiği iddia olmadığı yönünde uyardı. A.D. Bolvadin İlçesinde kendisini zorla ilişkiye sokmaya çalışıldığını, sanıklar S.Ç. ile N.A.’nın uygunsuz videolarını çekmekle suçlandığını, kendisinin böyle bir şey yapmadığını söyledi. Mahkeme Başkanı sanığa, kolluk ifadesi ile mahkemede söylediklerinin çelişkili olduğunu belirtti.
Kollukta panik ve korku halinde ifade verdiğini söyleyen A.D., “Ü.B. adlı kişinin evine zorla götürüldüm. Niye sen uygunsuz video çektin diye hepsi beni darp ettiler. Söz konusu ev Erenler’de 1+1 şeklinde bir pansiyonun 402 numaralı odasıydı.” Mahkeme Başkanı sanık A.D.’nin, ifadesinde ki çelişkilere bir kez daha dikkat çekti. A.D., “Başta kimsenin suçsuz yere başı yanmasın diye herşeyi anlatmak istedim. Telefonumu elimden aldılar. O yerde bir iki gün zorla kaldım. İkametimin anahtarı da zorla alındı. İkametimden bilgisayarımı, altın kaplama saatimi, sırt çantamı, kredi kartlarım alındı ve ben eşcinselim bilgisayarda cinsel içerikli bir fotoğrafım kayıtlı idi. Tüm bunları aldıktan sonra sanıklardan S.Ç., ‘Üzerimizdekilerle bir an önce Bolvadin’e gitmemiz gerekiyor’ dedi. Valimiz bagaja koymak için araç durunca trafik polislerini gördüm ve hemen kaçtım. Yaklaşık 100 bin TL tutarında zararım var. Şikâyetçiyim, davaya katılım talebim var.” dedi.
Duruşma sonunda kurulan ara kararda, duruşmaya katılmayan sanık O.A.’nın gelecek celse hazır edilmesi, sanık N.A.’nın duruşmaya tutuklu bulunduğu cezaevinden SEGBİS bağlantısı ile katılması, sanık ve şikâyetçi A.D.’nin şikayeti ile davaya katılım talebinin kabulüne karar verildi.
İkinci duruşma ilerleyen günlerde görülecek.
Bakmadan Geçme