Efsane Vali Kadir Çalışıcı: İkinci Erbakan Dönemini Yaşatacağız
Kaykamamlık ve Valilik yaptığı dönemde vatandaşların büyük sevgisini kazanan E. Vali Kadir Çalışıcı, Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Dr. Fatih Erbakan'ın Başdanışmanlığını üstlendi. Çalışıcı, Türkiye'de Prof. Dr. Necmettin Erbakan'dan sonra ikinci Erbakan dönemini yaşatmak istediklerini belirtti
Afyonkarahisar’ın yetiştirdiği önemli devlet adamlarından, “Efsane Vali” olarak nitelenen Emekli Vali Kadir Çalışıcı, Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Dr. Fatih Erbakan’ın Başdanışmanlığı görevinde çalışmalarını sürdürüyor. Emekli Vali kadir Çalışıcı, siyasete bakışını TV3’te “Bugün” programında anlattı. Türk siyaset tarihinin mihenk taşlarından biri olan Merhum Necmettin Erbakan’ın geçmişte söylediği sözlerinin ne kadar haklı olduğunu şimdilerde herkesin gözüyle gördüğü ve kulağıyla duyduğunu dile getiren Çalışıcı, Fatih Erbakan’ın da aynı yolda yürüdüğüne dikkat çekti.
MEMLEKETİN EN BÜYÜK SORUNU NEDİR?
Türkiye’nin en büyük sorunlarının başında liyakat ve ehliyet sahibi insanların göreve getirilmemesi olduğunun altını çizen Çalışıcı; “Çünkü bizim memleketimizde değeri bilmeyen en önemli şey liyakat ve ehliyet. Dikkat ederseniz eğer ehliyet ve liyakat sahipleri göreve gelmiş olsa, ehliyet ve liyakat sahipleri göreve gelmiş olsa bu memlekette hiçbir sorun olmaz. Bana şu soruyu sorsanız. Memleketin en büyük sorunu ne deseniz? Ehliyet ve liyakata değer verilmemesidir. Ehliyet ve liyakata değer verildiği zaman her makamda, her mevkide memleketin sorunları zaten otomatik olarak çözülür” dedi.
“MERHUM ERBAKAN, 50 YIL ÖNCE SORUNLARI GÖRMÜŞ”
Geçmişte Merhum Necmettin Erbakan’ın kendisine milletvekili aday olması için teklifte bulunduğunu ancak o dönemki görevi gereği bunu kabul etmediğini hatırlatan Çalışı, şunları söyledi;
“Erbakan ve milli görüş meselesi bugün haklı çıktı. Bugün haklı çıktı. Şu an ülkenin sorunlarına bir bakıverin. 50 sene önce YouTube'da falan, internette siz de gözünüze çarpıyordur. Erbakan Hoca'nın böyle kısa videoları var, bir izleyin görün. 50 sene önce bugünkü sorunları görmüş. Bugünkü sıkıntıları görmüş. Ağır sanayi, ondan sonra denk bütçe, ondan sonra vatandaşa faizden uzak durulması ve bütçenin denkleştirmesi ve vatandaşın refah seviyesinin yükseltilmesi bakımından 11 ay olmadı herhalde, başbakan oldu. 11 aylık başbakanlığı döneminde hala insanı unutamıyor. Bütçe açığı oradan kalktı. Dış borçlar yarıya indi. İktidara gelir gelmez de emekliye yüzde 50, Bağ-Kurlu'ya yüzde 300, ondan sonra diğer öğrenci burslarına yüzde 500 zam yaptı birdenbire. O refahı hala vatandaşım unutamıyor. Elinde sihirli bir değnek yoktu. Büyü de yapmadı. Büyücü de değildi bu insan. Ama aklın, bilimin, imanın ışığında memlekette kısa zamanda refahı kavuşturdu. İnşallah diyoruz biz 2. Erbakan dönemini yaşayalım. 2. Erbakan döneminde de inşallah Erbakan Hocamızın yarım bıraktığı hizmetleri onun evladı olarak sayın liderimiz Fatih Erbakan Beyefendi'nin liderliğinde inşallah tamamlarız diye düşünüyoruz.”
“HER İDARECİ ÇEVRECİ OLMALI”
Valilik dönemindeki çalışmalara da dikkat çeken YRP Genel Başkan Başdanışmanı Kadir Çalışıcı, “Vatan sadece hudutlarda askerler beklemiyor. Vatanımızın düşmanları sadece hudutlardan, hudut otellerinden gelecek düşmanlardan değil. Bir de erozyon gibi, çevre felaketleri gibi, ondan sonra ülkemizin orman yangınları gibi, topraklarımızın köleleşmesi gibi sıkıntılarımız var” dedi. Her idarecinin öncelikle çevreci bir görüşe sahip olması gerektiğini belirten Çalışıcı, şöyle konuştu;
“Ben Eskişehir'de hemen hemen 15 milyona yakın ağaç diktim. Bunların bir kısmı da Seyitgazi yolunda gelen hemşerilerimiz bakıyorlar, panoramik de bir hal almış. Orada bizi anıyorlar sağ olsunlar. Eskişehir böylece çeşitli şekillerde kabuk değiştirdi. Tabi bu kabuk değiştirme meselesinde genel yönetimlerin gayreti de vardı. Merkezi hükümet olarak ve merkezi hükümetin temsilcisi olarak bizlerin de çok büyük katkıları oldu. Eskişehir ciddi şekilde bir kabuk değiştirdi.”
GENÇLER İÇİN SPOR VURGUSU
Konuşmasında gençlerin spora yönlendirilmesi gerektiğine de değinen Çalışıcı, sporun son derece önemli olduğunun altını çizdi.
Çalışıcı, “Valilikler spor kulüplerinin lokomotifi, spor hayatının lokomotifi olmalı mıdır sizce? Bakın spor, gençlerimizin kötü alışkanlıklardan uzak kalması, kumar gibi, uyuşturucu gibi, daha başka ahlaki düşüklükler gibi bir takım böyle tuzaklara düşmemesi bakımından spor son derece önemli. Yani büyük Atatürk de ne demiş? Ben sporcunun zeki, çevik ve ahlaklı olanını severim diyor. Yani bakın zeki ve çeviklik tamam da bir de ahlak meselesi var. O da çok çok önemli. O yüzden gençlerimizi, çocuklarımızı spora yönlendirmek, sporu sevdirmek, sporun her kademesi, futbol olsun, basketbol olsun, voleybol olsun, amatör olsun, profesyonel olsun, hangi spor dallarında olursa olsun gençlerimizin mutlaka bir spor dallarıyla meşgul olması konusunda hepimizin gayret göstermesi lazım. Tabi il valileri o ilde, o ilin en büyük mülki amir olarak, devletin oradaki temsilcisi olarak buna öncülük yapmak durumundalar. Bu belki bunlar kanunlarda da yazmaz. Valiler spor kulüplerine destek olacak diye yazmaz ama bu örf vadet olarak, yani vatandaşımızın bakışı olarak ve beklentisi olarak valilerin mutlaka ve mutlaka o illerin sembolü olan spor kulüplerine büyük destek olması lazım” şeklinde konuştu.
“AFYONLUYSANIZ AFYONSPOR’U DESTEKLEYECEKSİNİZ”
Özellikle Anadolu takımlarının devlet tarafından desteklenmesi gerektiğini savunan Kadir Çalışıcı, valilerinin kentin en büyük mülki amiri olarak, ili hareketlendirmek, heveslendirmek, heyecanlandırmak bir hedef koyarak o hedefe yöneltmek bakımından çok büyük görevlerinin olduğunu söyledi.
Bunun için mevzuatta açık ibareler arayan yöneticilerinin olduğunu dile getiren Çalışıcı; “Bazı arkadaşlarımız bunu derler, mevzuat yerine ben meşgul olmuyorum diyebilenler oluyor. Ben bunları çok rastladım ama çok yanlış. Ben Adıyaman Valiliğimde Adıyamanspor final oynadı. Neredeyse Süper Lig’e çıkmada son dakikada bir gol yedi. Adıyaman süperlige çıkmaktan imtina oldu, geri kaldı. Aksaray'a geldim, Aksarayspor da böyle düşme noktalarındaydı. Aksarayspor da en son final maçını burada Afyonsporla yaptık. Dostluk maçı olarak da yaptık. Güzel bir dostluk maçı oldu Afyonsporla.
Buradaki final maçından sonra Aksaray spor birinci lige çıktı. Eskişehir'e geldiğimde tabii Eskişehir'le Afyon'u şöyle değerlendirmek lazım. Her Afyon'un bir parça Eskişehirlidir. Her Eskişehirli de bir parça Afyon'udur. Her Afyon'un Eskişehir'de mutlaka kardeşi vardır, yeğeni vardır, akrabası vardır. Kendinin evi vardır, işi vardır. Hele de biliyorsunuz Emirdağlıları anlatmaya gerek yok. Onların sosyoekonomik bütün ilişkileri Eskişehir'le olduğu için. Eskişehir'de yani şu anki Eskişehir nüfusunun yüzde otuzu, yani üçte biri tamamen Afyonludur.
Ben hep şuna kızarım. Bir insan niye Fenerbahçeli olur? Niye Beşiktaşlı olur? Biz Beşiktaş'ta mı doğduk? Biz Fenerbahçe semtinden mi büyüdük? Biz Galatasaray okulunda mı okuduk? Yok, niye ben olacağım ki? O kentin takımından olacaksınız. Afyonluysanız Afyon Sporlu olacaksınız. Hangi kademe de olursa olsun, amatörlük de olsun isterse. Ama Afyonluysanız Afyonspor'u destekleyeceksiniz” diye konuştu.
“TV3 BENİ BÜYÜLEDİ”
TV3 Televizyonunda yayınlanan “Bugün” programının konuğu olan Kadir Çalışıcı, bir çok televizyon programına katıldığını ancak TV3 stüdyolarındaki bu çekim esnasında adeta büyülendiğinin altını çizdi.
Çalışıcı; “Ben burada büyülendim. Bu stüdyoyu görünce büyülendim. Harika bir iş yapmışsınız. Bekir Yeşilay kardeşim, ondan sonra Sezer Küçükkurt kardeşim, ondan sonra Önder Artuk Beyefendi. Yani ellerine emeklerine sağlık. Hepinizin elinize emeklerine sağlık. Yani harika bir stüdyo olmuş. Ben çok stüdyolarda program yaptım. Ama ben burada büyülendim. Afyon'a layık, Afyon'da çağı atlatacak, Afyon'da sınıf atlatacak bir medya kuruluşu olmuş. Tebrik ediyorum. İnşallah deprem haberleri olmasın. Ondan sonra felaket haberleri olmasın. Savaş haberleri olmasın. Barış, huzur, refah, mutluluk haberleri olsun diye temenni ediyorum. Stüdyoyu görünce de inanın o duayı yaptım içimden” dedi.
Bakmadan Geçme


