DOLAR 18,5039 -0.02%
EURO 18,1433 -0.12%
ALTIN 987,780,00
BITCOIN 358773-0,43%
Afyonkarahisar
25°

AÇIK

05:28

İMSAK'A KALAN SÜRE

“Fahiş fiyatla ürün satanlar vatana ihanet ediyorlar”

ABONE OL
22 Ağustos 2019 18:38
0

BEĞENDİM

ABONE OL

ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Serteser Meclis toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmede bulundu.
“ATILAN ADIMLARDAN SONUÇ  ALINACAĞINA İNANIYORUZ”
Türkiye’nin ekonomik olarak zor zamanlardan geçtiğini kaydeden Serteser, “Bugünlerde üretime, istihdama, ihracata katkı sağlayan işadamları ve sanayicilerimiz, ‘Vatanını en çok seven, işini en iyi yapandır’ ilkesiyle hareket ediyor. Bu anlayışla, siz değerli Meclis üyelerimiz nezdinde tüm sanayici ve işadamlarımızı kutluyor; camiamız adına sizlere teşekkür ediyorum. Ülkemiz hakikaten ekonomik bakımdan zor günler geçiriyor. Dolar kurunda bahar aylarında başlayan ve 10 Ağustos’ta Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Trump’ın Türkiye’ye yönelik Twitter mesajı ile alevlenen artış, gündemimizin yine birinci maddesi. Her ne kadar bu artış, Türkiye’deki ekonomik gelişmelerle örtüşmeyen bir görüntü verse de esnafımız, sanayicimiz, işadamımız yaşanan durumdan olumsuz etkileniyor. Dolar’daki artışın engellenmesi amacıyla Ticaret Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı adımlar atıyor. Atılan adımların mutlaka sonuç alacağına inanıyoruz. Meclis toplantımız başlarken, inşallah kalıcı olur, Dolar kuru 6 Türk Lirası’nın altına indi.” dedi.
“VATANA İHANET OLARAK GÖRÜYORUZ”
Bazı şirketlerin fahiş fiyatlarla mallarının fiyatlarını arttırdıklarını kaydeden Serteser, “Tabii bu sırada bahsetmemiz gereken önemli bir konu var. Bu artışları fırsat edinen, bunu fırsat bilen bazı şirketler fahiş fiyatla mallarını, ürünlerinin fiyatlarını artırarak satıyorlar. Bunu biz vatana ihanet olarak görüyoruz. Bu tip olaylardan mutlaka kaçınılmasını istiyoruz. Ticaret Bakanlığı denetim yapıyor ama herkesin bu konuda sağduyulu olması lazım. Fahiş fiyat artışlarını tespit ettiğiniz zaman bizlere, bizler vasıtasıyla Ticaret Bakanlığı’na ve doğrudan Ticaret Bakanlığı’na başvurabilirsiniz. Bu çerçevede Hazine ve Maliye Bakanımız Sayın Berat Albayrak tarafından açıklanan Yeni Ekonomi Programı’nın da gündemimizde önemli bir yer tutması gerektiğini düşünüyoruz. Yeni Ekonomi Programı’nda ifade edilen Dengeleme-Disiplin ve Değişim kavramlarının ülkemizin bundan sonraki yol haritasını belirleyeceğine inanıyoruz. Bu Program’da hedeflenen kurumların hem vergi adaletinin tesisinde, hem de finans yönetiminde yardımcı olacağını değerlendiriyoruz.” ifadelerini kullandı.
KREDİLER REEL SEKTÖRÜN EN ÖNEMLİ DERDİ”
“Özellikle krediler reel sektörün en önemli derdi haline geldi.” diyen Serteser, “Yeni Ekonomi Programı’nda bu konuda somut bir açıklama yer almadı. Bu sorunun hem kredi kullananları hem de bankaları zora sokmadan acilen aşılması gerektiğine inanıyoruz. KOBİ’lerin ve küçük esnafın kredilerine ilişkin tedbirlerin de acilen alınması gerekiyor. Aynı zamanda devletine ve hükümetine güvenip kredi alarak yatırım yapan yatırımcıların, sanayicilerin, işadamlarının zor durumda olduklarını biliyoruz. Bunlar şehrimizde de, ülkemizde de mevcut. Bunların kredilerinin acilen yapılandırılmasını, ihtiyacı olanlara yeni kredi fırsatlarının sunulmasını talep ediyoruz.” diye konuştu.
“DÖVİZ BAĞIMLILIĞINDAN KURTULMA YÖNÜNDEKİ ADIMLARI OLUMLU BULUYORUZ”
Sertesen konuşmasına şöyle devam etti:
“Ekonominin rayında gitmesi için Merkez Bankası’nın, ilgili Bakanlıklar’ın çalışma yapması, karar alması yetmiyor. Kamudan özel sektöre, en yukarıdan en aşağıya herkesin tasarrufu ön planda tutması gerekiyor. Aynı zamanda günlük iş ve işlemlerimizi dolarla yapmaktan vazgeçmemiz lazım. Bakın, sizinle çok önemli bir veriyi paylaşmak isterim: Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu verilerine göre 31 Ağustos itibariyle ülkemizdeki döviz mevduatları TL mevduatlarını geçerek 1 trilyon 100 milyar TL karşılığına yükseldi. TL mevduatları ise 1 trilyon 26 milyar lira oldu. Kredilerde dövize bağlılığımız daha fazla. TL cinsinden krediler toplamı 1,5 trilyon lira, döviz cinsi krediler toplamı 2 trilyon lira gibi rakama ulaşmış durumda. Ekonomimizin yarıdan fazlası döviz cinsi işlemlerden oluşuyor. Dövize bu kadar bağımlı olunca kurlardaki artış deprem etkisi meydana getiriyor. İç ticarette, ihalelerde, kira ve gayrimenkulde döviz bağımlılığından kurtulma yolundaki adımları olumlu buluyoruz. Döviz borcu olanların döviz alacağının tamamına yakınını bozdurması da işletmeleri zor durumda bırakacak. Bu durumun en azından ilerideki borçlarına mukabil Dolar cinsinden parayı bir kenarda tutarak, işletmelerimizi zor durumda bırakmaması sağlanmalıdır.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.