İklim Uzmanı Tarih Verdi: Avrupa Ve Türkiye Mini Buzul Çağına Girebilir
AKÜ Fen Edebiyat Fakültesi Fiziki Coğrafya Anabilim Dalı Bölüm Başkan Yardımcısı, İklimbilimci Dr. Öğretim Üyesi Okan Bozyurt, son 50 yılda Avrupa'da ve Türkiye'de mini bir buzul çağı yaşanabileceğine dikkat çekti.
Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Fiziki Coğrafya Anabilim Dalı Bölüm Başkan Yardımcısı, İklimbilimci Dr. Öğretim Üyesi Okan Bozyurt, www.kocatepegazetesi.com Yazı İşleri Müdürü Burcu Aydın’ın Türkiye'nin yaklaşan iklim değişiklikleri ve çevresel sorumluluklara yönelik sorularını yanıtladı.
“GÜNEY PASİFİKTE Kİ SICAK SU AKINTISI NORMALİN ÜZERİNDE”
Doç. Dr. Bozyurt, söyleşide bir iklimbilimci olarak Türkiye’ye yönelik yakın gelecekteki iklim beklentileri, küresel ısınmanın etkileri ve çevresel sürdürülebilirlik için alınması gereken önlemler hakkında bilgiler verdi.
Burcu Aydın: Sayın hocam, küresel ısınmanın Türkiye üzerindeki etkileri, önümüzdeki sonbahar ve kış mevsimi tahminleri ve iklim değişikliğiyle mücadele için bireysel ve kurumsal sorumluluklara ilişkin neler söylemek istersiniz?
Okan Bozyurt: Çok teşekkür ediyorum bana bu fırsatı verdiğiniz için. Ben elimdeki verilere bakarak uzun vadeli tahminler yapıyorum. Şu anda dünya da Almanya’da başladı. Güney Pasifik'teki sıcak su akıntısı normalin oldukça üzerine çıktı ve dünya ortalama sıcaklığı biraz arttıracak gibi görünüyor.
“ILIK VE YAĞIŞLI BİR SONBAHAR ÖN GÖRÜYORUM”
Burcu Aydın: Türkiye daha doğrusu dünya ısınıyor mu? Bu kış kar yağışı beklenmeyecek mi?
Okan Bozyurt: Gelecek sonbahar geçen seneki sonbahara göre hava sıcaklığı mevsim normallerinin üzerinde geçecek. Fakat yine yağışlı bir sonbahar bekliyorum. O müjdeyi verebilirim. Sonbaharı daha ılık biçimde geçireceğimizi ön görüyorum. Ama yağış olduktan sonra elbette bir sorun oluşturmaz. Bizim için önemli olan yağış.
“SONBAHAR HAVASINDA BİR KIŞ GEÇİRECEĞİZ”
Burcu Aydın: Peki kış nasıl geçecek? Sonbahar havasında bir kış mı geçireceğiz?
Okan Bozyurt: Kış şu andaki denilere göre oldukça ılık ve yağışlı geçecek. Sonbahar havasında ılık bir kış geçireceğimizi düşünüyorum. Bilindiği üzere Türkiye genelinde geçen sene biraz kar yağmıştı. Karadeniz ve doğu bölgelerinde bazı illerimizde yoğun ve güzel bir kar yağışı olmuştu. Hatta buna yönelik bir tahminde de bulunmuştum. Son 9 yılın en soğuk kışının geçirileceğini ifade ettiğiniz bölgelere çok kar yağışı olacağını söylemiştim. Ama bu sene herhalde bizi biraz daha ılık bir kış bekliyor. Çünkü El Nino yıllarında genelde Türkiye'de daha ılık bir hava hâkim olurken çok kar yağışı görülmüyor. El Nino yıllarında yağışlı bir kış mevsimi olur. Bu yağışlarda genelde yağmur şeklinde olur. Ben bu sene susuzluk sorunu çekeceğimizi düşünmüyorum. Geçen sene ki yağışta zaten bunu büyük ölçüde perdeledi. Deyim yerinde ise bu sene de üzerine ciddi bir yağmur yağışı olduğunda katmerleme olup barajlarımız tam doluluk oranına ulaşacak.
“AFYON’DA BİR KAÇ YILDIR KIŞLAR ANTALYA’NIN BİRAZ DAHA SOĞUK HALİ GİBİ GEÇİYOR”
Burcu Aydın: Biraz daha detaylandırmak gerekirse dünya ile beraber Kuzey Yarımkürede ki Türkiye’de ısınıyor mu?
Okan Bozyurt: Tabii ki. Zaten dikkat edilirse Afyon’da yaşayanlar bilir. Ben 25 yıldır Afyon'dayım. Afyon'un eski kışlarına bakın son 10 yıldır dikkat ederseniz Afyon'da doğru düzgün bir kış mevsimi yaşanmıyor farkındayız. Birkaç yıldır Afyon'da kış mevsimleri sanki Antalya'nın biraz daha soğuk hali gibi geçiyor. Afyon'un kışları bilindiği üzere geçmişte aynı Batı'nın doğusu olarak geçerdi. Mesela 2011-2012 yıllarında hava sıcıklığı eksi 30'lara kadar düşmüştü. Hatta 2005-2006 kışında yine eksi 28-30'ları görmüştük. Yani yarım metre kar olurdu. Kar tatilleri olurdu. Birkaç yıldır dikkat edilirse bir 10 santim kar yağsa kış geldi diyoruz, kar yağdı diyoruz ama yani bu Afyon’a yakışan bir kış değil. Ama bu sadece Afyon için değil maalesef bütün Türkiye için geçerli.
“ISINMANIN ARDINDAN MİNİ BİR BUZUL ÇAĞI DA BAŞLAYABİLİR”
Burcu Aydın: Yaz mevsimini de son derece şiddetli sıcaklık artışı ile geçiriyoruz. Bu duruma yorumunuz nedir?
Okan Bozyurt: Bu sene Avrupa'da aşırı sıcaklardan dolayı 10.000'den fazla insan hayatını kaybetti. Avrupa bu sıcaklara alışık bir kıta değil. Dolayısıyla orada da nüfus giderek yaşlandığı için bu sene ölümler maalesef çok fazla oldu.
Burcu Aydın: Ekolojik denge normalleşemez mi? Bu karbondioksit salınımının önüne nasıl geçeceğiz? Egzoz başta olmak üzere, çevre temizliği, ekolojik denge nasıl sağlanacak?
Okan Bozyurt: Aşırı ısınmanın arkasından bir aşırı soğuma da gelebilir. Kutuplarda buzlular hızlı eridiği için özellikle Kuzey Atlantik'teki AMOC dediğimiz bir akıntı sistemi var. Bu akıntı sistemi şu anda çöküyor ve dolayısıyla buna tepki olarak belki Avrupa son 50 yıl içerisinde küçük bir buzul çağına girebilir. Gelecek 7 yıl içinde de küçük bir buzul çağına girebilir. Bu akıntı sistemi değişeceği için ve Türkiye'de bundan nasibini alır diye düşünüyorum. Yani Avrupa ile birlikte bizde nasibimize düşeni buzullaşmayı alacakmışız gibi duruyor. Bu neden kaynaklanıyor? Bu durum aşırı ısınmadan dolayı kaynaklanıyor. Yani buzullar hızla eridikçe ısınma artıyor. Örneğin bir bardak ılık suyun içine 3 tane küp buz attınız. Buzlar erir değil mi? Ama su ne olur? Su soğur ve bardakta buğulanır. Ancak paniğe gerek yok. Geçmişte de böylesi durumlar yaşandıktan sonra ardından ısınma ve soğuma dönemleri peş peşe gelmiş. Yani aslında bu bir etki tepki olayıdır. Soğuma dönemi olursa ardından tekrar ısınma başlar.
“EKOLOJİK DENGEYİ KORUMADA HEPİMİZE ÇOK BÜYÜK GÖREV DÜŞÜYOR”
Burcu Aydın: Ekolojik dengeyi korumak için bireysel ve toplumsal olarak sorumluluklarımız nelerdir?
Okan Bozyurt: Hepimize birey olarak bize çok büyük bir görev düşüyor. Bir kere her şeyden önce artık çocuklarımıza rol model oluyoruz. Yani bir ebeveyn olarak onlara gerçekten bu konuda rol model olmakta zorundayız. Suyu çok dikkatli kullanmalıyız. Enerjiyi çok tasarruflu kullanmalıyız. Çünkü her yaptığımız hareket bizim aslında atmosfere bir karbon olarak geri dönüyor. Bu arada yapay zekâ gün geçtikçe daha fazla su kullanılıyor. Bu konuda yapılan bir araştırma sonucuna göre yapay zekâ aslında dünyada en fazla su tüketen, en fazla enerjiyi tüketen bir unsur. İşin klimatolojik ve coğrafi kısımlarından bahsediyorum. 2026-2027 kış sezonunu ılık geçireceğimizi tahmin ediyorum.
“İLERİDE TÜRKİYE’DE DENİZ SUYU ARITILABİLİR”
Burcu Aydın: Suyun ve enerjinin tasarruflu kullanımının yanı sıra başkaca ne gibi önlemler gündeme gelebilir?
Okan Bozyurt: Bazı devletler deniz suyunu damıtıyor. İleride Türkiye’de artık deniz suyunu arıtma projesini hayata geçirebilir diye düşünüyorum. Çünkü bunu uygulayan ülkeler var. Deniz suyunu arıtma projesi. Şu anda deniz suyunu damıtma işini Libya, Mısır ve İsrail yapıyor. Dolayısıyla ileride bu nokta bizim ülkemizde de deniz suyunun damıtılarak içme suyu olarak kullanılması çalışmaları gündeme gelebilir diye düşünüyorum.
“ÇEVRE KANUNLARI ÇOK CAYDIRICI OLMALI”
Burcu Aydın: Yerel yönetimler ve merkezi hükümet anlamında hangi politikaların hayata geçirilmesi gereklidir?
Okan Bozyurt: Her şeyden önce çevre kanunlarının çok caydırıcı olması lazımdır. Mesela orman yangınları ile ilgili kanunların çok caydırıcı olması gerekiyor ki bu olmaya başladı zaten. Suyu israf etmemek konusunda yine önemli cezai müeyyidelerin uygulanması lazımdır. Suyu israf etmemek adına özellikle yerel yönetimler bu konuda hassas davranırlarsa ve çevre politikaları ile yeşil dönüşüm politikalarını uygularlarsa ciddi mesafe alınır diye düşünüyorum. Mesela binaların yalıtım sistemleri güçlendirilmelidir. Özellikle akıllı kentler veya ekokent tarzı yeni uydu kentler inşa etmeliyiz. Atmosfere mümkün olduğu kadar az daha az karbon salarak böylece atmosferdeki o dengeyi sağlamaya çalışmalıyız. Hibrit araçların, elektrikli araçların artık trafikte daha fazla yer alması gerekiyor. Artık karbon salınımını yavaş yavaş bırakmamız gerekiyor. Hükümet bazında uygulanacak en önemli çevreci politika bence budur.