İsmini Verdi Borçlu Çıktı
Muğla'da sıradan bir anket talebiyle başlayan olay, Zeynep Çalışkan için yıllar süren bir hukuk mücadelesine dönüştü. İddiaya göre iş yerine gelen kişilere yalnızca adını ve soyadını veren Çalışkan, bir süre sonra adına düzenlendiğini öne sürdüğü senet nedeniyle icralık oldu. Maaşına ve banka hesaplarına haciz konulan Çalışkan, 'Ben bu senedi imzalamadım' diyerek hukuk yoluna başvurdu. Dosyaya giren bilirkişi raporuyla imzanın Çalışkan'a ait olmadığı ve kimlik numarasının senede sonradan eklendiği tespit edildi.
Muğla’da yaşanan olay, vatandaşların tanımadıkları kişilere verdiği kişisel bilgilerin ne gibi sonuçlar doğurabileceği konusunda dikkat çekici bir örnek oldu.
Edinilen bilgilere göre olay, yaklaşık iki yıl önce Zeynep Çalışkan’ın çalıştığı iş yerine gelen kişilerle başladı. Çalışkan’ın iddiasına göre, kendilerini anket çalışması yapan kişiler olarak tanıtan şahıslar, kendisinden yalnızca adını ve soyadını istedi.
Çalışkan, herhangi bir satış sözleşmesine imza atmadığını ve kendisine bir senet imzalatılmadığını belirterek, sadece anket çalışmasına yardımcı olmak amacıyla ismini verdiğini söyledi. Ancak aradan geçen sürenin ardından Çalışkan'ın hayatı, adına başlatılan icra takibiyle altüst oldu.
Adına bir senet düzenlendiğini ve bu senet üzerinden icra takibi başlatıldığını öğrenen Çalışkan, kısa süre içerisinde maaşına ve banka hesaplarına haciz uygulandığını belirtti. Yaşadığı şaşkınlığı anlatan Çalışkan, olayın arka planında anket bahanesiyle gerçekleştirildiğini iddia ettiği bir satış sürecinin bulunduğunu söyledi.
Çalışkan, "Ben sadece ismimi ve soy ismimi vererek yardımcı olmak istedim. Ama meğer İngilizce paketi satmaları için senetmiş. Benim adımı kullanarak kimlik numaramı yazmışlar, numaramı taklit etmişler ve beni icraya verdiler. Maaşıma ve bütün banka hesaplarıma haciz geldi" dedi. Çalışkan, adına düzenlendiği öne sürülen senetteki imzanın kendisine ait olmadığını savunarak avukatı aracılığıyla hukuki mücadele başlattı.
Haciz işlemlerinin ardından açılan davada, karşı tarafın senetteki imzanın Çalışkan’a ait olduğunu ileri sürdüğü belirtildi. Mahkeme sürecinde Çalışkan’dan imza örnekleri alınırken, senette yer alan imzanın gerçek olup olmadığının belirlenmesi amacıyla dosya bilirkişiye gönderildi. İstanbul’dan gelen bilirkişi raporu ise davanın en kritik aşamalarından biri oldu. Çalışkan’ın aktardığı bilgilere göre raporda, senette bulunan imzanın kendisine ait olmadığı tespit edildi. Raporda ayrıca kimlik numarasının da senede sonradan eklendiğinin belirlendiği ifade edildi. Karşı tarafın bilirkişi raporuna itiraz etmesine rağmen mahkeme, Çalışkan lehine karar verdi. Böylece Çalışkan, kendisine ait olmadığını savunduğu senet nedeniyle başlatılan icra takibinden kurtuldu.
Yaşadığı olayın ardından benzer iddialarla ilgili araştırma yaptığını söyleyen Çalışkan, internet ortamında İngilizce eğitim setleri ve benzeri satış yöntemleriyle ilgili çok sayıda şikayet bulunduğunu öne sürdü.
Kendisinin iddiasına göre, bazı kişiler iş yerlerini ve marketleri ziyaret ederek anket yaptıkları gerekçesiyle çalışanlardan isim ve soyisim bilgileri alıyor. Ardından bu bilgilerin farklı amaçlarla kullanılabildiğini savunan Çalışkan, özellikle düşük miktarlı icra takiplerinin vatandaşları hukuki mücadeleden vazgeçirerek ödeme yapmaya yönlendirebileceğini ileri sürdü.
Çalışkan, "Üç harfli marketlere giderek bütün çalışanlardan anket bahanesiyle isim-soyisim alıyorlar, sonra senetleri kendileri dolduruyorlar. Dava açıldığında avukat masrafları 20-30 bin lira tutacağı için vatandaş uğraşmasın diye 40-50 bin lira gibi ucuz meblağlarda icra takibi başlatıyorlar" ifadelerini kullandı.
Çalışkan’ın açtığı hukuk davası kendi lehine sonuçlanırken, olayın bilirkişi raporuyla ortaya konulmasının ardından karşı taraf hakkında ayrıca kamu davası açıldığı belirtildi.
Yaşadığı sürecin ardından vatandaşlara da uyarıda bulunan Çalışkan, özellikle tanımadıkları kişilere kişisel bilgi verirken dikkatli olunması gerektiğini söyledi. Çalışkan, "Siz böyle şeylere sakın geçit vermeyin, şikayet edin. Eğer imzanız yoksa veya bir şey doldurmamışsanız hakkınızı arayın" diyerek benzer bir durumla karşılaşan vatandaşların hukuki yollara başvurmalarını istedi.
Bakmadan Geçme