İYİ Parti'den Meclis'e Sert Şerh: 7 Bin 563 Şehidin İsmi Tek Tek Yazıldı
İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Afyonkarahisar Milletvekili Av. Hakan Şeref Olgun ile Antalya Milletvekili ve Grup Başkanvekili Uğur Poyraz, 'Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'ne kapsamlı bir muhalefet şerhi koydu. Şerhte, teklifin yalnızca belirli maddeleri değil, hazırlanış yöntemi, dayandığı siyasi yaklaşım ve oluşturduğu hukuki sistem bütünüyle eleştirildi.
İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Afyonkarahisar Milletvekili Av. Hakan Şeref Olgun ile Antalya Milletvekili ve Grup Başkanvekili Uğur Poyraz tarafından imzalanan muhalefet şerhinde, Türkiye’nin terörden arındırılmasının meşru ve gerekli bir devlet hedefi olduğu vurgulanırken, terör örgütünün silah bırakması ile geçmişte işlenen suçların cezasız bırakılmasının birbirinden tamamen farklı konular olduğu belirtildi.
Şerhte, “Terör örgütü silah bırakabilir fakat Türkiye Cumhuriyeti Devleti devlet olma vasfını bırakamaz” ifadelerine yer verilirken, kanun teklifinin tüm maddeleriyle birlikte ciddi hukuki ve anayasal sorunlar barındırdığı savunuldu.
Muhalefet şerhinde teklifin özellikle terör mağdurları açısından doğuracağı sonuçlara dikkat çekildi. Failin başvuru süreci, soruşturmaların veya davaların ertelenmesi, cezaların hangi koşullarda infaz edilmiş sayılacağı ve hak yoksunluklarının kaldırılması gibi düzenlemelere yer verilirken, şehit yakınları, gaziler ve terör mağdurlarının sürece katılımı konusunda özel bir güvence bulunmadığı belirtildi.
Şerhte, mağdurların bilgilendirilmesi, itiraz hakları, zararlarının giderilmesi ve hakikate ulaşmaları konusunda yeterli düzenleme yapılmadığı savunularak, bu yaklaşımın “millî dayanışma” olarak adlandırılmasının ciddi bir kavram ve vicdan sorunu oluşturduğu ifade edildi.
ANAYASA’NIN BİRÇOK MADDESİNE AYKIRILIK İDDİASI
İYİ Parti’nin muhalefet şerhinde, teklifin Anayasa’nın 2, 3, 5, 6, 7, 9, 10, 11 ve 14’üncü maddeleri bakımından anayasal sorun taşıdığı ileri sürüldü.
Teklifin, PKK/KCK terör örgütünün yöneticileri ve mensupları bakımından mevcut Türk Ceza Kanunu ile Terörle Mücadele Kanunu hükümlerinden farklı, özel sonuçlar doğuracağı belirtilirken, bunun kanun önünde eşitlik ve hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmadığı savunuldu.
Şerhte ayrıca TBMM İçtüzüğü’nün 38’inci maddesine atıf yapılarak, komisyonların kendilerine havale edilen tekliflerin Anayasa’nın metnine ve ruhuna uygunluğunu incelemekle yükümlü olduğu hatırlatıldı.
“ÖZEL AF NİTELİĞİNDEDİR”
Muhalefet şerhinin en dikkat çekici bölümlerinden biri ise teklifin soruşturma ve kovuşturmalara ilişkin hükümleri oldu.
Şerhe göre teklif; bazı soruşturma ve kovuşturmaların 5 veya 10 yıl süreyle ertelenmesini, bu sürenin yeni bir terör suçu işlenmeden geçirilmesi halinde kovuşturmaya yer olmadığı veya düşme kararı verilmesini öngörüyor. Kesinleşmiş mahkûmiyetler bakımından ise infazın durdurulması ve belirlenen sürenin sonunda cezanın infaz edilmiş sayılması gündeme geliyor.
İYİ Parti, bu düzenlemelerin yalnızca bir infaz düzenlemesi olmadığını, hukuki sonuçları itibarıyla “koşula bağlanmış özel af” niteliği taşıdığını savundu.
Şerhte, Anayasa’nın 87’nci maddesine göre genel ve özel af kararlarının TBMM üye tam sayısının beşte üç çoğunluğuyla alınabileceği hatırlatılarak, kanunun adında “af” ifadesinin bulunmamasının hukuki sonucu değiştirmeyeceği ileri sürüldü.
“DEVLET, HUKUKU UYGULAYARAK GÜÇLÜ OLUR”
Olgun ve Poyraz’ın imzaladığı muhalefet şerhinde, Türkiye’nin terörden arındırılması hedefinin desteklendiği ancak bunun terör örgütünün siyasi anlatısının meşrulaştırılması veya mağdurların adalet taleplerinin geri plana atılması yoluyla gerçekleştirilemeyeceği ifade edildi.
Kalıcı çözüm için örgütün ve bağlantılı yapıların silahlı ve örgütsel varlığının sona erdirilmesi, bunun objektif ve denetlenebilir yöntemlerle doğrulanması, her failin bireysel sorumluluğunun bağımsız yargı önünde belirlenmesi ve mağdurların haklarının korunması gerektiği vurgulandı.
Şerhte, “Devlet, terörle mücadelede hukuktan vazgeçerek değil, hukuku tavizsiz uygulayarak güçlü olur” değerlendirmesine yer verildi.
ŞERHİN SONUNDA 7 BİN 563 ŞEHİDİN ADI YER ALDI
Muhalefet şerhinin en çarpıcı bölümlerinden biri ise son kısmında yer aldı. Metin, PKK/KCK ve bağlantılı yapılar tarafından şehit edilen asker, polis, güvenlik korucusu ve sivillerin anısına ithaf edildi.
Şehitlerin ailelerinin yaşadığı acıya vurgu yapılan bölümde, “Büyük Türk Milleti onları unutmayacak” mesajı verildi.
Şerhin ekinde ise 7 bin 563 kamu görevlisi şehidin isminin tek tek yazıldığı** belirtildi. Böylece muhalefet şerhi, yalnızca siyasi ve hukuki eleştirilerin sıralandığı bir metin olmanın ötesinde, terör nedeniyle hayatını kaybeden kamu görevlilerinin isimlerini de kayıt altına alan kapsamlı bir belge niteliği taşıdı.