İYİ Parti Kurmaylarından Afyon'da Seçim Ve İktidar Çıkışı
İYİ Parti'nin Genel Merkez Yöneticileri, Afyonkarahisar'da basın toplantısında değerlendirmelerini kamuoyuyla paylaştı. İYİ Parti kurmayları, Türkiye'nin acilen bir seçime, ardından da güven duyulan bir iktidara ihtiyacı olduğunu vurguladı
İYİ Parti Afyonkarahisar Milletvekili ve Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Av. Hakan Şeref Olgun, Adana Milletvekili ve Türk Dünyası ile Yurt Dışı Türklerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Dr. Ayyüce Türkeş Taş, Milli Güvenlik ve Göç Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Dr. Cenk Özatıcı, Bursa Milletvekili Hasan Toktaş ile Genel İdare Kurulu üyeleri Burcu Akçaru Üstbaş, Osman Kaçmaz ve Ali Topçu, Afyonkarahisar’da basın mensupları ile bir araya geldi.
“BİZ BÜYÜK BİR AİLEYİZ”
İYİ Parti Afyonkarahisar İl Başkanlığı binasında düzenlenen toplantıda ilk sözü İYİ Parti Afyonkarahisar İl Başkanı Muhammet Mısırlıoğlu aldı. Başkan Mısırlıoğlu, “Biz gerçekten büyük bir aileyiz. Siyasi partiler zor kurulur, yöneticileri zor bulunur, idarecileri zor bulunur. Hatta şöyle bir dönemde, parti üyeliğinin bile zor bulunduğu bir dönemde İYİ Parti ailesini güçlü bir şekilde ayakta tutan öncelikle il teşkilatıma, ilçe başkanlarıma, kadın kolları teşkilatıma, gençlik kolları teşkilatıma da huzurlarınızda teşekkür ediyorum. Yol ve dava arkadaşları oldukları için de iyi ki varsınız diyorum. İyi ki bu ailenin Afyon'daki en büyük makamı olan İl Başkanlığı makamında bulunuyorum. Kendisine gerçekten, kendilerine gerçekten şükranlarımı arz ediyorum. Burada bir başarı varsa komple teşkilatın başarısıdır. Burada bir büyük bir yarış varsa yine bu teşkilatın içerisinde kardeşlik yarışı vardır. Ben bu konuda bu camianın içinde olmaktan büyük bir memnuniyet duyduğumu ifade ediyorum. Dün gece yarısı Çay festivalinden ayrıldıktan sonra İl Başkan Yardımcımız, Sağlık İşleri Başkanımız Sayın Abdullah Paşahan, kalp krizi geçirdiğini öğrenmiş bulunuyorum gece 3.30 gibi. Sabah anjiyo olarak yoğun bakıma alındı, inşallah hayati bir tehlikesi yok ama gerçekten yüreklerimizi ağzımıza getirdi. Kendisine de buradan acil şifalar diliyorum” dedi.
“EMEKLİYE YAPILAN ZAM MASRAFI BİLE KARŞILAMAZ”
İYİ Parti Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Afyonkarahisar Milletvekili Av. Hakan Şeref Olgun da konuşmasında gündemdeki konular hakkında değerlendirmede bulundu. Milletvekili Olgun, “Biz, İyi Parti heyeti olarak iki gündür Afyon programındayız. Ben gerek şu anda hazirunda bulunan tüm dava arkadaşlarıma, hem de dün, dünkü programdan sonra işleri sebebiyle ayrılmak zorunda kalan yine Genel Başkan, Sağlık İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcımız Ahmet Eşref Fakıbaba'ya, Genel Sekreterimiz Osman Nuri Özçelik'e ve Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcımız Cumali Durmuş'a, her birine Afyonkarahisar'a sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. İyi ki varsınız, hoş geldiniz. Biliyorsunuz şu anda Türkiye Büyük Millet Meclisi son günlerinde, kapanmadan önceki son günlerinde, son günlerinde yaşıyoruz. Fakat işte mevcut iktidarın her zaman olduğu gibi şimdi en düşük emekli maaşının 23 bin 552 liraya çıkartılması için... Yani aslında şu yapılan zam, mecliste sarf edilen emek, mesai ve masrafı bile karşılamayacak cinstendir, yazıktır. Bunları çıkarmak için bekliyoruz” dedi.
“TARIM POLİTİKALARINI DÜZENE SOKMAMIZ LAZIM”
Milletvekili Olgun, “Biz Dereçine'de kiraz üreticilerinin dertlerini dinledik. Bir kiraz toplayıcısı, bir işçinin günlük yevmiyesi 1.400 lira arkadaşlar, en az. Ve bunun akşama kadar toplayabileceği kiraz 50 ila 60 kilo arasında. Ve sonuçta bu kirazın satış fiyatı da 50 ile 60 lira arasında. Yani şunu demek istiyorum; geçen sene don üreticiyi mahvetti, yolda bıraktı, mağdur etti. Her zaman diyoruz ki biz, devlet olarak, ülke olarak bu tarım politikalarını bir düzene sokmamız lazım. Ne bileyim bir kirazsa bunun bir alt taban fiyatının olması lazım. Oradan geçtik, yine Çay ilçemizde vişne festivalimize geçtik. Orada da tabii ki vişne üreticisinin derdi ayrı. Bugün Dinar'dan Akşehir'e kadar olan bölgede, bölgemizde bizim vişne ve kiraz üreticilerinin çoğunluğu bulunmaktadır. Ancak her yıl olduğu gibi bu yıl da mağdurdurlar. Onlar mağdur da ülkede doğru giden bir şey varsa ben size soruyorum tüm basın mensuplarına. Yani geçmiş dönemlerde, geçtiğimiz hükümetlerde, geçtiğimiz yıllarda hep görülürdü; yani memleketin bir kesimi iyi, işleri iyi olmazdı ama hayvancılık işi bu sene iyi gitmezse ekinin işi iyi giderdi. Veya işte kirazcılık bu sene iyi olmazdı, patatesçi iyi olurdu. Ancak artık ülkemizde ekonomi öyle bir noktaya geldi ki, hiçbir hal ve şart altında bu iktidarın bu ekonomiyi düzeltme şansı yok. Yani bunun böyle bilinmesi lazım, bunu her zaman söylüyoruz. Bunun düzelmesinin birinci şartı nedir? Bu ülkede hukukun tesis edilmesidir. Biz 13-14 Haziran 2026'da Sayın Genel Başkanımızın da sonsuz destek ve himayeleriyle Türkiye'de ilk defa bir siyasi parti olarak Hukuk Çalıştayı düzenledik. 10 başlıktan 10 masada tartıştığımız konulara baktığımızda, ki şu anda onun sonuç bildirgesini hazırlıyoruz, hepsini tek tek tekrar dinliyoruz. Yani ülkemizde konuşmacıların dile getirdikleri, sizler de dinleseniz, iyi giden bir şey yok. Onun için artık birbirimizi fazla yormanın, işte fazla zorlamanın da bir anlamı yok” ifadelerini kullandı.
“ÜRETİCİLERİMİZİN SORUNLARININ ÇÖZÜLMESİNİ İSTİYORUZ”
Milletvekili Olgun, konuşmasında şu vurguları yaptı:
“Buğday, arpa fiyatı var. Serbest piyasada arpa kaç para? 9-10 lira. Buğday 12 buçuk, 13 lira. Yani geçen senenin daha altında fiyat geliyor. Ve bunun dışında bir de bu üretici depolamayla, Ofis'ten randevuyla şunla bunla uğraşıyor. Ha ne yapıyoruz biz? Bizim milletvekili arkadaşlar Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürü'ne Afyon'a getiriyorlar, iki tane fotoğraf çektiriyorlar genel müdürle, bir de çay içiyorlar. Ya kardeşim, bizim Afyon'a kimsenin gelmesini istemiyoruz. Bizim üreticinin sorununun çözülmesini istiyoruz. İsterseniz o genel müdür Amerika'da yaşasın, bizi ilgilendirmez. Bizim üreticimizin sorununu çözün; depolama sorununu, Ofis sorununu, fiyat sorunu... Ya geçen senenin altında bir tarım fiyatı olur mu ya? Bu genel müdür geldi de ne yaptı yani? Zam mı yaptı bizim fiyatlara? Yani kusura bakmayın artık bu ülkenin yönetimi için bizim Türk milletinin, Türk milletinin tüm piyasalara, tüm dünyaya güven duyacak bir seçim yaşayıp bu seçimden sonra da yeni bir iktidarı iş başına getirmesi kaçınılmaz oldu. Ha ben bunu söyleyeyim, yarın bana yine saldıracaklardır. Buyursunlar, her yönüyle açığım. Bunun aksini iddia edenle de her zaman, her yerde tartışmaya hazırım. Ben gerçekten birbirinden değerli misafirlerimiz var, ben sizlere de bir zaman ve alan açmak bakımından sözlerimi fazla uzatmayacağım. Ben gerek Genel İdare Kurulu'nda gerek Başkanlık Divanı'nda gerekse de ben genel merkezde başkanlığını yaptığım Hukuk ve Seçim İşleri Başkanlığı'ndaki arkadaşlarımın hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum.”
“TERÖRİSTLER, ‘PİŞMAN DEĞİLİZ’ DİYORLAR”
İYİ Parti Milli Güvenlik ve Göç Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Dr. Cenk Özatıcı da Terörsüz Türkiye çalışmaları üzerinden hükümeti eleştirdi. Özatıcı, “Memleketin gündemine dair zaten ortada bir tablo var, hepiniz görüyorsunuz. Toplumsal şiddet hali yaygınlaşmış, bazı yargı mensupları cübbelerine düğme dikmiş, düğmeyi sağlam dikmişse terfi etmiş, adalet alınıp satılabilen bir meta haline gelmiş bir memleket. Emekliler açlığa mahkum edilmiş, 25 milyon icra dosyasının olduğu, 6 milyon ev gencinin olduğu, gençlerin istikballerini kendi topraklarında, kendi memleketlerinde değil, başka memleketlerin, başka ülkelerin konsolosluklarının önünde arar hale geldiği bir ülke. Ve maalesef şu anda geldiğimiz noktada insanların ay sonunu getiremediği bir memleket. Kaçakların, suçluların, sosyopatların dışarıda gezdiği, cezaevinde olması gerekenler dışarıda olduğu için dışarısının bir açık hava cezaevi haline geldiği bir memleket. Ve günün sonunda baktığımız zaman, 50.000 Türk vatandaşının katilinin, askerinin, polisinin, kundaktaki bebeğinin katilinin kurucu önder diye payelendirildiği, teröristlerin meydanlarda mikrofonlarla açıklamalar yaptığı, pişman değiliz beyanları verdiği ama buna karşı çıkanların, terörist başı Öcalan'a bu payenin verilmesine, şehitlerin hatırasına, gazilerin mücadele cehdine gölge düşürülmesine karşı çıkan İYİ Parti'nin ve onun mensuplarının, Türk milliyetçilerinin, vatanseverlerin, ulusalcıların, Atatürkçülerin barışa karşı olarak nitelendirildiği bir dönem” dedi.
“TEK İHTİMAL, İYİ PARTİ’NİN İKTİDARI”
Özatıcı, konuşmasına şöyle devam etti:
“Belki de 100 yıllık cumhuriyet tarihi döneminde ilk kez böyle bir şeylerle karşı karşıyayız. Onun için ben diyorum ki, biz diyoruz ki, buradan çıkışın tek bir yolu var. Tek bir ihtimal, tek bir olasılık. O da aslında Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni kuran fikir ve iradenin, yani Türk milliyetçiliği fikir sisteminin, onu temsil edebilecek çap, kabiliyet ve liyakata sahip olan İYİ Parti'nin yönetime gelmesi tek bir ihtimal, tek bir olasılık. O da aslında Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni kuran fikir ve iradenin, yani Türk milliyetçiliği fikir sisteminin, onu temsil edebilecek çap, kabiliyet ve liyakata sahip olan İYİ Parti'nin iktidara gelmesidir. Bizler bu inançla, bu azimle ve bu kararlılıkla Türkiye'nin dört bir yanını karış karış gezmeye, vatandaşımızın derdiyle dertlenmeye devam edeceğiz.”
“BÜYÜK TAARRUZ’UN BAŞLADIĞI ŞEHİR”
İYİ Parti Türk Dünyası ile Yurt Dışı Türklerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Adana Milletvekili Dr. Ayyüce Türkeş Taş da Afyonkarahisar’ın merhum Başbuğ Alparslan Türkeş’in gönlünde ayrı bir yeri olduğunu söyleyerek konuşmasına başladı. Dr. Ayyüce Türkeş Taş, “Afyon'un her zaman babam Başbuğ Alparslan Türkeş'e açtığı kalbi için ben Afyonlulara çok teşekkür ediyorum. Verdiği emekler için haklarını helal etsinler diyorum. Allah hepsinden razı olsun. Afyon öyle bir şehir ki sadece İç Anadolu'yu Ege'ye bağlayan bir şehir değil. Sadece evlerimize, ofislerimize ya da dünyaya mermeri gönderen bir şehir değil ya da sofralarımıza vişneyi, kirazı yollayan bir şehir değil. Afyon aslında il başkanımın çok güzel ifade ettiği ve bizim de yılmaz savunucusu olduğumuz ve Türkiye'nin şu anda çok büyük risk altında olduğu bağımsızlığımız, cumhuriyetimiz, topraklarımızın ciddi risk altında olduğu bir dönemde yine Türkiye'nin küllerinden doğduğu ve bağımsızlık ateşinin yakıldığı Büyük Taarruz Meydan Muharebesi'nin yaşandığı yer, o bağımsızlığı başlatan kalp, o duyguların en ateşli olduğu bir şehir. O yüzden şu atmosferde, şu siyasi atmosferde biz de İYİ Parti ekibi olarak böyle bir ruh haline sahip bir şehirde ve bu vatandaşlarla beraber olmaktan çok mutluyuz” dedi.
“İYİ PARTİ’NİN GÜÇLÜ OLMASI LAZIM”
Dr. Ayyüce Türkeş Taş, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Biz inanıyoruz ki evet, Türkiye çok büyük zorluktan geçiyor. Türkiye evet, ekonomik olarak çok zor durumda. Türkiye'de emekliler zor durumda, asgari ücretliler zor durumda, kadınlar zor durumda, çocuklar zor durumda, sanayici zor durumda. Yani nereden bakarsanız iyi durumda olan sadece bir kesim var; o kesim de yandaş kesim diyoruz. Maalesef onun dışında iyi durumda olan hiç kimse yok. Ama bunlar bir şekilde çözülür, bu şekilde hallolur. Ama Türkiye maalesef bölünme, parçalanman ve cumhuriyetin yıkılması, bayrağın gönderden inmesi ve bu PKK'lı dediğimiz, hain dediğimiz, yıllarca göğüs göğüse çarpıştığımız teröristlerin Türk siyasi hayatında söz sahibi olma, seçime girme, belki de cumhurbaşkanı adayı olma riskiyle karşı karşıya bir durumda. Biz İyi Parti olarak, bu onların 'terörsüz Türkiye' dediği, bizim de 'ihanet süreci' dediğimiz bu sürece ilk günlerden beri çok açık ve net bir şekilde, sayın genel başkanımız ve bütün kadrolarımızla karşı olduğumuzu ve neden karşı olduğumuzu söyledik.
Maalesef her geçen gün de karşı olma sebeplerimizde ne kadar haklı olduğumuz ortaya çıkmakta. Maalesef dememin sebebi biz, Türkiye'nin böyle bir tabloyla karşı karşıya kalmasını istemediğimiz için, bu durumlara düşmesini istemediğimiz için, Türk Devleti'nin, yüce Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin bir terörist başıyla, bir terörist hükümlüsüyle, katillerle eşit seviyeye getirilmemesini istediğimiz için, o bir terörist başından emir alan, onun yol göstericiliğine, ipine, mandalına muhtaç hale getirilmiş gibi görünmesini istemediğimiz için 'maalesef haklı çıktık' diyoruz. Her geçen gün de daha da kötüye giden açıklamalar, beyanatlar görüyoruz. Bu işin olacağı mümkün değil. Olacağı, onların istediklerinin olması mümkün değil; çünkü Türk milletinde bunların karşılığı yok. Türk milleti ne olursa olsun, kim olursa olsun, ne kadar o siyasi liderlere, siyasi hareketlere destek vermiş olmuş olursa olsun, hiçbir şekilde hiçbir zaman Türk askerine, Türk polisine, Türk mühendisine, Türk öğretmenine, Türk kadınına, Türk çocuğuna kurşun sıkmış katillerin askerliğine, siyasetine geçit vermez, müsaade etmez. Biz bunu sahada da görüyoruz, her yerde görüyoruz, biliyoruz. Buna geçit verilmeyecek. Biz de her zaman Türk milletinin meclisteki ve her yerdeki güçlü sesi olacağız. Mecliste olmamız gerçekten çok önemli. Bunu da hem Afyon kamuoyunun hem de Türk kamuoyunun tekrar dikkatine sunmak istiyorum. Hepiniz görüyorsunuz ki Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde bu ihanet sürecine karşı çıkan bir tek siyasi parti var, bir tek milletvekili grubu var; o da İYİ Parti grubu, İYİ Parti milletvekilleri. O yüzden İYİ Parti'nin mecliste hem olması lazım, hem çok güçlü olması lazım, hem de en yakın olacak seçimde Türkiye'yi yönetecek kadrolarda olması lazım. Bu Türkiye'nin beka problemidir, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin geleceğinin teminatıdır. Bunu reklam olsun diye, popülizm olsun diye ya da siyaset olsun diye söylemiyorum. Meclis TV'yi takip edenler, işte bizi takip edenler eminim bunu görüyor, hissediyor. Biz bunu yaşayan, bu sorumluluğu hissediyoruz; zaten onun için siyaset yapıyoruz.”
Bakmadan Geçme







