• Haberler
  • Gündem
  • Sarı Serum Davasında Şok İddia: Raporu Hazırlayan Profesör Sanığın Hocasıydı

Sarı Serum Davasında Şok İddia: Raporu Hazırlayan Profesör Sanığın Hocasıydı

Afyonkarahisar kamuoyunda 'Sarım Serum' davası olarak bilinen ve Gazeteniz Kocatepe'nin sütunlarına taşıdığı yargılamada 3'üncü duruşmada da karar çıkmadı. Sanık Dr. S.E. duruşmaya katılmazken avukatı tarafından temsil edildi.

Afyonkarahisar merkezde 13 Ocak 2025 tarihinde Mehmet Gündoğan, Özel Yaşam Polikliniği’ne halsizlik ve boğaz şikâyeti ile başvurmuş “Sarı Serum” adı verilen uygulama yapıldığı sırada fenalaşarak kaldırıldığı Afyonkarahisar Devlet Hastanesinde hayatını kaybetmişti.

Sarım Serum Davasında Şok İddia: Raporu Hazırlayan Profesör Sanığın Hocasıydı

Sanık Dr. S.E.’nin yargılandığı davanın ilk duruşması 24 Aralık 2025 tarihinde, 2’inci duruşması geçtiğimiz Ramazan ayı içerisinde 13 Mart 2026 tarihinde görülmüştü. Her iki duruşmada çok sayıda tanık dinlenmiş sanık Dr. S.E.’nin savunması alınmıştı. Dün görülen davanın 3’üncü duruşmasında Adli Tıp Kurumundan (ATK) gelen Üst Kurul Raporu tartışıldı. Merhum Mehmet Gündoğan’ın eşi Songül Gündoğan ve iki avukatı ATK Üst Kurulundan gelen raporda çelişkiler olduğunu, raporda görüşü bulunan bir profesörün, sanık Dr. S.E’nin İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi iken bu hocanın kürsüsünde ders aldığına dikkat çekildi. 
Avukatlar, ATK’dan gelen ilk kurul raporunun ardından talep edilen Üst Kurul Raporunun bir üst rapor olmaktan daha çok ilk rapora ek olarak hazırlanan sıradan bir rapor gibi hazırlandığını ifade etti.

“BU RAPOR BANA DİYOR Kİ; SONGÜL SEN 2 ÇOCUĞUNLE NE YAPARSAN YAP”

Tedavi sonrası hayatını kaybeden Mehmet Gündoğan’ın eşi Songül Gündoğan, 3’üncü duruşmada da şikâyetini, davaya katılım talebini ve bu işin sonunu bırakmayacağını, adalete güvendiğini söyledi. Songül Gündoğan, “ATK’dan gönderilen Üst Kurul diye tabir edilen raporu okudum. Ben ev hanımıyım. Bu raporu anlamadım. Benim bu üst kurul raporunda içime sinmeyen pek çok nokta ve çelişkiler var. Mahkeme huzurunda dinlenen tanıklardan Y.E., eşimden için ‘Alerjisi var mı?’ sorusuna bilmiyorum cevabını vermiş. Bunun üzerine son raporla birlikte üst kurul raporundan çıkarımım; ‘Beni öldürebilirsiniz ya da felç bırakabilirsiniz’ gibi anlamlar yüklenerek olay doğal kabul edilmektedir. Üst kurul raporunda eşime fenalaştığında adrenalin iğnesini tanıklardan İ.M.’nin yaptığı ön görülüyor. Ama ikinci duruşmada olaya müdahil olan poliklinik sağlık ekibi içerisinde İ.M.’nin de dahil olduğu tanıklar arasında hatırlanacağı gibi adrenalin iğnesini kimin yaptığı noktasında ‘Hatırlamıyorum olayın üzerinden zaman geçti, bende yapmış olabilirim, sanırım ben yaptım” gibi muallak ifadeler kullanılmıştı. Aynı zamanda İ.M. ifadesinde adrenalin iğnesini ben yapmadım demişti. Ben bu raporu kabul etmiyorum. Çünkü raporda poliklinik şartlarının muayeneye uygun olduğu belirtilirken entübe işlemi için ise ortamın uygun olmadığı belirtilmiştir. Entübe işlemi için uygun görülmeyen muayene kısmı için doktora kusur verilmediği raporda yer almaktadır. Ben bu durumu çok saçma buldum. Peki, entübe işlemi muayenehane uygun değildi de 112 Acil Sağlık ekibi orada eşimi nasıl entübe etti? Eşimin canı için saniyelerle yarıştığı bir anda doktorun entübe için 112 ekibini beklemesi kusur değil midir? Ben bu rapordan şunu anlıyorum. ATK raporu diyor ki, ‘Songül sen iki çocuğun ile ne yaparsan yap. Kusura bakma pratisyen hekimden entübe işlemi beklenemez. Sanık 6 yıl boyunca aldığı tıp eğitimi ardından özel poliklinikte çalışmadan önce 2,5 yıl kamuda bir sağlık kuruluşunda Acil Servis Hekimliği yapmış. Şu anda da Afyonkarahisar’da özel bir Kadın ve Doğum Hastalıkları Hastanesi acilinde hizmet vermeye devam ediyor. Pratisyen hekimin entübe işlemi yapamayacağını ben açıkçası kabul edemiyorum. ATK raporundan anladığım bir başka hususta, sanki eşimi tekrar bizim yanımıza verdiler biz mutlu mesut yaşıyormuşuz gibi. Bu raporu kesinlikle reddediyorum. Maddi gerçek, doktor kusuru ortaya çıkarılıncaya kadar bu işin peşini bırakmayacağım. Mahkemenin adaletine güveniyorum.” dedi.

“DOKTORUN SAĞLIK EKİBİNE REHBERLİK ETMESİ GEREKİRDİ”

Sarım Serum Davasında Şok İddia: Raporu Hazırlayan Profesör Sanığın Hocasıydı

Songül Gündoğan’ın iki avukatı ATK Üst Kurul Raporuna yaptıkları itirazlarda şunları kaydetti: 
“ATK Üst Kurul raporunu esas ve usul olmak üzere iki aşamada değerlendirmek istiyoruz. Öncelikle ATK raporu çelişkiler içermektedir. Adrenalin iğnesinin yapılma biçimindeki şaibe ortadadır. Üstelik fenalaşan ve hayati tehlike içerisinde olan bir hastanın monüterize edilerek takibi gerekirken bu dahi yapılmamıştır. Affedilecek bir kusur yoktur. Kurum amacını aşarak kendini mahkeme yerine geçerek kanaat ortaya koymuştur. 112 tanıkları ve ses kayıtlarında hastaya adrenalin iğnesi yapılmadığı belirtilmektedir. Bu anekdotlar adeta cımbızlanarak yanlı bir ATK raporu hazırlandığını düşünmekteyiz. Bir basit örnekle durumu açıklarsak; Bir kişi hem çay hem de kahve içti ise bu kişinin su içmediği anlaşılır. Raporda hastaya dekort ile prednol yapıldığına yer verilmiştir. 112 Acil Servisin hastaya adrenalin iğnesi yapıldı mı sorusuna, ‘Bir dakika dur, hayır yapmadık’ gibi çelişkili ifadelerle cevap verilmiştir. Tanık ifadeleri doğrultusunda suçtan kurtulmaya matuf işlemler yapıldığı sabittir. Kurum raporunda esasen yapılması gereken kanaatin mahkemeye bırakılmasıdır. Ama raporda yapılsa ne olur yapılmasa ne olur gibi bir yaklaşımla olayın aydınlatılmasından uzak kalınmıştır. Yani hastanın vefatı meşrulaştırılmaktadır. Sanığın doktor olarak olay esnasında Acil Tıp Teknisyeni (ATT) V.D. 2 yıllık yüksekokul mezunu sağlık çalışanlarına liderlik etmesi tabiri caiz ise ‘sazı eline alması’ gerekmektedir. Bu muayenehane iktisadi bir işletmedir. Bizzat sorumluluğu olan sanık için ‘kusur yok’ denilmiştir.”

“SANIK DOKTOR RAPORDA GÖRÜŞ BEYAN EDEN PROFESÖRÜN ÖĞRENCİSİ”

Songül Gündoğan’ın avukatları sözlerine şöyle devam etti: 
“ATK Üst Kurul teşekkülünde geçen celse karşı taraf bir alerji uzmanının bulunmasını talep etti. Harici araştırmalarımız sonucu İstanbul Üniversitesi mezunu olan sanığın 6 yıllık eğitim hayatı boyunca söz konusu Alerji Uzmanı profesörün kürsüsünde eğitim aldığını tespit ettik. Bu profesörün birçok rapor tanzim ettiğini ve bu raporlarda kusur isnat ettiğini belirlerken muhtemelen öğrencisi olan sanık doktora konuyu öğretememesi nedeniyle ‘kusur verilecek durum yok’ demiştir. Sanık özel bir hastane acil servisinde halen çalışıyor. Hastanın vefatından neredeyse 2 yıl sonra kan sonuçlarının ibraz edildiğini de tespit ettik. Oysa Afyonkarahisar küçük bir şehir. Bu hastanede kan tetkiki yapılan Y.E.Ü.’nün aynı gün içerisinde e-nabız kaydına sonuçların düştüğü görülmektedir. Müteveffanın kan sonuçları ibrazı olayın üzerinden çok uzun zaman geçtikten sonra İl Sağlık Müdürlüğü evrakları ve safahatta ne hikmetse yoktur, görülmemektedir. Dolayısıyla sanığın acil servisinde çalıştığı Afyonkarahisar’daki özel hastane için şaibeli evrak düzenleme gerekçesiyle suç duyurusunda bulunacağız. ATK raporuna itiraz ediyoruz. Yargıtay’ın emsal kararlarında ATK raporlarındaki kusur değerlendirmesinin hâkimi bağlayıcı olmadığı vurgulanmıştır. Takdir ve değerlendirme hakkı hâkime aittir. Hâkimin ATK raporuna itibar etmeme hakkı vardır. Yüksek Sağlık Şurası ve üniversitelerin tıp fakülteleri ile bu yönde eğitim vere devlet hastanelerinden görüş alınarak sonuca varılmasını talep ediyoruz. Yargıtay 5. Ceza Dairesi ile Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin benzer yönde görüşleri bulunmaktadır.”

Dün görülen üçüncü duruşmada mağdur tarafın avukatları ATK Üst Kuruldan gelen rapor rapora itiraz etti. Cumhuriyet Savcısı ATK üst kurul raporunun yeterli olup başka bir rapor alınmasına gerek olmadığını, bu doğrultuda sanık Dr. S.E.’nin üzerine atılı suçtan beraatı yönünde karar verilmesini istedi.  Dosyaya delil sunmak ve yazılı savunma hazırlığı için süre talep eden mağdur tarafından avukatlarına talep ettikleri süre verildi.

Cumhuriyet savcısının mütalaasını açıklamasının ardından uygulanan sarı serum tedavisi sonrası hayatını kaybeden Mehmet Gündoğan’ın eşi Songül Gündoğan, mütalaaya diyeceği olmadığını söyleyerek gözyaşlarını tutamadı.

Karar duruşması ilerleyen günlerde görülecek.

Kocatepe Gazetesi - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme