'Srebrenitsa İnsanlığın Ortak Vicdanında Silinmez Bir Yara'
Kadınanalar Kültür Derneğinden yapılan açıklamada, Srebrenitsa soykırımının insanlığın ortak vicdanında silinmez bir yara olduğu vurgulandı.
Kadınanalar Kültür Derneği Yönetim Kurulu tarafından yapılan açıklamada, Srebrenitsa Soykırımı ve Bosna Savaşında kadınlara yönelik sistematik şiddetin 31’inci yıldönümü dolayısıyla açıklama yapıldı.
“SREBRENİTSA SOYKIRIMI ÜZERİNDEN 31 YIL GEÇTİ”
Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Bundan otuz bir yıl önce, 11 Temmuz 1995 tarihinde, modern Avrupa’nın ortasında tüm dünyanın gözleri önünde insanlık tarihine kara bir leke olarak geçen Srebrenitsa Soykırımı yaşanmıştır. Birleşmiş Milletler tarafından ‘güvenli bölge’ ilan edilen Srebrenitsa’da, uluslararası toplumun sessizliği içerisinde 8 binden fazla Boşnak Müslüman erkek ve erkek çocuk sistematik şekilde katledilmiş; binlerce kadın, çocuk ve yaşlı ise zorla yerlerinden edilmiştir. Bosna Savaşı 1992-1995 boyunca ise büyük çoğunluğu Bosnalı Müslüman siviller olmak üzere yaklaşık 100 bin insan hayatını kaybetmiş, yaklaşık 2 milyon kişi yurtlarını terk etmek zorunda bırakılmıştır. Bu savaş, II. Dünya Savaşı sonrasında Avrupa’da yaşanan en ağır insanlık trajedilerinden biri olarak tarihe geçmiştir. Kadınanalar Kültür Derneği olarak; adalet, merhamet, insan onuru ve kültürel hafızayı yaşatma sorumluluğumuz gereği, Srebrenitsa Soykırımı’nı ve Bosna Savaşı boyunca yaşanan insanlık suçlarını derin bir hüzünle anıyor; hayatını kaybeden tüm masum sivilleri rahmet ve saygıyla yâd ediyoruz.” ifadelerine yer verildi.
“SİSTEMATİK İNFAZLAR TARİHE CANLI İNSAN AVI OLARAK GEÇTİ”
Açıklamanın devamında şunlar kaydedildi: “Srebrenitsa Soykırımı insanlığın ortak vicdanında silinmez bir yaradır. Uluslararası Adalet Divanı (ICJ) ile Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi (ICTY), Srebrenitsa’da işlenen suçların soykırım olduğuna hükmetmiştir. Bu kararlar, yaşanan vahşetin tarihî ve hukuki bir gerçek olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. 11 Temmuz 1995 sonrasında gerçekleştirilen sistematik infazlar, tarihe ‘canlı insan avı’ olarak geçen insanlık dışı operasyonlarla devam etmiş; ormanlara sığınarak kurtulmaya çalışan binlerce Boşnak Müslüman günlerce takip edilerek öldürülmüş, toplu mezarlara gömülmüş, delilleri gizlemek amacıyla mezarlar daha sonra başka yerlere taşınmıştır. Nefret söylemi katliamların zeminini hazırlar. Srebrenitsa’nın işgali sırasında Bosnalı Sırp komutan Ratko Mladić’in, Osmanlı dönemine atıf yaparak sarf ettiği ‘Türklerden intikam alma zamanı’ yönündeki ifadeler; etnik ve dini nefretin nasıl kitlesel katliamlara dönüşebileceğinin acı bir örneğidir. Hiçbir millet, din veya toplum toptan suçlanamaz. Ancak nefret söylemini meşrulaştıran ideolojilerin insanlığı nasıl felaketlere sürüklediği unutulmamalıdır.”
“50 BİN BOŞNAK KADIN VE ÇOCUK CİNSEL SALDIRIYA MARUZ BIRAKILDI”
Açıklama şu sözlerle tamamlandı: “Bosna Savaşı’nın en büyük mağdurları kadınlar ve çocuklardır. Bosna Savaşı’nın en ağır ve en utanç verici suçlarından biri de Boşnak kadınlarına yönelik sistematik cinsel şiddettir. Uluslararası raporlara göre savaş boyunca 20 bin ila 50 bin arasında Boşnak kadın ve kız çocuğu, sistematik cinsel saldırıya maruz bırakılmıştır. Foça, Vişegrad, Prijedor ve Zvornik başta olmak üzere birçok bölgede kadınların alıkonulduğu merkezler oluşturulmuş; oteller, spor salonları ve çeşitli kamu binaları işkence ve tecavüz merkezlerine dönüştürülmüştür. Bu saldırılar münferit suçlar değil; Boşnak toplumunu sindirmeyi, aile yapısını parçalamayı, halkı göçe zorlamayı ve etnik temizlik politikasını desteklemeyi amaçlayan planlı bir savaş yöntemi olarak uygulanmıştır.
Uluslararası mahkemeler bu fiilleri insanlığa karşı suç, işkence ve birçok davada soykırımın uygulanma yöntemlerinden biri olarak değerlendirmiştir. Kadınanalar Kültür Derneği olarak çağrımız; Anadolu’nun irfanını, merhametini ve adalet anlayışını temsil eden kadınlar olarak; Srebrenitsa Soykırımı’nı ve Bosna Savaşı boyunca yaşanan tüm insanlık suçlarını unutmayacağımızı ve unutturmayacağız. Boşnak annelerinin, kadınlarının ve çocuklarının haklı adalet mücadelesinin yanındayız. Soykırımın, savaş suçlarının ve kadınlara yönelik sistematik şiddetin dünyanın hiçbir coğrafyasında bir daha yaşanmaması için uluslararası toplumun ortak sorumluluk üstlenmesi gerektiği bildiriyoruz. İnsan haklarını, adaleti ve insan onurunu savunmaya kararlılıkla devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla bildiriyoruz. Srebrenitsa Soykırımı’nda ve Bosna Savaşı boyunca hayatını kaybeden tüm şehitleri; zulme uğrayan anneleri, kadınları, çocukları ve masum sivilleri rahmet, saygı ve minnetle anıyoruz. Srebrenitsa’yı unutmayacağız. Unutturmayacağız.”
Bakmadan Geçme




