'Tek kriter yandaşlık oldu, yuh olsun'
İl Milli Eğitim yöneticilerince yapılan puanlama sonucu göreve devam edemeyen okul müdürlerinin protestoları devam ediyor. Bu bağlamda dün eğitim iş kolunda faaliyet gösteren dört ayrı sendikanın temsilci ve üyeleri İl Milli Eğitim Müdürlüğü önüne siyah çelenk koydular Kamu-Sen’e bağlı Türk Eğitim-Sen, KESK’e bağlı Eğitim-Sen, Eğitim-İş Sendikası, Aktif Eğitimciler Sendikası üyeler Anıtpark önünde birleşerek puanlama altında [&hellip]
İl Milli Eğitim yöneticilerince yapılan puanlama sonucu göreve devam edemeyen okul müdürlerinin protestoları devam ediyor. Bu bağlamda dün eğitim iş kolunda faaliyet gösteren dört ayrı sendikanın temsilci ve üyeleri İl Milli Eğitim Müdürlüğü önüne siyah çelenk koydular
Kamu-Sen’e bağlı Türk Eğitim-Sen, KESK’e bağlı Eğitim-Sen, Eğitim-İş Sendikası, Aktif Eğitimciler Sendikası üyeler Anıtpark önünde birleşerek puanlama altında kalarak görevden alınan okul müdürleri tepkisine ortak oldular. MHP Milletvekili Kemalettin Yılmaz, MHP İl Başkanı Aziz Aslan, MHP Merkez İlçe Başkanı Alper Yağcı ve MHP Afyonkarahisar Belediye Başkan adayı Fatih Çetinkaya eğitimcilerin ortak tepkisine destek verdiler.
PARALEL AKP VE YANDAŞ SENDİKA
Eğitim iş kolundaki sendikaların temsilcileri adına Kamu-Sen’e bağlı Türk Eğitim-Sen’in Şube Başkanı Nizamettin Şenol açıklama yaptı. Milli Eğitim Bakanlığı Yasası ve akabinde çıkarılan Yönetici Atama Yönetmeliği ile Bakanlığın tarihindeki en büyük kadrolaşma yaptığını söyledi. Paralel yapıyı tasfiye etmek için 4 yılını dolduran okul müdürleri, müdür başyardımcıları, müdür yardımcıları, İl Milli Eğitim Müdürleri, İlçe Milli Eğitim Müdürleri, İl Milli Eğitim Müdür Yardımcıları ve bakanlıkta üst düzey yöneticiler olmak üzere tam tamına 76 bin yöneticinin görevlerine son verilmiştir. Ancak bu şekilde iktidarın bakanlıkta kendi paralel yapısını oluşturduğu görülmektedir. Paralel yapı vardır bu da AKP ve yandaş sendikadır.” dedi.
“SOYKIRIM TARİHE GEÇECEK”
Nizamettin Şenol, bakanlıkta 4 yılını tamamlayan 7 binin üzerinde okul müdürünün neye göre puan verildiği belli olmayan bir değerlendirmeyle görev sürelerinin uzatılamadığını kaydetti. Bakanlıkta müdür kıyımı yaşandığını söyleyen Şenol; “Hem de öyle bir kıyım ki; siyasi görüşü ve ideolojisi iktidara ters düşen, sendikal tercihini yandaş, candaş, sırdaş sendikadan yana kullanmayan, yalakalığıyla değil, bilgisi, becerisi, başarısı, tecrübesiyle o koltukları hak eden okul müdürleri birer birer tasfiye edilmiştir. Bu durum yönetici soykırımı olarak bakanlık tarihine geçecektir. Size yazıklar olsun, yuh olsun, yuhlar olsun.” diye konuştu.
“BÜYÜK KISIM YANDAŞ SENDİKA”
Nizamettin Şenol, değerlendirmelerde ilçe milli eğitim müdürleri ve komisyon üyesi şube müdürlerinin önüne listeler konulduğunu, listelerin AK Parti il ve ilçe teşkilatlarıyla malum sendikanın ortaklaşa hazırladığı iddialarını hatırlattı. Şenol; “Bu listelerde görev süresi uzatılacak müdürler isim isim yer alıyor olmalı ki; görev süresi uzatılan okul müdürlerine baktığımızda büyük kısmının yandaş sendika üyesi olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla bu puanlar bir yerlerden alınan emir ve talimatlar doğrultusunda verilmiştir. Bunları yaparken hiç mi Allah’tan korkmadınız? Hiç mi kuldan utanmadınız? Ar damarınız bu kadar mı çatladı?” diye sordu.
“BU ZULÜM 28 ŞUBAT’TA BİLE GÖRÜLMEDİ”
Puanlamalarda okul müdürlerinin; Mesai arkadaşları ile ilişkileri, okula yaptığı katkılar, aldığı ödüller ve üstün başarı belgeleri, akademik kariyeri, uluslararası düzeyde yayınlanan makaleleri olmak üzere bunların hiçbirisinin dikkate alınmadığını belirten Şenol; “Tek kriter, yandaşlık olmuştur. İşte böyle bir ortamda okul müdürleri güya değerlendirmeye tabi tutuldu. Öğretmenler, okul aile birliği başkan ve başkan yardımcısı, öğrencilerden tam puan alan okul müdürleri, sıra bakanlık yetkililerinin değerlendirmesine gelince adeta döküldü. Tabi bunun tersi de yaşandı. Başarısız bulunan ve mesai arkadaşları tarafından çok düşük puan verilen okul müdürleri, MEB yetkililerinin değerlendirmesinden tam puan aldı. Durum böyle olunca okul müdürlerinin yandaş ise görev süresi uzatıldı, yandaş değilse görevlerine son verildi. Böyle bir zulmü ne askeri darbe dönemlerinde nede 28 Şubat sürecinde görmedik.” şeklinde konuştu.
“YAPILANLARIN İZAHI YOK”
Yapılan puanlamalarda ciddiyetsizliğin had safhada olduğunu ileri süren Nizamettin Şenol, emekli olanlara, kurum değiştirenlere, vefat edenlere, şu anda müdür olmayanlara 75 ve üzerinde puan verilerek görev sürelerinin uzatıldığını dile getirdi. Şenol; “Hatta daha da trajikomik olanı geçici ilçe milli eğitim müdürleri kendilerine puan vermişler. Hem de öyle böyle değil, 95-100 puan vermişler. Afyonkarahisar’ da tacizcilere, zimmetine para geçirenlere, müfettiş raporu ile başarısızlığı tescilli olanlara, okula öğretim yılı içinde bir gün dahi gitmemişlere, okulunun kazan dairesinde Milli Eğitim üst yönetimine kebap partisi verenlere, yandaş sendikanın yöneticilerine yüksek puanlar verilmiştir. İşine aşık okulu için ailesini bile ihmal eden kamuoyunca da başarısı bilinen müdürlerimize puan vermemişlerdir. Çıkıp bunu izah edin. Edemezseniz sizi her platformda yerin dibine sokmak boynumuza borçtur.” ifadelerini kullandı.
ŞANTAJ İLE ÜYE KAYDEDİLDİ
Malum sendikanın süreci ahlaksızca kullandığını ileri süren Nizamettin Şenol, sözkonusu sendikanın tehdit savurmaktan da geri kalmadığını ifade etti. Şenol şöyle konuştu: “http://m.kocatepegazetesi.com/”Bana üye ol seni müdür yapacağım.’, ‘Bana üye olmazsan görev sürenin uzatılmasına engel olurum.’ şeklinde gayri ahlaki yollara başvuran bu yapı, adeta hile ile, şantaj ile üye kaydetti. Siyasi iktidarın desteğiyle büyüyen, iktidara göbekten bağlı olan, toplu sözleşme masasında memuru satan, iktidara yalakalık söz konusu olduğunda kurt postuna bürünen, çalışanların haklarını savunmada ise kuzu haline gelen, dini değerleri diline pelesenk yapan ancak din ile, iman ile uzaktan yakından olmayan uygulamalara imza atan bu yapı, ahlaksızlığı şiar edindiğini bir kez daha göstermiştir.”
SÖZLÜ SINAVIN UCU AÇIK
Göreve ilk kez atanacak müdürlerde de torpilin biri bin para olacağını belirten Şenol şunları söyledi: “Çünkü Yönetici Atama Yönetmeliğine göre göreve ilk kez atanacak müdürler sözlü sınava tabi tutulacaktır. Sözlü sınav torpil demektir, adam kayırma demektir, usulsüzlük demektir. Müdürleri katledenler çok yakında müdür başyardımcılarını ve müdür yardımcılarını toplu kıyıma uğratacaktır. Sıra kimde? Öğretmenlere ne yapmak niyetindesiniz? Açıklayın kamuoyu bilsin. Görüldüğü üzere bu yasa ve yönetmelik baştan aşağı sakattır ve tamamen kadrolaşma üzerine inşa edilmiştir. Milli Eğitim Bakanlığı ‘Hiç kimsenin hakkı yenmeyecek.’, ‘Hak edenler müdür olacak.’, ‘Kriterler getiriyoruz.’ şeklinde açıklamalar yaparak başta eğitimciler olmak üzere Anayasa Mahkemesini ve tüm kamuoyunu kandırmıştır.”
YARGI ADAMLARINA GÖREV DÜŞÜYOR
Konunun Anayasa Mahkemesine intikal ettiğinde mahkemenin yasanın okul yöneticileri ile ilgili maddesi hakkında yürütmeyi durdurma talebini reddettiğini belirten Şenol; “Ancak aradan geçen sürede görülmüştür ki; bakanlığın kriter dediği şey sadece yandaşlara özel muameleymiş. Hal böyle olunca yargı adamlarına büyük görev düşmektedir. Anayasa Mahkemesi önünde 26 Ağustos tarihinde yaptığımız eylemde hâkimleri, savcıları sorumluluk almaya ve göreve davet ederek, ‘Sadece Adalet İstiyoruz.’, ‘Geciken Adalet, Adalet Değildir.’ demiştik. Bugün yine aynı şeyi söylüyoruz: Bizler emek hırsızlarının, hak yiyicilerin, ‘Benim adamım.’ diyerek, kadrolaşmaya yol açanların, bilgi ve alın teri düşmanlarının, Hz. Ömer’in adaletini elinin tersiyle itenlerin her zaman karşısındayız.” dedi.
“Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır.” düsturuyla hareket ettiklerini söyleyen Nizamettin Şenol, sendikalarına üye olsun ya da olmasın bir okul müdürünün bile canı yansa buna göz yummalarını kimsenin beklememesini ifade etti. Şenol; “Kaldı ki bakanlıkta bu son yapılan değerlendirmeler adeta kıyım niteliğindedir. Hiçbir şey için geç değildir. Anayasa Mahkemesi davanın esastan görüşülmesini ivedilikle sonuçlandırmak ve bu talana son vermelidir. Bakanlıkta kadrolaşma sadece okul yöneticileri ve üst düzey yöneticilerde yapılmamıştır. Şube müdürlüklerinde de Cumhuriyet tarihinde görülmemiş bir adam kayırma yaşanmaktadır. Bilindiği gibi şube müdürlüğü atamalarında sadece yazılı sınavdaki başarı puanının değerlendirme dışı bırakılarak, başarı sıralamasının tek başına sözlü sınav sonuçlarına göre oluşturulması hukuka aykırı bulunmuş ve söz konusu yönetmeliğin yürütmesi durdurulmuştu.” diye konuştu.
“TEKİN’İN B PLANI NEDİR?”
Kendilerinin bakanlığın sözlü sınava dayalı şube müdürlüğü atamalarını iptal etmesini beklerken, Bakanlık Müsteşarı Yusuf Tekin hukuku ayaklar altına alan açıklamalar yaptığını belirten Şenol, “Tekin, ‘Mahkemelerde olabilecek gelişmeler karşısında uygulayacağımız bir B Planımız hazırda bulunmaktadır.’ şeklinde açıklama yapmıştır. Soruyoruz: Yusuf Tekin’in B planı nedir? Tekin B planının mahkeme kararını uygulamak olduğunu söylemiştir ancak Tekin’in uygulamalarından bu anlam çıkmamaktadır. Türk Eğitim-Sen olarak hukuku çiğneyen Yusuf Tekin hakkında suç duyurusunda bulunduk. Mülakatla iktidara yakın kişilerin şube müdürü yapılmasına, emek, alınteri, liyakat, kul hakkının hiçe sayılmasına hiçbir şekilde tahammülümüz yoktur. Zaten bakanlık hep hukuksuz uygulamalarıyla 12 yıldır gündeme gelmektedir. Hatırlanacağı üzere 2009 yılında da eski Bakan Hüseyin Çelik döneminde 76. madde ile bin kişiyi okul müdürü olarak atanmış, bu usulsüz atamaları sendikamız yargıya taşımış ve o dönemde atamalar birer birer iptal edilmişti. Bugün de benzer bir süreç yaşanmaktadır. Bakanlıkta da haksızlık, usulsüzlük, yandaşlık diz boyudur.” şeklinde konuştu.
BAKAN VE MÜSTEŞAR İSTİFA ETMELİ
Milli Eğitim Bakanlığında haksızlıkların sadece müdür görevlendirmesi ile sınırlı olmadığını iddia eden Şenol şu ifadelere yer verdi: “Öğretmenlere rotasyon uygulaması ile hangi şeytanlık peşindesiniz? Yine kaç kişinin hakkını yiyeceksiniz? Öğretmen açığı ülkede yüz binlere ulaşmışken neden hala atama yapmıyorsunuz? Ülkenin eğitimsiz olması sizin için daha kolay oy devşirmek midir? Öğretmen alan değişikliklerinde yaptığınız beceriksizlikler ayyuka çıktı. Onu da elinize yüzünüze bulaştırdınız. Bütün bunların sorumlusu Sayın Nabi Avcı ve Müsteşarı Yusuf Tekin hemen istifa etmelidir. Beyler beceriksizsiniz. Beceriksizsiniz. Beceriksizsiniz.”
İL MÜDÜRÜ DE KINANDI
İl Milli Eğitim Müdürü Metin Yalçın’ı yaşanan rezaletin ortağı olduğu gerekçesiyle şiddetle ve nefretle kınadıklarını kaydeden Şenol; “Onurlu davran, acilen istifa et. Sayın Vali Yusuf Hakan Güner sizi göreve davet ediyoruz, bu duruma hemen müdahale etmelisiniz. Yönetici değerlendirme puanları acilen iptal edilmelidir. Bu duruma derhal soruşturma açmalısınız. Sorumlular hakkında gereğini yapmalısınız. Sendikamız tıpkı geçmişte olduğu gibi bugün de kadrolaşmanın, yanlış uygulamaların, haksızlıkların peşini bırakmayacaktır. Bugün Milli Eğitim Bakanlığı ve İl Milli Eğitim Müdürlüklerine önüne siyah çelenk bırakıyoruz. Okullar açıldığında ise Ankara merkezli geniş katılımlı bir eylem yaparak, gerekirse diğer sendikalarla ortaklaşa iş bırakma eylemi yaparak adaletsizlikleri, adam kayırmaları en yüksek perdeden dile getireceğiz. ” ifadelerini kullandı. (Kocatepe Haber Merkezi)
Bakmadan Geçme