Türkiye'nin Konuştuğu 'Afyon'daki Hastane Dosyası'nda Yeni Karar!
Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 'hastane dosyası' olarak bilinen davanın ikinci duruşması görüldü. Tanık beyanlarının dikkat çektiği duruşmada çıkan ara kararda Üç tutuklu sanık duruşma takibi zorunluluğu ve adli kontrol tedbiri ile tahliye edilirken, bu duruşmaya katılmayan bir sanığın 3. duruşmaya katılmaması halinde tutuklanmasına karar verildi.
Afyonkarahisar kamuoyunda “Hastane Dosyası” olarak bilinen ve “Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma ve Sağlama, Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik” suç isnadıyla haklarında kamu davası açılan toplam 18 sanığın yargılandığı kamu davasının ikinci duruşması dün öğleden sonra Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.
Davada, Afyonkarahisar İl Sağlık Müdürlüğü ile Afyonkarahisar Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) yargılanan 18 sanıktan şikâyetçi. Her iki kurum avukatlar tarafından temsil ediliyor.
Afyonkarahisar Devlet Hastanesi’nde 2025 yılının Temmuz ayı içerisinde uzman doktor, tıbbi sekreter, temizlik görevlisi, hastalar arasında reçete ve rapor yoluyla uyuşturucu temini, tefecilik suçlarına karıştığı iddiası üzerine hastane çalışanlarına başlatılan soruşturmanın ardından düzenlenen operasyon sonucu 18 kişi hakkında açılan kamu davasının dün ikinci duruşması görüldü.
İlk duruşma 21 Ocak 2026 tarihinde görülürken dünkü duruşmada sanıklar; A.K., A.D., C.U., H.S., İ.T., Ö.K.,Ö.E., S.A., A.S., B.G., B.L., D.Ş.G., N.D., N.K., R.Ö., Ş.K., T.G., Y.U., mahkeme huzurunda hazır bulundu. Sanık S.A. duruşmaya katılmadı. İkinci duruşma 2 saat 15 dakika da tamamlandı.
İkinci duruşmada; M.A., F.Ö., S.B., U.K., E.G., tanık olarak dinlendi. Sanık A.D.’nin annesi H.D. ile 78 yaşındaki Alzheimer (bunama) rahatsızlığı bulunduğu bildirilen ananesi A.K. tanıklık yapmama haklarını kullandılar. Mahkeme tarafından M.A. ile A.T.’nin tanık olarak dinlenmesinden vazgeçildi.
“SANIKLA PAZARCI ARKADAŞIM VASITASIYLA TANIŞTIM”
Tanık M.A., sanıklardan hiçbirisi ile akrabalık bağının bulunmadığını sanık Ö.K.’yı tanımadığını, konu hakkında verdiği ifade de tüm bildiklerini samimiyetle anlattığını söyledi. 24 Aralık 2024 tarihinde pazarcı H.M. ile karşılaşıp bir araçta beraber takılıp sohbet ettiklerini belirten tanık M.A., “Pazarcı H.M. ile sohbet ettik, araç içerinde sanık Ö.K.’da bulunuyordu. Ö.K. bahsi geçen uyuşturucu nitelikteki ilaçtan 2 bin 300 TL karşılığında 28 adet olmak üzere iki şerit verebileceğini söyledi. Üzerimde bin 300 TL olduğunu söyledim. Kalanı sonra vermek üzere satış gerçekleşti. Ö.K. ile H.M. tanıştırdı.” dedi.
“KONUYU BİR SİYASİYE DANIŞMANI ARACILIĞIYLA AKTARDIM”
Afyonkarahisar Devlet Hastanesi’nde görevli iken bir ilçenin Devlet Hastanesi’ne tayini çıkan tanık F.Ö. savcılıkta verdiği ifadesinin doğru olduğunu belirtti. Uyuşturucu nitelikte olan söz konusu ilacın Afyonkarahisar Devlet Hastanesi’nde gayri yasal reçete düzenlemeleriyle kolaylıkla temin edildiğini her yerde duymaya başladığını anlatan F.Ö., “İlk verdiğim ifademde belirttiğim üzere Afyonkarahisar Devlet Hastanesi’nde çalıştığım dönemde uyuşturucu madde içeren sentetik hapların usulsüz biçimde hazırlanan reçetelerle temin edildiğini her yerde duyar olmuştum. Bu konu hastane ortamında açıkça konuşuluyordu. Berbere bile gittiğimde bu konuşuluyordu. Sanıklar C.U., H.S., bu durumu ulu orta herkesin içinde açıkça ve rahatça konuşuyorlardı. Bir kamu hastanesinde yaşanan bu gayri ahlaki olaya daha fazla seyirci kalamadım durumu bir siyasiye anlatmak istedim. Söz konusu siyasiye ulaşamayınca onun danışmanına ulaştım. Danışman beyefendi konu hakkında şikâyetçi olmam gerektiğini söyledi. Ben hastane çalışanı olduğum için durumu ortaya çıkarmak için arkadaşım S.B.’den yardım istedim. Sanık H.S.’ye arkadaşım S.B. vasıtası ile diyalog kurarak söz konusu sentetik uyuşturucu hapı temin etmek istediğimizi bildirdik. Sanık H.S. 8 bin TL karşılığında bu ilacı reçete ettireceğini söyledi. Parayı elden verip ilacı da hemen çöpe attık. İfademe ekleyeceğim başkaca bir husus yoktur.” diye konuştu.
“NE HASTANEYE GİTTİM, NE DE BİR DOKTORA MUAYENE OLDUM, 8 BİN TL’Yİ ELDEN VERDİK 2 KUTU İLACI ALDIK”
Söz konusu olayın ortaya çıkarılmasına yardımcı olduğu öğrenilen tanıklardan S.B. yargılanan18 sanıktan hiçbiri ile akraba olmadığını, 15 Mayıs 2025 tarihinde Afyonkarahisar Cumhuriyet Savcılığında verdiği ifadesinin geçerli olduğunu belirtti. Tanık F.Ö. ile mahalleden çocukluk arkadaşı olduklarını anlatan S.B. Afyonkarahisar Devlet Hastanesi’nde usulsüz reçete düzenlemeleriyle hastane çalışanlarının uyuşturucu ilaç satışı yaptığını kanıtlamak için F.Ö.’ye yardımcı olduğunu söyledi.
S.B., “Arkadaşım F.Ö., hastane çalışanı olduğu için benim T.C. kimlik numarasını vererek reçete hazırlattık. Uyuşturucu hap temin edilen reçete için ne bir doktora muayene oldum ne de hastaneye gittim. 8 bin TL’yi elden vererek iki kutu ilacı aldık ve hemen çöpe attık.” şeklinde konuştu.
“REÇETELER VE RAPORLAR ANCAK DOKTOR YAZ DERSE YAZILIR”
Afyonkarahisar Devlet Hastanesi Beyin Cerrahisi Polikliniğinde tıbbi sekreter olarak yaklaşık 7 yıl çalıştığı öğrenilen tanık U.K. duruşmada konu hakkında ilk kez Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile kayda alınan bir ifade verdi. Beyin Cerrahisi Polikliniğinde çalıştığı süreçte sanık Dr. R.Ö.’nün herhangi bir usulsüzlüğünü görmediğini belirten Tıbbi Sekreter U.K., şöyle konuştu:
“Afyonkarahisar Devlet Hastanesi Beyin Cerrahisi Polikliniğinde yaklaşık olarak 7 yıl kadar çalıştım. Doktorlarımızın ameliyathane ve poliklinik hizmetlerine göre çalışma durumu değişiklik gösterirdi. İlaç reçeteleri, raporlar ancak doktor yaz derse yazılır. Aksi olamaz.”
“BİLGİ VE RIZA DIŞI BİR İŞLEMDE OLSA DOKTOR BUNU FARK EDER”
Mahkeme Başkanı tanık U.K.’ya sanık Dr. R.Ö.’nün bilgisi dışında e imzası kullanılarak reçete hazırlanıp hazırlanamayacağını tıbbi sekreterler ve doktorlar arasında karşılıklı güven esasına göre bir çalışma prensibinin benimsenip benimsenmediği sorusunu sordu. U.K. soruyu, “Ben doktorun bilgisi dışında bir işlem yapılabileceğini düşünemiyorum. Bu olayda doktorun bilgisi dışında bir rapor ve reçete yazımı söz konusu mudur bilmiyorum. Ama doktorun bilgisi ve rızası dışında bir işlem yapıldıysa bile doktor bunu fark eder.” şeklinde yanıtladı.
“SADECE ANTİBİYOTİKLERDE ORTALAMA ÜZERİNE ÇIKILMAMASI UYARISI YAPILIRDI”
Tanık U.K., sözlerine şöyle devam etti:
“Söz konusu olay yaşandıktan sonra hastanede artık reçete ve rapor için doktorların direk onayı zorunlu tutuluyor. Önceden böyle bir durum yoktu. Fakat ifade ettiğim üzere hem doktorun hem sekreterin ekranlarında rapor ve reçete bilgileri görülür. Gerek tıbbi sekreterlerin gerekse doktorların giriş şifreleri bilgisayarlara kayıtlıdır. Çalışma durumuna göre yerimize gelecek kişilerin giriş yapabilmeleri için bu kayıtlar durur. Benim çalıştığım doktor akşamüzeri düzenlenen reçeteler ve raporları bizzat kontrol ederdi. Polikliniklerimizin yan yana idi. Dr. R.Ö. tanınan ve tercih edilen bir doktordu. Bazen ekranlarımıza antibiyotik ilaçlarda belli bir tüketim ortalamasının üzerine çıkılmaması uyarısı yapılırdı. Sözü edilen ilaç için rapor 3 doktorun onayı ile çıkar. Önceden WhatsApp gruplarından çalışabiliyorduk. Bu olayın ardından artık tüm raporlar tek tek inceleniyor.”
SANIK A.D.’NİN ANANESİNİN TANIKLIK DURUMU GERİLİME NEDEN OLDU
Sanık Dr. R.Ö.’nün tıbbi sekreteri olarak görev yapan sanık A.D.’nin 78 yaşındaki ananesi A.K. adına söz konusu ilacın 4 Haziran 2025 tarihinde reçete edilmesi nedeniyle A.K.’nin tanık olarak dinlenilmesi talep edildi. Ancak sanık A.D.’nin avukatı tanık anane A.K.’nin Alzheimer (bunama) hastası olduğunu belirterek tanıklık yapmaması gerektiğini söyledi. Sanık Dr. R.Ö.’nün avukatlarından biri ise A.K.’nin adına reçete edilen ilaç tarihine atıfta bulunarak ananenin tanıklığına engel olunmaması gerektiğini söyledi. Yürümekte güçlük çeken tanık anane A.K. duruşma salonunda oğlunun kolunda geldi. Mahkeme Başkanı, tanık A.K.’ye oturduğu yerden konuşabileceğini söyleyerek sanık A.D.’nin birinci derece de yakını, torunu olduğu için tanıklıktan çekilme hakkı olduğunu bildirdi. Bu sırada tanığın oğlu yüksek sesle ve sert bir tavırla, “Konuştuğunu ne söylediğinizi dahi anlayamıyor, yaşlı ve cahil. Bu kadının buraya gelmesi bile hata.” dedi. Anane A.K. tanıklık yapmak istemediğini bildirerek salondan ayrıldı. Mahkeme Başkanı tanıklıktan çekilen A.K.’nin oğlunun üslubu dolayısıyla duruşma salonuna alınmaması talimatını verdi.
“BEN SANIK DOKTORLA AYNI POLİKLİNİKTE HİÇ ÇALIŞMADIM”
Afyonkarahisar Devlet Hastanesi Beyin Cerrahisi Polikliniğinde geçmişte tıbbi sekreter olarak görev yaptığını belirten tanık E.G. şu anda göz polikliniğinde çalıştığını belirtti. Suç tarihi sırasında usulsüz reçete yazıldığına şahit olmadığını söyleyen tanık E.G., “Sözü edilen ilaç için çıkarılacak rapor için 3 uzman doktor imzası ve kaşesi gereklidir. Reçetesiz alınamaz.” Mahkeme Başkanı, tanık E.G.’ye, sanık Dr. R.Ö. hakkında konu ile ilgili söylentiler ve dedikodu duyup duymadığını sordu. E.G., sanık R.Ö. hakkında herhangi bir şey duymadığını, kendisinin beyin cerrahisi polikliniğinde sanık Dr. R.Ö. ile hiç çalışmadıklarını belirtti. R.Ö.’nün avukatlarından biri tanık E.G.’ye O.G. ile M.D.’nin kim olduklarını ve söz konusu ilacın Dr. R.Ö. kaşesiyle bu iki kişiye neden yazıldığını sordu.
Tanık E.G, soruyu şöyle yanıtladı: “O.G. damadım burada yaşıyor, M.D. ise dünürümdür Niğde’de yaşıyor. Afyon’a bize geldiklerinde bel ve boyun fıtığı şikâyetleri dolayısıyla şimdi hatırlamıyorum beyin cerrahisi polikliniklerinde doktorlarımıza muayene olmuşlardı. Dr. R.Ö. esnek çalışan bir doktordur.”
R.Ö.’nün avukatı tanık E.G.’ye, müvekkili ile hiç çalışmamasına rağmen onun esnek çalışan bir doktor olduğunu nasıl bildiğini sorarak ifadesinin çeliştiğine dikkat çekti. Tanık, E.G. Dr. R.Ö. ile çalıştıkları polikliniklerin yan yana olduğunu ifade etti.
Sanık A.D.’nin annesi H.D.’de sanığın oğlu olması nedeniyle tanıklıktan çekilme hakkını kullandı. Tanıklar A.T. ile M.A.’nın dinlenmesinden vazgeçildi.
“284 GÜNDÜR TUTUKLUYUM GERÇEK MAĞDUR BENİM”
Sanıklar ve avukatlarının alınan beyanlarında sanıkların hepsi üzerlerine atılı suçtan beratlarını, tutuklu olan sanıklar ise tahliyelerini talep ettiler. Tutuklu sanık A.D, 284 gündür tutuklu olduğunu, tüp mide ameliyatlı olduğu için süt ve bebek bisküvisi ile beslendiğini, cezaevi yemeklerinin tüketemediğini, kalp ameliyatı olan eşinin rahatsızlığının nüksettiği, gerçek mağdurun kendisi olduğu gerekçeleriyle tahliyesini talep etti.
“KASABIM AİLEME BAKMAK İÇİN KURBAN BAYRAMINDA ÇALIŞMAK ZORUNDAYIM”
Kasaplık yaptığını söyleyen tutuklu sanık Ö.K. bildiği her şeyi anlattığını, kardeşinin de cezaevinde olduğunu ailesinin mağdur olduğunu, geçimlerini sağlamak için yaklaşan Kurban Bayramı’nda çalışmak zorunda olduğunu belirterek tahliyesini talep etti.
“20 YIL ÖNCE KAYBETTİĞİM OĞLUMU CEZAEVİNDE BULDUM BABALIK YAPMAK İÇİN TAHLİYE OLMAK İSTİYORUM”
İlk duruşmada yaptığı savunmasında yeşil kartlı olduğu için SGK’yı dolandırdığını düşünmediği sözlerini tekrarlayan tutuklu sanık İ.T., “İlk duruşmada anlatmıştım. Ben arka arkaya üç evladımı kaybettim. İlk eşimden olan çocuğumu eşim evlatlık vermiş. 20 yıl sonra evlatlık verilen çocuğumu cezaevinde buldum, şahidimde vardır. Askere gitti, tahliye olup ona babalık yapmak istiyorum.” dedi.
“GÜVENİM SUİSTİMAL EDİLDİ MAĞDURUM”
Sanık Dr. R.Ö., aleyhindeki tüm hususları reddederek güven esasına göre yürüttüğü poliklinik çalışmalarında güveninin suiistimal edilerek mağdur olduğunu söyledi. Dört ayrı avukat tarafından savunması yapılan sanık R.Ö.’nün avukatları, “Müvekkil 30 yıllık cerrah olarak iddia edildiği üzere gözünü para hırsı bürümüş bir doktor olsa özel hastanede çalışarak hepimizden daha çok para kazanırdı. Kendisi kamu hastanesinde hizmet vermektedir. Eşi eczacı, iki oğlu avukattır. Kariyeri, kazancı, statüsü ve konumu birkaç bağımlıya sağlayacağı uyuşturucu ilaçla menfaate tenezzül edecek durumda değildir. Soruşturma genişletilmeli, hastanedeki tüm CD’lerin çözümü yapılarak poliklinik ve ameliyathane giriş çıkışları saatleri, reçete düzenleme tarih ve saatleri karşılaştırılmalıdır. Müvekkilin hiçbir sanıkla tape ve banka kayıtları yoktur.” ifadeleri kullanıldı.
SANIK S.A. 3. DURUŞMAYA KATILMAZSA TUTUKLANACAK
Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti duruşma sonunda oy birliği ile; Tutuklu sanıklar A.D., Ö.K., İ.T.’nin yurt dışı çıkış yasaklı ve duruşma takip zorunluluğuyla tahliye edilmelerine, ikinci duruşmaya katılmayan sanık S.A.’nın 3. duruşmaya da katılmaması halinde tutuklanmasına, avukat mazeretlerinin kabulüne, Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığında 2026/6833 numaralı dosyanın UYAP aracılığıyla dosyaya alınmasına, sanık N.K.’nın telefon şifresinin alınarak imajının alınmasına, sanık Dr. R.Ö.’nün iddia ettiği bilgisi dışı hazırlanan reçete tarihleri ile ameliyathane de olduğu tarihlerin karşılaştırılmasına, tüm sanıkların duruşmaları takip etmelerine karar verdi. Üçüncü duruşma Eylül ayında görülecek.