Afyonkarahisar Barosu’nun 46’ıncı olağan seçimli genel kurul toplantısı hafta sonu gerçekleştirildi. 12 Ekim Cumartesi günü genel kurul toplantısı yapıldı. 13 Ekim Pazar günü ise seçim gerçekleşti.
Üç ayrı sandıkta avukatlar Afyonkarahisar Barosu’nun yeni yönetimini belirlemek için tercihte bulundular. 13 Ekim Pazar akşamı saat 17.00’de açılan seçim sandığından çıkan sonuç üç aday ve listesinin yarıştığı çarşaf liste olması nedeniyle gece saat 00.00’da netlik kazandı.
Afyonkarahisar Barosu’nun tarihinde ilk kez üç başkan adayı ve listesi yarıştı. İkinci bir ilk ise ilk defa bir kadın adayın seçim yarışına dâhil olması üçüncüsü de Afyonkarahisar Barosu tarihinde ilk defa bir kadının Baro Başkanlığına seçilmesidir. Her şeyden önce Afyonkarahisar Baro Başkanlığına seçilen Av. Melahat İpek Yılmaz Göktürk’ü kutluyor, sağlık ve huzurla başarılı bir görev dönemi diliyorum. Seçim sonucu Sayın Göktürk’ün yanı sıra hukuk camiası ve Afyonkarahisar için hayırlara vesile olsun. Afyonkarahisar’ın ilk kadın Baro Başkanı Av. M. İpek Yılmaz Göktürk ve ekibinin güzel hizmetlere imza atarak iz bırakmalarını, sağlık ve huzurla görevlerini tamamlamalarını diliyorum.
12 Ekim Cumartesi günü genel kurul başlamadan önce Sayın Göktürk’ten aldığım demeçte toplumsal cinsiyet eşitliğini savunan bir kadın hukukçu olarak cinsiyetçi söylem ve eylemlerin karşısında olduğunu vurgulamıştı. Sayın Göktürk’le liyakati esas alan toplumsal yönetimlerin tercihi noktasında hemfikirim. Erkek ya da kadın olmanın değil göreve layık olmanın öncelikli tercih olması gerektiği açıktır.
Ama Valilik makamı başta olmak üzere; Belediye Başkanlığı ve Tabip Odası Başkanlığından sonra Afyonkarahisar tarihinde bir ilk olarak Baro Başkanlığına bir kadın hukukçunun seçilmesi, bu makamlara kadın elinin değmiş olması da ayrı bir güzelliktir kuşkusuz. Kariyerleri, birikimleri ve özverili hizmetleriyle her biri birbirinden değerli atanmış ve seçilmiş kadın yöneticilerimizin beklentileri karşılayacak şekilde şehrimize katkılar vermesi ortak dileğimizdir.
Muhabir olarak 24 yıldır takip ettiğim genel kurullardan bir tanesi de Afyonkarahisar Barosu’nun genel kurul toplantılarıdır. Bu toplantıların tamamı seviyeli olmuş, siyasi ve dünya görüşü farklı olan tüm avukatların fikirlerini özgürce dile getirdikleri toplantılar olarak gerçekleşmiştir. Görev gereği genel kurullar, seçimler takip ettiğimiz işler arasındadır.
12 Ekim Cumartesi günü Afyonkarahisar Barosu’nun 46’ncı seçimli genel kurul toplantısını da takip ettim. Toplantının ortasına kadar benden başka bir muhabir yoktu. Sonra yerel bir gazeteden bir kişi geldi kısa süre kalıp gitti. Gazeteniz Kocatepe’nin internet sitesinde ve sosyal medya hesaplarında Baro genel kurul haberleri arka arkaya yayınlandı. Buraya kadar her şey normal, çok şükür görevimizi icra ettik. Ancak Afyonkarahisar Baro Başkanlığına seçilen Av. M. İpek Yılmaz Göktürk’ün genel kurul kürsüsünde çektiğim sıcak gülümsemesiyle hoşuma giden fotoğraf karesi viral oldu. Keramet bende değil. Çok efor sarf edilerek çekilmiş, çarpıcı olağanüstü bir fotoğraf karesi de değil. Sıradan bir kürsü konuşma karesi. Ama fotoğraf gazeteniz Kocatepe için gazetenin muhabiri tarafından çekildi. Yani viral olan bu kare Kocatepe Gazetesine aittir.
Altını çizerek ifade etmek isterim ki kendi nefsime bir talebim yok. Yukarıda ki satırlarda ifade ettiğim üzere ben görevimi yaptım. Ama kaynak belirtmeden ve izin almadan bu fotoğrafın kullanımı doğru mu? Kaynak belirtip izin almak zor mu? “Kul hakkı çok geniş. Hiç tanımadığın bir kimseye dudak büksen hesabı sorulacak.” dini anlayışına sahip olanlar, “basın emekçileri” sıfatıyla hitabı sıkça kullananlar “emek” kavramını dillerinden düşürmeyenlere inanın bu tavır yakışmadı.
Yeni Baro Başkanını tebrik etmek için Kocatepe Gazetesine ait olan başkan fotoğrafı tüm sosyal medya hesaplarında kullanıldı. Tebrik için illa ki fotoğraf kullanmanız gerekiyor muydu? Bu da ayrı bir konu bence. Ama haydi güncel fotoğraf kullanımını tercih ettiniz. Tekrar ediyorum, kaynak belirtmeden ve izin almadan Kocatepe Gazetesinin bu fotoğrafının kullanılması ne kadar etiktir?
Her 24 Temmuz Basın Bayramında ve 10 Ocak Aktif Çalışan Gazeteciler Günü’nde “zorlu şartlarda özveri ile çalışan basın mensuplarını, basın emekçilerini kutlayan ve hak verenlerin” bu tercihini her şeyden önce Allah’a, bu memleketin dağına, taşına, kuşuna, kurduna havale ediyorum. “Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil.” Altı üstü yayınlanmış fotoğraftır, bir araba laf sıralamaya gerek var mı diyenleri de duyar gibiyim. “Sen beni sustu say. Vekil olarak Allah’a sığınıyorum. Seninle o konuşacak.” diyerek kamuoyunun takdirine sunuyorum.