Böyle felakette duygulanmamak hiç mümkün değil.
Nerede olursa olsun, değil mi ucunda canlılar var.
İnsan olsun yeterli. Din ve Milliyet de önemli değil.
Hangi ülke olursa olsun, değil mi ucunda bir insan var.
Duygusallık bu konularda taa eskilerden beri.
Paylaşırdık Türk Milleti olarak sevinç ve kederi.
Geliyorsa dış yardımlar bizim yaklaşmamızın eseri.
Biz duyarlıyız ve ayırımsız yardımdayız, bunu bilenler var.
Kentler, köyler yerle bir olmuş, içinde tüm canlılar yaşardı.
Sokaklarında hepsi de gelir, gider, çocuklar oynar koşardı.
Küçük, büyük, küçükbaş, büyükbaş canlar yaşardı.
Şimdi umutlar kesiliyor, acı, hüzün ve de bir sessizlik var.
Dağlar yarılmış, yollar yırtılmış, raylar bükülmüş.
Gökdelenler çökmüş, evler yıkılmış, yerden sökülmüş.
Yardımlar kontrolsüz ve de gelişi güzel dökülmüş.
Daha sistemli, daha tecrübeli çalışmaya çok ihtiyaç var.
Tuvalet sorunu hat safhada, binlerce çadırlarda sırada.
Yerli, yabancı kurtarma ekipleri canhıraş çalışmakta.
Afad, jandarma, emniyet, madenciler, gayretli uğraşmakta.
Dışardan gelende Macar, İspanya, İtalya, Çin ve de Almanlar.
Bir can kurtarma ve can pahasına, yaşam koridorları açılıyor.
Çıkardıkları minik bebeklerse bir ümit ve gülücükler saçıyor.
Yapımcı müteahhitlerle, kapkaççılar korkaraktan kaçıyor.
On ilde görülmedik ölüm ve pek çok büyük maddi hasar var.
Yüzlerce çadır kent ve aşevleri, hazırlanmış ve çalışıyor.
Yardımlar zor olsa da depremzedelere hızlıca ulaşıyor.
Yardımsever halkımız yardımlarla adeta yarışıyor.
Onca müsbet çalışmalar arasında hırsız, hain olanlar da var.
Dua edelim Yüce Mevla böylesini bizlere hiç göstermesin.
Gelecek nesillere de hiç mi hiç böyle felâketler vermesin.
Yapıları bir tuzak haline getirenler, ömür boyu gülmesin.
Müstehak olanlara her yerden sınırsız beddualar var…
13.02.2023