Ağır ağır çıkıyorum sandım bu merdiveni.
Ne çabuk da bulmuşum ben bu sekseni.
Çoğu şeyler hafızamda, canlı yepyeni.
Şükürler olsun aklım, başım ise yerinde.
İnsanın ömrü birazcık da kendi elinde.
***
Çocukluğumuz herkes gibi; eh öylesine!
Varsa yerdik, karışmazdık biz ötesine.
Hepimiz de bakardık büyük sözüne.
Şükür ki aklımız başdaymış, gene yerinde.
İnsanın ömrü birazcık da kendi elinde.
***
Sefahat deryasına yelken açmadık.
Sigarayı içme deyen olmadı; ama içmedik.
İyi, kötü, az ya da çok kesinlikle demedik.
Hakk’a rıza gösteren aklım gene yerinde.
Asalet duygusunun da kökü derinde.
***
Katkı, gayret vardı elbet bizden de eve.
İş denince koşardık hepimiz seve, seve.
Anam hayvanı sağar, babam demirleri döve, döve.
Yorgundular elbet, görünürlerdi güçleri yerinde.
Birisinde kalp, diğerinde kanser, dertleri derinde.
***
Baktık peder, valide erkenden gitti.
Ben de dedim altmışda işimiz bitti.
Görülecek işler bizi yukarılara itti.
Şu an sonbahar, havalar da serinde.
Azrail’in yetkisiyse şimdi virüs elinde!
***
Ne olursa olsun razıyız Hakk’tan gelene.
Maske, mesafe, hijyen deyen uysak bilene.
Bari itaat etsek her şeyleri görene.
Kâinatın tüm ömrü O’nun elinde.
Şükür olsun aklımız, başımız yerinde.
***
Yaş artık seksen. Acep yolun neresi?
Bak artık sonbahar, geliyor kışın sesi.
Borçsuz, dertsiz, huzurla bırakıp son nefesi.
Vermeliyim Kelime’i Şehadet ise dilimde.
Gitmeliyim oraya dopdolu, verdiklerim elimde…
Aralık 2020