Eskişehir’in hayatımdaki yeri ve önemini, çeşitli yazılarımda dile getirdim. O nedenledir ki, her fırsatta bu tarihi ve güzel kentimize gider, bir-birkaç gün konaklar dönerim. Bu kez de öyle oldu. Eskişehir-Afyonkarahisar şairlerinin, şölen havasında geçen buluşmalarında ben de aralarında idim ve orada iki ayrı toplantıya katılarak konuştum ve özellikle daha önce tanışmadığım kimi şairlerle tanışıp, görüştüm ve dostlaştım…
Dostlaştığım kişilerin başında, değerli şair Burhanettin Çil de vardı. Onunla sadece bir görüşme yapmakla yetinmeyip, Has Otel yakınındaki iş yerinde de her gün görüşebilme olanağı buldum. Tabii orada, onun çok değerli oğlu, Dr. Fuat Çil ile de uzun uzadıya görüştüm ve onun ikram etmek lûtfunda bulunduğu kahve ile de, günlük kahve gereksinimimi giderdim…
Çok değerli hemşehrim, Şair Burhanettin Çil, 1943 yılı Eylül ayında Afyonkarahisar’ın Emirdağ İlçesi Çilli Mahallesinde dünyaya geldi.
İlk ve ortaokulu Emirdağ’da bitiren Çil, 1963 – 1964 Öğretim Yılında Emirdağ-Gedikevi Köyünde vekil öğretmenlik yaptı. Devlet memuru olarak 1967 tarihinde Emirdağ Ağır Ceza Mahkemesinde yazman olarak göreve başladı. O arada yarım kalan tahsilini 1969 yılında Adalet Bakanlığı bünyesindeki “Adalet Mektebi” ni bitirerek tamamladı. 1973 yılında yine Adalet Bakanlığı’nın açmış olduğu sınavı kazanarak İcra Müdürlüğü ünvanına sahip oldu. Yurdun çeşitli yerlerinde başarıyla yürüttüğü hizmetlerin sonunda 1993 yılında emekliye ayrıldı ve Eskişehir merkezinde açtığı “Çil Kuyumculuk” ile de ticari hayatı başladı.
Burhanettin Çil için, salt şair demek yanlış olur. Çünkü o salt şiirde değil, nesirde de son derece başarılı bir yazar olup, bu güne değin yayımlanmış olan üç eseriyle bunu kanıtlamıştır.
Şairin 2014 yılında yayımlanan ilk kitabı Bergüzar adlı şiir kitabı olup; aşk, sevgi, aile bireyleri ve doğa üzerine düzenlendi. Bergüzar’da sevgiye ve sevgiliye saygı vardır. Bunun yanında yanan yürek, köz olan sevda vardır. Deinilebilir ki, Bergüzar, aşk ve sevgi kitabıdır. Bergüzar’da şair; geçmişe özlem, yayla, göç, sevda, hayvancılık, töre, aile bağı gibi pek çok konuyu estetik unsurları da kullanarak şiirleştirdi. Kin ve nefretten uzak, sade, anlaşılır, sevecen ve yumuşak bir dil kullandı…Eserin geniş bir bölümü ise anılara dayalı, son derece önemli bilgilerle doludur. Hata bu bölümde yazarın futbol sporunda da başarılı olduğu görülmektedir. Tarih içinde bir dönem, futbol sahalarında fırtınalar koparan Eskişehirspor’un kuruluş aşamasını, başarılarını öğrenebilmek de Burhanettin Çil’in Bergüzar sayfalarındaki yazılarından öğrenmek mümkün olmaktadır.
Bergüzar kitabıyla ilgili bir değerlendirme yazısı yayımlayan Sabahattin Sarı diyor ki;
“Dem Vurur Teller” kitabındaki bir dörtlükte insanı ne güzel ifade etmiş: “İnsan bu dünyaya konan, göçendir, / Doğar, yaşar, ölür, bu bir gerçektir. / Güzel işler yapan, ışık saçandır, / Onlar ebediyen yaşayacaktır.” “Bergüzar” kitabındaki sözü de anlamlı; “Her Yaz Gurbetçimizin Gelişi İle Yüzü Gülen Taze Bir Gelindir EMİRDAĞ”.
Yazarın İkinci kitabı, 2018 yılında yayımlanan Dem Vurur Teller adlı eser olup, bu kitaptaki şiirlerin tümü rubai tarzında yazılmıştır. Şairin bu kitapta az sözcük ve yoğun imgelerle çok şeyi anlatmak istediği muhakkaktır. Felsefi, tasavvufi ve hikmetli dörtlükleri içeren bu kitapta yine sevgi, hoşgörü, vefa ve kardeşlik gibi pek çok insani vasıfların şiirleştirildiği görülmektedir.
Burhanettin Çil’in 2018 yılında yayımlanan Bizim Sokaklar adlı üçüncü kitabı onun salt bir şair değil, güçlü bir kalem eri-yazar olduğunun kanıtıdır. Duygusallığını ve duyarlılığını anılarına yansıtarak, mâzide kalan olayları, izlenimleri ve eleştirileri ilgi çekici bir anlatımla okuyucuya sunmaktadır. Çil bu kitabında, anılarını şiirsel ve roman tekniğine yakın bir üslupla anlatmaktadır. Bir başka deyişle şiirde ulaştığı başarıyı düz yazıda da yakalayarak hayatının arşivinden seçtiği anıları, edebi bir üslûpla okuyucularına sunup, bu kubbede bâki kalan hoş bir seda bırakıyor.
Bizim Sokaklar adlı eserde Eskişehir ve Emirdağ’ın tarih, kültür ve sosyal durumuyla ilgili saptamalar yer alıyor. Eser, kronolojik diziyle çocukluğundan başlayarak, gençlik dönemini, iş hayatını ve olgunluk çağını ifade ediyor. Kitap ile ilgili olarak medyaya yaptığı açıklamalarda Çil şunları söyledi:
“Bizim Sokaklar’ adlı kitabımda, Eskişehir ve Emirdağ’ın pek çok değerlerini ortaya koydum. Anılar, bizim kültür zenginliğimizin başında gelir. Bu eserimi hazırlarken çok düşündüm ve emek sarf ettim. Eserim, 235 sayfadan ibarettir. Geleceğe bir bilgi birimi bırakarak, Eskişehir ve Emirdağ’ının edebiyatına, kültür ve sanatına kalıcı bir eser kazandırdım. Eserimin yayınlanmasından çok mutluluk duydum.”
Burhanettin Çil, 2017 yılında Eskişehir’de yılın ahisi seçildi. Bilindiği gibi Ahilik Ahi Evran tarafından Hacı Bektaş-ı Veli'nin tavsiyesiyle 13.Yüzyılda kurulan esnaf dayanışma teşkilatıdır. Aslen Horasan kökenli olup Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde Anadolu’da yaşayan Alevî-Bektâşî Müslüman Türkmen halkın sanat, ticaret, ekonomi gibi çeşitli meslek alanlarında yetişmelerini sağlayan, onları hem ekonomik hem de ahlaki yönden yetiştiren, çalışma yaşamını iyi insan meziyetlerini esas alarak düzenleyen bir örgütlenmedir. Kendi kural ve kurulları vardır. Günümüzün esnaf odalarına benzer bir işlevi olan Ahilik iyi ahlakın, doğruluğun, kardeşliğin, yardımseverliğin kısacası bütün güzel meziyetlerin birleştiği bir sosyo-ekonomik düzendir. Ahilik teşkilatı, Anadolu’da esnaf ve zanaatkârlar arasında dayanışmayı esas alan bir örgütlenme biçimidir.
Değerli şair-yazarımızın “Yılın Ahisi” seçilmesi ve bu sıfatın kendisine törenle tevdi edilmesi olayı, Afyonkarahisarlılar ve elbette Eskişehirliler ve özellikle Emirdağlı hemşehrilerim için son derece önemli ve kıvanç duyulacak bir olaydır.
Şunu da belirtmeliyim ki, Burhanettin Çil, benim tanıdığım ve yaşamını gördüğüm, Burhanettin Bey, gerçek anlamda bir “Ahi” yaşantısının tipik bir örneğidir. Yani o, Ahi Evran Veli’nin, hatta Hacı Bektaş Veli’nin, Eskişehir’de yaşamakta olan vekili, temsilcisidir.
Pek çok şiir etkinliğinde görev alan Çil, edebiyat programlarının aranan bir ismidir.
Şiirlerinde aşk, tabiat, vatan sevgisi ve memleket hasreti gibi temaları işleyerek millî-gelenekçi ekolü sürdüren Burhanettin Çil’in hayatı ve edebi kişiliği Osmangazi Üniversitesi'nde tez konusu oldu. Tezde Burhanettin Çil’in hayatı, edebi kişiliği, şiirleri ve hikâyeleri ele alındı.
Eskişehir Şairler Derneği ve Eskişehir-Emirdağ Kültür ve Sanat Derneği (ESAB) üyesi olan değerli hemşehrimiz ile ilgili olan tez çalışması, Osmangazi Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı öğretim üyesi Prof. Halil Buttanrı danışmanlığında Tayfun Güvenç tarafından hazırlandı. 240 sayfadan oluşan, çok kapsamlı ve geniş bir inceleme olarak üç bölüm halinde hazırlanan tezin birinci bölümünde; şair Burhanettin Çil’in hayatı, edebi kişiliği, şiirlerinin temalarıyla dil ve üslûbu, ikinci bölümde seçme şiirler, üçüncü bölümde ise hikâyelerin incelenmesi yapıldı. Sonuç, kaynakça ve eklerle tamamlanan tez Üniversitenin ilgili birimi tarafından kabul edilerek onaylandı.
Yakın bir zaman önce vefat etmiş olan Prof.Dr.Halil Buttanrı benim dostumdu. Onu eşiyle birlikte hem yurt dışındaki bir etkinliğimizde ağırlamış, ham de 2018 yılında Afyonkarahisar’da, naçiz şahsımın başkanlığında oluşturulan Düzenleme kurulu tarafından Afyonkarahisar’da düzenlediğimiz, VIII.Uluslararası Afyonkarahisar Araştırmaları Sempozyumu’na, yine eşi ile birlikte davet edilmişlerdi. O sempozyumdaMerhum Prof.Buttanrı, Burhanettin Çil ile birlikte, Muharrem Kubat, Fikret Akın ve iki genç Emirdağlı araştırmacı ile ilgili bir bildiri sunmuştu. Ama o bildiride ağırlık Burhanettin Beyde idi ve uzun uzun ondan söz edilmiş ve Belediyenin yayımladığı bildiri kitabında yayımlanmıştı..
Geçtiğimiz günlerde Eskişehir’de buluştuğumuz Burhanettin Çil ile.
Emirdağ’ın pek bilinmeyen sosyolojik ve tarihsel özellikleri Çil’in Bizim Sokakları’nda yeniden gün yüzüne çıkmaktadır. Bugün olgunluk çağına gelmiş hemşerilerin hayâl-meyal hatırladıkları konular, yazar tarafından araştırılıp gerçeği bulunarak yazıya dökülmektedir.
Burhanettin Çil; unutulmasına razı olamayacağı pek çok konu ve olayı okuyucularıyla paylaşarak tarihe bir not düşmektedir. Çaydere, Karacaören, Çarşı, yaylalar, Bademlik gibi mekânlar Çil’in kitabında bir yazar gözlemiyle yeniden hayat bulmaktadır. Emirdağ’ın yarım asrı aşan geçmişinden toplumsal kesitler verilmesi, ilçenin nereden nereye ulaştığının da bir belgeseli niteliği taşımaktadır.Bizim Sokaklar, bir sohbet havası ve anlatımı içinde, konusu üzerinde bilgilendirme amacı taşımaktadır. Dili, yer yer sanatlı olmakla beraber yalın bir anlatımı vardır. Anlatım biçiminde ise öyküyü andıran bir metod tercih edilmiştir.
Sevgili hemşehrim Burhanettin Çil’i Emirdağ kitaplığına gerçek anlamda bir anı eseri olan, Bizim Sokaklar’ı kazandırdığından dolayı kutluyorum.