Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral İrfan Tansel imzasıyla, Diyarbakır 3.Hv.Kv. K. lığına gelen dosya, doğal olarak, hemen Askeri Savcılığa gönderildi. Savcı da beklemeden beni ifadeye çağırdı. 27 Ekim 1967 tarihinde verdiğim ifade ile ilgili tutanak şu idi:
HAZIRLIK İFADE ZAPTI
As.Savcı : Hv.Hakim Ütğm. Önder BARLAS (963/4)
Z. Kâtibi : Svl.Başkâtip Esat YILMAZ (571 4)
Hazır oldukları halde, siyasi makale yazmak suçundan sanık Asb.Kd.Bş.Çvş.İrfan ÜNVER’in celp ile istenilen günde gelmiş olduğu görülmekle hadise ile ilgili ifadesinin alınması için mahsus sorgu odasında huzura alınıp hüviyetinin tespitine geçildi.
HÜVİYETİ: ……………Irfan ÜNVER
Suçunun neden ibaret olduğu kendisine hatırlatılarak hadise ile ilgili sorgusuna geçildi.
SORGUSUNDA: Ben aslen Afyon’luyum. Bu sebeple 1966 yılı senelik izinimi Mart ayının içerisinde Afyon’da geçirmekte iken, aynı yerde intişar eden Türkeli gazetesinde İlimiz meseleleri hakkında bir anket tertip edilmiş idi. Bu maksatla Afyonlu hamşehrilerimin bu mevzuya eğilmeleri isteniyordu. Ben de tesadüfen o tarihlerde Afyon’da bulunduğumdan bir gün Türkeli Gazetesi sahibi Dr.Mehmet Saadettin Aygen’i gazete idarehanesindeki bürosunda ziyaret ettim. Bu hususla ilgili olarak hazırladığım bir yazıyı kendisine takdim ettim, çok beğendiler ve devamlı olarak gazetesinde yazı yazmamı rica ettiler. Ben kendilerine Hava Kuvvetlerinde Astsubay olarak görevli olduğumu ve siyasi maksatlarla yazı yazamayacağımı , ancak eski bir sporcu olmam nedeniyle spor konuları hakkında yazabileceğimi söyledim..
Nitekim bir müddet sonra Ankara’dan mezkûr gazeteye bu konularla ilgili birkaç yazı daha yollamıştım. Bilahare İzmir’deki Lisan Kursuna katıldım. Bu sebeple dokuz aya yakın bir zaman içerisinde İzmir’den de oradaki seyahat intibalarımı aksettiren birkaç yazı daha yolladım. Kursun 1967 Nisan ayında hitamını müteakip, Birliğimin bulunduğu Diyarbakır 3.Hv.Kv.K.lığına döndüm.. Daha sonra Haziran ayı içerisinde senelik izinime ayrıldım ve yine memleketim olan Afyon’a gittim. Temmuz ayı sonuna kadar da orada kaldım. Bu izin müddetim içerisinde de adı geçen gazeteye yukarıda da arz etmiş olduğum gibi siyasi konular dışında kalan mevzulardan birkaç yazı daha yazmıştım. İzinimin bitişinden bu yana mezkûr gazeteye herhangi bir yazı göndermiş değilim.
SORULDU: İddia edildiği veçhile aynı İlde intişar etmekte olan Kocatepe Gazetesine bir yazı göndermiş değilim. Ancak bu gazetenin sahipleri olan Şükrü ve İbrahim Küçükkurt’u uzaktan akrabam olmaları hasebiyle şahsen tanırım. Esasen gazete sahiplerince bana gazetelerine yazı yazmam için herhangi bir teklifte bulunulmamıştır, dedi.
SORULDU: Ve yine iddia edildiği gibi Gazeteci Mehmet Tokman’la Kocatepe Gazetesi idarehanesinde beraber oturmuş veya konuşmuş değiliz. Ben böyle bir hadiseyi hatırlamıyorum. Esasen aramızda adı geçen şahıslarla geçmiş bir husumet veya çekememezlik mevcut değildir. Esasen ben kendisini ismen tanırım. Bu itibarla kendisi ile gazete idarehanesinde oturmuş konuşmuş değilim.
SORULDU: Ben Türkeli Gazetesindeki yazılarımın altına Nasrattınoğlu mahlası kullanıyorum. Aynı şekilde Kocatepe Gazetesinde de aynı mahlas ile yazı yazan bir başka şahıs olması ihtimali kuvvetlidir. Çünkü Afyon’da Nasrattınoğlu ailesi geniş bir zümreyi içine almaktadır. Bu itibarla Kocatepe Gazetesinde aynı aile fertlerinden biri bu lakabı kullanarak yazı yazmış olabilir. Ancak şahsın kim olabileceğini bilmiyorum. Yalnız bir defasında Eskişehir Ticaret Akademisinde Doçent olarak görevli bulunan Kocatepe Gazetesi sahiplerinden İbrahim Küçükkurt’a bu şahsın kim olabileceğini sorduğumda bana Nasrattınoğlu mahlası ile yazılan bu yazıların üç kişilik bir heyet tarafından hazırlandığını söylemiştti dedi. Olayla ilgili anlatacak başka bir şey olmadığını beyanla sorgusu kafi görülüp, zapta son verildi. Okundu doğru olduğu anlaşılmakla müştereken imzalandı.
As.Savcı Baş Kâtip Sanık
İmza İmza İmza
AFYONKARAHİSAR’DA ALINAN İFADELER
Öte yandan, Afyonkarahisar’da da bir dizi ifadeler alınmış ve bu ifadeler de 3.Hv.Kv.K.As. Savcılığındaki dosyaya girmişti. Tabii öncelikle, Mehmet Tokman’ın ifadesi alınmıştı. Beni ortadan kaldırmayı ve Kocatepe Gazetesini de yıpratmayı amaçlayan o ifade şöyle idi:
İSTİNABE ZAPTI
HÜVİYETİ: Mehmet TOKMAN. COP Gazetesi sahibi:
Talimatta belirtilen olay hatırlatılarak soruldu:
Ben, beş seneden beri Afyon’da Cop isminde bir gazete çıkarmaktayım. Başlangıçta bu gazete haftalık olarak çıkıyordu ve ben de ayrıca yine Afyon’da münteşir Kocatepe Gazetesinde “Dereden Tepeden” sütununda yazı yazıyordum. Cop Gazetesi günlük gazete haline geçince ben de 1.1.1967 tarihinden itibaren Kocatepe Gazetesinden ayrıldım. Bu tarihe kadar yine Afyon’da münteşir Türkeli Gazetesinde NASRATTINOĞLU mahlasiyle yazılar yazılıyordu, fakat bu yazıyı yazanın kim olduğunu ben bilmiyordum. Ben Kocatepe Gazetesinden ayrılıp Cop Gazetesinde yazı yazmaya başlayınca Kocatepe Gazetesi’nde 3 ncü sahife sol köşede Nasrattınoğlu mahlasiyle yazılar çıkmaya başladı. Bu sütunda tahminen Ocak, Şubat, Mart 1967 ayları içinde benim aleyhimde iki yazı yayınlandı. Ben kendi gazetemde bu yazılara cevap verdim, aynı zamanda bu yazıyı yazanın kim olduğunu da tahkik ettim, bu maksatla Türkeli Gazetesi sahibi Doktor Sadettin Aygen’e gittim ve Nasrattınoğlu’nun kim olduğunu sordum, bana Diyarbakır’dan gönderilmiş bir mektup çıkardı ve bu mektubu Hava Astsubayı İrfan Ünver’in gönderdiğini ve bu şahsın Kocatepe Gazetesinde ve daha önce de kendi gazetesinde Nasrattınoğlu mahlasiyle yazı yazan şahıs olduğunu söyledi.
Ben yine yaptığım tahkikatta bu Astsubayın görevli bulunduğu Diyarbakır’dan Eskişehir’e veya Kütahya’ya naklini istediğini ve bunu temin için de Kocatepe Gazetesinde “Örnek Parlamenter” başlığı altında ve Nasrattınoğlu sütununda Afyon Senatörü Ahmet Karayiğit’I metheden yazı yazdığını öğrendim. Daha önce benim aleyhimde yazdığı yazılarda Valiye yağcılık ettiğimden bahsettiği için ben de kendi gazetemde bu duruma temas eden bir yazı yazdım, Bu yazıda da Kocatepe Gazetesinde Nasrattınoğlu mahlasiyle yazı yazan şahsın bir Hava Astsubay olduğunu ve Diyarbakır’da görevli bulunduğunu açıkladım.
Bu arada da Kocatepe Gazetesinde devamlı olarak Nasrattınoğlu sütununda siyasi mahiyette yazılar yayınlanıyordu. Benim Cop Gazetesinde bu şahsın bir askeri şahıs olduğunu açıklamam üzerine, Afyon Valiliği harekete geçti ve Afyon Emniyet Müdürlüğü’nce 16.8.1967 tarihinde bu konuda ifadem alındı. O ifademde de Nasrattınoğlu mahlasiyle yazı yazan şahsın Diyarbakır’da görevli Hv.Astsb.İrfan Ünver olduğunu söyledim.
Emniyet Müdürlüğü’ne ifade vermeden bir hafta veya on gün önce Kocatepe Gazetesinde Sorumlu Müdür İbrahim Küçükkurt ile oturmakta iken içeri sivil bir şahıs girdi, İbrahim Küçükkurt bu şahsın Astsb. İrfan Ünver olduğunu ve Kocatepe Gazetesinde Nasrattınoğlu mahlasiyle yazı yazan kimse olduğunu olduğunu söyledi ve beni tanıştırdı. Oradaki tanışmalarımızdan bu şahsın o sıralarda izinli olduğunu öğrendim.
Ben bu şahsın askeri bir şahıs olduğunu Cop Gazetesinde açıkladıktan sonra Kocatepe Gazetesinde “Nasrattınoğlu” sütununun ismi “Dosdoğru Nasrattınoğlu” oldu ve o zamandan bu yana da Afyon’lu olan sanığın akrabasından bir şahıs bu sütunda yazı yazmaya başladı. Fakat Kocatepe Gazetesinin spor sahifesinde yine Astsb. İrfan Ünver “Nasrattınoğlu Gözü İle” mahlası altında yazılar yazmaya devam etti. Halen bu sütunda yazı yazmaktadır. Dedi.
Başka diyeceği olmadığını beyan etti.İş bu zabıt birlikte okunarak imzalandı. 8 Kasım 1967
***
Mehmet Tokman’ın bu ifadesi, bir hayal mahsülü olmaktan öte, bir iftira ve yalan dolan söylemlerden ibaretti…Ben onun şahsı ile ilgili değildim ve onun aleyhinde yazı falan da yazmamıştım. Ama eleştirdiğim başka şahıslar vardı ve Tokman da bu şahısların adeta koruyucu meleği idi ve eleştirdiğim şahısların ona, “yahu Copçu sustur şu adamı” demeleri üzerine benim üzerime gelmişti.
Copçu esasen bu İstinabe Zaptından önce, Emniyet Müdürü’ne de giderek, bir ifade vermis ve o ifade de, Diyarbakır Askeri Mahkemesindeki dosyaya girmişti.
(DEVAM EDECEK)
Yıl 1958 İzmir-Karabelentepe