1998 yılında albay olarak görevde iken Afyonumuzda sanatçı arkadaşlarım Yılmaz Erdoğan ve Beyazıt Öztürk ( Beyaz ) Oruçoğlu Termal de sergiledikleri oyunla elde edilen hasılatı Valilik makamına verdim.
Valilik makamı, bu hasılat ile Sandıklı Akharım Beldesi Örengel Göleti bölgesinde 28.800 adet fidan dikildi.
Aradan geçen 24 yıl zarfında diktirdiğim ağaçlar boyumuzu aştı.
2015 yılında çobanın çay demlemesi sonucu ormanın yangın tehlikesi atlattı. Ben de dünyada orman yangınına karşı ülkeler nasıl tedbir alıyor diye araştırma yaptım.
Aşağıda okuyacağınız yazımı Mart 2015 de Kocatepe Gazetemde ve Kasım 2023 de çıkan ve aynı tarihte ilgili makamlara gönderdiğim İSTANBUL SANAT VE EĞLENCE BAŞKENTİ ISTANWOOD adlı kitabımın 128-131sayfalarında bu teklifim vardır.)
Maalesef, kimse sorup da bilgi almadı.
FİNLANDİYA DA ORMANLAR YANMIYOR
Dünya da orman yangınlarına karşı en iyi uygulamayı Finlandiya’nın yaptığını tespit ettim.
Dünya da her türlü ağaç sanayisinin üretim ve ihracat lideri, Finlandiya’dır. Finlandiya, arazisine %92 vatandaşa, diğer %8 ise devlete aittir.
Devlet ormana sahip olmak isteyen vatandaşlarına 49 yıllığına ormanı kiralar. Koşulları; vatandaşının istediği bölgelerdeki orman alanlarını gösterir. Konunun uzmanları tarafından her türlü bilgi ve teknik destek verilir.
Bu destek ormanlık alana dikilecek fidanlar, koruma esasları, sulama ve üretim desteği dâhil, her türlü mali desteği de belirli bir süre ödemesiz olarak vermektedir.
Önceden bir plan dâhilinde, bölgede olabilecek yangın ve doğal afetlere karşı öncelikli tedbirler alınmadan geniş yollar ve hendeklerle alt yapı çalışmaları yapılmadan dikim alanları kiraya verilmemektedir.
Finlandiya vatandaşı, bölgesindeki teknik personelin nezaretinde ağaç kesimi ve dikimi faaliyetlerini yapar.
Bölgesinde kendi sininde ortak olduğu fabrikalarda ağaçlarının işletme ve kesiminde maddi olarak istifade ederler.
Burada devlet gerçekçi bir uygulama ile ormanlık alanlarını vatandaşları vasıtasıyla korumakta ve onların sahip olduğu ürünlerini satarak veya işlemesine katkıda bulunarak para kazanmasına da destek olmaktadır.
Türkiye de Finlandiya örneğinde olduğu gibi ilim ve fennin ışığı altında ve bir plan dâhilinde bizim ormanlarımızın da içerisine her hangi bir bina ve tesis yapımına müsaade etmeden bölge vatandaşlarına sağlam sözleşme ve sık sık denetlemelerle vatandaşlarımıza 49 yıllığına kiralanmalıdır.
Kasıtlı olarak veya tedbirsiz olarak ormanlarımızı yakanlar müebbet hapis ile cezalandırılmalıdır.
ORMAN YANGINLARINA KARŞI ÖNCELİKLE ALINMASI GEREKEN
TEDBİRLER
- Öncelikle, vatandaşlarımız orman yangınlarına ve depremlere karşı eğitilmelidir.
- Orman yangınlarına karşı ORMAN-AFAD teşkilatı bölgelerde kurulmalıdır.
- Dünya iklimi değişmiştir. Her türlü yangın ve sal felaketine karşı hazırlıklı olmamız gerekir. Bununla ilgili olarak Türk Hava Kurumu Hava Kuvvetlerine devir edilmelidir.
- Her yıl ihalelerle yangın söndürme uçağı ve helikopter alımına son verip daimi kadrolar kurulmalıdır.
- Yangınlara karşı kullanılacak uçak ve helikopterler yaz sezonlarında en yakın meydanlarda konuşlandırılmalıdır.
- Yangınlara süratle müdahale etmek için, BÖLGESEL yangın söndürme uçakları mahalli idarelerle koordineli bir şekilde ön planlama çalışmaları ve uygulamaya ışık tutacak çalışmalar yapılmalıdır.
Uçakların su ikmal yerleri önceden belirlenip gerekli tedbirler alınmalıdır.
- Yurt içindeki Orman müdürlükleri teknik donanımlarla takviye edilmelidir.
- Orman bölgeleri drone ve uçaklar vasıtasıyla devamlı kontrol altına alınmalıdır.
- Ormanlık alanlarda yaşayan vatandaşlarımızın yerleşim planları gözden geçirilmeli ve vatandaşlarımız sık sık yangınlara karşı eğitilmeli ve provalar yapılmalıdır.
- Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, mahalli idarelerin ilgi alanına giren her türlü yerleşim, ulaşım ve toplumsal yaşamı etkileyecek projelere karışmamalıdır.
- Devlet ormanlık alanlarını Finlandiya da olduğu gibi belirli yasa ve esaslarla vatandaşlarına 49 yıllığına kiralamalıdır.
SONUÇ: Yönetenlerin dikkatine.
Yaşamımızı etkileyen DEPREM ve ORMAN YANGINLARI konusundaki önerilerimin dikkate alınması çok önemlidir. Bu tedbirler, ülke güvenliğimizin yanında, can ve mal kaybımız azaltaacak, belki de olmayacaktır.
Kuranı Kerimin 44 ayeti diyor ki; kitap okuyorsunuz niçin aklınızı kullanmıyorsunuz, der. Ben de merak ediyorum. Niçin aklımızı kullanmakta zorlanıyoruz?


