Kadınlar Dernekte: Afyonkarahisar Kültür Ve Sanatı Tanıtma Derneği
Âliye METE SERT
“Kadınlar dernekte” köşe yazımda bu hafta Afyonkarahisar Kültür ve Sanatı Tanıtma Derneği’ni ve kıymetli dernek yönetim kurulu üyesi Alev ÖZLÜ Hanım’ı ağırlıyoruz.
Sizi tanıyabilir miyiz? Merhaba, ben Alev ÖZLÜ. Sosyoloğum. Afyonkarahisar ‘da doğdum ve halen ilimizde yaşıyorum. Başlıca hobilerim arasında Türk Sanat Müziği ve spor yer almaktadır. Sürekli araştıran, yeni bilgiler ve tecrübeler edinerek hayat yolculuğuna devam eden Afyonkarahisar sevdalısı bir kardeşinizim.
Derneğinizin tam ismi nedir? Dernek yönetiminde göreviniz nedir? Dernek başkanının ismi nedir? Derneğimizin tam unvanı AFYONKARAHİSAR KÜLTÜR VE SANATI TANITMA DERNEĞİ ‘dir. Dernek Başkanımız Ali AKSOY ağabeyimizdir. Kendisi uzun yıllar boyunca hem solist olarak hem korist hem de ud, keman, cümbüş ve saz enstrümanlarını çalabilen Türk Müziğine gönül vermiş kıymetli bir büyüğümüzdür.
Derneğiniz kuruluş hikayesini ve temel amaçlarını bizimle paylaşır mısınız? Ali ağabeyle yaklaşık 20 yıl önce bir sanat müziği korosunda tanıştık. Bir süre koroda birlikte sanat icra ettikten sonra koro dağıldı. Ali ağabeyimiz ile birlikte bu tür sanatsal ve kültürel faaliyetlerin devam etmesi inancımız ile şahsi inisiyatif alarak, yine bizimle aynı düşünceleri paylaşan diğer ekip üyelerimiz ile bir oluşum başlatma kararı aldık. Bu faaliyetlerimizin bireysel çaba ve çalışma olarak kendi aramızda kalmaması ve kurumsal temsil kabiliyeti olarak dernekleşmesi yönünde karar alarak derneğimizi 2020 yılında resmen kurmuş olduk.
Bugüne kadar yürüttüğünüz en önemli projelerden veya faaliyetlerden bahseder misiniz? Derneğimizin asıl amacı hem Türk müzik kültürü hem de yöresel kültürün korunması, vatandaşlarımız ve özellikle gençlerimizle paylaşarak nesilden nesile devam etmesini sağlamaktır. Ancak ülkemizdeki sosyo-ekonomik koşullar ve popüler kültürün insanlarımızı baskı ve etki altına aldığı gibi, maalesef derneğimizin hedeflediği sanatsal faaliyetlerini gerçekleştirerek kitlelere ulaşma konusunu da baskılamıştır. İlimizde konservatuar bulunmasına rağmen gençlerimizin sanat müziği olsun, türkülerimiz olsun mesafeli olduğunu gözlemliyoruz. Kamu kurumlarından ve sivil toplum kurumlarından gerekli maddi ve manevi desteği göremediğimiz için, yapmak istediğimiz, hedeflediğimiz projeleri hayata geçirme konusunda çok aksiyon alamadık. Faaliyetlerimizi tamamen başta Ali Aksoy ağabeyimiz olmak üzere kişisel gayret ve çabalarımızla yapmaya devam ediyoruz. 15 günde bir toplanarak merakı ilgisi sevgisi olan herkesle buluşmak için toplantılar düzenliyoruz.
Bu görevde karşılaştığınız en büyük zorluklar neler oldu ve nasıl aştınız? Karşılaştığımız zorluklardan birtanesi ve belki de en önemlisi, ilimizde bu alanda pek çok dernek varken ve ciddi anlamda desteklenirken bizlerin bu işi yapamayacağımız yönündeki toplumsal bakış açısıdır. Nihayetinde bu husus derneğe katılan üye sayısında ciddi etkili olmuştur. Ancak buna rağmen yine de iyi bir sayıda olduğumuzu düşünüyorum. Aşabildiğimiz zorluklardan çok daha fazla aşamadığımız zorluklar daha önemli ve önceliklidir. En büyük sıkıntılarımız; çalışma yapabileceğimiz uygun bir salon/yer, istikrarlı bir şekilde ve bu işte her gün daha iyi olmayı amaçlayacak korist ve solistlerimiz, orkestra ve bütün bunları organize edecek, eğitim verecek ve çalışmalarımıza nitelik kazandıracak bir eğiticimizin olmamasıdır.
Derneğiniz yerelde ve ulusal ölçekte kadınların yaşamına nasıl katkı sunmaktadır? Uzun yıllar boyunca ülkemizde kadınlarımız çoğu konuda baskılanmıştı. Özellikle sanatsal faaliyetler, her şeyden önce “el alem ne der?” şeklinde süregelen mahalle baskıları altında kaldığını üzülerek gözlemliyoruz. Günümüzde kadınlarımız hem sosyal hayatta hem de iş hayatında daha çok yer almayı başarmışlardır. Derneğimiz, günlük yaşamın koşturmacasında kendine ve hobilerine zaman ayırabilmiş tüm kadınlarımız için aile ortamında sanatsal faaliyetlerini yargılanmadan, sorgulanmadan ve güven duygusu ile icra edebildikleri bir ortam oluşturma başarısını göstermiştir ve göstermeye devam edecektir.
Kaç senedir başkanlık ya da üyelik görevini üstleniyorsunuz? Derneğimiz 2010 yılında kurulmuş olup, dernek yönetim kurulunda kuruluşundan bugüne kesintisiz görev almış bulunuyorum
Kadınların sivil toplumda liderlik üstlenmesinin topluma ne kazandırdığını düşünüyorsunuz? Yaradılış gereği kadınlar ile erkekler olaylara farklı bakış açıları ile yaklaşmaktadır. Aynı olaylarda farklı reaksiyonlar gösterebiliyoruz. Ayrıca bir kadının liderliği, derneğimizin faaliyet alanlarında yer almak isteyen kadınlarımız için de bir teşvik ve güven unsuru olmaktadır. Kendini daha iyi ifade edebilen ve ortaya bir eser çıkarma başarısının mutluluğunu yaşayan kadınlarımız, her şeyden önce çocuklarına iyi bir örnek teşkil edecektir. Onlardan iyiliği ve güzelliği, sanatın inceliğini gören çocuklarımız da yaşamlarını pozitif yönde inşa edeceklerdir. Bu açıdan topluma kazandırdıkları en büyük ve en önemli unsurun, daha duyarlı, daha sakin, daha sevgi dolu, daha olumlu bakış açısı ile yetişen çocuklarımızdır.
Kadınların örgütlü mücadelesinin geleceğini nasıl görüyorsunuz? Kadınlarımız, bir nesil öncesine göre daha iyi şartlarda daha iyi eğitim alma şansını yakalamıştır. Nihayetinde birkaç ay öncesine kadar Valimiz, halen Belediye Başkanımız ve Baro Başkanımız gibi mülki amirlerimiz ve meslek kuruluşlarının başkanlıklarını kadınlarımız başarıyla temsil etmektedir. Bilgi toplumuna evrildiğimiz günümüzde, bilimden ve birbirimize verdiğimiz destekten güç alarak daha iyi bir gelecek ümit ediyorum. Mücadelemiz ise sanatın inceliğini ve güzelliğini yaşayan ve yaşatan insanlarımızın sayısının her gün giderek artması odaklıdır.
Derneğinizin önümüzdeki dönemde hayata geçirmeyi planladığı projelerden bahseder misiniz? Az önce temel ve aşmakta zorlandığımız sıkıntılarımızdan bahsetmiştim. Şayet bu konularda daha iyi destek sağlanırsa, süreklilik esaslı bir oluşum olarak daha kurumsal çalışan, edindiği bilgi ve tecrübe ile bir kültürel mirası gelecek nesillere bırakabilmek en büyük projemiz olacaktır. Bu kapsamda yeni sesler keşfetmek ve eğitmek, konserler düzenleyerek çalışmalarımızı halkımızla paylaşmak, her türlü yazılı, basılı ve dijital arşiv oluşturarak bir kültür ve sanat dağarcığını somut olarak ortaya koymak da projelerimiz arasında yer almaktadır. Ayrıca, ilimiz merkezi, ilçeleri ve köylerimizi tek tek dolaşarak, o yerde yaşayan insanlarımızla aramıza gönül köprüleri kurmak, o yöredeki yaşanmışlıkların yansıtıldığı ve gizli kalmış türkülerimiz, hikayelerimizi gün ışığına çıkarmak da uzun vadeli bir diğer projemizdir.
Genç kadınlara ve yeni kuşaklara vermek istediğiniz mesaj nedir? Popüler kültür tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de her dönem gençlerimizin geneli tarafından benimsenen bir olgudur. Buna karşı değiliz, ancak kültürel yozlaşmanın karşısındayız. Genç kadınlarımız ve yeni kuşaklar, elbette globalleşen dünyada nerede ne var ne yapılıyor öğrensinler, deneyimlesinler ancak kendi kültürüne yabancılaşmasınlar istiyoruz. Yakın geçmişte batılılaşma yanlıları ile geleneksel anlayışın çatışmaları çok yaşandı. Müspet, genel ahlak kuralları çerçevesinde yapılan her sanatsal ve kültürel faaliyetin insanlığa dair bir kazanım olduğunu düşünüyoruz. Ama dünyayı keşfederken, dünyada sayılı ve çok zengin kültürümüzü de araştırsınlar, öğrensinler.
Dernek olarak sizi en çok gururlandıran an hangisiydi? Şöyle bir düşündüğümüzde, daha düne kadar kendi iş ve ev çevresinde kalmış kadın üyelerimizin, derneğimize üye olduktan ve çalışmalara katıldıktan sonra kendi özgüvenlerindeki değişim olmuştur. İlk geldiklerinde çekinerek korkarak gelen kardeşlerimizin, konserlerde solo olarak geniş bir izleyici karşısında eserleri hakkıyla okuma başarıları gerçekten de çok gururlandığımız anlardır.
Dernek yönetiminde kaç kadın var? Yönetimimizde ben dahil 4 kadın yönetimde görev almaktadır.
Kadınların seslerini daha güçlü duyurmak için sizce hangi adımlar atılmalıdır? Kadınlarımız, iş hayatına katılımların artmasıyla işi ile evi arasında denge kurmak zorunda kalmaktadırlar. Evin ve çocukların yükümlülükleri oranla kadınlarımıza kalmıştır. Bu açıdan baktığımızda bu kadar yoğun bir tempo ile günleri geçen kadınlarımızın, sanatsal ve kültürel faaliyetlerimize katılabilmeleri için enerjilerinin yükseltilmesi ve zaman olarak alan açılması gerekliliğidir. Bu konuda evli olan kadın arkadaşlarımızın kıymetli eşleri en öncelikli ve en büyük destekleri olacaktır, onların olumlu yaklaşımları çok önemlidir.
Derneğinizin faaliyetleri ve etkinliklerinden haberdar olmak için hangi sosyal medya hesaplarınızı takip edebiliriz? Derneğimizin facebook, instagram ve youtube platformlarında kanal ve sayfaları olmakla birlikte asıl haberleşmeleri sadece üyelerimizin yer aldığı whatsapp grubumuz üzerinden yapmaktayız. Bir dönem, çalışmalarımızı bu ana sosyal medya platformlarında paylaşmaya başlamıştık. Yakın bir gelecekte daha profesyonel bir bakış açısı ile geniş kitlelere ulaşmak için artık günümüzde vazgeçilmez olan sosyal medya yönetimini daha ciddi alacağız.
Köşemizde okuyucularımıza iletmek istediğiniz özel bir mesajınız var mı? Kolay bir hayat yaşamıyoruz, hepimizin irili ufaklı sıkıntıları var. Nitekim akşam haber bültenlerinde pek çok asayiş olaylarını ardı ardına görüyor ve üzülüyoruz. Karamsar olmasınlar. Hayatlarına renk katmak için kendilerine uygun bir hobi, bir spor branşı veya bir sanatsal faaliyet keşfetsinler. Bu hayatı sadece bir defa yaşayacağımızı unutmasınlar. Son olarak Gazi Mustafa Kemal Atatürk ‘ün şu sözünü hatırlatmak isterim: “Sanatsız kalan bir toplumun hayat damarlarından biri kopmuş demektir.”
Afyonkarahisar’ın kültürel ve sanatsal değerlerini yaşatmak, Türk müziğini gelecek nesillere aktarmak amacıyla faaliyetlerini sürdüren Afyonkarahisar Kültür ve Sanatı Tanıtma Derneği, gönüllülük esasıyla çalışmalarına devam ediyor. 2020 yılında kurulan derneğin hikâyesini, amaçlarını ve karşılaştıkları zorlukları dernek üyelerinden dinledik.
Emekleri için Afyonkarahisar Kültür ve Sanatı Tanıtma Derneği’nin Değerli başkanı Ali AKSOY Bey’e ve cevapları için dernek yönetim kurulu üyesi Alev ÖZLÜ Hanım’a çok teşekkür ederim.
Ben Âliye METE SERT; haftaya bir başka kadın dernek başkanının ya da dernek yönetiminde bulunan bir kadının daha hikâyesiyle buluşmak dileğiyle…