Muharrem Günay

BİLGİ BİR ÜSTÜNLÜK SEBEBİDİR – Kocatepe Gazetesi

Muharrem Günay

15 Eylül 2012 Cumartesi 03:00:00
  İlim, Allahü Teâlâ’nın kemâl sıfatıdır Peygamberlerin ve meleklerin şerefi ilimden gelmektedir Allah’ın huzuruna ilimle gidilir İlim tek başına faziletin de kendisidir İnsanın meleklerden üstün tutulmasının sebeplerinin en önemlisi de “ilim sahibi” olmasıdır. Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyuruluyor:
“(Ey Muhammed) şu zamanı hatırla ki, Rabbin meleklere, “Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım” demişti. (Melekler): orda bozgunculuk yapacak ve kan dökecek birini mi yaratacaksınız? Oysa biz seni överek tesbih ediyor seni takdis ediyoruz” dediler.” (Rabbin): ”Ben sizin bilmediklerinizi bilirim” dedi. Âdem’e bütün isimleri öğretti. Sonra onları meleklere gösterip: ”Haydi sözünüzde doğru iseniz bana şunları isimleri ile haber verin” buyurdu. (Melekler):” Rabbimiz, seni noksan sıfatlardan tenzih ederiz, bizim, senin bize öğrettiğinden başka bir bilgimiz yoktur. Şüphesiz sen, bilensin, hâkimsin” dediler. (Allah): ”Ey Âdem, bunlara, onları isimleri ile haber ver” buyurdu. Bu emir üzerine Âdem, onlara, isimleri ile onları haber verince, (Allah): ”Ben size, göklerin ve yerin gayblarını bilirim, sizin açıkladığınızı da içinizde sakladığınızı da bilirim dememiş miydim?” buyurdu. (Bakara, 30–33.)
Görülüyor ki, Allah Teâlâ Hz. Âdem’i halife olarak yaratmış ve Hz. Âdem’i bilgilendirmiş ve bu bilgi sayesinde onu halife tayin ettiğini meleklere kabul ettirmiştir. Bilgi bir üstünlük sebebidir. Çünkü Kur’an-ı Kerim’de: “Kime hikmet verilmiş ise ona çok hayır verilmiş demektir.”(Bakara, 269.) buyrulmuştur.
Bilmeyen Toplumlar Bilen Toplumların Kölesi Olurlar
Bilgi bir üstünlük sebebidir. Çünkü Kur’an-ı Kerim’de: “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?”(Zümer/9), “Kime hikmet verilmiş ise ona çok hayır verilmiş demektir.”(Bakara, 269.) buyrulmuştur. Ayetteki hikmet, yararlı olan bilgi demektir. İnsanlığa yararlı olan bilgi, ona sahip olan için elbette bir üstünlük vesilesidir.
Sevgili Peygamberimiz: “İlim talep etmek, kadın erkek bütün müminler için farzdır.” Buyurmuştur. Ashab-ı Kiram’dan Ebuderdâ Hazretleri ise: “Ya alim ol,ya öğrenci ol veya dinleyici ol, sakın dördüncü halde olma, sonra mahvolursun” demiştir.” Peygamber Efendimiz: “Doğru bir sözü işitip sonra da onu din kardeşine ulaştırarak öğretmek, ne güzel bir hediyedir. “ buyurmuşlardır
“Âlimler yeryüzünün kandilleri, peygamberlerin halifeleridir Onlar benim ve diğer peygamberlerin vârisleridir” (Keşfü’l Hafâ, H No: 1751)
Bilmeyen ve teknoloji üretmeyen toplumlar bilen ve teknoloji üreten toplumlara secde etmek ve köle olmak durumundadırlar. Sevgili Peygamberimiz, şöyle buyuruyor; ”Ümmetim adına en çok korktuğum şey, göbek iriliği, uyku düşkünlüğü ve tembelliktir.”
Atasözünde belirtildiği gibi, “Yiğit düştüğü yerden kalkar.” Biz Allah’ın ilk emri olan “OKU” maktan, “İlim tahsil etmek kadın erkek herkese farz-ı ayındır”, “Hiç ölmeyecek gibi dünya, yarın ölecek gibi âhiret için çalışın” emirlerinden ve “İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır” gerçeğinden uzaklaştık ve bu günkü hallere düştük. Kurtuluşumuzun çaresi terk ettiğimiz şeylere yeniden sahip çıkmak yani düştüğümüz yerden kalkmaktır…
Görülüyor ki, dünya ve ahiret saadetinin anahtarı ilimdir İlim amellerin en faziletlisidir Yukarıdaki emir ve sözlerin ışığında İslâmiyet’le ilim birbirinden ayrılmaz iki şeydir demek mümkündür

Yazarın Diğer Yazıları