Allah inancı olmayan ve hayatını duniHi anlamda hürriyet ile dizayn eden insanların zannlarına göre onlar aslen müstakilen varlardır ve aslen muhtarlardır. Bu zannlarıyla oluşturdukları nefsin şerri ve vehmin zulmeti hali onların kurtulmak istedikleri haller değildir. Onlar için bu durum hayatın ta kendisidir. DuniHi anlamda hürriyeti tercih etmiş olanlar içerisinde Allah inancı olan birçok insan da vardır, onların çoğu Yusuf Sûresi 106. ayet kapsamına girerler. Böyle kullar maalesef, genellikle, müstakilen varım hislerini tatmin için bir inancı seçmişlerdir. Bu yüzden imanlarını sorgulamazlar, şeklen davranışlarla tatmin olurlar. İnsanları da şeklen yani davranışlara göre kıyaslarlar. Özellikle bu gruba düşen kulları Kur’an uyarır. Fatır-5, Lukman-33 ve Hadid-14. ayetlerde bu uyarıyı görüyoruz: “O çok aldatıcı sizi Allah ile aldatmasın.”
DuniHi anlamda hürriyet kullanan insanlara has önemli davranış biçimleri vardır. Bunlardan birisini umursamamak kaydıyla dinlememek halleridir. Umursamamak kaydıyla dinlememek! Konuyu uzatmamak ve dağıtmamak için yalnızca kaynak sebebe bakalım. Özellikle söz konusu Hakk olursa böyle kullar dinlemezler, biraz dinleyecek olsalar anlamazlar, biraz anlayacak olsalar konunun mecrasını şaşırttırırlar. Konunun mecrasını değiştiremezlerse yaygara yapar, şer çıkarırlar. Zuhruf-58 ve Kehf-54 onların bu konuda çok mahir olduklarını, yaygara çıkarma, didişme, münakaşa etme, konuyu saptırma gibi halleri sevdiklerini vurgular. Bu konuda insanlar aslında üç ana grup oluştururlar ki bu üç grubun ilk iki grubunu bu özellikteki kullar teşkil ederler. Bu üç grup şöyledir: 1) Bunlar hakikati öğrenmeyi sevmez; Hakk savunucusu, koruyucusu, takipçisi ve uygulayıcısı değillerdir. Onların bu halleri apaçık bir kibir zannıdır. 2) Bu gruptakiler öğrenmeyi severler, uygulamayı sevmezler. Bu hal gizlenmiş bir kibrin tezahürüdür. Konumuzla ilgili şöyle kişiler bu sınıfa düşerler: Amelsiz (ameli, şeriatı, uygulamaları önemsemeyen) tasavvufçular genellikle bu gruba düşerler. 3) Bu grup uygulamayı sever, uygulayabilmek için öğrenmeyi sever, dolayısıyla Hakk’ı sever. İlk iki gruptakiler umursamamak için dinlemeyenlerdir. Umursamamak kastıyla dinlemeyenler aslında La İlahe İllallah Kelime-i Tevhidini duniHi algı ve zannları doğrultusunda heva ve hevesleri için suistimal etmektedirler.
Dünyada insanların büyük çoğunluğu ilahlık hissiyatı içerisindedir, ilahlık hissiyatıyla yaşar. Çoğunluk ilahlık hissiyatıyla yaşadığına göre, böyle ilahlık hissiyatı içerisinde yaşayan, müstakilen varım ve muhtarım iddiasıyla yaşayan birisini düşününüz. O kişi, ilahlık hissiyatıyla yaşayan insanların arasında kendi ilahlık hissiyatıyla der ki “La ilahe illa BEN.” Bu beyan, bu söz kimindi? Tâ-Hâ Sûresi 14. ayette Rabbimize aitti, onu Rabbimiz söylüyor. Ama ilahlık hissiyatıyla yaşayan da böyle söylüyor, bilsin veya bilmesin, farkında olsun veya olmasın… Farkında olmaması suçu kaldırmıyor! Kişi ilahlık hissiyatı içerisinde bulunan insanlar arasında bir ilahlık hissiyatı sahibi olarak yaşarken, ilahlık hissiyatında olan kişilere diyor ki “La ilahe, illa BEN.” Yani “Gözüm sizi görmez, sizin ilahlık hissiyatınızı gözüm görmez, benim için yok hükmündesiniz, ancak BEN. Beni umursayın, beni dinleyin, bana saygı duyun. Hatta içinden kuvvetle ister ki onsuz yaşayamaz olsunlar. Bu şuursuz kul “la ilahe illa BEN” davranışıyla böyle yaşarken farkında olmadan Tâ-Hâ Sûresi 14. ayeti ilahlık hissiyatıyla takliden yaşamaktadır. Ayeti tekrar hatırlayalım: “İnnenî enellâhu lâ ilâhe illâ ENE: Muhakkak ki BEN, evet BEN Allahım, la ilahe illa BEN.”
Takliden yaşantı ilahlık hissiyatı taşıyanlar için çok normaldir ve aslında bu taklit ilahlık hissiyatının doğası gereğidir. Buradaki taklidi bir örnekle, birkaç cümleyle açıklamak istiyorum. Kur’an’ı Kerim özellikle mütekebbir davrananların cehenneme gideceğini söyler. Cehenneme gitmenin aslında tek bir sebebi vardır: Mütekebbir olmak! Kur’an’a göre mütekebbir olan cehenneme gider. Peki, mütekebbir olmak nedir? Meallerde, açıklamalarda “mütekebbir” kibirli insan diye geçer, dolayısıyla kibirli olmak kınanır. Dikkat edin, kibirli olmak suç değildir, kötü bir şey de değildir. Kibir kötü bir şey değildir! Lütfen, şimdi söyleyeceğime çok dikkat edin, izah edilmesi kolay değil çünkü.
Sabah ve akşam salâtlarının peşine Haşr Sûresi’nin son ayetlerini okur ve okurken birçok esma sayarız. O esmalardan birisi Mütekebbir’dir. Allah için “O Mütekebbir’dir” deriz. Sonra da yaşantıda mütekebbirliğe (kibirli olmaya) kızar ve kınarsanız olmaz! Allah Mütekkebir’dir. Kibriya Sahibi olan Allah’tır… Ancak Allah’tır. Peki insanda bu neden suçtur? Kibirli olduğu için değil! Kibirli olmaya çalıştığı için suçtur. Kibriya sahibi olmaya çalıştığı için suçtur. Allah’ın Mütekebbir vasfını taklit etmeye çalıştığı için suçtur… Kulda mütekebbirlik yok ama mütekebbir davranış var, mütekebbir zann var. Kendisini mütekebbir zannediyor. Suç budur! Onda ilahlık hissiyatı var ve o hissiyatla Allah’ı taklit ediyor. Ama neyini? Allah’ın ilahlık vasıflarını taklit ediyor! Allah’ın ilahlık vasıflarını taklit ettiği için mütekebbirlik yanlıştır ve suçtur. Bu kişi “La ilahe illa BEN” diyor, böylece Allah’ın ilahlık vasfını taklit ediyor. Bunu ilahlık hissiyatı ile yaşayanlar arasında ilahlık hissiyatı taşıyan bir kişi olarak onlara söylüyor; diğer ilahlara karşı Allah’ın ilahlık vasfını takliden ortaya koyuyor. İlahlık hissiyatı taşıyanların bu taklitleri kendileri için çok normaldir, onların ilahlık hissiyatlarının doğal halidir, doğasının gereğidir. Dikkat edin, ilahlık hissiyatı sebebiyle Allah’ın ilahlık vasıf ve sözlerini kendine mal ederek taklit eden kul, Yunus-66 ve Saffat-86’ya göre, Allah’a iftira etmiş, Allah’a yalan söylemiş olur. Onun bu taklidi, bu davranışı Lukman-30 ve Hac-62’ye göre batıldır. Kehf-27, Cin-22’ye göre onun bu hissiyatı YOK hükmündedir. Sebe-22, Fatır-13’e göre onun bu ilahlık hissiyatı ancak zanndır. Yusuf-40 ve Necm-23. ayetlere göre ilahlık hissiyatını takdim ederken söyledikleri ancak bir isimden ibarettir.
Yazarın Diğer Yazıları
EDEP YA HU – BAĞINIZA GİRERKEN…
17 Temmuz 2021 00:02EDEP YA HU – HAKKI ÖRTMEMEK LAZIM…
16 Temmuz 2021 00:02EDEP YA HU – SUÇLAMAK, SUÇLAMAK, SUÇLAMAK…
15 Temmuz 2021 00:02EDEP YA HU – DİLİ TEMİZLEMEK, KALBE ULAŞMAK
14 Temmuz 2021 00:02EDEP YA HU – ULAŞMAMIZ GEREKEN BİR KEMALAT VAR…
13 Temmuz 2021 00:04