Allah’ı tanıma ve gereği gibi yaşamaya talip olanlar için bir önemli konu da Cinsellik Yönetimi’dir; Billahi Anlamda Hürriyet ve DuniHi Anlamda Hürriyet ile Cinsellik Yönetimi’dir. DuniHi anlamda hürriyetin yani ilahlık hissiyatının en belirgin, en tatmin edici olarak fiillere dönüşümü, nefret duygularının yönetimiyle cinsellik ve öfke üzerindendir. Cinsellik ve öfke yolu ile kişiden duniHi algı ve zannları, oluşturulmuş heva ve hevesler, “müstakilen varım ve muhtarım” iddiasının şiddeti, ilahlık hissiyatıyla davranış şovları bir suyun yokuş aşağı akışı kolaylığıyla akar da akar… Bu akış kolaylığı ilahlık hissiyatında müstakil varlık ve güç hissettiren cazibeli bir haz oluşturur. Bu haz “müstakilen varım ve muhtarım” iddiasına gerçeklik hissi kazandırır ve bir kısır döngü şekillenir. Şekillenen bu şirk kısır döngüsü esfele safiliynin en önemli dayanağıdır. Nefs, bu kısır döngü yüzünden, şer davranışlarından bir çıkış, bir kurtuluş yolu bulamaz, böylece vehmin zulmetine mahkûm olarak duniHi anlamda hürriyet kullanımıyla cinsellik ve öfke yönetimi yapar. Bu yönetim; cinsellik ve öfke üzerine motivasyon ve teşvik içindir, cinsellik ve öfkenin ilahlık hissiyatına yoldaşlık yapması yolları içindir. Lütfen dikkat edin, yalnızca “inanıyorum” demekle, “ben Müslümanım” demekle kişinin bu bahsettiğimiz kısır döngüden çıkabilmesi mümkün olmaz. Ayrıca dünya hayatında esfele safiliyn kuralları içerisinde iyi niyetlerle oluşturulmuş “cinsellik ve öfke kontrolü” tedavileri vardır. Ama bunların hepsi yalnızca birer fantezidir.
İnsan, Kayıtlı Kendini Hissetme Duygusu ile davranınca Kendinde Kendine Göre Var olan halini bulur. Lütfen dikkat buyurun; Kayıtlı Kendini Hissetme Duygusu ile Kendinde Kendine Göre Var olan hal arasındaki en önemli fark cinselliktir. Kayıtlı Kendini Hissetme Duygusu cinsellik gibi kavramlardan münezzehtir. Ancak Kendinde Kendine Göre Var olan halin hissi, cinsellik üzerinden hissedilen bir var hissediştir. İnsan sonra bu var hissedişini takdim için “BEN” der. Dolayısıyla bu “BEN” takdimi ister istemez cinselliği de takdimdir veya cinselliği “BEN” diye takdimdir. Esfele safiliyn şartlar içerisinde ilahlık hissiyatı şemsiyesi altında nefsin şerrini cinselliği üzerinden “BEN” diye takdim o kişide asiliğe yol açar. Buranın altını çizelim: Esfele safiliyn şartlar içerisinde, ilahlık hissiyatı şemsiyesi altında, nefsin şerrini cinselliği üzerinden “BEN” diye takdim, kişide asiliğe yol açar. Cinselliğini öfke ile takdim etmek ise şiddet ve hücuma yol açar. Cinsellik ve öfke birbirlerine girift olmuş şekilde bütünlük arz eder. Cinsel sapkınlıklar ise bu asiliğin zirve noktalarıdır. Cinsel tecavüzler, esfele safiliyn formatın nefret suçu işlemesidir; nefreti mücadele ve öfke üzerinden haz almaya çeviren bir sapkınlıktır.
Ergenlik çağındaki gençlerin halleri, kendilerini takdimleri de dikkat çeken bir durumdur. Dikkat ederseniz, ergenlik çağındakilerin hallerinde kendilerini takdimleri kesinlik kazanmıştır. Cinsellikleri onlarda hâkim hale geldiği için kendilerini, kendi varlıklarını takdimleri, “BEN” deyişleri keskinlik kazanmıştır; yönetilmeye tahammülleri yoktur, öfkelidirler. Öfkelerini öncelikle ve daha çok kendilerini sevenlere yöneltirler. Öfkede başarılı olmak için, öfkede sonuç alabilmek için! Şu da önemlidir: İnsanlarda ilerleyen yaşla birlikte cinsellik fonksiyonları yitirilince, çevresi o kişiye cinsellik penceresinden “var” demeyince, kişi öfke ve huysuzluklarını artırır, yani öfke ve huysuzluklarıyla “müstakilen varım” mesajı verir. Bir diğer önemli nokta da şudur: Öfkelenen, şiddet uygulayan, hücum eden kişiler bu şiddetlerine sözlü de katkı yaparlar, ancak sözlü katkılar cinsel uygulamaları içerir. Yani sözlü katkılarını cinsel organlarıyla yaparlar. Dolayısıyla öfkelerini cinsel organlarıyla ifade ederler.
Bir boğayı düşünün. Cinselliği çok yüksek olduğu zaman zapt edilemez, yönetilemez. Boğanın cinselliği yok edilince onun adı artık boğa olmaz, öküz olur. O artık uysaldır, yönetilebilendir, nereye çekersen oraya giden, sopayla hizaya gelen olur. Bu örnekle gelmek istediğime dikkat edin lütfen. İnsanları makineleştirmeyi planlayan oyun kurucular, makineleşmiş insanı öküzler gibi güdebilmek için onlara cinselliği unutturmaya çalışmaktadırlar. Bu hedeflerinde birinci basamak, cinsel farklılık hissini ortadan kaldırmaktır. Böylece kişi cinsellik üzerinden “BEN” demeyecek ve asi vasıflarını yitirecektir. Bu amaca ulaşılırken, yani cinsel farklılıkları kaldıralım diye çalışılırken cinsel sapkınlar ortaya çıkabilir, ancak onları umursamazlar, çünkü onların halledilmesi kolaydır, onları sonraya bırakırlar. Önemli olan esas çoğunluktur. Onların cinsel farklılıklarını zihinlerinden silmek, cinsellik üzerinden “BEN” demelerini kaldırarak asi ve şiddet uygulayıcısı olmalarını önlemek, sonra da onları kolay yönetilebilir, güdülebilir hale getirmek hedeflenmektedir.
Cinselliğin “BEN” diye takdimi ve kişide açtığı asilik, bu asiliğin öfkeyle arkadaşlığı ve iş birliği iki şekilde önlenebilir. Birincisi şöyledir ve onun da iki şekli vardır. Yani cinselliğin “BEN” diye takdimi ve kişide açtığı asiliğin, bu asiliğin öfkeyle arkadaşlık ve iş birliği yapmasının önlenmesindeki iki yöntemden birincisinin A ve B şıkları vardır. A şıkkı; nefsin şerrinden çıkmadan yapılan önleme müdahaleleridir. Burası yani “nefsin şerrinden çıkmadan yapılan önleme müdahaleleri” hem A şıkkı hem de B şıkkı için geçerlidir ve çok önemlidir; birinci yöntemin A ve B şıkkının esas noktası burasıdır: Kişi nefsin şerrinden çıkmadan… Kişiyi nefsin şerri şartlarından çıkarmadan ondan cinsi farklılığı silmek hedeflenir. Bu bir oyun kurucunun insanları deccal yönetimine hazırlama planları içerisinde uygulanan bir taktiktir ve aslında A şıkkı olarak belirttiğimiz bu müdahaleye kişinin rızası yoktur. Ancak oyun kurucular deccalı ve yapacaklarını bilemedikleri için kendilerini oyunun patronu sanmaktadırlar. Bu yöntemle sonuçta kişi nefsin şerrinden ayrılmadan cinsel farklılık hissini kaybeder, böylece asilik vasfını yitirir, öfkelenmeyi bilmez, yeni bir öfkelenme şekli öğrenir. Bu aslında nefsin şerrini tabiatından koparmaktır. Oyun kurucular burayı bilmezler. Burayı bilmedikleri için böyle bir oyun kuruyorlar. Dikkat edin, şeytan da halifetullah vasıflı insanın özelliklerini, hallerini bilmez. Hatta Rabbimiz “Ben dünyada bir halifetullah oluşturacağım” dediği zaman melekler bile onun özelliklerini bilemeyip “neden ya Rabbi?” demişler ve “siz bilmezsiniz” cevabını almışlardı. Halifetullah’ın özelliklerini melekler bile bilmiyorken, algılarıyla Allah’tan uzakta olanlar veya Allah’ın uzağa attıkları onu hiç bilemezler. Bu planları, bu oyunları Allah’tan uzakta kurdukları için oyun kurucular da nefsi ve nefsin şerrinin özelliklerini bilemezler. Onların yaptıkları planların işaretlerini de taraftarlarını da dünyada görüyoruz ama bilmedikleri şudur: Bu planladıkları oyun nefsin şerrinin tabiatına aykırıdır, nefsin şerrini tabiatından koparmak demektir. Nefsin şerrini tabiatından koparmak ise dünya hayatı imtihanının yönetimi kurallarına aykırıdır. Çünkü dünyada, ahiretteki hayatta insanların nasıl konumlanacağına veya konuşlanacağına ait bir eleme sistemi vardır. Bu eleme sistemi içerisinde nefsin şerrinin bütünlüğü çok önemlidir, bu bütünlüğü bozamazsınız, imtihanın sistemine uymaz. Dolayısıyla, oyun kurucuların bu planları bir genel uygulamaya dönüşemeyecek, güdük kalacak, sonuçta da deccal ve deccaliyet yenilecektir.
Yazarın Diğer Yazıları
EDEP YA HU – BAĞINIZA GİRERKEN…
17 Temmuz 2021 00:02EDEP YA HU – HAKKI ÖRTMEMEK LAZIM…
16 Temmuz 2021 00:02EDEP YA HU – SUÇLAMAK, SUÇLAMAK, SUÇLAMAK…
15 Temmuz 2021 00:02EDEP YA HU – DİLİ TEMİZLEMEK, KALBE ULAŞMAK
14 Temmuz 2021 00:02EDEP YA HU – ULAŞMAMIZ GEREKEN BİR KEMALAT VAR…
13 Temmuz 2021 00:04