Kader matriksindeki rolü nedeniyle Ezanımız bir kader yöneticisidir. Önemli şeylerden birisi Allah’ın işaretlerine (Allah’ın ayetlerine) dikkat etmektir. Allahın işaretlerini önemsemek, onlara saygı göstermek, sahip çıkmak, onlarla bir bütün olmak farklı açılımlara sebep olacak, inananların korunmaları ve kısa zamanda yükselebilmeleri için sığınacakları şeylerden birisidir. Ezanımız Allah’ın işaretlerindendir.
Dikkat ettiyseniz “EZANIMIZ” diyoruz; neden? Ezanımız demekle Ezan mefhumunu dilimize, kalbimize yerleştirmeye, onu farklı bir şekilde sevmeye, onunla bir bütün olmaya çalışıyoruz. Zaten öyleydi, öyle olması lazımdı ama artık o inananların çok acil yapması gereken hallerden birisi haline geldi. Bu yüzden “Bir Kader Yöneticisi Olarak Ezanımız” konulu yazılarımıza “gelin, bu davete Ezan değil de Ezanımız diyelim” önerisiyle başlıyoruz. “Ezanımız okundu mu? Ezanımız okunuyor, Ezanımızı dinleyelim. Haydi, ezanımızın duasını yapalım” gibi cümleler kurarak Tam Davet’e Ezan demek yerine “EZANIMIZ” diyerek sahip çıkma hamlesini kendi içimizde başlatmak bizim için çok önemli ve çok yararlı olacaktır inşaAllah.
Ezanımız Hazreti Muhammed Mustafa (SAV)’e tabi olanların Hürriyet bayrağıdır, inananlara huzur veren bir ilaçtır. İnananlar için ezanımız birlik ve beraberlik çağrısıdır; bir davettir ve bu davetin sahibi bizzat Allah’tır. Allah ezanımızla inananları cennete davet eder. Ezanımız Arş’ın bu dünyada ki sesidir. Ezanımızı okuyan, bu daveti Allah adına ilan eder ve duyurur. Bu yüzden ezan okumak çok şerefli bir görevdir.
Ezanımız bu davetini bir tebliğ sunarak yapar. Bu tebliğde Allah Ehad ve Samed vasıfları gereği zatında zatının tekliği ile anılır. İşte bu salt gerçek Ezanımızda bir bildiri ile açıklanır. Asıl mesele de işte tam bu noktadadır: Allah’ın tekliği ile anılması. Bu gerçeğin açıklanması, duyurulması, tebliğ edilmesi ile birlikte sistem çalışmaya başlar. Bu sebepten Ezanımız bir yönüyle de Kader Sistemi’nin yöneticilerindendir.
Ezan vasıtasıyla bu Tebliği duyan kişi Hakk ve batıl arasında tercih yapmak zorunda kalır. Bu tercihini özgür olarak yapar ve bu tercihini kendisine belirtmek ve yaptığı bu tercihe şahit olmak zorunda kalır. Bu tebliği duyan farkında olsa da olmasa da, bu konunun böyle olduğunu bilse de bilmese de, bütün bunları umursasa da umursamasa da sistem çalışır. Bu çalışan sistem nedir? Halifetullah vasıflı insanların ahiret hayatındaki yani gerçek hayattaki konumlarını belirlemek üzere yürüyen düzen; çalışan sistem budur.
Lütfen dikkat edin ve burayı gözden kaçırmayın: Allah’ın dini esas olarak dünya hayatını düzenlemek için değil özellikle ahiret hayatını düzenlemek için gelmiştir. Asıl hedef olan ahiret hayatını düzenlemek için dünya laboratuarında hazırlık yapmak amaçlanmaktadır. Ancak dünya laboratuarındaki bu hazırlık iki ayrı hayat tarzı üzerinden yürümektedir. Bu iki ayrı hayat tarzı ise iki ayrı şehadet, iki ayrı şahitlik üzerine kurulmuştur. Ezanımız uyarısını, hatırlatmasını, korkutmasını ve müjdelemesini bu iki ayrı şehadet üzerinden yapar. Böylece ezan unutkanlık özelliğine sahip olan insanı uyandıran bir Nimetullah’tır.
Lütfen dikkat buyurun, bu sistemi çalıştıran Allah’ın uyarısıdır. Uyarı, hatırlatma, davet Allah’tan olursa işte o zaman insanlarda sistem açılır ve çalışır. Sistemi çalıştıran bu davetin, bu uyarının Allah’tan olmasıdır. Basit bir iki örnekle biraz daha anlamayı kolaylaştırmaya çalışalım. Hepimizin çok tecrübe ettiği denediği bir şey vardır, benim de çok karşılaştığım tecrübe ettiğim bir şeydir. Birisine, bir dostunuza bir arkadaşınıza güzel bir davranış anlatırsınız, önerirsiniz, o anda o davranışı çok beğenir, çok memnun olur, benimser. Siz benimsediğini görünce o davranışın aslında bir ayet veya bir hadis olduğunu söylersiniz. Bazı insanların bunu duyunca birden rengi değişir. Ayet, hadis duyduğu an birden rengi değişir, ses tonu bozulur, daha önceki memnuniyeti kaybolur; “her şeyi de dine bağlıyorsunuz” diye bir de hücum yapar. Neden? O güzel davranışı öneren Allah olduğu için. Onu öğrendiği zaman sistem çalıştı ve onu tercih yapmaya mecbur bıraktı. “Bu öneri Allahın, tercih ediyor musun, etmiyor musun?” mecburiyetinde kaldı.
Bazen şöyle bir durum dikkatinizi çekebilir: Bazı insanlara bir güzel davranış söylersiniz, normal dinler ama onun bir ayetten, bir hadisten olduğunu söylediğinizde yüzü güler, daha çok şükreder, hamd eder ve size daha çok ısınır. Bakın, o da bir tercih yaptı. Camiye giderseniz, bakarsanız orada dikkatli bir zat görürsünüz, tanımadığınız halde onu seversiniz, ona bir anda ısınırsınız. Çünkü o anda bir tercih yapıyorsunuz, Allah’ı tercih ediyorsunuz. Allah’ı tercih daha doğrusu tercih yapmak zorunda kalıyorsunuz ama farkında değilsiniz. Sistem öyle çalışıyor. Allah’a ait bir şeyle karşılaştınız mı tercih sistemi başlar. Ya tercih edecek veya reddedeceksiniz; siz farkında bile olmazsınız ama sistem çalışır. Siz ona “sevdim, beğendim veya sevmedim” diyebilirsiniz, hâlbuki o haliniz bir tercihtir. Siz camide gördüğünüz o zatı seversiniz ama bir başkası, bir inkârcı ne yapar? Yoldan geçerken camiden çıkan bir mübarek görse bir anda o kişiye kızacak, saldıracak hale gelir, ondan hoşlanmaz. Bakın o da tercihini yaptı. Neden? Allah’ın bir işaretini gördü, Allah’ın işaretini görünce tercih yapmak zorunda kaldı. İşte ezan da böyledir; yaptığı tebliğ ile insanlar farkında olsun olmasın bir tercihe zorlanır, ezanı duyan mecburen bir tercih yapar ve bu tercihinde özgürdür. Allah’ın duygusuyla Hakk ve batıl arasında seçimde özgür bırakılmış. İnsan bu tercihini yaparken özgür bırakılmıştır. Rabb’ine ya yaklaşır veya daha da uzaklaşır. İşte sistem çalıştığında bunu belirler; Ezan da bunu belirleyen çok önemli kader yöneticilerindendir. Bu yüzden de ezan o sistemin yürümesi için Allah’ın davetidir…
Yazarın Diğer Yazıları
EDEP YA HU – BAĞINIZA GİRERKEN…
17 Temmuz 2021 00:02EDEP YA HU – HAKKI ÖRTMEMEK LAZIM…
16 Temmuz 2021 00:02EDEP YA HU – SUÇLAMAK, SUÇLAMAK, SUÇLAMAK…
15 Temmuz 2021 00:02EDEP YA HU – DİLİ TEMİZLEMEK, KALBE ULAŞMAK
14 Temmuz 2021 00:02EDEP YA HU – ULAŞMAMIZ GEREKEN BİR KEMALAT VAR…
13 Temmuz 2021 00:04