Mustafa Yılmaz Dündar

Edep Ya Hu – 43

Mustafa Yılmaz Dündar

Şimdi size “merhamet isteyen” çok kısa bir yol göstermek istiyorum: “Allahümme inni eselüke hubbeke ve hubbe men yuhibbüke: Allahım bana sevgini/aşkını ver ve Allahım bana seni sevenleri sevdir.” Bize öğretilen bu duada hem Allah sevgisi hem O’nu sevenlerin sevgisi var. Önce, Allah’ı sevenleri sevmek nedir, onu anlamaya çalışalım. Neden “Allah sevgisi” yanında o da var? Allah’ı doğru tanımış olanları, eş koşmadan Allah’ı sevenleri sevmek zordur da onun için. Hayatta onlara işkence yaparsınız, zulmedersiniz, sistem böyledir. Cehennemlik veri taban Allah’a eş koşmayanı sevmeye yönelik değildir, müsait değildir. Reddedilen, cennetten kovulan hal Allah’a eş koşmayanı sevmez! Bakara-212’de; “onlar (Allah’a eş koşanlar) iman edenlerle alay ederler” buyruldu. Çok rastlarız buna: Bir konu olur “inşaAllah” dersiniz, “inşallahla maşallahla olmaz, işimiz inşallaha mı kaldı!” derler, alay ederler sizinle. Bir şey teklif ederler almazsın; “ya bu da hiç menfaatini bilmiyor, amma salak” derler. Hâlbuki kendisi salak! Allah’a eş koşmaktan daha büyük salaklık olur mu ya! Salaklık yalnızca budur: Allah’a eş koşuyor, ne yaptığının farkında değil! Evet, öyle alay ederler sizinle. Dolayısıyla, “alay eden o idraktan kurtulayım, o durumda olmayayım” diye dua ediyorsun: “Allahım, birisi sana eş koşmuyor ve seni seviyorsa aman ona zulmetmeyeyim, aman ona yanlış davranmayayım!” Çünkü Allah’a eş koşmayanın her şeyi seni rahatsız eder, o senin veri tabanına uymaz, olmaz! Uymayan anahtar gibidir! Bir kapıya uymayan anahtarı zorlarsın da kapı rahatsız olur ya, Allah’a eş koşmayanla irtibatta olan da o anahtarla kapıyı zorlayan gibidir. Rahatsız olur kapı, açılmaz! Bu yüzden; “Allahım seni sevenleri bana sevdir” diyor. O’nu seveni sevmek kolay olsa ayrıca dua gerekmez, kendiliğinden akan su gibi olur. Ama değil! Allah’ı seveni sevmek senin veri tabanına yokuş yukarı akmak gibi gelir. O veri tabanından kurtulmanın duası, reçete ikram edilmiş: Seni sevenleri sevdir de onlara zulmetmeyeyim Allahım.
Bu kısım da bir kısa yoldur: “Allahım bana aşkını ver, sevgini ver!” Bu dua aslında bir ORUÇ’tur, çok güzel bir oruçtur. Bu duayı Ramazan’da çok güzel değerlendirebilirsiniz, Ramazan haricinde de! Bir örnek verelim: Susadınız, su buldunuz ve içtiniz, “ElHamdü Lillahi Rabbil alemiiiyn” dediniz. O suyu yutarken Allah’ı unutursunuz. Susuzsun ya, o su damağından geçerken onun güzelliği, sevgisi sana Allah’ı unutturur. Sonra hatırlarsın. Bu çok kısa ve legal olduğu için seni rahatsız etmez. Ancak Talib’i, kısa yol arayanı rahatsız eder! Dikkat edin, suyla gelen bu dinginliği sevmek suç değildir. Seni telaşlandıran şey su içerken O’nu unutmandır, seni o telaşlandırır ve bu duayı yaparsın: Allahümme inni eselüke hubbeke ve hubbe men yuhibbüke: Allahım bana aşkını, sevgini ver. Ver de bunları örtsün geçsin, suyun sevgisi daha ileri olmasın.” Şimdi Hazreti Davud aleyhisselam’ın “Allahım bana sevgini serin sudan sevimli kıl” duasını, sığınışını iyi anlarsınız. Ve bu bir Rasul duası, bunu hayatınıza yayabilirseniz ne güzel olur inşaAllah.
Şunu bilmeliyiz ki; her Rasulün hareketi senin hayatında var. Onları tek tek konuşabiliriz. Hazreti Âdem’i söyledim, hiç ondan farklı değilsin ki! Sen de bir Hz. Âdem’sin! Niye? Kovuldun! Sen de kovuldun, aynısın! Senin de duan; Rabbena zalemna enfusena ve inlem tağfirlena ve terhamna le nekünenne minel hasirin! Sen de bir Hz. Davud’sun, “Allahım bana sevgini serin sudan sevimli kıl” diye duadasın! Sen de bir Hz. Yunus’sun, “La ilahe illa Ente Subhâneke, inni küntü minez zalimin” diyen arayıştasın. Sen de bir Muhammedî’sin, “Sübhanallahi ve Bihamdihi Sübhanallahil Azim, Estağfirullah ve etûbü ileyh” duruşundasın, onun telaşındasın. Rasullerin hepsinin hakikatini kendinde bulup, açığa çıkarabilirsin.
“Allahım bana sevgini ver” duasının çok güzel bir oruç oluşunu örneklerle anlamaya çalışıyoruz. Yavrunu özlemiştin, geldi gördün, sevdin sevindin, hemen sığın: Allahümme inni eselüke hubbeke ve hubbe men yuhibbüke: Allahım aşkını sevgini bana öyle bir ver ki, hiçbir sevgi onun önüne geçmesin. Böylece Allah sevgisini öğrenmek için yanman gerekmez, bir şey kaybetmen gerekmez. Kendin itiraf ediyorsun, kendin o işle meşgulsün, öğrenmen için elini sobaya dokunman gerekmiyor. Neyi seviyorsan neyi, bu geçerlidir! Neyi özlüyorsan veya içinden ne sana hoş gelmişse neyi öyle fark etmişsen bu kısa yol geçerlidir, bu oruç ona ilaçtır! Düşün bir; hiç öyle olmayan bir vakit geçiyor mu? Sürekli bir şeye meylediyor, ilgi duyuyor, bir şeyden hoşlanıyorsun. Yolda yürüyorsun, vitrinde hoş bir gömlek gördün, hoşuna gitti, gitsin. Olabilir, bir yanlış yok. Ama Rabbine yönelt: “Allahümme inni eselüke hubbeke ve hubbe men yuhibbüke; Allahım aşkın, aşkınn! Aşkın, sevgin bunları geçsin…” Bu sığınıştaysan, o zaman git, istersen yüz gömlek sev. Ne fark eder, eğer Allah aşkı öndeyse! Bu kadar kısa bir yol…
Şunu unutmayın, sizi ancak Allah’ı sevenler sever! Şeytan sizin yanınızda sıkılır, sizi sevmez. Ne gibi? Birisi futbolu çok seviyor ve durmadan futbol konuşuyorsa futbolu seven birisi onun için önemlidir. Beraber saatlerce futbol konuşur, vaktin nasıl geçtiğini anlamazlar, futbolda “aynı dili” konuştular ya, Allah’ı sevenler de Allah’ı konuşunca memnun ve mutlu olurlar. Onun yanına hiç futbol maçı izlememiş, futbolla ilgilenmeyen, sporu “futbol” değil de “spor” olarak bilen biri düşerse, hiç bir şey konuşamazlar, sıkılır gider. İnanan için de bu böyle! O da ister ki Sevgilisi konuşulsun, Allah konuşulsun. “Allahümme inniy eselüke hubbeke ve hubbe men yuhibbüke” bu halin duasıdır: Onlar da birbirlerini severler ve Allah konuşmayı severler, bu yüzden onların yanında şeytan sıkılır! Bu duayla meşgul bir kişide bu duanın açılımı izlenebilir mi? Evet, izlenir. Bu duanın açıldığı kişiye salât cazib gelir. “Allahümme inniy es’elüke hubbeke ve hubbe men yuhibbüke” duasının açıldığı kişiye salât cazib gelir. Salâtın sahibi olan Allah’ın salâtı ona cazib gelir. Buradan anlarsın, o dua ona açılıyor. Bu yüzden, dünyalık öneriler o kişinin salâtını, tefekkürünü, zikrullahını engelliyorsa canı sıkılır. Öyleyse anlayın ki bu dua ona açılıyor, önemli bir işarettir bu!
Yaradan [semavatın, arzın ve aradakilerin Sahibi] sana; “kurtuluşa gel, böyle kurtulursun!” diyor, ama umursamıyorsun! Neden? Tanrı yüzünden! O zaman bil ki, o tanrıyı yok etmeden olmaz! O tanrının izini kişi kendisinde yakalayacak, onu kendinde bitireceksin!
“Yakalasın ve kurtulsun” diye bir duadır bu: “Allahümme inniy es’elüke hubbeke ve hubbe men yuhibbüke.” Fark ettin, sığınacağın bir dua: Allahım! Allahım bana sevgini öğret. Sevgini, aşkını ver ve bana seni sevenleri sevdir! Bu dua öyle bir şey ki…
Rabbim Razı olacağı şekilde değerlendirebilmeyi ikram ediverir inşaAllah (amin)…

Yazarın Diğer Yazıları