Bilinçteki kir Muhtariyet ve Müstakillik kiridir; Zulmani Benlikten kaynaklanır. Bu kiri Haşyetullah temizler. Ancak Haşyetullah! Haşyetullah olmadan Allah sevgisi olmaz! Haşyetullah’ın canlı olmadığı yerde “Allah sevgisi var” sanılıyorsa o sevgi Nefs-i Emmare’nin romantik duygularıdır. Samed Allah’ın bunlara ihtiyacı yoktur. Emmare’ye ait yalancı sevgi kişiye relaks ve memnuniyet sağlar; göstergesi budur; sizi amellerden koparır, salât ve diğer önerileri önemsemezsiniz. “O beni seviyor ben de O’nu, biz işi sevgiyle hallettik” dersiniz. Bu tamamen şeytan kandırmacasıdır. Gerçek Allah sevgisi Haşyetullahla başlar. Haşyetullah yerleşmeden ESAS ALLAH AŞKI çıkamaz!
“Sabredin ve (O’na yönelerek) salât ile yardım isteyin. Allah’a haşyet duymayanın benliğine kesinlikle bu iş ağır gelir.” (Bakara-45)
Çok, çok önemli bir uyarı! Bu, insanın kendisini TEST etmesi için çok önemli bir uyarıdır ve aslında insanı çok utandıracak bir şeydir. Ayeti dinleyin ve anlayın: “Benden korkmayana salâtla yardım istemek ve sabretmek ağır gelir, bu iş ona ağır ve angarya gelir.” Rabbim cümlemizi muhafaza ediverir inşaAllah, cümlemize merhamet ediverir, böyle gelenlerden eylemeyiverir inşaAllah. Bizi koruyuversin, kurtarıversin inşaAllah. Bu ayeti öğrendiğimiz bilgilerle meallendirmek önemlidir. “Bu iş haşyet duymayana kesinlikle ağır gelir” mealini okuyan kişi o cümleden bir amel çıkaramayabilir! Oraya Kur’an’ın mesajını koymak gerekiyor. Ayetin orijinalinde “kebiyratün” ifadesi var. Yani “Kebîr (kibir)” ve “Mütekebbir” geçiyor. “Haşyet duymayana” demektense “Haşyet duymayanın Benliğine” diye meallendirmek daha doğru olur. O zaman meali şöyle verelim ki, daha anlaşılır olsun inşaAllah: “Sabredin ve O’na yönelip salât ile yardım isteyin. Allah’a haşyet duymayanın tanrı yapısına kesinlikle bu iş ağır gelir.” Tanrı yapısı onun Muhtariyeti’dir, ona bu iş ağır gelir. “Salât bana niye ağır geliyor?” diye sorana bunu söyleyin: “Salât senin muhtariyetine ağır geliyor. Kendini o kadar özgür ilan ettin, o kadar özgür sanıyorsun ki, salât senin o özgürlüğüne ağır geliyor.” Böyle deyin! Bunu ayet öneriyor.
“O (haşyet duyanlar) Rablerine ereceklerini düşünürler ve nitekim O’na dönerler.” (Bakara-46)
Bu ayette müjde var, Haşyetin mükâfatı var, onların sonu açıklanıyor: Haşyet duyanlar Rablerine ereceklerini düşünürler, nitekim O’na dönerler. Bu da gündeme HİCRET’i getirir.
İslamiyet’te dünyanın hiç bilmediği, tanımadığı bakış açıları vardır birisi de Hicret’tir. Çok önemli bir şeydir hicret etmek; kişi mutlaka hicret etmelidir! Hicret etmeden cennete girilmez, hicret etmeyen cennete giremez! Mutlaka hicret lazım! Cennetin en önemli şartıdır; hicret etmeden cennete girilemez. Çünkü yapacağınız hicretin karşılığı cennete giriştir, cennete hicrettir, bu yüzden hicret etmek şarttır. Çünkü hicret bir başlangıçtır. Ama esas hicret nedir, cennete girmeyi sağlayacak hicret nedir? GERÇEK HİCRET “Asi” Takdim Formu”ndan “Billahi” Takdim Formu”na hicrettir! Bu hicreti çok önemsemek ve mutlaka hicret etmek lazım, mutlaka! Mutlaka bunu yapmak lazım! Asıl bu hicret yapılmadan cennet yoktur, bu olmadan kişi cennete giremez. Peki, biz bu hicreti nasıl yapacağız, ne yaparsak hicret etmiş olacağız? Gerçek hicret; “A” Takdim Formu”ndaki hayatı “B” Takdim Formu”na taşıyarak yapılır! Bir bölgeden bir başka bölgeye taşınır gibi, göçer gibi, bildiğimiz zahiri hicreti yapar gibi! Taşınacağınızda ne yapıyorsunuz? Evden eve nakliye diyorlar, bir nakliyeci tutup eşyalarınızı yeni evinizde neler lazımsa alıyor, diğer eve taşıyorsunuz. Onun gibi “A” Takdim Formu”nda neleriniz varsa, onlardan “B” hayatında işe yarayacak olanları İhlâs Hayat Döngüsü’ne taşıyacaksınız, taşımak gerekiyor. Bu hicret çok önemlidir ve mutlaka yapılmalıdır.
“A” Takdim Formunda nelerimiz var mesela? Her şeyimiz orada! Biz bazılarını söylüyoruz, ama her şeyimiz orada. Peki, illa hepsini taşımak lazım mı? “B” yani Billahi hayatı için ne lazımsa! Diyelim ki “A” Takdim Formu”nda kişi alkolle meşgulse alkolü taşımaz. “B” hayatında lazım olan, o gümrükten geçecek şeyleri taşır. Gümrükten geçmiyorsa olmaz, gümrükten geçecek şeyleri taşımak gerekiyor. Peki, nasıl taşınır, taşırken ne yapmamız gerekiyor? Önemli bir ipucu vereyim, “A”yı fonksiyonsuz kılmak için çok önemli bir ipucu: İhlâs Hayat Döngüsü dediğimiz İhlâs Suresi hayat tarzına, ihlâslı hayata, ihsanlı hayata, “Billahi” yaşantıya hicrete karar verdiniz diyelim. Bu hicrete karar vermeden önce nerede, kimi nasıl sevmişseniz değiştireceksiniz, değiştirin! Mesela, kişi eşine desin ki; “ben seni “A” Takdim Formu”ndayken sevmiştim, o sevgi benim “A” halimle ilgiliydi. Sende ona göre kriterler görüp ona göre beğenmiştim, ona göre sevmiştim! Şimdi ben seni İhlâs Hayat Döngüsü’ne “B” Takdim Formu”na göre yeniden seveceğim”. Bu tuhaf değil mi? SEVGİ ile ilgili ne varsa hepsini değiştireceksiniz! Çünkü onların hepsi “A”nın sevgileri! “A” Takdim Formu”nun sevgisinden maraz doğar ve o sevgi cehenneme yöneliktir. Çok önemli ikinci nokta; Hicret’e karar vermeden önce nelerden korkuyorduysan hepsini “B”ye taşımaktır. Onlar “A” Takdim Formu”nun korkularıydı, şimdi o korkuları “B” Takdim Formu”na taşıyacaksın. Eğer “A”’da kalması gerekiyorsa bırakacak, “B”de gerekenleri alacaksın. Yapman gereken üçüncü önemli iş; “A” Takdim Formu”nda ne tür yeteneklerin varsa o yeteneklerini “B” Formu”na taşımaktır. Taşıdığında o yetenekler ihlâslı olur. Mesela bir doktor, “A” Formu”ndaki tedavi yeteneklerini “B” Takdim Formu”na taşıdığı zaman onun elinde tedavi eden o olmaz.
Bu sebeple yeniden sevmek, yeniden korkmak, yeniden tanımlamak gerekiyor. Bir grubun Yeniden Aşk diye bir şarkısı mı vardı ne? Onun bir cümlesi manalıdır; “aşk yeniden kendini yarattı kendinden” gibi. Yeniden ele almak, yeniden değerlendirmek, yeniden umursamak, hayatı yeniden değerlendirmek! Yeniden sevmek, yeniden düzenlemek, yeniden seçmek! Hepsini yeniden… Ahbaplarınızı, arkadaşlarınızı “A” Takdim Formu”yla seçmişsinizdir, şimdi yeni kriterinize göre yenileyeceksiniz, “ben daha önce bu arkadaşları hangi kriterlere göre seçtim ve sevdim?” deyip yenileyeceksiniz. Hicret ediyorsanız bunlar değişecek! Çünkü şimdi kriterler “B” Takdim Formu’na göre! “B” Takdim Formu”nun değerlendirmesi, “B” Takdim Formu”nun seçmesi var. Her şeyi, özellikle sevme ve korkuyu bu kriterlere göre belirlemek çok önemlidir! Bu ikisi hicrette çok önemli! Çünkü neticede sevdiklerinizle ve korktuklarınızla baş başa kalırsınız. Eğer “A” Takdim Formu”nun kriterlerine göre seviyor ve o kriterlere göre korkuyorsanız, karşınıza çıkacak olan onlardır.
Şu da aklınıza gelebilir: Kişileri seçmekten maksat, yanlış olanı bırakıp yeni kişiler seçmek mi, yoksa kişideki “B” yapıyı görmek mi? İkisi de ama siz yanlış kişileri bırakmaktan korkuyorsanız o başka! “Onun hakikatinin “B” olduğunu görsem yeter” diyorsanız kendinizi kandırmayın derim. Eğer bir kişi sizin “B” yolunda ilerlemenize engelse ve siz hala onunla meşgulseniz yanlış bir işle meşgulsünüz. Yani “B” yolunda ilerlemenize engel olan birisi var ve siz “acaba onu bıraksam mı, bırakmasam mı?” diye düşünüyorsanız bu yanlıştır. Normal hayata ait bir hicreti, bir taşınmayı düşünün. Öyle bir hicret yaparken taşınacağınızda, arabanın tekerine taş koyanlara müsamaha gösterir misiniz? O nakliyeyi yapabilmek için her türlü tedbiri alırsınız değil mi? Aynı şey bu da…
Hicreti kaybetme korkusuyla mı, cehennem korkusuyla mı yapmak gerekiyor? Adı ne olursa olsun korkular sizde HAŞYET oluşturur, böylece “veccehtu vechiye” gerçekleşir. Hicrette bu durum fiilen gerçekleşir; “veccehtu vechiye” yaparak hayatınızı salâta taşımış, salata hicret etmiş olursunuz.
Hicret için gusül abdesti gibi bir yıkanma vardır; tesbih salâtı. Bu yüzden, hicreti önemseyen kişi için Tesbih Salâtı çok önemlidir. İdrakı hicrete uygun hale getirmek için, hicreti kolaylaştırmak için önemlidir, idrak yıkanması tesbih salâtıyla gerçekleşir. “Gerekiyorsa bir kişiyle ilişkimizi kesecek miyiz?” diyorsak, Salât-ı Tesbih gerekirse o ilişkiyi kesmeyi kolaylaştıracak bir yardımcıdır, o işi kolaylaştırmak için gerekli yıkanmadır. Tesbih salâtını çok önemsemek ve tesbih salâtıyla her seferinde hicreti yenilemek gerekir, inşaAllah! Çünkü o hep yeni bir sayfa açan ve hicreti gözden geçiren bir haldir; “acaba neleri taşıyacaktım, neleri taşımam lazım, nelerimde hala “A” kokusu var?” diye bir telaşlanıştır. Dosyalarımızdaki “Asilik” kokusu, çok önemlidir. Hicreti gerçekleştirmiş kişi “A”ya ait şeylerin kokusunu duymaya başlar! Herkes sarımsak yemiş olsa kimseye sarımsak kokusu gelmez. Herkes sarımsaklı. Ama sarımsak yemeyenlere kokar, değil mi? Sarımsak yiyenlerin almadığı o kokuyu diğerleri alır! “B”ye tamamen hicret edenler de “A”ların yani haddi aşanların, şirk ve küfürde olanların, asi olanların kokusunu aynen öyle alırlar. Kokar onlar! Hadislerde de rastlarız ona. Efendimiz (SAV) “burnuma koku geliyor” der ve o kokuyu tarif ettikten sonra içlerinden biri “ya Rasûlallah, bende şöyle bir hal vardı” der, Efendimiz de “A”ların dünyasına ait olan o eşyayı, o kokunun kaynağını onlara tarif eder, söyler. Böylece kişi o kokunun kaynağını yani “A” Takdim Formu”na ait tanrı ilanlığının kokusunu fark eder!
Yazarın Diğer Yazıları
EDEP YA HU – BAĞINIZA GİRERKEN…
17 Temmuz 2021 00:02EDEP YA HU – HAKKI ÖRTMEMEK LAZIM…
16 Temmuz 2021 00:02EDEP YA HU – SUÇLAMAK, SUÇLAMAK, SUÇLAMAK…
15 Temmuz 2021 00:02EDEP YA HU – DİLİ TEMİZLEMEK, KALBE ULAŞMAK
14 Temmuz 2021 00:02EDEP YA HU – ULAŞMAMIZ GEREKEN BİR KEMALAT VAR…
13 Temmuz 2021 00:04