Mustafa Yılmaz Dündar

Edep Ya Hu – 61

Mustafa Yılmaz Dündar

Lütfen kendinizdeki tanrılık iddiasıyla yaşayan yapıyı arayın ve görün onu! Bu yazıları dikkatle, severek takip eden bir okurun bunu yapması hiç zor değildir. O ilah yapıyı görün ve şunu fark edin: O yapı siz değilsiniz! Dikkat edince fark edeceğiniz o yapı şöyle bir şeydir, onu bir örnekle anlatalım. Bir subay şapkası düşün. O şapkayı taktığın zaman onun sende oluşturduğu bir subay görüntüsü var ama sen subay değilsin. İşte sendeki o ilahlık iddiası da o şapka gibi bir şey. Sen ona “BEN” der de sendeki zulmani benliğe sahip çıkarsan ondan kurtulamazsın. Onu gör ve ona sahip çıkma. Onun kafandaki şapka yüzünden olduğunu bil. O şapkayı gör ki atasın. Bu yüzden sendeki o yapıyı görmeye çalış. Onu iyi gör ve o yapıyla hiç bir şey yapma! O yapıyla yürüme, birisiyle konuşurken o yapınla konuşma, yatağından o yapıyla kalkma, o yapıyla tuvalete girme, o yapıyla cinsel münasebet yapma, o yapıyla hiç bir şey yapma. O yapıyla namaz kılma! Onu gör, fark et ve böyle yap inşaAllah. Birçok örnekle o yapıyı kendimizde yakalamamız gerekiyor. Şapka dedik ya, hep batıl konuşan, davranan, düşünen o şapkayı fark et ve ona sahip çıkmaktan kurtul! Eğer onu kendin zannedersen “işte öyle düşünen, konuşan, davranan benim” derseniz ondan kurtulamazsınız. O sizin (zulmet) formatınız, fıtratınız değil…
“Kendimizi veya birini (menfaat gereği) aklayan cümle kurmayacağız” demiştik. Aslında şöyle cümle kurmayalım diye saydığımız on kadar maddenin hepsi aynı şey, farklı isimlerdeler ama hepsi iç içe. Konuşurken onlardan birini yapan kişi kurduğu cümlelerde o maddelerin ikisini, üçünü birden yapıyor olur. Mesela birini suçlarken aslında bir nevi kendini aklar insan, değil mi? “Aklayan cümle kurmamalıyız” maddesinin altına şöyle bir not düşmüştük: Bunu insan “hakkı örtmek, kendisini kurtarmak, aklamak” için yapar demiştik. Öyle bir cümleyle insan kimi aklıyor? İlah yapısını. Hâlbuki onun yerine neler diyebiliriz, nasıl cümleler kurabiliriz? Dua cümleleri kurmalıyız ama kuramıyoruz! Dikkat edin, diğer cümleyi yani birini suçlayan cümle kurmayı bize kimse öğretmediği halde insan öyle cümleleri kendiliğinden kurar ama öyle durumlarda doğru cümleyi nasıl yapacağımızı bulamıyoruz. Bu çok enteresan bir durum değil mi? Doğru olarak ne yapacağınızı bulamıyorsunuz ama diğerini yani yanlış cümleleri kendiliğinden yapıyorsunuz. Bunu niye bu kadar bastırarak söylüyorum? Sizdeki Esfele Safiliyn yapının nasıl aktif olduğunu görün diye, o nasıl otomatik çalışıyor fark edin diye. Esfele Safiliyn böyle otomatik çalışıyor ama Ahsen-i Takviym yapıyı kullanamıyoruz, o yapımızla cümle kurmak hemen akla gelmiyor, bir olay olduğunda “şöyle mi söylesem böyle mi?” diye düşünüp duruyorsunuz. Oysa insan kendisindeki Esfele Safiliyn’ yapıyı görmeli, onu görün lütfen. Siz o yapıya “kendim” diyor ve onu normalleştiriyorsunuz. Diyelim ki bizdeki esfele safiliyn yapıyı fark ettik, ondan nasıl kurtulacağız? Bir kere şunu unutmayın, siz sizde çalışan Esfele Safiliyn’e “kendim” diyorsunuz ama o sizin nefsinizin şerridir, nefsiniz değil. Ona “kendim” dediğiniz sürece, onu kendiniz sandıkça ondan kurtulamazsınız.
Bir kişi bir yanlış yaptı ve yanlışını örtmek yani suçu birine yıkmak istiyorsa, siz ona neden böyle yaptığını sorsanız “kendimi kurtarmak için böyle yaptım” der. “Kendimi kurtarmak için” demek “nefsimi kurtarmak için” demektir. Oysa kişi o suçlamayı “nefsinin şerrini” kurtarmak için yapar, nefsini değil. “Kendimi” demekle “şerri” aklıyor, şerri kurtarmaya çalışıyor. Öyle anlarda doğru cümle kurabilsek ne güzel olur. Yani insan öyle durumlarda dua cümlesi de kurabilir ama onu tercih etmiyor! Daima dua cümlesi kursa meseleyi Allah’ın razı olduğu şekle sokar, kurtarır. Dua cümlesi kurmazsa bir Esfele Safiliyn cümle bulur, bulduğu o esfele safiliyn cümle daha nazik bir cümle bile olsa bir işine yaramaz, Allah indinde! Bu yüzden, çok dikkat edip dua cümlesi kurmalıyız. Böyle yaşarsanız, sizi tarif edenler “ne kadar dili dualı bir adam” derler. Dağda yaşayan, kendisine hiç bu konular anlatılmayan imanlı bir adam bunu fark etmişse durmadan dua eder, ama siz fark edemiyorsanız olmaz! Birisi bunu fark etmişse ona “dili dualı adam” denir. Her şeyi dua olan, ne konuşsa dualı olan bu adam bu hali nedeniyle paçasını kurtarır gider. Seni cennete götüren idrakı anlat deseniz anlatamaz ama kendini kurtarıyor. Bu neye benziyor? Kişiye verilmiş bir ilaç var, kişi onu altı saatte bir içiyor ama ne adını biliyor, ne de tesir mekanizmasını. Biz bu yazılarla onun prospektüsünü paylaşıyoruz, oysa dağdaki mümin kişinin bu prospektüs bilgilerinden haberi yok. Yok ama ilacı içiyor. Siz prospektüs bilgilerini yutmuşsunuz, ama ilacı içmiyorsunuz; ne işe yarar? Diğeri ilacı içiyor…
Bir hatanız gözüktüğünde “bağışlayıver ya Rabbi” demek lazım. Bundan iyi bir dua olabilir mi? “Bağışla ya Rabbi, yanlık her halimizi düzeltiriz inşaAllah, Rabbim kolaylaştır inşaAllah, Rabbim bana bu yolda yardımcı olanların hepsinden razı oluver.” diye dua etmek ne güzel bir dua olur elhamdülillah. Duayı fark ettiniz mi? Hatta bir ilerisi şudur: Diyelim ki bir patron bir personelinin bir hatasını gördü, yanında da önemli kişiler vey arkadaşları var, eğer o patron bu ilimle meşgulse personelinin o hatasını örter, onu koruyarak hatayı kendi üstüne alır. Evet, biri bir yanlış yapmış ama o benim elemanım der ve elemanını korur; “bilememiş, o benden kaynaklanıyor, o hatayı benim görmem ve düzeltmem lazımdı, onların büyüğü, patronu olarak sorumluluk bende, çünkü onlar benden öğreniyor. Bu yüzden o benim gevşekliğimden böyle olmuş” der veya buna benzer bir cümleler kurar, bulur. Hâlbuki Esfele Safiliyn yapı hatayı hemen personele yıkar, kendisi hatalı olsa bile sizdeki esfele safiliyn yapı size hatanızı göstermez. “Senin elemanların var ya, bak bunlar bir türlü adam olmaz, seni sürekli mahcup ediyorlar” der. Sen de rahatlarsın. Patronu kimse suçlamaz, suçlar mı hiç, aptal mı? Patron hiç suçlanır mı? Yanında patron var ve sen patronu suçlayacaksın, reyting yapar mı? En iyisi elemanı suçlamak! Adamı suçlar geçer gidersiniz, gariban zaten, ne olacak… Onlar değersiz adam, patronun yanında çalışan birileri. Tanrılık halini, ilahlık iddiasını fark edin, suçu elemanlarına veya başkasına yıkarak yaşamak ona hiç zor gelmez…

Yazarın Diğer Yazıları