Yazıcıoğlu Dosyasında Enver Altaylı İddiası
Muhsin Yazıcıoğlu'nun hayatını kaybettiği helikopter kazasının üzerinden 17 yıl geçmesine rağmen tartışmalar dinmedi. Kazanın ardından yürütülen soruşturmanın son operasyonlarla yeniden derinleştirilmesi, dosyada bugüne kadar kamuoyunun gündeminde olmayan bazı isimleri de ortaya çıkardı. Bunlardan biri, FETÖ üyeliği ve askeri casusluk suçlarından 21 yıl hapis cezasına çarptırılan Enver Altaylı oldu.
Yeni Şafak’ın haberine göre, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, kazanın gerçekleştiği sırada bölgede bulunan F-4 savaş uçaklarıyla bağlantılı olduğu belirtilen eski Hava Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Başkanı Ali Armağan’a Enver Altaylı’nın da aralarında bulunduğu bazı isimler soruldu.
Savcılık tarafından Ali Armağan’a yöneltilen sorular arasında, FETÖ yapılanmasıyla ilişkilendirilen Mustafa Özcan, Osman Hilmi Özdil (Kozanlı Ömer), Adil Öksüz, Harun Biniş ve Kemal Batmaz’ın yanı sıra Enver Altaylı’nın da yer aldığı belirtildi.
Armağan’a, söz konusu isimleri tanıyıp tanımadığı, olay tarihine yakın dönemde bu kişilerle herhangi bir toplantı gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve telefon irtibatının bulunup bulunmadığı soruldu.
Ali Armağan’ın ise kendisine yöneltilen sorulara, bu kişilerle Mart ayının başında herhangi bir toplantı yapmadığını ve söz konusu isimleri tanımadığını söyleyerek yanıt verdiği aktarıldı.
Böylece Altaylı’nın isminin, Yazıcıoğlu soruşturmasında resmi makamlarca yöneltilen sorular üzerinden dosyada yer aldığı ifade edildi.
Dosyadaki dikkat çekici iddialardan biri de Muhsin Yazıcıoğlu’nun helikopterinin düştüğü bilgisinin kamuoyuna duyurulmasından önce bazı kişilere ulaştığı yönünde.
Yazıcıoğlu ailesinin avukatı Mustafa Selami Ekici, Yeni Şafak’a yaptığı açıklamada, kendisine aktarılan bilgilere göre Enver Altaylı’nın helikopter kazasından, olayın resmi olarak bildirilmesinden önce haberdar olduğunu öne sürdü.
Ekici, Muhsin Yazıcıoğlu’nun helikopterinde bulunan gazeteci İsmail Güneş’in saat 15.26’da 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayarak kazayı bildirdiğini hatırlatarak, kendisine aktarılan bilgiye göre kazanın saat 15.15’te Altaylı tarafından BBP yöneticilerine bildirildiğini iddia etti.
Bu iddianın doğruluğunun ortaya çıkarılması için kazanın gerçekleştiği saat ile ilk ihbar arasındaki zaman diliminin ve bilgi akışının araştırılması gerektiği belirtildi.
Yazıcıoğlu ailesinin avukatı Ekici, soruşturma kapsamında arama-kurtarma faaliyetlerinde görev alan emekli Yarbay Ercüment Güler’in de mercek altına alınması gerektiğini savundu.
Ekici, Güler’in kazanın ardından yürütülen arama-kurtarma çalışmalarında etkin bir konumda bulunduğunu öne sürerek, kendisinin ifadesinin alınmasının soruşturmanın seyrini değiştirebileceğini iddia etti.
Arama-kurtarma ekiplerinin enkazın bulunduğu bölgeden farklı bir istikamete yönlendirildiği yönünde iddialar bulunduğunu belirten Ekici, Güler ile Enver Altaylı arasında herhangi bir bağlantı olup olmadığının araştırılması gerektiğini dile getirdi.
Dosyayla ilgili bir başka çarpıcı iddia ise Muhsin Yazıcıoğlu’nun kazadan sonra hayatta kaldığı ve enkaz bölgesinde bazı kişilerin bulunduğu öne sürülen bir görüntünün varlığı.
Ekici, kendisine aktarılan bilgilere göre, siyah kıyafetli kişilerin enkaz bölgesinde Yazıcıoğlu’na doğru ilerlediğini gösterdiği iddia edilen bir görüntünün bulunduğunu söyledi.
Söz konusu görüntüyü gördüğü ileri sürülen bazı kişilerin daha sonra hayatını kaybettiğini belirten Ekici, görüntünün kim tarafından çekildiğinin ve akıbetinin araştırılması gerektiğini savundu.
Ancak söz konusu görüntü iddiası ve olayla bağlantılı anlatımların soruşturma makamlarınca doğrulanıp doğrulanmadığına ilişkin kamuoyuna açıklanmış kesin bir bilgi bulunmadığı da belirtildi.
Enver Altaylı’nın isminin sorulduğu Ali Armağan’a ilişkin soruşturma dosyasındaki bilgiler de dikkat çekti.
Yeni Şafak’ın haberinde yer alan bilgilere göre, kazanın meydana geldiği sırada bölgede bulunan F-4 savaş uçaklarından birinin pilotlarından olduğu belirtilen Armağan’ın, olaydan birkaç gün önce Malatya’ya geldiği kaydedildi.
FETÖ bağlantısı nedeniyle hakkında adli işlem yapıldığı ve 2018-2023 yılları arasında cezaevinde kaldığı belirtilen Armağan’ın, örgütün Hava Kuvvetleri yapılanmasında mahrem imam olduğu öne sürülen Adil Öksüz ile 152 kez iletişim kurduğu iddia edildi.
Ayrıca Adil Öksüz’ün evinde yapılan aramalarda ele geçirilen bir Gülen kitabı üzerinde Armağan’ın eşi Şerife Armağan’a ait olduğu belirtilen parmak izlerinin bulunduğu bilgisi de dosyaya yansıdı.
Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümüne ilişkin soruşturmanın yeni operasyonlarla genişletilmesi ve Enver Altaylı isminin dosyada gündeme gelmesi, 2009 yılında yaşanan helikopter kazasının arka planına ilişkin soru işaretlerini yeniden gündeme taşıdı. Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında yeni isimlerin ve bağlantıların ortaya çıkıp çıkmayacağı merakla bekleniyor.