AFYAŞAD Başkanı Günay'dan Yöneticilere Ağır Eleştiri!
Afyonkarahisar Yazarlar ve Şairler Derneği (AFYAŞAD) Başkanı Muharrem Günay, kentte düzenlenen kültür ve sanat etkinliklerini eleştirerek, Afyonkarahisar'ın tarihi ve manevi mirasının genç nesillere yeterince aktarılmadığını savundu.
AFYAŞAD Başkanı Muharrem Günay, Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla yaptığı açıklamada, kentteki kültür ve sanat faaliyetlerinin gastronomi festivalleri, motokros yarışları ve konserlerle sınırlı kaldığını öne sürdü. Afyonkarahisar’ın Milli Mücadele ve Cumhuriyet tarihinde önemli bir yere sahip olduğunu belirten Günay, şehrin kültürel kimliğinin korunması ve tarihi şahsiyetlerinin genç kuşaklara tanıtılması gerektiğini ifade etti.
“COŞKU VAR AMA DERİNLİK YOK”
Cumhuriyet Bayramı kutlamalarının kentin kültürel değerlerini yeniden değerlendirmek için fırsat olduğunu dile getiren Günay, şunları kaydetti:
“Cumhuriyet Bayramı’nı coşkuyla idrak ettiğimiz şu günlerde, dönüp memleketimizin sokaklarına, kurumlarımızın vizyonuna ve gençlerimizin gözlerine baktığımızda son derece buruk bir tabloyla karşı karşıya kalıyoruz. Coşku var ama derinlik yok, kalabalık var ama ruh eksik. Milli Mücadele’nin ve Cumhuriyet’in kilit taşı olan Afyonkarahisar, ne yazık ki kendi öz kimliğini unutmuş, manevi ve kültürel mirasından kopuk bir popüler kültür sergisine mahkûm ediliyor.”
“KÜLTÜR VE SANAT MOTOKROS VE GASTRONOMİDEN Mİ İBARET?”
Kentte gerçekleştirilen organizasyonların kültür ve sanat anlayışını yeterince yansıtmadığını savunan Günay, gastronomi etkinlikleri, motokros yarışları ve konserlerin kültürel faaliyetlerin önüne geçtiğini ileri sürdü. Günay, “Bir elinde sarma, bir elinde dolma; sahnede Ayna grubu veya popüler isimler. Kültür ve sanat vizyonumuz motokros gürültüsünden, yemek tadım stantlarından ve birkaç sergi salonundan mı ibarettir?” ifadelerini kullandı.
Gastronomi ve spor organizasyonlarının şehir tanıtımına katkı sağladığını ancak kültür ve sanat faaliyetlerinin bunlarla sınırlı kalmaması gerektiğini vurgulayan Günay, Afyonkarahisar’ın tarihi ve manevi değerlerinin daha fazla ön plana çıkarılmasını istedi.
VALİLİK, ÜNİVERSİTE VE STK’LARA ELEŞTİRİ
Kentin kültürel mirasının korunmasında kamu kurumları, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarına önemli sorumluluklar düştüğünü belirten Günay, ilgili kurumları daha etkin çalışmalar yürütmeye çağırdı.
Günay, şöyle devam etti:
“Bugün asıl vebal; mülki idarecilerin, valinin, milli eğitim ve kültür müdürlerinin, il müftüsünün ve siyasetçilerin olduğu kadar, bu şehrin aklı olması gereken üniversitenin ve vicdanı olması gereken sivil toplum kuruluşlarının da omuzlarındadır. Üniversite bu şehrin tarihine ve manevi şahsiyetlerine ne kadar ışık tutuyor? STK’lar manevi değerleri korumak yerine neden protokolle fotoğraf çektirme yarışına girip bu kültürel sığlaşmaya seyirci kalıyor?”
“GENÇLERİMİZ KENDİ TARİHİNİ TANIMALI”
Afyonkarahisar’ın tarih boyunca önemli devlet adamları, ilim insanları, şairler ve manevi şahsiyetler yetiştirdiğini hatırlatan Günay, bu isimlerin genç kuşaklara yeterince tanıtılmadığını savundu.
Miryokefalon Zaferi, Milli Mücadele kahramanları Ali Çetinkaya ve Hoca Şükrü ile Kadınanalar olarak bilinen Melek Peyker, Naime Gevher ve Asiye Sultan'ın kent hafızasında yaşatılması gerektiğini belirten Günay, Sultan Divani, Yunus Emre, Taptuk Emre, Abdurrahim Mısri ve Karaca Ahmet gibi manevi şahsiyetlerin de tanıtılmasının önemine dikkati çekti.
Günay ayrıca Kamil Miras, Gedik Ahmet Paşa, Ahmet Karahisari, Osman Atilla, Ali Türk Keskin ve Aşık Zülali gibi isimlerin kültürel mirasın önemli parçaları olduğunu ifade etti.
“AFYONKARAHİSAR FESTİVALLERDEN İBARET DEĞİL”
Afyonkarahisar’ın kültürel kimliğinin yalnızca festivaller ve eğlence organizasyonları üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Günay, açıklamasını şöyle tamamladı:
“Afyonkarahisar’ı idare etmek ve bu şehirde kanaat önderi olmak; festival düzenlemekten, motokros yarışı organize etmekten ya da rutin tören icra etmekten çok daha büyük bir sorumluluktur. Cumhuriyet, geçmişi unutturarak değil; o geçmişin üstüne ahlaklı, şuur sahibi ve köklerine bağlı nesiller koyarak yaşatılır. Afyonkarahisar’ın mülki amirleri, akademisi ve tüm sivil toplum dinamikleri bir an önce bu yüzeysel kabuğu kırmalı, şehri motokros ve gastronomi parantezinden çıkarıp asıl hazinesi olan manevi ve kültürel mirasına sahip çıkmalıdır.”
Bakmadan Geçme