'Gençlerin Sesine Kulak Vermek Zorunluluk'
İYİ Parti Afyonkarahisar Kültür, Sanat ve Gençlik Politikaları Başkanı Kerem Konuralp, gençlerin sadece ekonomik zorluklarla değil, umutsuzluk ve gelecek kaygısıyla mücadele ettiğini belirterek, 'Gençler konuşuyor, hatta haykırıyor. Bu sese kulak vermek artık bir tercih değil, zorunluluktur' dedi.
İYİ Parti Afyonkarahisar Kültür, Sanat ve Gençlik Politikaları Başkanı Kerem Konuralp, Ramazan Bayramında gerçekleştirdiği temaslarla ilgili açıklama yaptı.
İYİ Parti Afyonkarahisar Kültür, Sanat ve Gençlik Politikaları Başkanı Kerem Konuralp, bayram süresince gençlerle yapılan görüşmelerin sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı.
“EMEĞİNİN KARŞILIĞINI ALAMAYAN BİR NESİLLE KARŞI KARŞIYAYIZ”
Kerem Konuralp, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Afyonkarahisar’da bu bayram, sadece bayramlaşmadık; gençlerimizi dinledik. Sokakta, kafede, parkta. Farklı hayatlara dokunduk, farklı hikâyeler dinledik. Ancak ne yazık ki duyduğumuz en ortak duygu umut değil, kaygıydı. Gençler artık sadece ekonomik zorluklardan değil, yönünü kaybetmiş bir sistemden şikâyet ediyor. Eğitim hayatı boyunca emek veren, kendini geliştiren ama karşılığını alamayan bir nesil var karşımızda. İş bulamayan, bulsa da geçinemeyen, yarınını planlayamayan gençler. Bu tabloyu ‘bireysel başarısızlık’ olarak görmek mümkün değildir. Bu, doğrudan yanlış yönetilen politikaların sonucudur. Bugün gençlerin en büyük sorunu işsizlik kadar umutsuzluktur. Çünkü mesele sadece iş bulmak değil; adil bir fırsat eşitliği, liyakate dayalı bir sistem ve güven veren bir gelecek inşa edilememesidir. Gençler açıkça şunu söylüyor: ‘Bu ülkede kalmak istiyoruz ama bir gelecek göremiyoruz’ Bu sözler, görmezden gelinecek sözler değildir.”
“SORUMLULUK SAHİBİ HERKES BU SESİ DUYMALI”
“Bayramlar umut tazeleme zamanıdır. Ancak görüyoruz ki gençler için umut, artık bir temenniden ibaret hale gelmiştir” diyen Konuralp, sözlerini şöyle tamamladı: “Bunun sorumluluğunu yıllardır süregelen yanlış tercihlerden bağımsız düşünemeyiz. Ekonomiden eğitime, kültürden sosyal hayata kadar birçok alanda gençleri merkeze almayan bir anlayışın sonucu bugün karşımızdadır. Bizler, gençleri sadece istatistiklerde yer alan bir veri olarak görmüyoruz. Onların hayallerini, kaygılarını ve beklentilerini siyasetin merkezine koymak zorundayız. Gençlerin nefes alabileceği, kendini ifade edebileceği, üretken olabileceği bir Türkiye mümkündür. Ancak bunun için önce gerçeği kabul etmek gerekir: Gençler mutsuz, gençler kaygılı ve gençler artık sabırsız. Bu bayram bize bir şeyi çok net gösterdi: Gençler konuşuyor, hatta artık haykırıyor. Sorumluluk sahibi herkesin bu sesi duyması ve gereğini yapması şarttır.”