DOLAR 16,6114 -1.65%
EURO 17,5930 -1.42%
ALTIN 979,47-1,26
BITCOIN 350261-3,10%
Afyonkarahisar
21°

AÇIK

13:12

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

İşçi ve işveren dengesi sağlanmalı

ABONE OL
2 Ekim 2010 15:08
0

BEĞENDİM

ABONE OL
İşçi ve işveren dengesi sağlanmalı

MHP Milletvekili Abdülkadir Akcan, iktidarın sendikal hayatla sendikalaşma yoluyla kamu işvereni olarak kendisinin ve özel sektör işvereni olarak yandaşının karşısında güçlü bir işçi sınıfı gelişmesini istemediğini ileri sürdü.

Akcan, bunun önüne geçilmesinde işveren için buna tahammül göstermenin zor olabileceğini tahterevallinin bir tarafında hükümet işveren bir tarafında işçi dengede olursa muazzam sonuçlar oluşacağını söyledi
Yetersizlik ve kayıt dışılık bahsedildi
Bayındırlık ve İskan eski Bakanı MHP Afyonkarahisar Milletvekili Abdülkadir Akcan, tüm demokratik ülkelerde örgütlenmelerin siyasi, sosyal ve ekonomik boyutlu önemli bir faaliyet olduğuna işaret etti. İlk bakışta sendikalaşmanın ekonomik hayatta bir örgütlenme modeli gibi gözükmesine rağmen getirileri, siyasi yansımaları ve sosyal hayata olan etkileri itibariyle çok önemli olduğuna temas eden Milletvekili Akcan, sosyal hayatla ilgili bir sivil toplum örgütünün ekonomik hayatı etkilemesinin sınırla kalabileceğini söyledi. Ekonomik hayatla ve çalışma hayatı ile ilgili bir yapılaşma, örgütlenmenin hem siyasi, hem ekonomik hem de sosyal boyutu olan bir yapı arz edeceğini aktaran MHP Milletvekili Abdülkadir Akcan; “Sendikalaşma çok önemli. Bu ülkede yıllar yılı sarı sendikacılıktan bahsedildi. Yetersiz sendikacılıktan bahsedildi. Kayıt dışı ekonomiden bahsedildi ve bu hükümet genelinde sendikal hayatta kayıt dışılık aldı başını gitti. Hizmet alımını ön plana çıkararak taşeronlar marifetiyle kamu kurumlarının hizmetlerinin görülmesi temin edilerek devlet çarkının işletilmesine çalışılan bir anlayış AKP iktidarlarında hakim oldu. Bu anlayışın bir gereği olarak mesela bir yerde hastane temizlik işçiğiliği ihtiyacı var. Adam müteahhit ihaleyi aldı taşeron firmaya verdi veya kendisi adam çalıştırdı. Sözleşmesinde o işi görmek için 10 kişi çalıştırılması ön görülmüştü. Ya 10 kişinin ismi verildi 5 kişi çalıştırıldı 5 kişi sigorta primi yatıpta maaşını almayanlarla iş kitabına uydurulmaktadır. Bu çalışma hayatında bir kayıt dışılıktır. On kişi ile görülecek hizmetin 5 kişi ile gördürüllmeye çalışılması hizmet kalitesini bire bir etkiler. Emek hiç sayılmış olur.” dedi.
Eczaneler tahsildarlık yapmamalı
Çalışma hayatının en önemli yapı taşlarından biri olarak sendikacılığın görüldüğünde işçi hakkını işverene karşı koruyan bir mekanizmanın varlığının görüldüğünü ifade etti. Açlık sınırının 850 TL, asgari ücretin 600 TL olduğu bir ülkede yaşandığına dikkat çeken MHP Milletvekili Abdülkadir Akcan, bu durumda olan bir kişiye hasta olduğunda tüm kapıların kendisine açık olduğunu gidip muayene olması telkininde bulunulduğunu söyledi. Bu durumda olan kişinin muayene olduktan sonra reçetesini yaptırdığı eczanede muayene ücreti ödediğini kaydeden Milletvekili Akcan; “Eczanelerin muayene ile ilgisi nedir? Eczane doktorun düzenlediği reçeteyi tanzim edip karşılığını veren bir müessesedir. Özel sektör müessesesi. Muayene devlet hastanesinde yapılıyor. Bedelini alacaksan orada yani hastanede alacaksın. Özel sektör mantığıyla çalışan değil özel sektörün ta kendisi olan eczacılık müessesini Maliye’nin vergi memuru veya devletin tahsildarı gibi çalıştırmaya ne hakları var? Bir veya iki lira katkı payı ne ise. İşte bu tip katkı payları özellikle ameliyatlardan muayenelere kadar vs hükümetin değişik fasıllar altında katkı payı olarak çıkardıklarını ortaya koyduğunzda asgari ücretle çalışan bir insanda hatırı sayılır bir ağırlık teşkil eden bir meblağaya ulaşıyor. Ben bu konuyu eleştiriyorum.”diye konuştu.
“İktidar sendikacılığı sulandırıyor”
57. Hükümetin Sağlık Bakanı Osman Durmuş’un SSK ve devlet hastanelerinin birleştirilmesini gündeme taşıyarak bu birleşmenin çok faydalı olacağını kamuoyu ile paylaştığını belirten MHP Afyonkarahisar Milletvekili Abdülkadir Akcan, kendisinin o dönemde hükümetin bir bakanı olarak bu konuya destek verdiğini hatırlattı. AK Parti cephesinde bu projenin kendilerine ait biçimde savunduklarını ifade eden Akcan; “Sağlıkla ilgili bir eleştiri getirildiğinde hemen bunun faydalılığına hastane birleştirmesinin faydalılığına dönüyorlar. Hastane birleştirmesi tamam o projeyi zaten biz başlattık. Buna direnen Çalşıma ve Sosyal Güvenlik eski Bakanı Yaşar Okuyan’dı. O dönemde bu gerçekleştirilememişti. O ayrı bir konu. Devlet kurumlarının bir çatı altında toplanarak faaliyet göstermesi ayrı bir konu. Ama devletin sağlık hizmeti veriyorum karşılıksız bilmem ne diyerek vatandaşına katkı payı adı altında bir dünya masraf yüklemesi asgarıi ücretle çalışanı veya işçi sınıfını dar ve sabit gelirli insanlarımızı ciddi olarak etkilemektedir. Bir taraftan sen yorgan iğnesine, çatal iğneye veya pinpon topuna bağlı olarak enflasyon miktarını belirleyeceksin ondan sonra döndüreceğin bu miktardan hareketle de enflasyon şu kadar oldu maaş zammı bu kadar diyerek işçinin memurun maaşını ayarlayacaksın. Sakatlık burada buna bende eğer işçi çalışan sendikalı olarak örgütlenirse durum farklı olur. Referandum paketinde biz bir kişiye birden fazla sendikaya üye olma hakkı getiri-yoruz denildi. Dünyanın hiçbir ülkesinde bu yoktur. Bu sendikacılığın sulandırılıp AKP iktidarının sendikal hayatla sendikalaşma yoluyla kamu işvereni olarak kendisinin ve özel sektör işvereni olarak yandaşının karşısında güçlü bir işçi sınıfı gelişmesini istemiyor. Bunun önüne geçersek işveren için buna tahammül göstermek zor olabilir. İnanın tahterevallinin bir tarafında hükümet işveren bir tarafta işçi dengede olursa bu muazzam sonuçlar getirir.” (Kocatepe)

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.