• Haberler
  • Genel
  • Markalaşma Konusunda Meslek Odaları'na Görev Düşüyor

Markalaşma Konusunda Meslek Odaları'na Görev Düşüyor

Marka Vekili Aziz aslan Afyonkarahisar'ın bir çok avantajına rağmen markalaşma konusunda çevre illerin gerisinde kaldığını belirterek, bu konuda meslek odaları ve birliklere önemli görevler düştüğüne işaret etti

Afyonkarahisar’da faaliyet gösteren Mali Müşavir-Marka Vekili Aziz Aslan, zamanında marka tescili alınmayan markalarla sonradan alınan marka tescilleri nedeniyle marka sahipleri arasında büyük itilafların oluştuğuna dikkat çekerek, vatandaşlara uyarılarda bulundu.

Markalaşma Konusunda Meslek Odaları'na Görev Düşüyor

TV3 Televizyonunda Kadir Kaplan’ın sunumuyla yayınlanan “Ana Haber”e konuk olan Mali müşavir ve marka vekili  Aziz Aslan, Sınai Mülkiyet haklarının, devletimiz tarafından insanların haklarının korunması adına 6.769 sayılı kanunla belirlenmiş 5 tane hak olduğunu ifade ederek, bunların içerisinde en yoğun hakkın marka, coğrafi işaret, patent ve tasarım hakkı olduğunu söyledi.

Markalaşma Konusunda Meslek Odaları'na Görev Düşüyor

MARKA TESCİLİNİZİ HEMEN ALIN

Önceden kullanılan marka ile sonradan tescil edilmiş marka sahipleri arasında büyük itilafların yaşandığına dikkat çeken Aziz Aslan, “Marka vekili olarak vatandaşla Türk Patent Korumu, devletin korumu arasında bir köprü görevi görerekten markalarının daha verimli, daha kısa sürede, daha kârlı bir şekilde sonuçlanmasını sağlıyoruz. Zamanında tescili alınmamış markalarla sonradan alınmış marka sahipleri arasında çok büyük itilaflar oluyor. Yıllarca süren mahkemeler var bu konularda ilgili. O yüzden her şeyin zamanında yapılması gerektiği kanaatiyle bu işin de zamanında, ticaretin başlangıcında yapılmasında fayda var” dedi.

Markalaşma Konusunda Meslek Odaları'na Görev Düşüyor

YENİ NESİL DAHA BİLİNÇLİ

Marka tescil konusunda yeni neslin daha bilinçli hareket ettiğine dikkat çeken Aziz Aslan, “Yeni nesil biraz daha bu konuda bilinçli. Markalarının tescil edilmesi yolunda çaba sarf ediyorlar. Afyonkarahisar, ticaretin bölgede merkezi olan bir şehir. Türkiye'nin en kavşak noktalarından birisi. Karayolu bağlantısı ile 7 ile bağlanan  Türkiye'nin tek ili. Demir yollarında bölge konumunda, ayrıca işte gıdadır, termaldir, mermerdir gibi lokomotif sektörleri olan bir şehir olmasına rağmen Afyon 2025 verilerine göre, Türkiye’de 27. sırada. Bu sene bugüne kadar 100 bin başvuru yapıldı, Afyon’dan 730 adet marka başvurumuz var ama dikkat çeken bir husus var. Son dört yıla baktığımız zaman 2022'de 865 adet başvuru var, 2023'te 710 adet, 2024'te 740 ve 2025'te 730 adet. Yani bu şu demektir, 2022 yılındaki başvuruyu yakalayamamışız. 4 sene geçmesine rağmen ticaretin geliştiğini düşündüğümüz halde 2025 yılında 2022'ye göre neredeyse 100 adet başvuru gerideyiz. Yani burada aslında meslek odalarına duyurulması lazım bu durumun. Ciddi manada bir masaya yatırılması lazım. Patente de durum, patent dediğimiz icat. Sanayiye uyarlanabilirlik, dünyada ilk icat yapılan konulardır. Afyon burada da 34. sırada 22 adet patentle, civar illerle kıyaslayacak olursak Kütahya, Uşak, Isparta gibi. Kütahya 32. sırada bizden yukarıda, Isparta 28. sırada yine bizden yukarıda. Tasarım tabir ettiğimiz lokum kutusu tasarımı, mobilya tasarımı falan. Yani bu göze gelme şekliyle alakalı bir durum. Tasarımda da Afyon 120 adet, Kütahya 711 adet, Uşak 60 adet. Burada da 29. sıradayız. Tabii Kütahya'nın tasarımda yüksekte olmasının bir sebebi de tabi seramik ve çini. Çini meselesinde tasarım ön planda olduğu için bunun korumasını çok yoğun bir şekilde Kütahya alıyor” diye konuştu.

Markalaşma Konusunda Meslek Odaları'na Görev Düşüyor

TESCİL MARKANIZIN TAPUSU

Kocatepe Gazetesi’ndeki köşesinden de zaman zaman bu konularda vatandaşları bilgilendirici yazılar da yazdığını hatırlatan Aziz Aslan, işletmelerin marka tescili konusunda geç kalmamalarını istedi.
Aslan, “Hakkın zayi olmaması için insanların marka olayına önemsemeleri gerekiyor. Öyle firmalar var ki bütçe değerinin 5 misli 10 misli marka değerleri var. Marka öyle bir şey ki kendiniz kullanırken başkasına da kullandırabiliyorsunuz, satabiliyorsunuz, zilyet hakkı verebiliyorsunuz veya devir yapabiliyorsunuz, ipotek verebiliyorsunuz. Bu arsa tapusu gibi bir şey. Marka sahipleri 10 yıl boyunca devlette bu markalarını korutuyorlar. 10 yıl süreyle hiçbir ücret almıyor devlet, hiçbir yere bir ödeme yapmıyorlar. Ancak 10 yılda bir süresi geldiğinde yeniletmek kaydıyla sınırsız sürede devlet korumuş oluyor. O yüzden bana göre her ticaret erbabının ister şahıs firması olsun ister şirket olsun en az bir tane tescilli markası bulunması lazım. Ürün çeşitlerine göre bunu çoğaltabiliriz. Öyle firmalar var ki bir firmanın bin tane tescilli markası var. O yüzden biz de bu konuda biraz yol almamız lazım diye düşünüyorum” şeklinde konuştu.

Aslan, marka tescili konusunda yetkili olmayanlara karşı mağdur olmamaları için vatandaşların duyarlı olmalarını istedi.

Kocatepe Gazetesi - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme