Şii Sünni Farkı Nedir?
İslam Dünyası'nda Sünnilik ve Şiilik her zaman tartışılan ve merak edilen konular olmuştur. Bu konuda Türkiye'de güvenilir bir kaynak olan Türkiye Diyanet Vakfı İslam Aksiklopedisi'ne başvurduk
İslam Dünyası’nda Sünnilik ve Şiilik konuları sorgulanan, ama Hristiyan ve Yahudi ekipler tarafından sürekli bilhassa gündemde tutulan, böylelikle ikilik oluşturulmaya çalışılan kavramlardır. Esas olarak Sünnilik, Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed (S.A.V.) ve O’nun yolundan giden halifelere uymak anlamını taşır.
Şiilik ise, Peygamber Efendimiz’den (S.A.V.) sonra hilafetin ve devlet başkanlığının Hazreti Ali (R.A.) için uygun olduğu kanaatine sahip olanların oluşturduğu bir yaklaşımdır. Şiilik, farklı coğrafyalarda farklı şekilde yorumlanmış, bu yorum İslam’ın temel ibadetlerinden biri olan oruçta bile kendini göstermiştir.
Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi’ne göre Şii, “Hz. Peygamber’in vefatından sonra devlet yönetiminin Hz. Ali’ye ve onun soyundan gelenlere ait olduğu düşüncesi etrafında birleşen çeşitli grupların ortak adı” anlamına gelir.
Şia ise Ansiklopedi’de şöyle anlatılır:
“Taraftar, yardımcı, destekleyici; bir işi gerçekleştirmek için bir kimse etrafında toplanan grup” mânasına gelir. Terim olarak Resûl-i Ekrem’in vefatının ardından devlet başkanlığının Hz. Ali’ye ve O’nun evlâdından belli kimselere intikal etmesi gerektiğini savunan grupları ifade eder.”
Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi’ne göre Sünni, “Hz. Peygamber ile ashabın dinin temel konularında takip ettikleri yolu benimseyenler anlamında bir tabir” demektir.
Aynı Ansiklopedi’de Ehl-i Sünnet ise şöyle tanımlanır:
“Ehl-i sünnet (ehlü’s-sünne) tamlaması ehlü’s-sünne ve’l-cemâa (ehl-i sünnet ve’l-cemâat) ifadesinin kısaltılmış şeklidir. Buradaki sünnetten maksat, dini tebliğ ve beyan etmekle görevli bulunan Hz. Peygamber’in İslâm’ın temel konularını anlama ve benimseme tarzıdır. Cemaat kavramı, her devirdeki müslümanların büyük ekseriyeti (sevâd-ı a‘zam) ve müctehid âlimler gibi farklı şekillerde yorumlanmışsa da vahyin ilk muhatapları olup inanç, ibadet, hukuk ve ahlâk cepheleriyle İslâm’ı bir bütün olarak sonraki nesillere aktaran ashap cemaati anlamına geldiği yolundaki görüş tercih edilmiştir.”
Bakmadan Geçme