Şeyh Edebali'nin dediği gibi;
"İnsana rast gelesin..."
Güzel olana, iyi olana,
Hakkı bilene, hakkı uygulayana, hakka uyana.
Kalpten sevene, akıldan görene.
İyilikten gelene, kötülükten dönene.
Adam gibi adam olana, kadın gibi kadın olana,
Kuldan korkmayana, Allah'tan korkana.”
İçinde yaşadığımız zamanda hızla artmakta olan samimiyetsizliğe, vefasızlığa, iki yüzlülüğe karşı hepimizin ihtiyacı olan bu değil mi?
Her şey insanla başlar, insanla biter.
Değerli dostlarım; mutlaka sizlerde yaşamışsınızdır ancak siyasi, serbest meslek ve ticari hayatımda öyle nankörlük et yaşadım ki hayatında hayal bile edemeyeceği mevki, makam lütfettiğim, maddi, manevi her türlü probleminde yanında olduğum insanlarda gördüğüm nankörlükleri yazsak kalınca kitap olur.
Vefa insani bir durumdur. İnsan olmayandan bekleyecek değiliz ya! Yine yazacağız. Yorulasıya kadar.
Tabiri caizse “ şeytana şapka çıkarttırdılar.”
Onlar varken şeytana ne gerek. Destek veriyormuş gibi yapıp, kendilerine piyasa yapmaya çalıştılar. İftiraların pazarlamacılığını da yaptılar. Allah onlardan korusun. Buda kaderdir.
Ama çok şükür saygınlığımızdan bir şey kaybetmedik. Çizgimizden, prensiplerimizden taviz vermedik ve dimdik ayaktayız. Dik geldik, dik gideceğiz İnşallah.
Değer miydi? Değmedi de zaten. Onlara da yaramadı. Sonra da hepsi ortada kaldılar.
Elbet çok da dostlarımız oldu. Zaten bize de baki dostluklar lazım. Bozulan dostluklarda bizden kaynaklı değildir.
Başkalarına yetişelim derken kendimize geç kaldık. Hak etmeyenlere çok değer verdik, hata ettik.
Bugün arkamızdan konuşanların, dün arkasında biz vardık. Biz hala buradayız, ya siz neredesiniz?
Demem o ki, insanların yozlaşması, nankörlük ve ikiyüzlülüğü arttıkça bu günlerde ve bundan sonra daha çok İNSAN arayacağız.
Dikkatli olmak lazım.
“İNSANA RAST GELESİNİZ.”