Burcu Aydın

Afyon’da yaşayan herkese Allah kolaylık versin

Burcu Aydın

13 Ekim 2011 Perşembe 03:00:00
  Resmi adıyla Afyonkarahisar’da canım memleketim Afyon’da yaşamak son dönemde bir hayli zorlaştı.
Ecdadın Sahib-ül Karahisar dediği sahipli şehir Afyon yıllardır makus tarihini yenmekle uğraşıyor. Bunun için çok ciddi çabalar var. Ama bir türlü sahip olduğu değerlerin hakkı verilemi-yor.
Mermerin başkenti Afyonkarahisar.
Termalin başkenti Afyonkarahisar.
Sucuğun başkenti Afyonkarahisar.
Kaymağın başkenti Afyonkarahisar.
Yukarıda sıraladığımız dört ayrı unsurda baş şehir olmaktan söz ediyoruz. Amma bu durum sözde kalıyor.
Ben mermerin, termalin, sucuğun, kaymağın başkenti olma ifadesinin içini dolduramıyorum.
Bu içi boş kalan ifade beylik bir laf gibi sıkça tekrarlanıyor.
Temiz bir nefesi jeotermal enerji ve dogal gazın yakıt olarak kullanıldığı Afyonkarahisar’da 15 Ekim tarihinden itibaren mümkün olamıyor.
Tarihi dokusu, manevi, kültürel özellikleri, Kurtuluş Savaşımızın başlangıç ve sonuçlandığı topraklara sahip olan şehrimizin bir türlü genişletilemeyen sokak ve caddelerinde ilerlemek çok zor.
Eskiden işimiz, gücümüz, alışverişimiz olmasa da çarşıya pazara çıkardık.
Piyasa ve fiyatlar hakkında fikir edinir havamızı değiştirirdik.
Artık hava almak, sıkkınlığı gidermek için sokağa çıkmak, vitrin seyretmek yakın geçmişte kalan bir lüks oldu.
Büyük kentleri andıran sabah ve akşam saatlerinde ki trafik, tozlu, çamurlu yollar, nezaketten yoksun tavırlar.
Bir de toplu taşıt kullanma sıkıntısını yabana atmamak lazım.
03 Plakasıyla, kaymağı, haşhaşı ile bilinen Afyon artık toplu taşıtlarda yaşanan sorunlarla da ülke gündemine gelebiliyor.
Afyon’a gelen misafirlerin “Şehriniz şehir olmaktan çok büyük bir kasabaya benziyor.” türünde ki eleştirileri yüzünüzde bir tokat gibi patlamaya devam ediyor.
Toplu taşıtlarda özellikle otobüslerde ön kapıdan binip arka kapıdan inmek büyük bir yetenek istiyor pek çok insan için. Aynı zamanda koltuklar dolduktan sonra arkaya doğru ilerleyip yığılma yapmamak.
Birde müsait yer kavramımız var. Müsait iniş biniş yerlerinin durak olduğunu idrak etmeye kaç yıl var dersiniz?
Duraklara araç park edenlere ne demek, ne yapmak lazım?
Yürümekte zorlandığınız kaldırımları üç kuruş para kazanmaya uğraşan üniversite öğrencisi anketörlerin kene gibi yapışarak oluşturduğu işgal de ayrı bir sinir bozukluğu. Bu durum o gençler için de kolay değil. Vatandaşa ayak üstü termal mülk edindirme amaçlı çene dövmek hiç de kolay değil.
Genelde delikanlılardan oluşan bu anketör grubunun belli başlı mekanı Bankalar Caddesi. Her Allah’ın günü her birine ayrı dert anlatmamak için kaldırım yerine yolun ortasından ilerlemek zorunda kalıyor pek çok vatandaş. Termal mülk satma işini yapanlar bu satış biçimini acilen gözden geçirmeli. Bu tür yapışkanca anket yönteminin uygulanmaması içinde ilgiler harekete geçmeli diye düşünüyorum.
Yolların bozukluğu çok büyük bir problem. Ne rot kaldı ne balans ne de ayakkabı diyen her meslek grubundan çok sayıda vatandaş var.
Birde şunu ekliyor bu insanlarımız: “Niye bunları yazmıyorsunuz?”
İlgiyi ve yetkili çevreler de ayrı ekleme yapı-yor: “Bir kısım basın yapılanları çarpıtıyor.”
Alt yapı çalışmaları ve yolların durumunu konuştuğum Belediye Başkanı Sayın Burhanettin Çoban bir ifadesinde çok haklı.
Sayın Başkan der ki: “Bakkalından iktisatçısına kadar herkes alt yapı uzmanı kesiliyor.”
Sayın Başkanımıza bir eklenti de benden: “Sıkıntılarda haklı olunsa da anlayıp dinlemeye rağmen pek çok kişi istediğinin olmasında, konunun, durumun istediği gibi anlaşılmasında ısrarcı.”
Dün AFJET A.Ş idare binasına gittim. Ama gittiğime pişman oldum. Çünkü çok üzüldüğüm insan olarak rahatsız olduğum bir olaya şahit olmak zorunda kaldım. Şirketin hanım çalışanlarından birine telefonda bir jeotermal abonesinin şirketle alakalı olmayan bir alt yapı çalışmasına yönelik küstah, kaba hatta ahlaksızca hesap sormasına şahidim. Her şeye rağmen hanımefendiliğini bozmayan çalışan sinirlerine hakim olamayıp telefonu kapattıktan sonra gözyaşlarını tutamadı.
Kimsenin kimseye zulmetmeye küfür etmeye hakkı yok. Döverek, söverek hak aranmayacağını herkes biliyor. Telefon görüşmeleri kayıt altına alınıyor. İnşallah ahlak dışı sözleri işitmek durumunda kalan hanımefendinin söz konusu kişiye yasal hakkı çerçevesinde haddini bildirmesini umut ediyorum.
Atanmış veya seçilmiş yönetici olun, ister öğretmen, polis, doktor, mühendis, işçi, memur, öğrenci, genç, yaşlı, çocuk, erkek, kadın.
Kim olursanız olun fark etmez. Afyon’da yaşayan herkese Allah kolaylık versin.

Yazarın Diğer Yazıları