Burcu Aydın

Bir çocuğun gözyaşları – Kocatepe Gazetesi

Burcu Aydın

17 Ekim 2011 Pazartesi 03:00:00
  Yardım etmek, hayır hasenat bunların hepsi önemli. Çok güzel örnek çalışmalar. Her şeyden önce yardım edilen kişi sayısının azalmasını toplumsal dayanışmanın artmasını diliyoruz.
Bu güzel çalışmalardan bir tanesi Ticaret Borsası tarafından hafta sonu gerçekleştirildi. Parası ile bizzat emeğini çekmek suretiyle katkı sunan herkes sağ olsun. Allah kendilerinden razı olsun.
Borsa’nın söz konusu yardım çalışmasını üçüncü kez gerçekleştirdiğini öğrendik. Yani gelenekselleşme yolunda bir yardım çalışması her yıl gündeme geliyor.
Yardım kapsamında ihtiyaç sahibi öğrencilere kışlık ayakkabı ve mont yardımı yapılıyor. Yaklaşan kurban bayramı göz önüne alındığında bu yardım daha da anlamlı oldu. Buraya kadar her şey çok güzeldi. Ama yardımın dağıtım biçimi, üslup sıkıntılı oldu.
Büyük bir memnuniyetle Sayın Borsa Başkanı Mehmet Mühsürler ve görevliler öğrencilere montlarını ve ayakkabılarını giydirdiler. Ama bunu kamera ve fotoğraf makinesi objektif-lerinin önünde yaptılar.
Düşmez kalkmaz bir tek Allah. Kimin ne zaman ve ne ölçüde ihtiyaç sahibi olacağını kimin de bu durumdan kurtulacağını Allah bili-yor. Başta çocuklarımız ve ailelerinin incitilmemesinin göz önüne alınmamasına üzülerek ve yadırgayarak şahit olduk.
Sağ elin yaptığı hayırdan sol elin haberdar olmaması gereken bir kültüre haiz toplum bireyleri olarak yapılanı anlamlandırmak mümkün değil.
Keçe ile ilgili düzenlenen sergi ve panele yetişebilmek üzere yardımın dağıtıldığı Borsa binasından ayrılırken bir kız çocuğunun içini çekerek ağladığını gördüm. Yanında anneannesi olduğunu öğrendiğim hanım dağıtım biçiminden duydukları sıkıntıyı bir görevliye anlatıyordu. Konuşmaya isteyerek kulak misafiri oldum. Bizzat rahatsızlık duyduğum bu durumu bir ihtiyaç sahibinin yakınından işitme fırsatını bulmuştum. Görevli beyefendi bu dağıtım biçiminin başka imkân sahiplerine örnek olması için yapıldığını söylese de bu ifade ve mantık durumu kanıksamak için yeterli değil.
İç çekerek ağlayan küçük kıza üzülmemesini, yapılan yanlışın ona ait olmadığını izah ederek ayaküstü teselli etmeye çalıştım. Ona kendisinin gözyaşlarından daha değerli hiçbir şeyin olmadığını söylesem de kırılan kalbini, incinmişliğini tamir etmeyi beceremedim. Küçük kızın anneannesi kendisinin yurt dışında ikamet ettiğini kızının dul bir hanım olarak evladına yapılan yardımdan yararlanmak istediğini anlattı. Ama teşhir edilen tarzda yapılan yardımın torununu yaraladığını “Anneanne ben hiçbir şey istemiyorum gidelim buradan.” dediğini söyledi.
Her şeye rağmen hayır ve yardım sahiplerinden Allah razı olsun. Bu yardım alışkanlığının objektiflerden uzak onur kırmadan devamını Allah nasip etsin. Hayır, sahiplerinin biraz daha sağ duyulu olmalarını rica ediyorum. Küçük kıza söylediğim gibi bir çocuğun gözyaşlarından daha değerli ne olabilir ki?

Yazarın Diğer Yazıları