Dün öğle saatlerinde talihsiz bir olay başıma geldi.
12-15 Yaş aralığında bir çocuğun densizliğine muhatap oldum.
Peşinden koşup yakalamaya kalkıştım ama başarılı olmadım.
Vakit kaybetmeden 155 Polis İmdatı arayarak durumu bildirdim.
Şikayetçi olacağımı ifade ettim.
Yaklaşık 2 dakika içerisinde ilgili ekip bulunduğum noktaya gelerek ifademi almak üzere beni polis merkezine götürdü.
İfademi verdikten sonra bir kaç şüpheli ile yüzleştirildim.
Polis mevcut çocuğu halen arıyor.
Ancak ihbardan sonra şahsı bulma, olayı sıcağı sıcağına değerlendirme noktasında ki hassasiyeti nedeniyle emeği geçen tüm emniyet mensuplarına teşekkür ediyorum. Bu teşekkürü bizzat kendilerine ettim. Görevleri olduğunu söylediler.
Sağ olsunlar görevleri ama eleştirmeyi bildiğimiz gibi doğru işlerinin yapıldığını belirtmek ve teşekkür etmeyi ihmal etmememiz gerektiği düşüncesiyle okurlarımızın huzurunda minnettarlığımı paylaşıyorum.
Dün benim doğum günümdü.
Kötü başlayan bir olay rahatlatıcı şekilde sona erdi.
Çok şükür canımız sağ malımızda namusumuzda bir zarar yok.
Şikayette, polisi meşgul etmede ki esas amacım sorumlu vatandaşlık bilincidir.
Bugün bana yarın kime Allah bilir.
Söz konusu kişinin yakalanarak bundan sonra aynısı ve çok daha vahim işlere kalkışmaya cesaret edememesini amaçladım.
Üstelik olası başkaca olaylarda polisin elini kuvvetlendirmek de sorumlu vatandaşlık bilincidir.
Amma olay esnasında ki kovalamayacaya şahit olup da bön bön yüzüme bakıpta çocuğu yakalamama yardımcı olmayanlara bir çift sözüm var.
İnsanlık öldü mü beyler?
Postane önü şart mı?
Basın açıklamaları ve eylemler için tercih edilen mekan Postane binası önü.
Burası işlek, şehir merkezinde yaya ve araç trafiğinin yoğun olduğu bir yer.
Dün KESK tarafından yapılan basın açıklamasında bu soruyu sordum kendime.
Bu eylemler ve açıklamalar illa Postane önünde mi yapılmak zorunda.
Anıtpark’ın bu işler için daha müsait olduğunu düşünüyorum.
Elbette başkaca daha müsait bir alan varsa orası da olabilir.
Maksat yaya vatandaşı ve trafik akışını sıkıntıya sokmamak.